Basbakan Davutoglu’nun Erzincan’in 98. kurtulus yil dönümü töreninde yaptigi konusmanin tam metni
İliç’i selamlıyorum, Kemah’ı selamlıyorum, Kemaliye’yi selamlıyorum, Otlukbeli’ni selamlıyorum, Refahiye’yi selamlıyorum, Tercan’ı selamlıyorum, Üzümlü’yü selamlıyorum. Erzincan’ın taşını, toprağını selamlıyorum. Erzincan’ın bu memleketi manevi diyar yapan ulu önderlerinizi selamlıyorum. Terzi Baba’yı selamlıyorum, Piri Sami Hazretlerini selamlıyorum, Dede Hazretlerini selamlıyorum, Seyyid Abdurrahim Hazretleri, Erzincan’ı Erzincan yapan o manevi öncüleri, o yiğit insanları selamlıyorum. Ve nihayet Erzincan istila edildiğinde bu topraklarda ezanı susturmayız, bayrağı indirtmeyiz diye harekete geçen Binbaşı Halit’i, yiğit Erzincanlıları selamlıyorum.
Can Erzincanlılar, bugün sizlerle beraber olmaktan bir kez daha mutluyum. Bugün Erzincan’ı Başbakan olarak bir yılda 3’üncü kez ziyaret ediyorum. İnşallah daha çok geleceğim, Erzincan’ın yiğit insanlarıyla daha çok buluşacağız.
Bu ziyaretimin temelde 3 sebebi var.
Birincisi; Erzincan’ın Kurutuluşunun 98. Yıl Dönümü. Erzincan istiklalimizi ilk hisseden şehirlerden biridir. 1916 Temmuz’unda işgal edildikten sonra yaklaşık 1,5 yıl Erzincan ezana, bayrağa, istiklale hasret kaldı ve 13 Şubat 1918 günü tam da Türkiye karanlık günlere doğru giderken Erzincan istiklal ateşini, istiklal meşalesini yaktı. O zaman da müstevlilerle, istilacılarla, onlarla işbirliği yapan Ermeni çetecilere karşı Erzincan, bu memleket Malazgirt’ten, bu memleket Otlukbeli’nden beri, bu memleket ezelden beri Müslüman’dır, Türk’tür dedi.
Aziz kardeşlerim, düşünün, o kadar zor şartlarda verildi ki bu istiklal mücadelesi, 1914’te Birinci Dünya Savaşı başlandığında cepheye asker sevk etmek gerektiğinde, tam da hani Sarıkamış’a yürüyen o yiğit şehitlerimizin hatırasını anmak adına söylüyorum, oraya yürüdüğünde askerimiz nasıl bir yol kat etmişlerdi biliyor musunuz? İstanbul’dan çıktılar Konya’ya indiler, Niğde’ye, trenle Ulukışla’ya kadar indiler, Ulukışla’da 3 gün 3 gece süren tren yolculuğundan sonra bu sefer yayan bir şekilde bu vatanı savunmak için Sarıkamış’a, Erzincan’a, Erzurum’a doğru yürüdüler tam 900 kilometre.
Aziz kardeşlerim, bu toprak bize kolay emanet edilmedi. O şehitlerimiz o uzun tren yolculuğunda ta Niğde’ye, Ulukışla’ya indikten sonra bin kilometreye yakın yolu yürüyerek kat ederek bu memlekete ve bizlere şu mesajı bıraktılar: Biz hangi şartta olursa olsun, hangi düşmanla olursa olsun eğer istiklalimiz tehdit altındaysa, eğer namusumuz, onurumuz, ezanımız, bayrağımız tehdit altındaysa, aşılmaz zannedilen dağları aşar, yenilmez zannedilen orduları yener, bayrağı dik, ezanı gür tutarız.
Erzincan bu soğuk kış gününde yine dimdik ayakta. Valilikten bu yana yürürken yanımda, sağımda, solumda Erzincan’ın, can Erzincanlılarının can çocuklarıyla beraberdim. Bayrakları dik tutan o gelecek nesle de selam ediyorum. O aziz şehitlerimize, hem o zaman o dağları aşan şehitlere, hem Binbaşı Halit ve yiğit Erzincanlı şehitlere, hepsine huzurunuzda rahmet diliyorum ve hep beraber buyurun bir Fatiha okuyalım diyorum.
İnşallah 2 sene sonra tekrar beraber oluruz, 100. yılda, Erzincan’ın kuruluşunun 100. yılında yine beraber olacağız.
BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI DİK DURACAĞIZ
Aziz Ercanlılar, bu benim teşekkür ziyaretim, kuruluş gününe denk geldiği için bir kez daha mutluluk duyuyorum. Daha önce söyledim ve dedim ki, inşallah bundan sonra bugün geçmişte vatanı bölmek, düşman istilacılarıyla işbirliği yapmak adına bu vatana ihanet edenlere karşı nasıl dik durduysak, bugün de şu ve bu şekilde istilacıların piyonları olan bölücü terör örgütüne karşı da aynı şekilde dik duracağız. Onun için bundan sonra dedim her hafta sonunda bir Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ilini ziyaret edeceğim. Geçen hafta Mardin’deydim takip ettiniz, birlik, huzur, demokrasi planımızı açıkladık. Size de Mardin’den selam getirdim, Mardin’den Erzincan’a selam getirdim.
Orada da ilçeleri de ziyaret ettik bugün Üzümlü’ye gideceğimiz gibi orada da Yeşilli’yi ziyaret ettik, Midyat’ı ziyaret ettik. Mardin’in her köşesinde de bu Al Bayrak’ı dalgalandıran Kürt, Türk, Arap çocuklarına da buradan selam ediyoruz. Hep beraber diyoruz ki, Mardin’in kaderiyle Erzincan’ın kaderini kimse ayırt edemeyecek. 150 yıldır şark meselesi diyerek doğuyu, bu vatan topraklarını istila etmeye kalkanlara karşı biz bugün artık şark meselesi bitmiştir, bundan sonra yükselen Türkiye Cumhuriyeti’nin meselesi vardır.
İşte şimdi kardeşlerim, bir kez daha sizlerin ağzından, sizlerin yüreğinizden duymak istiyorum, bu ülkenin birliğini, beraberliğini korumak gerekirse, aynı Binbaşı Halit ve Erzincanlılar gibi istiklal uğruna omuz omuza vermeye var mısınız? Var mısınız? Var mısınız? Eğer bir gün birileri bu ülkeyi bölmek isterse aynen vaktinde olduğu gibi gür bir sesle biz bu topraklarda ezanı hiçbir zaman susturmayacak, bayrağı hiçbir zaman indirmeyeceğiz demeye var mısınız? Var mısınız? Ve yine o zaman şehitlerimizin emanetine nasıl sahip çıktıysak, bugün de teröre karşı mücadelede canını, kanını ortaya koyan aziz şehitlerimizin emanetine sahip çıkmaya var mısınız? Var mısınız? Doğu Anadolu ebediyen hür ve yükselen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yüreği, bileği olmaya hazırdır diyor musunuz? İşte Türk-Kürt, Sünni-Alevi diye bize bölmeye çalışanlara karşı hep beraber omuz omuza duracağız, hep beraber dimdik duracağız.
Biz buradan diyoruz ki, biz milletle el eleyiz, biz bu istiklali bize emanet eden şehitlerimizi rüyalarımızda görerek onların emanetini her gece hatırlayarak yürüyoruz. Biz ayıramazlar, bizi bölemezler, bizi hiçbir zaman zelil bir duruma düşüremezler.
Aziz Erzincanlılar … işbirliği yapan hainler vardı. Şimdi bakınız, Türkiye Suriye’de bir adalet, bir merhamet destanı yazarken gelip de orayı bombalayan Rus uçakları karışsında onurlu bir tavır sergilediğimiz zaman ve bu vatanın hava sahası, kara sınırı bizim namusumuzdur dediğimiz zaman, işte o zaman bugünkü işbirlikçiler, bu terör örgütünün uzantısı bir siyasi partinin Eşbaşkanı soluğu Moskova’da aldı biliyorsunuz değil mi? 100 yıl sonra da tarih değişmiyor, bir milletin onurunu, bir vatanın birliğini savunanlarla bu ülkeyi bölmek isteyen müstevlilerle işbirliği yapanlar yine ortaya çıkıyor.
BİZİM NEZDİMİZDE 78 MİLYON TEK BİR YÜREKTİR
Buradan Türk, Kürt, Sünni, Alevi bütün Doğu Anadolu, bütün Güneydoğu Anadolu vatandaşlarıma seslenerek diyorum ki, gün birlik vaktidir, gün bu ülkeyi bölmek, böldürmek isteyenlere karşı gür bir sesle omuz omuza mücadele etme vaktidir. Gün 98 yıl önce Erzincan’da, 100 yıl önce bütün bu Anadolu’da yanan istiklal meşalesini, onur meşalesini, namus ve izzet meşalesini yükseltme vaktidir.
