Basbakan Davutoglu’nun Aday Tanitim Toplantisi‘nda yaptigi konusma
Güzel ülkemizin her bir köşesinden Ankara’ya teşrif eden değerli dava arkadaşlarım, aziz milletimizi temsil etmek için yola çıkan muhterem aday arkadaşlarım, saygıdeğer konuklar; hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum, haydi bismillah diyorum.
Her şeyden önce bu kutlu yürüyüşün başlangıcında haydi bismillah derken vatanımızın birliği ve beraberliği, milletimizin istiklali ve istikbali için şehit düşmüş bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, ailelerine taziyelerimizi bir kez daha sunuyorum. Allah mekanlarını cennet eylesin, emanetlerini taşıma kudretini bize nasip eylesin.
İlk günkü aşkla ve bu aziz dava arkadaşlarımızla yolumuza kararlı bir şekilde devama muktediriz ve inşallah menzile kadar omuz omuza yürüyeceğiz.
Değerli dava arkadaşlarım; milletleri zor zamanlarda o zor zamanların içinden çıkaran öncü kadrolar yüceltir. Zor zamanlarda söyleyecek sözü olan, yürüyecek yolu olan kadrolar milletin önündeki engelleri aşar ve tarihi yürüyüşte onlara yeni hamle imkanları sunar. İşte AK Parti milletin bağrından çıkan böylesi bir kadronun başlattığı tarihi bir hareketin adıdır.
Kurucu Liderimiz, Genel Başkanımız, şimdi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğü ve liderliğiyle başlayan bu hareket mutlak surette hedefine ulaşacaktır.
Şimdi dün Sayın Cumhurbaşkanımızla milyonlara hitap ederken de vurguladığımız gibi bu kutlu yürüyüş nesilden nesle her adımda daha da güçlenerek devam edecek. Biraz önce seçim şarkımızda da vurgulandığı gibi ilk günkü aşkla son nefese kadar yürüyeceğiz. İlk günkü aşkla son nefese kadar yürümeye hazır mısınız? ("Hazırız" sesleri) Hazır mısınız? ("Hazırız" sesleri) Allah aşkımızı daim, söylenecek sözümüzü etkili, ulaşılacak menzilimizi yakın kılsın. (“AK Gençlik burada, Hoca’sının yanında” sesleri) Biz de her zaman sizinle birlikteyiz.
Değerli arkadaşlar, kıymetli dava arkadaşlarım, yoldaşlarım; son dört dönemin aday tanıtım toplantılarına baktığımızda aslında davamızın köşe taşlarını da ortaya çıkartabiliriz. 2002 yılında AK Parti aday listesi açıklandıktan sonra bu hareketin Kurucu Genel Başkanı yasaklandığı zaman aday tanıtım toplantısı yapılamamıştı. Ama o aday listelerini oluşturan kadrolar 28 Şubat’ın zulümlerini arkasında bırakarak Türkiye’ye yeni özgürlük hamlelerinin önünü açmak için yola çıktı. 28 Şubat’ın karanlık günlerinden, ekonomik krizin o dehlizlerinden ülkeyi alıp çıkaran bu kadro biraraya geldiği zaman daha birçoğu birbirini tanımıyordu. Şimdi o kadronun içinden nice başarılı bakanlar, başbakanlar ve cumhurbaşkanları, Meclis başkanları çıktı. Yarabbi, ne bereketli bir hareketli kurucu kadrosunun içinden, ilk aday listelerinin içinden nice devlet adamları öncülük etti.
2007 seçimlerine giderken aday listeleri açıklandıktan sonra, 13 Haziran 2007’de Ankara aday tanıtım toplantısı yapıldığında yola çıkan adaylarımızın arkasında 27 Nisan e-muhtırası vardı. Baskıyla, Meclis iradesinin üzerinde kurulan baskıyla AK Parti’nin içinden cumhurbaşkanı çıkartmayacağız diyen birtakım karanlık odaklara karşı o tanıtım toplantısına katılan adaylar Temmuz seçimlerine yürüdü ve gerideki e-muhtırayı, bütün antidemokratik çevrelerin tuzaklarını yerle bir ederek büyük bir zafere, 22 Temmuz’da büyük bir zafere imza attı. O kadroları da buradan saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.
