Basbakan Erdogan’in ‘Seçim Beyannamesi Programi‘ndaki konusmasinin tam metni
AK Parti Teşkilatının değerli mensupları, çok değerli yol arkadaşlarım, değerli kardeşlerim, büyükşehir, il, ilçe, belde belediye başkan adaylarımız, meclis üyesi adaylarımız, saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler; bu tarihi günde kutlu medeniyet yolculuğumuzu devam ettirdiğimiz bu muhteşem buluşmada her birinizi tek tek gönülden selamlıyorum.
Bugün yeni Türkiye için sürdürdüğümüz bu yolculuğumuza yeni bir güçle devam ediyoruz. Ve ben özellikle Uğur Işılak kardeşime bu sürprizi nedeniyle şahsım ve tüm yol arkadaşlarım adına şükranlarımı sunuyorum.
Gerçekten duygularımızı adeta bu 40 gün bile kalmayan süreçte inanıyorum ki meydanlarda farklı bir şekilde ayağa kaldıracak ve bu duygularımızı milletimizle çok daha farklı bir şekilde paylaşmamıza vesile olacak, çok teşekkür ediyorum.
Bugün adaylarımızı kamuoyuna tanıtarak hazırladığımız Seçim Beyannamesini hazırlayarak kampanyamızı başlatıyor, 30 Mart’a giden bu muhteşem yolculuğun kapılarını aralıyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun, yolumuz, bahtımız açık olsun.
Kardeşlerim, 30 Mart seçimleri Türkiye için, aziz milletimiz için, tüm şehirlerimiz, ilçe, belde, köylerimiz, tüm bölgemiz için, dünya ve insanlık için inşallah hayırlara vesile olsun diyorum. Rabbim bizleri utandırmasın. Rabbim bu kutlu yolculukta bizleri korusun her türlü tehditten, tehlikeden esirgesin diye dualar ediyorum.
Değerli kardeşlerim, bugün yeni Türkiye için medeniyet yolculuğumuzda farklı bir güçle devam ediyoruz. Bundan yaklaşık 20 yıl önce 27 Mart 1994’te Rabbim bize nasip etti, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildik. Seçileceğimizi beklemiyorlardı, İstanbul’un bizi tercih edeceğini tahmin etmiyorlardı. 28 Mart sabahına kadar bizim seçilmiş olduğumuza ihtimal vermiyor, kendilerince zaferlerini ilan ediyorlardı. Hiçbir tartışmaya mahal bırakmayacak bir neticeyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildik ve çok farklı şeyler ifade ettiler. Kalktılar şunu söylemeye başladılar: Yapamayacağımızı, beceremeyeceğimizi, başarılı olamayacağımızı iddia ettiler. Köşelerinden, manşetlerinden bu şekilde yazdılar, çizdiler, her türlü tuzağı kurdular. Hükümet gücünü kullanarak, devlet gücünü kullanarak başarısız olmamız için ellerinden geleni yaptılar. Ama biz İstanbul için aşkla çalıştık, sevda ile çalıştık, tutku ile çalıştık ve orada tarih yazdık. İstanbul’u ilklerle buluşturduk. İstanbul’da hava kirliliğini ilk kez biz sorun olmaktan çıkarttık. İstanbul’da çöpü ilk kez biz sorun olmaktan çıkarttık. İstanbul’da susuzluğa son verdik. 180 kilometre uzaktan, Istranca Dağlarından su getirerek İstanbul’un 50 yıllık sorununu ilk kez biz çözdük. Haliç’i temizleyen biz olduk. CHP’nin İstanbul’daki Belediye Başkan adayı bizim temizlediğimiz Haliç’te geçen gün baktım balık avlıyor. Biz göreve geldiğimizde İSKİ yolsuzluğuyla maruf bir CHP vardı. Haliç’te balık yoktu, karalar vardı. Ama Haliç’i temizledik, şimdi balık da var, şimdi yüzüyorlar da. İstanbul’a bunca yeşil alanı kazandıran biz olduk. İstanbul’u raylı sistemle ilk kez tanıştıran biz olduk. Şehri engelliler için, çocuklar için, yaşlılar için ilk kez tasarlayan biz olduk. Belediyeyi halkımıza açan biz olduk. Beyaz Masa uygulamasını ilk kez başlatan biz olduk. Kentsel dönüşümleri başlatan, ucuz konutlar üreten, köprüler, viyadükler, dalçıklar inşa eden biz olduk. Sosyal belediyeciliği, kültürel belediyeciliği, katılımcı, çevre dostu hizmet belediyeciliğini İstanbul’a, oradan Türkiye’ye tanıtan biz olduk. İlklerin Belediye Başkanı olarak önce İstanbul’un, sonra Türkiye’nin gönlüne giren, milletin teveccühünü kazanan biz olduk. Bizim başarısız olacağımızı zannedenler, bunu bekleyenler hayal kırıklığı yaşadılar. İstanbul’daki bu ilkleri, bu başarıyı, bu büyük hizmeti hazmedemediler. İstanbul’un güzelleşmesinden, gelişmesinden, İstanbul’un sorunlarının çözülmesinden rahatsız oldular. İSKİ yolsuzluklarının önüne geçtiğimiz için, rantın önüne geçtiğimiz için, milletin, yetimin hakkını koruduğumuz ve kolladığımız için ciddi şekilde rahatsız oldular. CHP’nin Genel Müdürü, bilmiyorsan araştır bir sor, o İSKİ yolsuzluğunu, evet onun da biz önüne geçtik. Ve yolsuzlukların içinde olan o İSKİ’yi şu anda Orman ve Su İşleri Bakanım olan Sayın Eroğlu oraya Genel Müdür olduktan sonra orası da farklı bir şekilde gelişmeye başladı. Ve 2,5 milyar dolar borçla devraldık CHP belediyesinden. 1,2 milyar dolarla bıraktık. Hem yatırımlar yaptık, hem de borçları ödedik.