Birileri size diyecek ki, siz Kürtsünüz, buradan farklısınız, birileri siz Alevisiniz, siz farklısınız, birileri siz şununuz diyebilirler. Biz diyoruz ki, bizim nezdimizde 78 milyon tek bir yürek, tek bir bilektir, 78 milyon aynı istiklalin, aynı istikbalin çocuklarıdır. Onun için mutluyum aziz Erzincanlılar. Bundan sonra da devam edeceğiz, her hafta sonu bu birlik sesini haykırmaya devam edeceğiz, her hafta sonu bir başka ilimizde. Bakın geçen hafta Mardin’de, Midyat’ta, Yeşilli de … bu birliği bugün Erzincan’da, gelecek hafta da Van’da dillendireceğiz. Ve diyeceğiz ki, Türk-Kürt kardeştir, Sünni-Alevi kardeştir, ayrım yapan ise 98 sene önce de kalleşti, bugün de kalleştir, yarın da kalleştir, kardeşliğimizi kasteden kim olursa olsun kalleştir.
İşte aziz Erzincanlılar, ikinci teşekkürüm bütün bu vilayetleri gezerken bölücü terör örgütünün bütün bu haince faaliyetlerine karşı hep dimdik ve omuz omuza duran vatandaşlarımıza. Çok tahrik yaptılar, çok provokasyon yaptılar, ama aziz vatandaşlarımız, Kürt, Türk, Sünni, Alevi, Arap bütün vatandaşlarımız onların bu provokasyonlarına hiç ayak uydurmadı.
Buradan Doğu’nun, Güneydoğu’nun bütün yiğit evlatlarına sesleniyorum, Alp Arslan’ın, Selahaddin’in çocuklarına sesleniyorum, biz biriz, biz beraberiz, biz iriyiz, biz diriyiz, biz büyük bir istiklal ile istikbale yürüyoruz.
1 KASIMDA EN GÜZEL CEVABI BÜTÜN MİLLET VERDİ
Aziz Erzincanlılar, ziyaretimin üçüncü sebebi ise yine bir teşekkür. 1 Kasım’da bize çok büyük bir destek verdiniz, çok büyük bir destek verdiniz, biz bu desteği unutur muyuz? Ve Başbakan olarak 3 kez geldiğim Erzincan’a hatırlayacaksınız 7 Haziran öncesinde de ikinci mitingimizi Erzurum’dan sonra Erzincan’da yapmıştık, şimdi de teşekkürü Erzincan’dan başlatıyoruz; dün Kahramanmaraş’a gidemedik. Ama bilin ki, Mardin, Kahramanmaraş, Erzincan, işte her yeri dolaşarak halkımıza teşekkür edeceğiz.
7 Haziran’da bize tuzak kurmak isteyenlere karşı, 7 Haziran’da bir an bu millet acaba zaafa düşer mi, AK Parti içinde fitne olur mu ya da bu ülke üzerinde hesap yapabilir miyiz diye birileri birtakım kumpaslar kurduğunda, 7 Haziran’da ilk defa çoğunluğu Parlamentodan kaybettiğimizde birtakım kumpaslar Türkiye’de kaos çıkarır mıyız, tek parti hükümeti yok, acaba kriz çıkar mı diyenlere en güzel cevabı bütün millet verdi ve Erzincan verdi, Erzincan verdi. Döndü bize dedi ki, mademki onlar böyle yapıyorlar, bizim iki milletvekilimiz, alın ikisi de size helal olsun dediniz, helal olsun dediniz. Biz de şimdi diyoruz ki, mademki siz silme bize bu milletvekillerini gönderdiniz, biz de diyoruz ki, Erzincan’a her şey helal olsun, her hizmet helal olsun.
Biz Erzincan’la gurur duyuyoruz, onun için her fırsatta huzurunuza geliyoruz, Terzi Baba’nın, sizlerin huzuruna geliyoruz, güç alıyoruz, enerji alıyoruz, yılmada, yorulmadan gece-gündüz çalışıyoruz. Diyorlar ki, bu kadar tempoya yorulmuyor musunuz? Yorulmuyoruz, yorulmayacağız. Çünkü bizde enerjimizin kaynağı dizimizin dermanı değil, yüreğimizin fermanı, yüreğimizdeki vatan aşkı, millet aşkı, istiklal aşkı. İşte sizler bize en güzel hediyeyi verdiniz, teşekkür ediyoruz, bizler de size hizmeti vereceğiz.