7 Haziran 2011 seçimlerine giderken 18 Nisan 2011’de yine burada aday tanıtım toplantısı yapıldığında geride parti kapatma davasından başarıyla vakur bir şekilde çıkmış AK Parti kadroları vardı. Hiçbir aşamada bizi durduramadılar. Ne 2002’de Kurucu Genel Başkanımızı yasaklarken durdurabildiler, ne 2007’de e-muhtıra vererek durdurabildiler, ne 2011’e giderken parti kapatma davasıyla bizi durdurabildiler, ne de 2015’e giderken arkamızda kalan Gezi provokasyonları, 17-25 Aralık provokasyonlarıyla durdurabildiler. 7 Haziran’a giderken 13 yıllık güçlü birikimin üstünde, onun arkasında ve gerideki bütün tuzakları yıkmış olarak gittik.
Şimdi aziz kardeşlerim, yeni bir seçime yeni bir aday listesiyle onurla yürürken demokrasiyi egemen kılmaya, milli iradeyi egemen kılmaya var mıyız? ("Varız" sesleri) Var mıyız? ("Varız" sesleri)
Ben burada 7 Haziran seçimleriyle vakar içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapmış olan bütün arkadaşlarımı, 258 milletvekilimizi saygıyla bir kez daha anıyorum, her birine teşekkür ediyorum. Çok büyük sınavların içinden geçerek son üç ayın içinde yeni bir milli irade sınavına doğru yürümemizde bu 258 arkadaşımızın büyük bir emeği, güçlü bir iradesi vardır.
Değerli arkadaşlar, şimdi son üç ay içinde yaşadıklarımıza bir kez daha bakalım. 7 Haziran seçimleriyle 258 milletvekili almış olmamıza rağmen tek başına iktidar olamamamızın sonucunda Türkiye’nin bir kaosa, bir krize yöneleceğini düşünenler, aslında son üç ay içinde şunu gördüler ki, Türkiye’de siyasetin mayası, omurgası AK Parti’dir ve AK Parti olmadan Türkiye’de siyasete şekil de, dizayn da verilemez.
İşte 7 Haziran seçimleri sonrasında üç ay içinde birçok engelle karşılaştık. Bakınız her şeyden önce 8 Haziran sabahından itibaren Türkiye’de bir blok tartışması başlatıldı ve dediler ki; AK Parti karşıtı blok Meclis’te çoğunluğu ele geçirdi ve AK Parti’yi iktidardan edeceğiz, AK Parti’nin iktidar yılları bitti. İşte bu blok çabalarına karşı 258 yiğit adam, 258 milletin adamı dimdik durdu ve bütün blokları çökertecek güçlü bir iradeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yansıttı. Bu 258 arkadaşımı tek tek tebrik ediyorum. Onların iradesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık seçimlerinde bütün partiler fire verirken AK Parti son derece ahlaki bir tutumla hiçbir pazarlığa girmedi ve 258 milletvekili hiçbir turda bir tek fire vermeden 258 oyla değerli Başkan adayımız İsmet Yılmaz’ı destekledi. İşte AK Parti farkı bu. AK Parti meydana çıktı mı bir tek fire vermez. Bir kez daha teşekkür ediyorum, o gün Meclis’te oylamalar yapılırken herkes bir hesap içindeydi. Birileri son turda AK Parti’den şu kadar milletvekili şu adaya oy verecek diye tezvirat yapıyordu. Onlar AK Parti’yi tanımamışlar, AK Parti bir erdemliler hareketidir ve hiçbir gizli pazarlığın esiri de olmamıştır, hiçbir gizli pazarlığa da iradesini teslim etmemiştir.
Yine ikinci olarak bu bloklaşma tartışmalarından sonra 20 Temmuz’da Suruç’ta DEAŞ’ın başlattığı terör eyleminden sonra bölücü terör örgütü ve DHKP-C de harekete geçti ve bizi bir büyük sınavla karşı karşıya bıraktıklarını zannettiler. Dün milyonlarca nefesin haykırdığı gibi en zor şartlarda dahi milletimizin iradesine sahip çıkan AK Parti kadroları Türkiye’ye terör tuzağı kuranlara karşı güçlü bir iradeyle ayağa kalktı. Birileri Türkiye’de karanlık tuzaklar içinde puslu havayla beslenerek sırtlarını teröre verdikleri iddiasında bulundular ve teröre sırtını veren o HDP zihniyetine karşı, onları destekleyenlere karşı 23 Temmuz’da başlattığımız huzur ve demokrasi operasyonları halkımızın geleceğinin teminatı olan kamu düzenini ihdas edene kadar sonuna kadar devam edecektir.
