Basbakan Davutoglu’nun 5. Olagan Kongre’de Yaptigi Kapanis Konusmasi
Saygıdeğer Divan, değerli delegeler, teşkilatımızın çok değerli üyeleri, dava arkadaşlarım, gönüldaşlarım; hepinizi güzel bir ortamda gerçekleşen Olağan 5.Kongremizin hemen sonrasında saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.
Siyasi hareketleri anlamlı kılan belli bir tarihi çerçevede, kontekste ait oldukları ülkelerle kurdukları irtibat ve o ülkelerin kaderleri bağlamında oynadıkları roldür. Bugün baktığımızda özelliklede 7 Haziran seçimleri sonrasında herkes çok açık bir şekilde görmektedir ki, Türkiye’nin kaderi ile AK Parti’nin kaderi artık tamamıyla birbirleriyle örtüşmüştür. Türkiye’de hiçbir başka siyasi parti bugün bu salonda gerçekleştiği şekilde 81 vilayetimizi temsilen ve bütün Türkiye’nin katmanlarını, sosyal katmanlarını her köşesini temsil edilen coşkulu bir kongre gerçekleştirme imkanına sahip değildir. Türkiye’nin her yerinde örgütlü olan, her toplum kesiminden destek alan AK Parti kadroları Türkiye’nin kaderi bağlamında da kendi kaderiyle, bu kaderin akış seyrini belirleyecek güce ve imkana sahiptirler.
Bugün konuşmamda sabahleyin vurguladığım gibi ilk günkü aşkla birlik, dirlik, kardeşlik diyoruz. İlk günkü aşkla diyoruz, çünkü AK Parti hareketi her şeyden önce bir aşk hareketidir, bir sevda, bir dava, bir gönül hareketidir. AK Parti kadroları bir araya gelirken Sayın Cumhurbaşkanımızın kurucu öncülüğünde Afyonkarahisar’da zaferin başladığı yerde bir araya gelirken çıkarlar için bir araya gelmedi, kısır menfaatler için bir araya gelmedi, küçük hesaplar için bir araya gelmedi. Büyük bir dava, köklü bir ahlak ve tarihi mirası geleceğe taşımak için bir araya geldi. O kurucu öncülerimize bir kez daha teşekkür, Cumhurbaşkanımıza bir kez daha takdir ve minnetlerimizi ifade etmek istiyorum.
13 yıllık iktidar sonrasında, Türkiye’ye kazandırdıklarımız yanında, geleceğe dönük olarak ortaya koyduğumuz vizyonla Türkiye’nin kaderini belirleme gücüne, tahayyülatına, yaklaşımına, hedefine sahip olan yegane hareketiz. Bugün eğer AK Parti’de dinamizm varsa Türkiye’de de dinamizm olur. Bugün AK Parti’de birlik, beraberlik atmosferi olduğu zaman Türkiye’de de olur. Türkiye’de birlik ve beraberliğin, huzurun ve kat edilecek yol anlamında vizyonun yegane adresi AK Parti’dir.
Sabahleyin salona girdiğimizde müzik yoktu, şehitlerimize hürmeten coşkulu müzikli bir kongredense vakur, ağır başlı, ama coşkusunu, heyecanını kaybetmemiş bir kongreyi gerçekleştirmek hedefindeydik bütün katılımcılara, misafirlere teşekkürü bir borç biliyorum. Şunu gösterdi bugün AK Parti Kongresi: Müzik olmasa da, kalplerin ritmiyle coşku kendi mecrasını bulur. Bazen benim konuşma disiplinimi bile etkileyecek şekilde salon inisiyatifi öylesine eline aldı ki, öylesine coşkuyla, gür bir sesle tekrar AK Parti iktidarına giden yolun heyecan taşlarını döşedi ki ben de bazen salonun inisiyatifine saygı duyarak o inisiyatifin, o ortak ruhun, o ortak atmosferin havasını kendi nefsimde de yansıtmaya çalıştım.
Şunu ifade edeyim: Bir hareket için olmazsa olmaz hususların başında ortak atmosfer, ortak ruh gelir. Bugün AK Parti Kongresinde böyle bir ortak ruh vardı. Önceden hiçbir şekilde planlanmamış olmakla birlikte öylesine hakim bir ortak ruh vardı ki bütün bir salon tek bir şahsı manevi halinde hep beraber AK Parti ruhunu yansıtacak şekilde vakur, ama heyecan ve coşku dolu bir atmosferi gerçekleştirdi, her bir kardeşime teşekkürü bir borç biliyorum. Bu atmosferin oluşması için ülkenin her bir yerinden Ankara’ya teşrif eden, özellikle de 81 ilden gelen bacılarımıza, yerel kıyafetleriyle burada bize hoş geldin diyen bacılarımıza teşekkür ediyorum.