Kardeşlerim, zannetmeyin ki bir şiir okuduğumuz için bizi mahkum ettiler. Bizi milletin gönlünde sarsılmaz bir yer edindiğimiz için, milletle aynı dili konuştuğumuz, aynı yöne baktığımız, milletle kol kola yürüdüğümüz için mahkum ettiler.
Kardeşlerim, işte bugün karşımızda olanlar o gün yine ne diyorlardı biliyor musunuz, gazetelerinin başlıkları şuydu: Muhtar bile olamaz diye manşetler attılar. Ne dediler biliyor musunuz? İşi bitti dediler, bir daha siyaset yapamaz dediler. Ama biz işte bugün buradayız, milletimizle birlikte, Partimizle, Teşkilatımızla dimdik ayaktayız. Üstelik onurumuzla, gururumuzla, millete ürettiğimiz hizmetlerin bahtiyarlığıyla bugün burada, bugün milletin arasında, milletin huzurundayız.
Değerli kardeşlerim, 1994’te İstanbul’da başlayan hizmet yolculuğumuz, şimdi Türkiye’yi kucaklayarak devam ediyor. İstanbul’da ilklere imza attık ve şimdi de Türkiye’de ilklere imza atıyoruz. İstanbul’da hayalleri gerçekleştirdik, şimdi de Türkiye genelinde 81 vilayette hayalleri gerçeğe dönüştürüyoruz.
Kardeşlerim, AK Parti siyaseti eser siyasetidir, hizmet siyasetidir. Ben şimdi Ankara’dan Türkiye’ye sesleniyorum; kardeşlerim, acaba 12 yıl önce denseydi ki Şırnak’a bir havalimanı olacak, kim inanırdı? Kim inanırdı? Ama şimdi oldu mu? Oldu. Mesele bu. Iğdır’a havalimanı olacak denseydi kim inanırdı? Ama şimdi Iğdır’da havalimanı var mı? Var. Ağrı’da var mı? Var. Kars’ta var mı? Var. Geldiğimizde 26 havaalanı varken şimdi 52 havaalanı var, havalimanı var.
Değerli kardeşlerim, 6100 kilometre 79 senede bu ülkede bölünmüş yol yapıldı. Fakat biz 11 senede 17000 kilometre bölünmüş yol yaptık Türkiye’de.
Kardeşlerim, şu anda hastanesi olmayan ilimiz kaldı mı? Artık hastanelerimiz eskisi gibi ilkel değil, daha modern. O zaman ilacını bulamayan benim hanım kardeşlerim, hastalarımız şimdi istediği eczaneden gidiyor ilacını alıyor mu?
Soruyorum, yolsuzlukların olduğu bir ülkede bunları yapabilir miydiniz, bunları alabilir miydiniz? Okullarımız ortada elhamdülillah. Artık 76 tane üniversiteyle girdiğimiz bu yolda 175 üniversiteye çıktık. Üniversitemizin olmadığı il kalmadı. Bunları bu iktidar gerçekleştirdi.
İşte kardeşlerim, bütün bu adımlar atılırken, eğitimde bu devrimler yapılırken, sağlıkta bu devrimler yapılırken, ulaşımda bu devrimler yapılırken, enerji altyapısında bu devrimler yapılırken işte bakın şimdi şu CHP’ye. Ne diyor? Ben 90 yaşında bir partiyim. 90 yaşında olmakla avunuyor. Soruyorum; 1938’de Gazi Mustafa Kemal’in vefatından sonra bu ülke için ne yaptınız? Hangi eseriniz var, hangi hizmetiniz var? Ben söyleyeyim; Gazi Mustafa Kemal’in resimlerini Türk Lirası üzerinden, banknot üzerinden çıkarmaktan başka hiçbir maharetleri yok. Gazi Mustafa Kemal’in resmini çıkardılar, oraya İnönü’nün resmini koydular. Posta pullarının üzerinden Gazi Mustafa Kemal’in resmini çıkardılar, İnönü’nün resmini koydular. Devlet dairelerinden Gazi Mustafa Kemal’in portrelerini indirdiler, İnönü’nün portrelerini koydular, eseri bunlar. Soruyorum; nerede dikili bir ağacınız, nerede üst üste koyduğunuz bir taşınız, tuğlanız var.
Biz de Adana’yla gurur duyuyoruz, biz de Türkiye’yle gurur duyuyoruz.
Evet Bursa, yeşil Bursa sizlerle de gurur duyuyoruz, Türkiye’yle gurur duyuyoruz.
Kardeşlerim, CHP’nin arkasında Dersim katliamı var. CHP’nin tarihinde 27 Mayıs var. CHP’nin tarihinde dar ağacına gönderdiği merhum Menderes ve arkadaşları var. CHP’nin tarihinde zulüm var, baskı var, yasaklar var, çöp dağları, hava kirliliği, susuzluk var. CHP’nin tarihinde yolsuzluk var. En son 17 Aralık darbe girişimini de CHP ıskalamadı, orada da CHP hemen kendisine yol kaptı. Darbe girişimini kimin yaptığının hiç önemi yok. Darbecilerin ideolojisinin, fikrinin, zihniyetinin hiç önemi yok. Eğer bir darbe girişimi varsa CHP oradadır ve sorgusuz sualsiz destek verir. Bakın dün söyledim, eğer cesaretiniz varsa CHP Grubunda ortalığa dökülen diğer ses kayıtlarını da yayınlayın, onları da dinleyin dedim. İşte dün bazı ses kayıtları ortalığa döküldü, belki de burada şu anda aramızda bulunan kardeşlerimizin büyük bir çoğunluğu dinlemiştir. Buyursun CHP bunları da dinlesin, buyursun MHP bunları da dinlesin. Elindeki medyasıyla Hükümete, milli iradeye alçakça saldıran medya patronunun kirli işlerinin üzerine gitsinler. Benim ofisimi dinlemek için konulmuş böceği Amerika Birleşik Devletleri’nin üzerine atma pazarlıklarını dinlesinler. Azerbaycan üzerine yapılan kirli hesapları dinlesinler. CHP içinde yapılan operasyonları, pazarlıkları, kurulan kumpasları dinlesinler. Ama bunları dinleyemezler, dinletemezler. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ipleri hiç kimse kusura bakmasın, işte bu Haşhaşiler örgütünün eline geçmiştir. Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu 90 yaşındaki bu parti beceriksiz ellerde artık kendisini inkar eden bir noktaya gelmiştir.
Buradan bir kez daha söylüyorum; Cumhuriyet Halk Partisi, paralel örgütün şantajlarıyla, kayıtlarıyla, kasetleriyle tamamen esaret altına alınmıştır. Bakın çok yakındır, CHP’nin Genel Müdürü çıkıp da nerede bu paralel devlet, nerede bu örgüt, gidip de üye olacağım derse hiç kimse şaşırmasın, hiç kimse şaşırmasın. CHP’nin son 2 aydır Ergenekon’dan bahsettiğini duyan var mı? Soruyorum, var mı? CHP’nin son 2 aydır 17 Aralık’tan sonra Silivri’den, Silivri hakimlerinden söz ettiğini duyan var mı? Ya Allah aşkına soruyorum, CHP’nin içinde hiç mi aday yoktu da gittiler en sağdan aday devşirdiler. Marjinal sol gruplar, bir kısım ülkücü CHP’li adayların reklamını yapıyor. Bunu izah edecek biri var mı? Bakın ben buradan söylüyorum; CHP kasetlerin bedelini ödüyor. Kasetle gelirsen, işte böyle kasetlerin esiri olursun, son kullanma tarihin de geçince yine kasetle gidersin; olay budur.
MHP Genel Başkanının da aslında CHP’den hiçbir farkı yok. Değerli kardeşlerim, dün çıkmış, bakın çok enteresan, hanım kardeşlerim bunu özellikle dinlemeli, dün çıkmış MHP’nin Genel Başkanı Kabataş olayından dolayı Başbakan özür dilesin diyor. Şu hale bak ya, şu hale bak. Ey Bahçeli, Gezicileri savunmak sana mı kaldı? Başörtüsüyle, yanında 6 aylık çocuğuyla linç girişimine uğrayan başörtülü kızımızın karşısında Gezi vandallarını savunmak sana mı kaldı? Duvarlara “zulüm 1453’te başladı” sloganını yazan Türkiye düşmanlarını, ecdat düşmanlarını savunmak artık ey bahçeli sana mı kaldı? Marjinal sol örgütleri, terör örgütlerini, cam-çerçeve kıran, sokakları ateşe veren, Dolmabahçe’de Valide Sultan Camiini işgal edenleri savunmak sana mı kaldı? Bira şişeleriyle TC yazan, Ankara’da Türk bayrağını yakan militanları savunmak artık ey Bahçeli, sana mı kaldı? Buradan açık açık soruyorum; sizi CHP ile aynı çizgiye getiren ne? Sizi ulusalcılarla, Gezicilerle, paralel örgütle, marjinal yapılanmalarla biraraya getiren ne? Size yapılan şantajı, size yapılan tehditleri çıkın açık açık söyleyin.
İçişleri Bakanımız da, ben de Mersin’de bütün siyasi partilerin il başkanlıklarının dinlendiğini ifade ettik. Bir tane CHP’li, bir tane MHP’li çıkıp da bizi kim dinledi, niye dinledi, o kayıtlar nerede, kimin elinde diye sordu mu? Niye bu kadar ilgisizler, niye sormazlar? Ne diyecekler biliyor musunuz; siz iktidarsınız, bu işin sorumluluğu sizde. Peki, o zaman HSYK Yasasına hem de şiddet kullanarak neden karşı çıktınız? İnternet Yasasına neden karşı çıkıyorsunuz? Yargıdaki bu sorunları dile getirdiğimizde, dinleme skandallarını dile getirdiğimizde bunu neden yargıya müdahale olarak görüyorsunuz? Korkmayın Sayın Bahçeli, Sayın CHP Genel Müdürü sen de korkma. Hiç kimse korkmasın, hiç kimse tedirgin olmasın. İşte bizimle ilgili her gün bir ses kaydı ortaya çıkıyor. Gündelik konuşmalarımız ahlaksızca, edepsizce, alçakça kaydedilmiş ve her gün servis ediliyor. Zatı aliniz de bunu aynı şekilde Meclis’te yapacak kadar ileri gidiyorsunuz suç olduğunu bile bile. Ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı dinlenmiş, ülkenin Başbakanının sıradan konuşmaları servis ediliyor, ama biz korkmadık ve korkmuyoruz. Ses kayıtlarıyla gelmedik biz. AK Parti’nin siyasetin, Türkiye’nin dizayn edilmesi karşısında asla boynumuzu eğmedik, boynumuzu eğmiyoruz.
Bir kez daha söylüyorum; hodri meydan, elinizde ne varsa dökün ortaya. O namus timsali geçinen gazetelere, gazetecilere de sesleniyorum; basın özgürlüğünden, gazeteciliğin namusundan, şerefinden dem vuran köşe yazarlarına, yorumculara da sesleniyorum; istediğiniz ses kaydını yayınlayın. İstediğiniz ses kaydının üzerinde tepinin. Sel gider kumu kalır. Devran döner, keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner; bunu böyle bilesiniz.
28 Şubat’ta bunlar yaptıklarının altında kaldılar. İnanın bugün yaptıklarının da altında kalacaklar. Kabataş’ta linç edilen başörtülü kızımızı tekrar manşetlerle linç etmenin bedelini de ödeyecekler. Yayınladıkları tamamen hukuksuz ses kayıtlarının da bedelini ödeyecekler. Bürokrasidekiler de bunun hukuk içinde bedelini ödeyecek. Bunlara susanlar, bunlara sessiz kalanlar, bunları destekleyen de aynı şekilde bedelini ödeyecekler. Sizin karşınızda Türkiye Cumhuriyeti var. Bu ülke tankla, topla, tüfekle alınamadı ki ses kayıtlarıyla teslim alınabilsin.
Şuna bakar mısınız Allah aşkına; Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası… Kardeşlerim, bunlar çok önemli. Şuna bakın ya, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Bosna Hersek’te faizsiz kredi veriyor, bu paralel yapı bundan rahatsız oluyor. Boşnaklara nasıl faizsiz kredi verirsiniz diye birinci sayfadan haber yapıyor. MİT, Suriye’deki Bayırbucak Türkmenlerine insani yardım götürüyor, bundan rahatsız olup MİT mensuplarına saldırıyorlar. Mavi Marmara’da aynı tutum, Filistin meselesinde, Suriye, Mısır meselesinde aynı tutum, Somali’ye yapılan yardımda aynı tutum. Çözüm sürecinde, milli birlik ve kardeşlik projesinde aynı tutum. İnanın yeminli Türkiye düşmanları bunların yaptıklarını yapmaz-yapamaz.
Dün söyledim, bugün yine söylüyorum; bu ses kayıtlarının gündemi esir almasına izin vermeyeceğiz. Buradan aziz milletime sesleniyorum, buradan tüm teşkilatıma sesleniyorum; bu operasyonların bizim gündemimizi meşgul etmesine izin vermeyeceğiz. Bırakın CHP, MHP, Geziciler, paralel örgüt, tüm marjinal örgütler, terör örgütleri, ittifak halinde kendi çamurlarında debelensinler.
Gençler, biz kendi işimize bakacağız. Vakti zamanı gelince bütün iddiaların, bütün iftiraların cevabı ortaya çıkacak, her mesele aydınlanacak. Ama biz bunlara cevap vermekle, bunların gündemine aldanmakla vaktimizi harcamayacağız.
Arkadaşlar, sevgili gençler; bizim çok işimiz var. Bunların işi iftira, bunların işi dedikodu. Bu ülkede biz daha okullar inşa edeceğiz, daha inşa edeceğimiz yollar var, köprüler var, barajlar var, havalimanları var, Kanal İstanbul’lar var, tamamlanmayı bekleyen küresel projeler var. Bizim gündemimizde uzaya gönderdiğimiz ve göndereceğimiz uydular var. Bizim gündemimizde imal ettiğimiz ve edeceğimiz tanklarımız, piyade tüfeklerimiz, savaş gemilerimiz, denizaltılarımız, helikopterlerimiz, uçaklarımız, füzelerimiz var. Bizim gündemimizde Türkiye’nin sorunları var, Suriye var, Filistin var, Mısır var, Libya var, Tunus var, Myanmar var ve biz bütün bunlarla beraber dünyanın her yerinde evet Türkiye var.
Ekonomiyi daha da büyüteceğiz, demokrasinin standartlarını daha da ileri götüreceğiz. Dış politikada daha da aktif olacağız. Bizim 2023 hedeflerimiz var, o hedefleri tutturmanın mücadelesi içinde olacağız. Bizim gündemimizde, evet büyük medeniyet yolunda insan, demokrasi ve şehir var. Onlar varsın ses kayıtlarını konuşsun, onlar iftiraları konuşsun. Onlar
///////////
Onlar varsın ses kayıtlarını konuşsun, onlar iftiraları konuşsun, onlar esaret altında önlerine atılan kırıntılarla yetinsinler. Biz işimize bakacağız, Türkiye sevdasıyla biz yollara düşeceğiz, 12 yıldır söylediğimiz gibi biz durmak yol, yola devam diyecek, durmadan, dinlenmeden bu kutlu yolda yürüyeceğiz.
Çok değerli kardeşlerim, AK Parti yerel yönetimlerden elde ettiği tecrübeyi genele yaymış, yerelden başlayarak Türkiye’yi kucaklamış bir partidir. Bazılarınız AK Parti çatısı altında bir veya iki dönemi tamamladınız, 30 Mart’ta 3’üncü döneme gireceksiniz, bazılarınız inşallah ilk defa seçileceksiniz. 30 Mart’tan itibaren yenilen seçilenler de, ilk kez seçilen kardeşlerimiz de artık çok farklı bir anlayışla şehirlerimizi, ilçe ve bedellerimizi idare edecekler.
Bakın, gerek kamu yatırımlarıyla, gerek görevde bulunduğumuz belediyelerdeki yatırımlarımızla, yerleşim birimlerimizin temel sorunlarını çok büyük oranda çözüme kavuşturduk, yerleşim birimlerimizin acil sorunlarını çözdük, ulaştırma, temizlik, su gibi temel konularda önemli yatırımlar gerçekleştirdik. 30 Mart’tan itibaren artık, burası çok önemli, medeniyet tasavvurumuzla örtüşen şehirler inşa etme mücadelesini başlatacağız. On yıllar boyunca yıkıma uğramış, tahrip edilmiş, ihmal edilmiş şehirlerimizi görev yaptığımız süre içinde belli bir noktaya taşıdık, ama şimdi artık ince işçiliğe geçiyoruz. Tarihte nasıl güzel şehirlerimiz varsa, yaşanabilir şehirlerimiz varsa, işte o muhteşem şehirleri günümüz şartlarına uygun bir anlayışla yeniden imar etme sürecini başlatıyoruz.
Bakın değerli kardeşleri, bugün bir ilki gerçekleştiriyor ve ilk kez bir yerel seçim öncesinde Seçim Beyannamesi açıklıyoruz. Kardeşlerim, bu beyanname sizlere dağıtıldı, sizlerde bu beyanname var. 100 sayfalık bu kitapta AK Parti’nin şehir ve insan anlayışını, AK Parti’nin belediyecilik anlayışını, ama özellikle de önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz politikaları bulacaksınız. Bütün aday arkadaşlarımın bu beyannameyi okumalarını özellikle rica ediyorum.
Önümüzdeki dönem emaneti devralacağımız her şehrimizde, her ilçe ve beldemizde adeta yeniden diriliş dönemi olacaktır, yeni Türkiye yerelden başlayarak genele sirayet edecek, şehirleri unutmayın, gönüllerle birlikte inşa edeceğiz. Şehri inşa ederken kedimiz de o şehrin içinde inşa olacağız.
Hep söylüyorum, kardeşlerim, unutmayın, şehir insanın aynasıdır, insan da şehrin aynasıdır. Sizler nasılsanız şehirleriniz de öyle olur, şehirleriniz nasılsa sizler de öyle olursunuz. İçimizdeki güzelliği şehre yansıtmanın, gönlümüzde olanı şehirle buluşturmanın mücadelesini vereceğiz.
Her birimizin çıtası, hedefi şu olacak: Öyle bir şehir inşa edeyim ki, değerli kardeşlerim, bu çok önemli, öyle bir şehir inşa edeyim ki şairler, ressamlar ondan ilham alsın, öyle bir şehir imar edeyim ki mühendislere, mimarlara, şehir plancılarına esin kaynağı olsun, öyle bir şehir tanzim edeyim ki çocuklar, kadınlar, yaşlılar sokaklara çıktıklarında huzur bulsun, güven duysun, şehriyle gururlansın. Bu, uzun soluklu bir medeniyet yolculuğudur, medeniyet yolcuğunuz da hayırlı olsun diyorum.
Kardeşlerim, belki de hayalimizdeki şehirlere ulaşmak için ömrümüz buna yetmeyebilir, fakat yolunda olmak bile bizim için gerçekten çok ama çok önemli. Öyle adımlar atalım, öyle temeller atalım ki, bizden sonra gelecek belediye başkanları da o izden yürüsün, o anlayışla, o ilhamla, medeniyet tasavvuruyla yarım kalanı idame ettirsinler. 1 yıllık, 5 yıllık planlar değil, 50 yıllık planlarımız, hayallerimiz, hedeflerimiz olsun.
Biz her bir şehrimizin marka bir şehir olmasını istiyoruz. Antalya turizmiyle marka olsun, Trabzon sporla marka olsun, Hakkari tabiat güzelliğiyle marka olsun, Erzurum, Gümüşhane, Kars kış sporlarıyla marka olsun, Gaziantep üniversiteleriyle, İzmir ticaretiyle, Diyarbakır tarihi eserleriyle, Hatay hoşgörüsüyle, Rize çayıyla, Giresun, Ordu fındığıyla, Edirne mimarisiyle velhasıl marka olsun; 81 vilayetimizin 81’i de dünyada tanınan, bilinen şehirler olsun istiyoruz. Şehirlerimizin her biri öncelikle insan dostu olsun, her şehrimiz çevre dostu, estetik, katılımcı, müreffeh bir yapıya kavuşsun istiyoruz.
Değerli yol arkadaşlarım, çok değerli kardeşlerim; 30 Mart 2014 Seçim Beyannamesi 5 ana başlık altında AK Parti belediyeciliğinin önümüzdeki dönem yol haritasını kayıt altına alıyor.
Birincisi; katılımcı belediyecilik diyoruz.
Yerel yönetim demokrasinin ilk basamağıdır. Her şehir, her yerleşim birimi mutlaka orada yaşayanların süreçlere katılmasıyla idare edilmelidir. Şehrin bütün sakinlerini etkileyen kararlarda, halkla, sivil toplum kuruluşlarıyla, kanaat önderleriyle istişare içinde olmak AK Partili belediye başkanlarının inşallah görevi olacaktır.
İkinci atılacak adım; kültürel belediyecilik diyoruz.
Kültür ve sanat merkezlerinden meslek edindirme kurslarına, tarihi eser çalışmalarından konser, sinema, tiyatroya kadar, insanımızın, en önemlisi de genç ve çocuklarımızın hayata bakışlarını derinleştirecek adımlar atacağız. Güzel ve huzurlu şehirlerde büyüyen çocuklar, iyi ve özgün şehirler kurarlar. Kültür ve medeniyetimizi en başta şehirlerde çocuklarımıza aktaracak, çocuklarımızda şehirler yoluyla bir medeniyet idrakini inşa edeceğiz.
Üçüncüsü; sosyal belediyecilik diyoruz.
AK Partili belediyeler bugüne kadar sosyal belediyecilik konusunda ilkleri başardılar. Sosyal yatırımlarımıza, sosyal yardım ve faaliyetlerimize daha da ağırlık vereceğiz. Bir şehrin yoksulları, kimsesizleri, engellileri, çocuk ve yaşlıları, özellikle gazilerimiz, özellikle de şehitlerimizin yakınları o şehrin belediye başkanına emanetti. Bu kesimler başta olmak üzere şehirdeki herkese ulaşılacak, derdi dinlenecek ve çözüm aranacak.
Dördüncüsü; çevre dostu belediyecilik.
Bugüne kadar çevre konusunda çok büyük hassasiyet içinde olduk, hem Türkiye genelinde, hem de görevde bulunduğumuz belediyelerde kişi başına düşen ağaç miktarını, parkları, bahçeleri kat kat artırdık. Cumhuriyet tarihimiz boyunca yeşile en fazla önem veren, bunu da somut olarak icra eden bir parti olduk. 30 Mart’tan itibaren de tarih ile geleceği buluşturduğumuz kadar yeşili de insanımızla buluşturmaya devam edeceğiz.
Beşincisi; hizmet belediyeciliği diyoruz.
Sudan çevre temizliğine, ulaşımdan kanalizasyona, hava kirliğinden parklara kadar her soruna kalıcı çözümler üretecek, akılcı, israftan uzak, kullanılabilir projelerle şehirlerimizin altyapısın imar etmeye devam edeceğiz.
Çok değerli aday kardeşlerim, değerli kardeşlerim…
Eskişehir, çok çalışacağız, çok gayret edeceğiz ve Eskişehir 30 Mart akşamı inşallah AK Parti yönetimiyle çok daha farklı bir geleceğe yürüyecek.
Kardeşlerim, bu arada Meclis 14:00’te açılacak, bundan dolayı milletvekilli arkadaşlarımı Meclisteki toplantı yeter sayısı sebebiyle kendilerini ben Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne davet ediyorum, biz belediye başkanlarımızla, başkan adaylarımızla burada programımızı devam ettirelim.
Şimdi de 30 Mart seçimlerinde kullanacağımız materyallerden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Önceki tüm seçimlerde olduğu gibi, 30 Mart seçimlerine de son derece hazırlıklı giriyoruz. Belli bir takvim içerisinde kampanyamızı sürdüreceğiz, ulaşılmadık hiç kimseyi bırakmayacağız. Hiçbir araç, hiçbir malzeme yüz yüze, ruberu görüşmek kadar etkili değildir. Size ulaştıracağımız bu malzemeleri vatandaşlarımıza ulaştırdığınız kadar sizlerin de özümseyerek vatandaşımıza anlatmanızı rica ediyoruz.
Öncelikle teşkilatımıza, vatandaşlarımıza ulaştırmak için, bu çok önemli, kardeşlerim, Millete Hizmet Yolunda 12 Yıl adlı kitapları göndereceğiz; gördüğünüz gibi adeta bir ansiklopedi özeti. Bu kitapları hem Türkiye geneli için, hem de her şehrimiz için ayrı ayrı ayrıca hazırladık, onlar da burada; ayrı ayrı her şehrimizi için hazırladığımız kitapçıklar var.
Genel Merkezimizde 15 ay süren çalışmayla 12 yıl içinde Türkiye genelinde ve her şehrimizde yapılan yatırımları, hizmetleri, destekleri bir araya getirdik. Şu gördünüz büyük kitap 695 sayfadan oluşuyor ve Türkiye genelinde, yurt dışında yaptığımız faaliyetleri anlatıyor. Bu küçük kitaplar da, -şimdi ona geliyorum- bunlar da Ankara, Gümüşhane, örneğin Rize, ama 81 vilayet için aynen bu şekilde tek tek hazırladığımız bu kitaplar toplamda 12832 sayfadan oluşuyor, yani 12832 sayfa boyunca 12 yılda bu illerde yaptığımız işleri anlatıyoruz.
Ek bir bilgi olsun diye söylüyorum; 81 ilimize 12 yılda gerçekleştirdiğimiz toplam yatırım bedeli ne biliyor musunuz? Şimdi ekranları başında bizi izleyen tüm vatandaşlarıma da sesleniyorum, 676 milyar 700 milyon lira, yani 676 katrilyon 700 trilyon lira. İşte tüm bu yatırımlar CHP’yi çıldırtıyor, MHP’yi çıldırtıyor, diğerlerini çıldırtıyor bunlar nasıl yapılıyor diye.
Bu rakamların tek tek detayı da işte bu kitaplarda yer alıyor. Bu kitapları sizlere şu şekilde taşınabilir bir bellek içinde de veriyoruz. Bu bellekte, 30 Mart yerel seçim şarkılarımız, Millete Hizmet Yolunda 12 Yıl Türkiye kitabı, millete hizmet yolunda 81 İl kitapları, Seçim Beyannamesi bulunuyor.
Her ilimiz için yaklaşık 30 dakikalık filmler oluşturduk, bu filmler de medya ve internet aracılığıyla hizmetinize sunulacak.
Seçim dönemine internete çok önemli değişikliklerle giriyoruz. 81 ilimiz için aynı kurumsal kimlik altında 81 ayrı web sitesi hazırladık. Örneğin, Akpartiankara.org.tr adresine girerek Ankaralı vatandaşlarımız Ankara için yapılan ve yapılacak tüm hizmetleri görebilecek, filmleri seyredecek, şarkıları dinleyecek. Bu siteler tüm mobil cihazlarla uyumlu olacak. Her bir web sitesinin bir sorumlusu var, bu alanda eğitim görmüş sorumlu arkadaşlarımız vatandaşlarımızla da sürekli irtibat halinde olacaklar.
AK Parti Genel Merkez web sitesi de bugün itibarıyla yenilendi, buradan da Türkiye geneli ve tek tek tüm illerimizin yatırımlarına, illerimizin web sitelerine ulaşmak mümkün olacak.
Bütün bunların yanında, bayraklarımız, afişlerimiz, broşürlerimiz belli bir takvim içerisinde teşkilatımıza dağıtılacak.
Televizyon ve gazeteler için hazırladığımız ilanlarımız, reklam filmlerimiz yine belli bir takvim çerçevesinde yayınlanacak.
Değerli kardeşlerim, bakın, 12 yıllık icraatlarımızı bir araya toplayalım dedik, yaklaşık 13 bin sayfalık bir külliyat ortaya çıktı. Buna Türkiye geneli, dış politika gibi, ekonomi gibi faaliyetlerimiz de eklendiğinde yaklaşık 14 bin sayfalık dev bir eser ortaya çıkıyor. Kağıt üzerinde özet icmali 14 bin sayfa tutan bu hizmetlerin Türkiye’yi nereden nereye getirdiğini siz düşünün. İşte biz sahada bu yaptıklarımızla konuşacağız. Muhalefet, soruyorum sizlere, neyle konuşacak? Ya iftirayla, başka bir şey yok ya da maalesef yalanla. Biz yaptıklarımızı anlatacağız, yapacaklarımızı anlatacağız, 2023 hedefleri üzerinden vatandaşımıza sesleneceğiz.
Kardeşlerim, CHP siyaseti esersizlik siyasetidir, laf üretme siyasetidir, MHP siyaseti hakaret siyasetidir, BDP siyaseti gerilim siyasetidir. Biz ise eser ve hizmet siyasetiyle milletimizin huzuruna çıkacağız.
Kardeşlerim, biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik, bizim böyle bir farkımız var. Biz bunu yapacağız, bunu anlatacağız, yaptıklarımızı anlatacağız. Tekrar ediyorum, onlar neyi anlatacak? Biz 3’üncü köprüyü anlatacağız, biz Marmaray’ı anlatacağız, biz denizin altından yeni yapılmakta olan çift katlı terin anlatacağız, biz üçüncü havalimanını anlatacağız, biz Kanal İstanbul’u anlatacağız, biz duble yolları anlatacağız, havalimanlarını anlatacağız. Onlar neyi anlatacaklar? Aradaki fark bu.
Onun için, ev ev dolaşmaya hazır mıyız? (“Hazırız” Sesleri) Kapı kapı dolaşmaya hazır mıyız? (“Hazırız” Sesleri) İnanıyorum ki, bu seçimlerde benim hanım kardeşlerim, gençler, ana kademe el ele, omuz omuza evvel Allah bütün evleri dolaşmak suretiyle Türkiye’ye farklı bir heyecanı siz getireceksiniz, siz.
Hiç endişeniz olmasın, dik duracağız, dikleşmeyeceğiz; bizim farkımız bu. Gerilime asla prim vermeyeceğiz, nezaketten asla taviz vermeyeceğiz, rahatsız edici olmayacağız, tam tersine güven veren, itimat telkin eden, huzur veren, ikna edici bir dil ve tavır içinde olacağız.
Bütün Teşkilat, il, ilçe başkanlarımızla, bakan, milletvekillerimizle, aday adayları, eski başkanlar, eski milletvekilleri, eski meclis üyeleriyle, tüm gönüldaşlarımızla tam bir uyum içinde olacağız.
Kardeşlerim, ev ev dolaşacağız…
Burası hep Bursa mı? Hep Bursa. Siz Bursa’yı buraya getirmişsiniz ya.
30 Mart akşamı Bursa tüm içleriyle inşallah sandıkları aydınlatacak, ben buna inanıyorum.
Kardeşlerim, bütün bu adımları atarken, 30 büyükşehir var biliyorsunuz, şunu hatırınızda tutmanızı istiyorum: Tarihimizin en önemli, en hayati seçimine giriyoruz ve bu hayati seçimde inanıyorum ki sizler çok farklı bir sorumluluğun içerisindesiniz. Milli iradeye, demokrasiye en ağır saldırıların olduğu bir sürecin içindeyiz, özellikle medyanın var gücüyle bugüne kadar hiç olmayan bir ahlaksızlık ve edepsizlikle milli iradeye, demokrasiye, değerlerimize saldırdığı bir dönemden geçiyoruz. Öyle ki, 318 milletvekili olan AK Parti’sinin kapatılmasını bir yerlere tavsiye edecek kadar ahlaki değerlerden yoksun olanların köşelerde yazdığı bir dönemden geçiyoruz. Bunlara en güzel cevabı 30 Mart akşamı milletçe hep birlikte vereceğiz.
Tabi bu saldırılar seçim sürecinde daha da artacaktır, işte onun için biz bu süreci istiklal mücadelesi olarak tanımlıyoruz. Bu mücadele aynı zamanda yeni Türkiye’nin kuruluş mücadelesidir. Herkesi kucaklamanız ve herkese bunu anlatmanız bu sefer daha büyük önem taşıyor. CHP’liye, MHP’liye, diğer tüm partilerden kardeşlerimize yapılan saldırının AK Parti’ye, Hükümete değil, tüm Türkiye’ye olduğunu tane tane anlatmanızı rica ediyorum.
Özellikle paralel yapının mensubu olan iyi niyetli kardeşlerimize, çok samimi kardeşlerimiz var, bu iyi niyetli kardeşlerimize mensubu oldukları yapının neye dönüştüğünü, kime hizmet ettiğini sabırla ve nezaketle aktarmanız çok önemli. Tabanda samimi, ihlaslı, imanlı, temiz ve saf kardeşlerimiz hizmet etme gayesi taşırken, yukarıda başka ülke ve odakların maşası haline gelen, artık ihanetler tescillenen bir yönetim var. İşte dün izlediniz herhalde, bakıyoruz bazı dizilerin bile nereden yönlendirildiğini ve kimlerin kimlerle diyalog halinde olduğunu, kimin eli kimin cebinde, bunların anlatıldığı ve bunların talimatlarının verildiği ses kayıtların dinlediniz. Haşa, Hazreti Peygamberi dahi kendi kirli emellerine alet edecek kadar izanını yitirmiş bir anlayış var. Amaca ulaşmak için her yolu mubah gören, helal ve haram kavramlarını yitiren, kendi mensuplarını dahi istismar eden bir anlayış var. Bu yapının mensubu kardeşlerimizin gerçeği görmeleri için son derece hassas bir şekilde çalışmanızı istiyorum.
Programımız elverdiği ölçüde illerimizde sizlerle bir araya geleceğiz. Bizim gidemediğimiz yerlere bakan arkadaşlarımız, genel başkan yardımcısı arkadaşlarımız, Merkez Karar Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarımız, hepimiz tam kadro sahada olacak, bu istiklal mücadelesini 30 Mart’ta sarsılmaz bir zafere hep birlikte ulaştıracağız.
Aday arkadaşlarımızın tamamına bir kez daha başarılar diliyorum, Allah hayırlı etsin diyorum, yolumuz, bahtımız açık olsun diyorum, büyük medeniyet yolunda daima ileri diyorum.