Aziz kardeşlerim; şimdi buradan bir kez daha sesleniyorum; bu vatanın birliği ve beraberliği, milletimizin huzuru, demokrasimizin mutlak anlamda hakim kılınması için inşallah başlattığımız huzur ve demokrasi operasyonu başarıya ulaşana kadar sonuna kadar devam edecektir. AK Parti kadroları iktidardayken bu milletin huzurunu kimse tehdit edemeyecek, şehitlerimizin emanetine kimse ihanet edemeyecektir. Dikkat ediniz, 23 Temmuz’da başlayan operasyonlarla önce DEAŞ terör örgütünün Suriye odakları tamamıyla sınır boyumuzda tahrip edilene kadar operasyonlar devam etti. Daha sonra ülkemize terör sızması gerçekleştiren ve ülkemizdeki terör eylemlerinin arkasındaki karargah olan Kandil ve çevresindeki bütün kamplar yerle bir edildi. Şehirlerimizin etrafında öbekleşmiş olan ve halkı haraca, halkı baskıya, zulme ve 7 Haziran seçimlerinde sandık üzerinde tasallut kurarak milli iradeye ket vurmaya, set çekmeye çalışan bütün terör odakları şu anda huzur ve demokrasi operasyonuyla tam anlamıyla yerle bir edilmekte, etkisiz kılınmaktadır.
Buradan Doğu ve Güneydoğu’daki kardeşlerime bir kez daha seslenerek ifade ediyorum; bu operasyonların tek hedefi, Türkiye’nin birliğine ve bölgedeki vatandaşlarımızın güvenlik ve huzuruna tehdit teşkil eden terör örgütüdür. Türkiye’nin her santimetrekaresinde, Türkiye’nin her ilinde, her ilçesinde, her köyünde, her mahallesinde, her sokağında, her mezrasında kamu düzeni tesis edilene kadar terörle mücadelemiz devam edecek, demokrasi bütün kurumlarıyla işletilecek.
Değerli arkadaşlar, 7 Haziran seçimlerinden sonra Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kılıçdaroğlu blok tartışmaları başlatırken, HDP Eşbaşkanı teröre sırtımızı dayadık derken, MHP Genel Başkanı Bahçeli de Türkiye’de yönetme sorumluluğunun bütün gereklerini ret ederek her şeye hayır dedi. Gelir koalisyon kuralım dedik, hayır dedi. Gelin seçime Meclis kararıyla gidelim dedik, hayır dedi. Azınlık hükümetine destek verin dedik, hayır dedi. Ve nihayet gelin Cumhurbaşkanımızın anayasal zorunluluk olarak kurmakla görevlendirdiği hükümete katılın dedik, hayır dediler. Ama zannettiler ki AK Parti Türkiye’yi yönetme sorumluluğu konusunda bir şekilde tereddüt eder.
Aziz kardeşlerim, ülke terör tehdidi karşısındayken Türkiye’yi yönetme sorumluğundan bir an bile feragat eder miyiz? ("Hayır" sesleri) Türkiye karanlık birtakım odakların oyunları karşısındayken bir an bile tereddüt eder miyiz? ("Hayır" sesleri) İşte biz blok siyasetine karşı, teröre karşı, yönetme sorumluluğundan kaçanlara karşı Türkiye’nin son 3 ay içindeki bütün sorunlarına, terör ve ekonomik krizle ilgili bütün konulara hem bir taraftan doğrudan ve etkin müdahalede bulunduk, hem de milletimizin 1 Kasım’da huzur içinde seçimlere gitmesi için gereken adımları attık.