Bakınız, dedim ya konuşmanın en başında, o zaman 1914 yılında ordu asker göndermek istediğinde doğu cephesine, İstanbul’dan Konya’ya, Niğde’ye, en güzeye inildi, oradan da buraya yürüyerek gelindi. Şimdi inşallah Erzincan’a hızlı tren geliyor, İstanbul’dan, Ankara’dan, Sivas’tan Erzincan’a geliyor. Ve gururla, Erzincanlılar gurur duysun diye söylüyorum, bu hizmetlerin arkasında hem partimizin kurucusu Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan var, hem Erzincan’ın evladı Binali Yıldırım var, hem de gönülden Erzincanlı olan kardeşiniz Başbakan Ahmet Davutoğlu var. Bilin ki, bizler hep beraber bu hizmeti inşallah Erzincan’a getireceğiz, hiçbir şekilde Erzincanlılar şüphe etmesin. Hep söyledim, geçen geldiğimde de söyledim, Erzincanlılar hiç şüphe etmesin. Allah var kaygı yok. Millet var yine kaygı yok elhamdülillah. Erzincan var hiçbir şekilde kaygı yok. İnşallah bütün hizmetleri buraya getirmeye kararlıyız.
İki milletvekilimizle, daha önceki milletvekillerimizle, Sabahattin Beyle, Serkan Beyle, 25. dönem milletvekilimiz Talha Beyle, daha önce burada yine aramızda bulunan Tevhit Beyle, bütün eski milletvekillerimizle, yeni milletvekillerimizle, Belediye Başkanımız Cemalettin Beyle, İl Başkanımız Orhan Beyle, hep beraber sizin hizmetinizdeyiz, biriz, beraberiz. İnşallah daha birçok vesilelerle birlikte olacağız, Türkiye’nin her yerinde birarada olacağız.
Erzincan, gönüller diyarı Erzincan, manevi diyar Erzincan, istiklal diyarı Erzincan, bugün bu birlik mücadelesinde yanımızda mısınız? Türkiye’nin en güneyinde Midyat’taydım geçen hafta, şimdi Doğu Anadolu’nun en kuzeyinde Erzincan’dayım, Mardin’den Erzincan’a selam getirirken hep bir sesle haykırmaya hazır mıyız? Haykırmaya ve Doğu Anadolu’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bir bütündür, bütün kalacaktır, hür ve özgür olacaktır demeye, haykırmaya hazır mıyız? Hazır mıyız? Buradan Mardin’de bir selam göndermeye hazır mıyız? Cizre’ye, Silopi’ye, Sur’a, birlik, kardeşlik selamı göndermeye hazır mıyız? İşte bu sesle nasıl 100 yıl önce Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu bizden koparmaya çalışan istilacılar ve onların işbirlikçisi çeteler başarısız olmuşsa, bugün de yurt dışından birtakım planlarla bu ülkeyi bölmek isteyenlerle ve onlarla işbirliği yapan çeteler mutlaka başarsız olacaktır.
Her ne surette olursa olsun aziz Erzincanlılar, can Erzincanlılar, biliniz ki bugün bu milletin asli sahipleri, bugün bu milletin istiklalinin sözcüleri huzurunuzdadır. Siz bizim yanımızda oldukça, siz bizim arkamızda oldukça her adımda Erzincan’ın istiklalini sağlayan şehitlerimizin mesajını hissediyor, her adımda Erzincan’ı ebediyen bu aziz milletin vatanı kılan Alp Arslan’ın, Selahaddin’in ve bütün yüce öncülerin emanetine sahip çıkmayı ahdediyoruz.
İnşallah daha nice günlerde beraber olacağız. Size söz veriyorum, Erzincan’da 1 yılda 3 kez geldim, daha birçok sefer de geleceğim, en güzel hizmetleri Erzincan’a yapacağız. Tekrar tekrar Erzincan’ın can insanlarına, 24 ayar insanlarına selam ediyorum.
Hepinizi bütün arkadaşlarım adına yürekten selamlıyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun, Allah’a emanet olun.Allah birliğimizi, beraberliğimizi daim etsin. Allah bu bayrağı, bu ezanı her zaman gönlümüzde ve bu aziz vatanın semasında daim kılsın. Allah milletimize ve devletimize zeval vermesin. Allah Erzincan’a bir daha ne işgal, ne deprem acısı göstersin.
Ama Erzincanlılar bilin ki, ne zaman bir sıkıntınız olursa 78 milyonla birlikte gönülden Erzincanlı olan bizler de hep burada olacağız.
Allah yar ve yardımcımız olsun, Allah’a emanet olun.