Biz bugün şunu gösterdik: AK Parti var oldukça 81 vilayetin var olacak. Biz bugün şunu gösterdik: AK Parti var oldukça etle tırnağı birbirinden ayırmak mümkün olmayacak. Biz bugün şunu gösterdik: AK Parti var oldukça doğuyu batıdan, kuzeyi güneyden ayırmak mümkün olmayacak. Biz bugün şunu gösterdik: 78 milyonu temsilen buraya gelen AK Parti delegeleri arasında yan yana oturan her etnik ve mezhebi kökenden, her kesimden bir kilim deseni gibi dokunmuş şekilde yan yana oturan kardeşler topluluğu olarak şunu gösterdik ki, biz burada oldukça bu memleketin birliğini, beraberliğini tehdit edecek hiçbir güce izin vermeyiz.
Yine bir hareketin ortak ruh kadar önemli bir başka hususiyeti ise ortak vicdandır. Ortak vicdanımızı her ne surette olursa olsun muhafaza etmek zorundayız. Vicdanını kaybedenler eğer güçlerini muhafaza etmeye çalışırlarsa o güç aldatıcı bir güç haline dönüşür. Biz 14 yıl içinde dünyanın her yerinde vicdanın sesi olduk, Türkiye’nin her yerinde vicdanın sesi olduk. Diyarbakır anneleriyle de vicdanın sesi olduk, şehit anneleriyle de. Mazlumlarla da vicdanın sesi olduk, mağdurlarla da. Kimsesizlerle de vicdanın sesi olduk, herhangi bir şekilde, herhangi bir çerçevede bu kimsesizlere sahip çıkma noktasında el ele verenlerle de bir arada olduk.
Aziz kardeşlerim, AK Parti vicdan hareketi olma vasfını her zaman koruyacaktır. Sizlerin bugün bana tevdi ettiğiniz görev sadece siyasi bir programı hayata geçirme görevi değil, aynı zamanda kurucu değerler olarak ifade ettiğimiz ortak vicdanımızı, değerlerimizi ve gücün ahlaki boyutunu muhafaza ederek en muktedir bir şekilde Türkiye’yi inşa etme misyonunu yerine getirme görevi verdiniz. Ben bugün bana duymuş olduğunuz güven dolayısıyla delegelerimize tek tek teşekkürü bir borç biliyorum.
Delegelerimize hitaben şunu ifade etmek isterim: Konuşmamda da vurguladım gibi bir partinin delegeleri o partinin damarlarında akan kanlar gibi bir insanın o partinin hareket gücüdür, temsil gücüdür. Sizlerin bugün Türkiye’nin her yerinden buraya taşıdığınız heyecan, ruh ve atmosfer dolayısıyla sizlere teşekkürü bir borç biliyorum. Özellikle de kongremiz esnasında gösterdiğiniz birlik, beraberlik, kardeşlik uhuvvet bağlarını yansıtan ve birtakım çevrelerde beklenilen, arzu edilen bütün kötü senaryoları bir şekilde tümüyle dumura uğratan davranışlarınız için teşekkürü bir borç biliyorum. Bugün bana tevdi etmiş olduğunuz görev, sizlerin şahsında bütün bir AK Parti kadrolarının ve 14 yıl süresince bu kadrolara emek vermiş herkesin ağır sorumluluğunu, şahsımda ve seçmiş olduğunuz MKYK Merkez Karar Yönetim Kurulunda ve diğer parti organlarında en iyi şekilde yerine getirileceğinden emin olunuz. MKYK’larımız 5. Kongre’ye kadar gerçekleştirilen bütün toplantılarda bu inançla, bu güvenle 14 yıl içende hangi yolları kat etmişse, hangi meydan okumalara karşı dimdik ayakta durmuşsa bundan sonra da bu özrü koruyacağız. 14 yıl bir siyasi hareket için eğer küçük ve kısa dönemli bir hareketse uzun bir dönemdir, ama asırları kuşatan bir hareketin başlangıç noktasıysa arkadaşlar daha yolun başındayız. Düşününüz, 1299’da kudretli Osmanlı Devleti kurulduktan 14 yıl sonra daha Bursa’ya ulaşılmamıştı. Düşününüz, Cumhuriyetimizin kurulmasından 14 yıl sonra Türkiye daha kendi ekonomik bağımsızlığını ilan edecek güce ve kudrete kavuşmamıştı. Biz derinliğini asırlara doğru yayı gerdikçe ufka doğru hizmet okunu, vizyon okunu ileri atacağız ve bu sebeple de hiçbir kardeşimde rehavet görmek istemiyorum. Bu sebeple hep beraber bu 14 yılın birikimi üzerinde daha yolun büyük bir tarihi yürüyüşün başında olduğumuzu unutmayarak heyecanla çalışmaya sizleri davet ediyorum.
Teşkilat mensuplarımıza sesleniyorum, 14 yıl içindeki büyük zaferlerin bir yenisi için inşallah 1 Kasım’a hazır olun ve 1 Kasım seçimleri sadece bir genel seçim olma mahiyetini artık yitirmiştir. 1 Kasım seçimleri Türkiye’nin genel seçimleri olma dışında kaderini belirleyen seçimleri olma hüviyetini de kazanmıştır. 1 Kasım’da inşallah tekrar AK Parti’nin bu engin vizyonuna dayalı yeni bir siyasi iktidar, bir hükümet oluştuğu zaman Türkiye’nin önündeki 10 yılı, 20 yılı geçmiş kazanımlar üzerinde garanti altına alınmış demektir. Ama eğer şu veya bu çevrelerin baskısı, birtakım tuzakların kurulması karşısında yeterli bir güçle dimdik ayakta duramaz ve 1 Kasım’da bir zafiyet gösterilirse AK Parti’nin de görülecek her zafiyet artık Türkiye’nin zafiyetidir. AK Partinin kudreti, birliği, beraberliği Türkiye’nin kudretidir, başka hiçbir siyasi partinin bu özelliği yoktur arkadaşlar ne temsil anlamında, ne de Türkiye’nin kaderini belirleme anlamında. İşte bunları biz gördük 7 Haziran’dan sonra hiçbir parti bu ağır sorumluluğu almak için bizimle beraber çalışma kararlılığı gösteremedi. 7 Haziran’dan sonra tek tek partilerin hedeflerine baktığınızda hiçbir partinin tek başına Türkiye’yi bir yere taşıma vizyonuna sahip olmadıkları da ortaya çıktı. O zaman hepimiz bileceğiz ki, her bir AK Parti teşkilat mensubu bilecek ki, onun atacağı adım ya da atmayacağı bir adım 1 Kasım seçimlerinin kaderini belirleyecekse 1 Kasım seçimlerinin sonucunda ortaya çıkan tabloda Türkiye’nin ve gelecek nesillerin kaderini belirleyecek. Onun için şu andan itibaren artık seçim startı verilmiştir, artık 1 Kasım’a doğru fevç fevç sandıklara gitme startı verilmiştir. Bu aynı zamanda bizim 1 Kasım seçim kampanyamızı başlatma işaretidir, hayırlı mübarek olsun.
İnşallah 22 Eylül’de aday tanıtım programında seçim beyannamesiyle milletimizin huzurunda olacağız durmayacağız. Daha sonra bu önümüzdeki birkaç hafta içinde Kadın Kolları Kongremizi ve Gençlik Kolları Kongrelerimizi de yapacağız. Ve sonra tekrar Anadolu’ya, Rumeli’ye, tekrar her bir vatandaşımızın gönlüne girmek için yola revan olacağız, gönüllere hitap edeceğiz, Allah yolumuzu açık etsin.
Delegelerimize ve teşkilatlarımıza bu çerçevede teşekkürü ifade ettikten sonra, son bir yıl içinde Genel Başkanlığım döneminde birlikte çalıştığım MKYK üyelerine, MYK üyelerine ve bütün alt kademelerde çalışmış olan arkadaşlarıma da teşekkürü bir borç biliyorum. Onların gayretleri, onların gösterdiği ceht hepimiz için bu zor ve kritik dönemde önemli bir enerji kaynağı olmuştur. Bu görevler nihayet bayrak değişimidir, hiç birimiz baki değiliz. AK Parti ise inşallah o derin ahlaki yaklaşımıyla asırlara yürüyen bir hareket olacak. Buralarda veya başka mekanlarda daha çok AK Parti kongreleri görülecek. Nesilden nesile bu bayrak taşınacak, bizlerden sonra başkaları bu bayrağı alıp daha ileri mevzilere, daha ileri burçlara götürecekler. Hepimizin sorumluluğu o nesillere en güçlü bir altyapıya sahip olan AK Parti’yi ve en müreffeh, en kudretli ve şefkatli Türkiye Cumhuriyeti Devletini ilerletmek.
Bu inançla, bu güvençle özellikle de bu kongrenin gerçekleşmesi için gayret sarf eden bütün arkadaşlarıma, MYK üyelerine, diğer birimlerde çalışan arkadaşlarıma, teşkilatlarımıza, bütün kongrenin her türlü sorumluluğunu üstlenen organizatörlere ve en önemlisi de bütün delegelerimize ve her bir kardeşime, katılan her bir kardeşime teşekkürü tekrar bir borç biliyorum. Allah bu kardeşler topluluğunu hep kardeş eylesin, Allah bu kardeşler topluluğun içine küçük hesapları getirmesin, getirmek isteyenlere de fırsat vermesin. Bizler büyük yolun yolcularıyız, bizler küçük hesapların değil, büyük ideallerin yolcularıyız. Allah yolumuzu hayır eylesin, menzilimizi yakın, ayaklarımızı sabit, gönüllerimizi deruni eylesin inşallah.
Allah yar ve yardımcımız olsun, Allah’a emanet olun.