Şimdi 1 Kasım’da milli iradeye doğru yürüyoruz. Eğer bu 3 ay içinde AK Parti’nin etkin ve başarılı çalışması olmamış olsaydı, belki bazı odaklar ekonomik kriz kışkırtması yapacak, bazı odaklar terörle, teröre sırtlarını dayayarak Türkiye’de bir kaos ortamı doğuracaklardı. Şimdi 1 Kasım’a doğru giderken aziz kardeşlerim, değerli adaylar; tekrar milli iradeyi hakim kılmaya var mıyız? ("Varız" sesleri) Milli iradeyi hakim kılmak için önümüzdeki 40 gün içinde geceyi gündüze katarak çalışmaya hazır mıyız? ("Evet" sesleri) İnşallah tekrar tek iktidar olma konusunda ilk günkü aşkla haydi bismillah demeye var mıyız? ("Varız" sesleri)
Şimdi değerli aday arkadaşlarımıza buradan seslenmek istiyorum, 3667 aday adayı arasından bugün aramızda bulunan 550 adayımız sadece bulundukları illeri değil, aynı zamanda 78 milyonu temsil ediyorlar. Her şeyden önce, 3667 aday adayına da tek tek teşekkür ediyorum. Her biri bizim için kıymetlidir. AK Parti’den aday adayı olmak bir davaya gönül verdiğinin en önemli tescilidir. Her birine buradan selamlarımı, saygılarımı sunuyorum ve onlardan, aday adaylarımızdan aday olmuş gibi çalışmaları ricasında bulunuyorum.
Yine 258 milletvekilimizi tek tek tebrik ederken, 258 milletvekilimiz arasında bulup da bugün adaylarımız arasında olmayan kardeşlerimize sesleniyorum, sakın ola ki kendilerinde bazı eksiklikler, hatalar olduğu vehmiyle, kanaatiyle aday gösterilmedikleri gibi bir zanna kapılmasınlar. Her biri vazifelerini onurla yapmışlardır. Bütün bu arkadaşları bir kez daha tebrik ediyorum.
Bugün aday listelerinde bulunmayan kardeşlerimiz, dava arkadaşlarımız, aday listelerinde değil, gönlümüzün ta derinleridir.
Şimdi hepinizden bugün 3 ay içinde 258 milletvekilimiz arasında olup da vazifesini onurla yapıp bugün aramızda olmayan arkadaşlarımız, kardeşlerimiz için bir teşekkür alkışı istiyorum, hepsine teşekkür ediyoruz. Ayağa kalkalım ve onları alkışlayalım, selam verelim. (Alkışlar) Bilsinler ki bu 258 yiğit adam, bu 258 kahraman blok siyasetinden CHP’ye, teröre sırtını dayayan HDP’ye, yönetme sorumluluğundan kaçan CHP’ye bir milli irade ve milli sorumluluk dersi vermiştir. Allah onlardan razı olsun, hepsine selamlarımızı, saygılarımızı sunuyoruz. Onlar beraber yürüdüğümüz bu yolda, söylenecek sözümüz olan bu yolda hep birlikte bizimle beraber olacaklar.
("… seninle gurur duyuyor" sesleri) Biz sizlerle gurur duyuyoruz, Türkiye’nin her köşesiyle gurur duyuyoruz, Allah sizden razı olsun.
Değerli aday arkadaşlarım, sizlerden bu seçim döneminde bazı özel ricalarım var.
Birincisi; siyasetimizin felsefesi milletle birlikte siyaset yapmaktır. Sizler milletimizin temsilcilerisiniz, milletimizin bağrından çıktınız, bu yürüyüşte ilk günkü aşkla haydi bismillah derken, lütfen milletimizle bağınızı hiçbir şekilde koparmayınız. Milletin temsilcisi demek, millete herhangi bir şekilde hükmedecek kişi demek değil, aksine milletin derdiyle dertlenen, milletin ıstırabıyla ıstıraplanan, milletin sevinciyle sevinen, milletin iradesini Ankara’ya taşıyan kadrolar demek. Temsil ettiğiniz, bağrından çıktığınız milletimize her zaman sahip çıkın.
İkincisi; 7 Haziran seçimlerinde bir iç muhasebe yapacağımızı söyledik, milletimizin mesajını aldığımızı söyledik, bu mesaj da bir erdemliler hareketi olan AK Parti hareketinin erdeminin yürüyen timsali olacaksınız. Bizde tevazu vardır, bizde mahviyet vardır, bizde aşk, bizde sevda vardır. Bize kibir, bize şatafat, bize tekebbür yakışmaz. Her birimiz, başta sizinle birlikte bu yola çıkmış bir nefer olarak ben, her birimiz bir erdemliler hareketinin mensubu olarak en güzel bir tutum ile siyasi ahlakın gerçek temsilcileri olalım.
Üçüncüsü; AK Parti hareketi Türkiye’de her türlü ötekileştirmeyi, her türlü dışlamayı ret ederek yola çıktı. Sayın Cumhurbaşkanımız 14 Ağustos 2001’de yaptığı konuşmada milleti kucaklamaktan, ortak akıldan, ortak vicdan hareket ettiğimizi söyledi. İşte şimdi burada bütün kutuplaştırıcı söylemlere, blok siyasetine karşı sizden ricam, milletimizin her ferdini kucaklamanızdır. İster AK Parti’ye oy vermiş olsun ister vermemiş olsun, ister bize taraftar olsun ister karşı olsun, bu milletin her ferdi azizdir, her ferdinin onuru sizin ve bizim onurumuzdur. Üslup olarak sadece ve sadece mahviyet ve muhabbet üslubu kullanacağız. Bizi eleştirenlere en güçlü şekilde karşılık vereceğiz. Bize baskı kurmak isteyenler karşısında dimdik ayakta duracağız. Ama bizim üslubumuzda hiçbir şekilde siyasi nezakete aykırı bir tutum olmadı, olmayacak.
Ve nihayet felsefemize, tutumumuza, üslubumuza uygun olarak hep beraber vizyonumuzu anlatacağız. Bırakın onlar karalasınlar, bırakın onlar nefret dili kullansınlar, onlara nefret, bize muhabbet yakışır. Onlara hiddet, bize merhamet yakışır. Onlara şiddet, bize rahmet ve bereket yakışır. (“Tezahürat” sesleri) Aşkı bitmeyen gençler 1 Kasım’a yürümeye var mıyız? (“Varız” sesleri) 1 Kasım’a ilk günkü aşkla yürümeye var mıyız? (“Varız” sesleri) Aziz gençler, değerli dava arkadaşlarım hazır mısınız? (“Hazırız” sesleri) Hazır mısınız? (“Hazırız” sesleri) İşte hiç yorulmayan AK Parti hareketinin mensupları burada inşallah 4 Ekim’de yine burada seçim beyannamemizi açıklayacağız, vizyonumuzu ortaya koyacağız, 13 yıllık birikim üstünde şimdi nereye doğru 2023 hedefine doğru nasıl bir yol izleyeceğimizi milletimizle paylaşacağız.
Ayrıca buradan sözlerime son vermeden önce diğer siyasi parti liderlerine çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin hep beraber şiddete ve teröre karşı birleşelim. 20 Temmuz’da Suruç’ta saldırı olduğunda bütün siyasi parti liderlerine ortak deklarasyon çağrısı yapmıştım, ama maalesef Sayın Kılıçdaroğlu dışında olumlu cevap veren olmadı, ama şimdi buradan bir kez daha sesleniyoruz, buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, gelin 1 Kasım seçimlerine giderken teröre, şiddete karşı ortak bir tutumda buluşalım, ortak bir deklarasyonla 1 Kasım’da tam bir güvenlik ortamı içinde seçimin gerçekleşmesi için çağrıda bulunalım. Terörü, şiddeti kim desteklerse ona karşı 1 Kasım’daki milli iradenin sözcülüğünü yapalım. Bütün siyasi parti liderlerine bu salondan çağrıda bulunuyorum, terör ve şiddet üzerinden sandıklara, sandık iradesine tasallut etmek isteyenlere karşı ortak bir tavırda buluşalım. Bu ortak çağrı teröre ve şiddete karşı koyanlarla, terörden ve şiddetten beslenenler arasındaki ayrımı da ortaya çıkartacaktır. Dikkat ediniz, 13 Ağustos’ta 553 STK lideri Güneydoğu’da, Doğu Anadolu’da edi bese dedi, yeter artık silahları bırakın dedi. Şimdi biz hepimiz bütün siyasi parti liderleri olarak bu çağrıya destek vermeliyiz. Aynı şekilde 1 Eylül’de Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki köklü aşiret liderleri Silopi’den çağrıda bulundu, biz bu milletin asli çocuklarıyız silahları bırakın diye bölücü terör örgütüne çağrıda bulundu. Geçen hafta Ankara’da teröre hayır, kardeşliğe evet yürüyüşü gerçekleştirildi sivil toplum kuruluşları tarafından. Dün de milyonlarca nefes teröre karşı tek ses dedik.
Şimdi buradan bir kez daha siyasi parti liderlerine çağrıda bulunuyorum, gelin seçim kampanyaları başlamadan hep beraber bir ortak deklarasyonla bu seçim kampanyasında her türlü şiddete karşı omuz omuza duralım. Şiddet kime karşı yapılırsa yapılsın, hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın dört siyasi parti olarak bunun karşısında olacağımızı ilan edelim. Biz 7 Haziran’a giderken bütün şiddet eylemlerini kınadık, ama AK Parti’ye yapılan şiddet eğilimleri maalesef diğer partilerce kınanmadı. Zannettiler ki, bizim milletvekili adaylarımız baskı altında tutulurlarsa, bizim ilçe başkanlarımız kaçırılırsa AK Parti kadroları siner geri çekilir. Arkadaşlar, baskılar karşısında susar mıyız? (“Hayır” sesleri) Bize dönük her türlü şiddet karşısında milli iradenin sesini yükseltmeye var mıyız? (“Varız” sesleri)
Birinci çağrımız bu, ikinci çağrımız bütün siyasi liderlere, gelin demokratik rekabeti siyasi nezaket kuralları içinde yapalım, birbirimizi eleştirelim, ama kesinlikle hakaret etmeyelim. Aileleri, özel hayatı siyasi rekabetin parçası haline getirmeyelim. Özellikle de bütün milletimizi temsil makamı olan Cumhurbaşkanlığı makamını siyasi tartışmaların dışında tutalım. Şunu bilsinler ki: Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik her saldırı, her hakaret karşısında AK Parti kadroları devletin zirvesini, milletin en yüce makamını korumaya kararlıdır. Hepimiz siyasi nezaket kuralları içinde davranalım, kimse diğer rakibinin aile, özel hayatı da dahil olmak üzere mahremine girmesin. Vizyonlarımızı tartışalım, ama şahsiyetleri, kişilikleri tartışma konusu yapmayalım.
Üçüncü çağrımız, gelin hep beraber buradan samimiyetle çağrıda bulunuyorum, bu kampanya esnasında halkımızı rahatsız edecek her türlü fiil ve davranıştan uzak duralım. Mesela, eğer kabul ederlerse buradan çağrıda bulunuyorum, 7 Haziran öncesi zaten ülkenin her yerini bayraklarla donattık, AK Parti bunu en iyi şekilde yapan partidir, ama eğer bütün partiler kabul ederse çevre kirliliğini ve gürültü kirliliğini engellemek için kampanyaların mümkün olan en az masraf ve mümkün olan en az çevre kirliliğiyle yapılması için bir centilmenlik anlaşması yapalım. Yasanın öngördüğü seçim ofislerinin dışında bayraklama yapmayıp çevre kirliliğini engelleyelim, gürültü kirliliğine karşı ortak tavır sergileyelim. Eğer bu çağrımıza diğer partilerde olumlu cevap verirse sükûnet içinde 1 Kasım seçimlerine hep beraber halkımıza saygı duyarak gideriz.
Ve nihayet bütün siyasi parti liderlerine çağrımız şudur: 1 Kasım’da millet ne derse, milli irade ne derse ona evet diyelim. Milli iradeyi tartışmayalım, milli iradenin dediğinin gereğini yapalım. Hep beraber inşallah 1 Kasım’da zaten AK Parti’nin tek başına iktidarı görünüyor, bu görünen geleceğe hep birlikte yürüyelim. Siyasi nezaket, şiddete karşı ortak tavır, çevre ve gürültü kirliliğine karşı ortak tavır yanında milli iradeyi egemen kılalım.
Aziz kardeşlerim, bugün bir aday toplantısında bir arada bulunuyoruz. Sözlerime son verirken bir kez daha adaylarımızın milli iradeyi temsil makamında bulunan adaylarımızın adaylıklarını tebrik ediyorum. Söylenecek sözü olan AK Parti kadroları sözümüzü ve sesimizi yükseltmeye var mısınız? (“Varız” sesleri) Milli iradenin sözcüsü olan AK Parti kadroları milli iradeye egemen kılmaya var mıyız? (“Varız” sesleri) 1 Kasım’a güçlü bir şekilde yürümeye hazır mıyız? (“Hazırız” sesleri) İlk günkü aşkla haydi bismillah diyor muyuz? (“Evet” sesleri) Haydi bismillah diyor muyuz? (“Evet” sesleri) İşte ilk günkü aşkla, yenilenerek, tazelenerek 2023’e, 2053’e, 2071’e yürümeye hazır olun. Yolumuz hayırlı olsun, menzilimiz hayırlı olsun, Allah yar ve yardımcımız olsun.
4 Ekim’de seçim beyannamesi toplantısında buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz.