Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in 14 Subat 2017 tarihinde TBMM Grup Toplantisi’nda yaptigi konusmanin tam metni

 

Torbalı, Ahmetli, Yörükler; hoş geldiniz. Anadolu’mun bütün renkleri, bütün desenleri rengarenk, herkes burada. Zonguldak-Gökçebey, hoş geldiniz. Kayseri-Pınarbaşı, hoş geldiniz. İstanbul-Maltepe, hoş geldiniz. İzmir Gençlik Kolları, Nevşehir sebzeciler, meyveciler, pazarcılar, Bursa hanımlar; hoş geldiniz. Aydın-Karlı, hoş geldiniz. Manisa-Demirci Teşkilatı hoş geldiniz. Muhtarlar, hoş geldiniz. Kocaelispor Amatör Kulüpler Federasyonu hoş geldiniz. Bütün misafirlerimize hoş geldiniz diyorum .

Kastamonu, siz de hoş geldiniz. 

Bir dakika, sessizlik istiyorum. Şöyle bir anlaşma yapalım, şu görevimizi bir tamamlayalım, sonra bol bol coşalım, tamam mı, evet mi? Evet.

Değerli yol arkadaşlarım, kadirşinas milletim, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. 

Çatısı altında bulunduğumuz Gazi Meclisimizde yeni bir grup toplantısında birlikteyiz. Grup toplantımızın ülkemiz, aziz milletimiz için bereketli neticelere vesile olmasını Cenabı Mevla’mdan niyaz ediyorum. 

Değerli arkadaşlar; ülkemiz 2023 hedeflerine emin adımlarla yürüyor. Bu kutlu yürüyüşün en önemli adımlarını attığımız bir dönemden geçiyoruz. Milletimizin duasıyla Türkiye’nin aydınlık geleceğini inşa ediyoruz. Gece-gündüz demeden, durup soluklanmadan milletin istikametinde millet için çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin bütün illerinin, bütün ilçelerinin, bütün köylerinin nabzını tutuyoruz. 79 milyon insanımızın hissiyatına kulak veriyoruz. Yurt dışındaki vatandaşlarımızı da ihmal etmiyoruz, AK Parti Türkiye’nin her köşesinde bacası tüten bir siyaset ocağıdır. Bizler de bu siyaset ocağından çıkan sesleri duyalım diye geçtiğimiz hafta içinde ilçe başkanlarımızla biraraya geldik. Daha sonra belediye başkanlarımızla bir istişare ve değerlendirme toplantısı yaptık. 16 Nisan halk oylamasının üzerinde etraflıca durduk. Bugün son yıllarda hemen hemen her alanda gelişen, büyüyen istikrarlı bir Türkiye var. Ekonomimiz büyüyor, bölünmüş yollar, köprüler, üniversiteler, adalet sarayları, okullar, havaalanları, hızlı demiryolları, metrolar, tüp geçitler, limanlar, şehir hastaneleri, eserler ardı ardına hizmete alınıyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin özlemle beklediği asırlık projeleri Marmaray, Avrasya, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, Ovit Tüneli ve daha nice niceleri. Üçüncü ve dünyanın en büyük havalimanı. Ve şimdi de inşallah 18 Mart’ta dünyanın ayaklar arası açıklığı en büyük köprüsünü, Çanakkale Köprüsünün temelini atıyoruz, hayırlı uğurlu olsun. Ya gençler, yolları kralı olmaz, yolların kuralı olur, ha yolların mimarı olur tabii. 

Diğer yandan Türkiye muasır medeniyetler seviyesi hedefine bu vizyonla ilerlerken mevcut Anayasa artık milletimizin beklentilerini karşılamakta yetersiz kalıyor. Hep söyledik, yine söylüyoruz; bu Anayasa 1982 model, yolda kalıyor tekliyor. Hayırcılar ne diyor? Efendim, bir ittirirsek çalışır belki. Çalışmaz kardeşim, çalışmaz, milleti boşuna yormayın. Vatandaş 16 Nisan’da sandığa gidecek, darbe ürünü bu Anayasayı değiştirecek, evet mührünü vuracak ve işi bitirecek. Peki, vatandaş ne diyecek o gün? 

Şimdi hazır olun gençler, vesayetin her türlüsüne dur demek için evet. 

Milletin üstünde bir güç kabul edilmemesi için evet.

Daha geniş temsil gücü olan bir meclis için evet. 

Bağımsız, tarafsız yargı için evet.

Gençlerin siyasete atılması için evet. 

Etkili yürütme, etkili demokrasi için evet. 

Gençlerin sesinin daha gür çıkması için evet. 

Kutuplaşma değil kucaklaşma için evet.

Çatışma değil uzlaşarak çalışma için evet.  

Görüyorsunuz, evet diyecek o kadar çok sebep var ki ben sadece birkaç tanesini söyledim. Evet’te bereket var. Türkiye’yi karış-karış geziyoruz, her uğradığımız durakta, her noktada şunu görüyoruz: Milletin aklını yalanlarla dolanlarla, safsatalarla

bulandırmaya çalışanlar yine başarılı olamamış. Evvel Allah vatandaş ne istediğini de biliyor, ne yapacağını da biliyor. 16 Nisan’a kadar sahalardayız gençler, hazır mısınız? Evet maşallah.

Tüm teşkilatlarımızla il-il, ilçe-ilçe, köy-köy, mahalle-mahalle gezip cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini anlatacağız. İnanıyorum ve eminim ki milletimiz 2007’de başlattığı bu demokratik dönüşümü 16 Nisan 2017’de taçlandıracak. 

Geçen hafta Aksaray’da, Antalya’da vatandaşlarımızla biraraya geldik. Onlara sorduk, ne diyorsunuz, bu halkoylaması meselesi nedir? Meydanlar dalga dalga evet diye inledi. Aksaraylılar hızını alamadı, yüzde 100 dediler. Ben dedim ki; ya yapmayın, 3-5 puan da onlara bırakın, garibanlara, niye bu kadar hırslısınız. Bize 90 da yeter. Antalya’da 62 yatırımın toplu açılışını yaptık. Aksaray’da 72 açılışın, Antalya’da 72 yatırımın toplu açılışını yaptık. Bu iki günde yaptığımız açılışların toplam tutarı 3,5 milyarı geçiyor, 3,5 katrilyonu geçiyor. Tuz Gölünün altı Sultanhanı bölgesinde doğalgaz depolanacak, Yerin altında yeni bir şehir inşa ettik. Böylece karda-kışta, zor zamanda artık doğalgazımızı oradan alacağız, depodan, kullanıma vereceğiz. 

Değerli kardeşlerim, millet hakkıyla iş yapana destek veriyor, ağzı laf yapana değil. Sizlere güveniyoruz, milletimize güveniyoruz. Çünkü biz ne zaman millete geldiysek, millet bize inandı, güvendi, evet dedi. Bir de hayırcılar var, şimdi bunlar hayır kelimesinden sevimli iki şey türetirsek milleti ikna ederiz zannediyorlar. Bırakın kelime oyunlarını, lafla peynir gemisi yürümez. Hele hayırcıların bindiği HDP, PKK, FETÖ gemisi hiç yürümez. 

Şimdi biz diyoruz PKK hayır diyor, FETÖ hayır diyor, DEAŞ hayır diyor. Sırtını PKK’ya yaslamış HDP hayır diyor. Bunlardan ses çıkmıyor. CHP, niye böyle konuşuyorsun? Kardeşim, biz vatandaşımızın kararına boynumuz kıldan ince. Biz vatandaşımıza bir şeyi hatırlatmak istiyoruz. Terör örgütleri hep beraber koro halinde hayır propagandası yapıyorsa, bunun ülkemiz için, milletimiz için, vatandaşlarımız için bir işareti var, biz bunu hatırlatmak mecburiyetindeyiz. Vatandaş hangi tercihini yapacaksa gidip yapacak. Terör örgütleri hayır dediği yerde benim vatandaşlarım aynı safta olmayacaktır; buna da yürekten inanıyorum. Bu ülkede terör örgütlerinin gittiği yoldan giden hiçbir vatandaşımızın olduğunu düşünmüyorum. Terör örgütü, ülkemizin de düşmanıdır, milletimizin de düşmanıdır, bayrağımızın da düşmanıdır, toprağımızın da düşmanıdır. Terör örgütüyle topyekun mücadelede milleti hep yanımızda gördük, milletten aldığımız güçle terör örgütünün belini kırdık. İktidar Partisi olarak merak ediyorum, bir hafta sussak muhalefet ne yapacak bilmiyorum. Çünkü Hükümet, AK Parti bir açıklama yapsın da hemen karşısında bir açıklama yapalım. İktidarın her işine muhalif olmayı marifet sayıyorlar. Biliyorlar ki gerçekleşen ve büyüyen Meclis, gençleşen ve büyüyen

Meclis bu anlayışı kabul etmeyecek. Çözüm siyaseti, hizmet siyaseti isteyen millet kördüğüm politikaları güdenleri elinin tersiyle itecek. Tek bildikleri işi yapıyorlar; hayır, istemezük. 

Türkiye demokrasisi bugüne kadar birçok tarihi sınav verdi. Bu Gazi Meclis dayatılan Cumhurbaşkanı adayı seçilsin diye 1973’te abluka altına alındı. Parti genel başkanları, milletvekilleri hapisle, sürgünle, ölümle tehdit edildi. 79’da 119 turda bu Meclis cumhurbaşkanını seçemedi. Bu durum bahane edilerek 80 darbesi yapıldı değerli vatandaşlarım, değerli kardeşlerim. Biz Türkiye’de demokrasinin başını öne eğdirecek bir olay daha artık yaşansın istemiyoruz. O yüzden milletin gücünün esas olduğu bir anayasayı millete götürüyoruz. Millet evet diyor, bundan hiçbir şüphemiz yok. 15 Temmuz’da sivil vatandaşlarımıza saldıran FETÖ ve avanesi hayır diyor. Her fırsatta polisimize, askerimize saldıran, şehit eden, çocuk-yaşlı, kadın-erkek dinlemeden sivil vatandaşlarımızı öldüren bölücü PKK hayır diyor. Onların arkasına saklanan, sırtını onlara yaslayan bölücü HDP de hayır diyor Bunların değişim karşısında yer alması anlaşılabilir, ama Ana Muhalefet yöneticilerine ne demek lazım? Dertleri neymiş?

Parlamento ortadan kalkıyormuş. Şimdi Parlamento ortadan kalkmaya kalkmıyor da, bunu vatandaşlar bilsin, aslında CHP de bunu çok iyi biliyor. CHP’nin resmi siyaseti, AK Parti ne derse tam tersi şekline olur. 

Değerli kardeşlerim; ekini ektim, sırtımı rahata verdim diye bir şey yok. Türkiye’nin yol haritasında çok ciddi mesafeleri kat ettik, ama işimiz bitmedi, daha çok ama çok işimiz var. Terörü ülke gündeminden çıkaracağız. Bununla ilgili adımlarımızı kararlılıkla atıyoruz. Kış aylarında kendince güvende olduğunu zanneden bölücü terör örgütünün sözde sığınaklarını, üslerini yerle bir ettik. Bu konudaki kararlılığımızdan zerre miktar sapma yok. Bölge insanı bölücü terör baskısından kurtardık. Devlet ve vatandaş el ele verdi dayanışma içinde. Vatandaş istiyor, devlet yapıyor. Vatandaş İstanbul’da, Ankara’da, Bursa’da, Antalya’da ne hizmet alıyorsa, Şırnak’ta, Van’da, Diyarbakır’da da aynı hizmeti alıyor, almaya da devam edecek; bizim adalet anlayışımızın gereği budur. Terör örgütüne lojistik ve finansal kaynak sağladığını tespit ettiğimiz belediyelerde yeni görevlendirmeler yaptık. Yüzlerce üst düzey terörist yakalandı, adalete teslim edildi. İçerisinde patlayıcı, canlı bomba, bombalı araç eylemlerinin bulunduğu 126 girişim engellendi. Bölücü terör örgütü Türkiye topraklarından tam olarak temizleninceye kadar kış demeden-yaz demeden bu mücadele sürecek aziz vatandaşlarım. 

Türkiye topraklarının ötesinde de ulusal güvenliğimizi sağlamak, vatandaşımızın can ve mal güvenliğini temin etmek için Fırat Kalkanı harekatımız da devam ediyor. Elhamdülillah bütün bu mücadeleden sonra Bab da nihayet büyük ölçüde kontrol altına alındı. Amacımız; terör örgütlerinin cirit attığı bölgelerden Türkiye’ye uzanan koridorların açılmasının önüne geçmek. Çok şükür en başından beri bu gayretlerimiz boşa gitmedi, amacına ulaştı. Ancak su uyur, düşman uyumaz, tedbiri asla elden bırakmayacağız. 

Tedbiri elden bırakmadığımız bir diğer husus da, FETÖ terör örgütü. Uluslararası taşeron bir örgüt olan bu katil güruh takibimizdedir. Kamuda incelemeler, arındırmalar dikkatle devam ediyor. FETÖ ile bağlantısı olduğu ortaya çıkan kim olursa olsun hukuk içerisinde mutlaka gereği yapılıyor, yapılmaya da devam edilecek. Araştırmalar sırasında yeniden değerlendirme imkanı da getirdik. Diyelim ki, atılanlar kendilerine haksızlık yapıldığını düşünüyor, bunun da tabii ki hukuk devletinde bir karşılığı olması lazım. Son zamanlarda çıkarılan KHK ile yeniden değerlendirme mekanizmasını hayata geçirdik. 7 üyeden oluşacak, bir nevi mahkeme gibi çalışacak, idare adına bütün bu itirazları inceleyip karara bağlayacak. Eğer itirazlar haklı görülürse göreve iade edilecek. Aksi olursa itiraz sahibinin yargı yolu açılmış olacak ve yargı yolunu takip etmek suretiyle çıkan karar neyse o kararın gereği de hukuk devletinde yerine getirilecek. Nitekim son kararnamede haklı olduğu anlaşılan bazı görevliler, bazı kamu görevlileri görevlerine iade edildi. Adalet mülkün temelidir, adalet olmazsa olmazımızdır. 

FETÖ’nün elebaşısının iadesi için de girişimlerimiz devam ediyor. Bu konuya özellikle önem veriyoruz. Türkiye’de yaşanmış bir katliamın birinci dereceden yöneticisi, sorumlusu ABD’de bir çiftlikte keyif içinde yaşayamaz. Bizim açımızdan bu kabul edilir bir şey değildir. Biz, bu darbe girişiminin planlayıcısı, azmettiricisinin Pensilvanya’daki terörist başı olduğunu daha önce Amerika makamlarına ilettik. Hazırladığımız dosyalarda hiçbir şüpheye yer kalmayacak şekilde bütün kanıtları teslim ettik. Yeni yönetimin bu konudaki adımlarını bekliyoruz, görüşmelerimiz devam ediyor. Umuyorum ki Amerikan yönetimi tarafından bu terörist başının iadesi konusunda somut adımlar atılacaktır. 

Değerli arkadaşlar, diğer bir değinmek istediğim husus da ekonomidir. Reel sektörün faiz baskısı altında ezmeden, döviz kurları konusunda bazı adımlar attık. Dünya genelindeki ekonomik durgunluğun farkındayız. Gelişmeleri yakından alıyor, anında tedbirlerimizi alıyoruz. Mali disiplinden de bu tedbirleri alırken asla taviz yok. Reel sektörü desteklemeye devam edeceğiz. İstihdam artırıcı teşvik tedbirlerini hayata geçiriyoruz. Bakın daha geçen hafta bütün KOBİ’lere 30 ila 50 bin lira arasında kredi 1 yıl ödemesiz, faizsiz, 3 yıl vadeli kredi verme kararı aldık ve bunun uygulaması için süreci başlattık. Böylece küçük esnafın, sanayicinin sıkıntılarını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Çok yoğun ilgi var, 600 bin civarında KOBİ’nin bu işe müspet şekilde talebi olduğunu görüyoruz. Ama şartları tutan herkesi, bütün küçük esnafı, sanatkarı bu imkandan faydalandıracağız. 

Ekonomi Koordinasyon Kurulunda aldığımız kararlar birer-birer uygulanıyor. 2017 yılı için ilk üç ay sigorta primlerini yılın son üç ayına ertelemiştik; bu yürürlüğe girdi. Belediyelerimizin kesintilerinin yapılmaması kararını verdik, bu yürürlüğe girdi.

Esnaflarımız için Ahilik Fonu kuracağız dedik, Genel Kurulda görüşülmeyi bekliyor, önümüzdeki hafta ele alınacak. Ayrıca, dün aldığımız bir kararla çiftçilerimizin, tarım kesiminin Ziraat Bankası’na ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan 1 milyara yakın borçlarını 5 yıl süreyle yeniden yapılandırıyoruz. Böylece çiftçimizin yanında olduğumuzu, yıllardır devam eden bu problemlerine çözüm üretiyoruz. 

Tabii ben bir şeyi merak ediyorum; birkaç hafta için döviz kurlarında bir hareketlenme oldu, kıyameti kopardılar. Şimdi yüzde 7-8’lik aşağıya doğru bir iniş var. Battık, batıyoruz diyen felaket tellalları sus-pus, hiç sesleri çıkmıyor. Bir kez daha hatırlatıyorum, küresel dalgalanmalarla başlayan döviz kurundaki oynaklık geçicidir, etkileri çok ama çok sınırlı kalacaktır; bunun bilinmesini istiyorum. İnşallah 2017 baharından itibaren Türkiye her alanda şaha kalkmaya devam edecektir. Yazla birlikte, havaların ısınmasıyla birlikte ekonomide de, demokraside de ülkemizin ayak bağlarının hepsinden kurtulmuş olacağız. Biz milletin işini düşünüyoruz, aşını düşünüyoruz, yavrularımızın geleceğini düşünüyoruz. 

Onun için de istihdamı artırmaya yönelik yine geçen hafta Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’yle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında bir mutabakatı istihdam seferberliğini kamuoyuna ilan ettik. Nedir bu, vatandaşlarım bilsin. 

Bir kere bir süredir devam ettiğimiz toplum yararına çalışma konusu var. İş kur marifetiyle kamu kuruluşlarında vatandaşlarımız, işsizlerimize iş temin ediliyor, bunlar en az 9 ay süreyle kesintisiz çalışıyorlar. Yeni uygulamada buna özel sektörü de dahil ettik, sayıyı 500 bine çıkardık. 200 binden 500 bine çıkardık. Yani hem kamuda, hem de özel sektörde işsizler çalışacak parasını İşsizlik Fonundan biz ödeyeceğiz. Dolayısıyla işverenlerimize ayrı bir yük gelmeyecek. Yeter mi? Yetmez. Bunun üzerine de

Türkiye Odalar ve Borsalar Başkanlığı bünyesindeki toplam 1,5 milyonu bulan üyelerin her biri en az 1 işçi çalıştırmaya karar verdi. Bu ne demektir? 1,5 milyon vatandaşımıza yeni iş. Üstüne 500 bin de bizim toplum yararına çalışmayı koyduğumuzda, 2 milyon iş anlamına geliyor. Peki, onlar bunu yaparken biz boş mu duracağız? Tabii ki değil. Onların diğer maliyetlerini karşılayacağız. Onlar sadece maaşı verecek; sigorta primini ve vergisini, maaştan kesilen vergiyi ve sigortayı devlet olarak biz karşılayacağız 1 yıl boyunca. Bu ne demektir? Bu konuda yanında 1 işçi çalıştıran ve toplam 1,5 milyon çalışan için biz hükümet olarak, devlet olarak 12 milyar liralık bir katkı sağlıyoruz, 12 milyar. Helali hoş olsun, yeter ki vatandaşımız iş-güç sahibi olsun. Türkiye buna değer. Çünkü bu millet her şeyin en iyisini, en güzelini hak ediyor. Değil mi ki 15 Temmuz gecesi alçaklara darbeyi vuran, demokrasiyi kurtaran bu millet. Bu millet için ne yapsak azdır. 

Değerli kardeşlerim, Türkiye için arkadaşlarımızla her alanda çalışıyoruz. Gündemimizde hiçbir zaman tek bir konu yok, birçok konuyla eşzamanlı olarak ilgileniyoruz. Ekonomi, dış politika, güvenlik, turizm, tarım, ulaşım hayatın her alanında durmadan, yorulmadan kararlar alıyoruz, uygulamalar yapıyoruz. Biten hizmetleri devreye alıyoruz, yenilerinin temellerini atıyoruz. Kaydedilen bütün bu ilerlemeleri kalıcı hale getirmek için, geleceğe taşımak için, güvence altına almak için Anayasamızda bu mecburi değişikliği yaptık. 

Değerli kardeşlerim; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye dev reformlar, dev hizmetlerle buluştu. O yüzden 16 Nisan’da gerçekleştirilecek halk oylaması çok önemli. Bu halkoylamasında sandığa giderken şüphesiz siyasi görüşümüzü evde bırakacağız. Milli duygularımızla hareket edeceğiz, çünkü mesele memleket meselesi gençler. 

Gençler, beyefendiler, hanımefendiler; çocuklarımıza daha müreffeh, daha kalkınmış bir Türkiye emanet etmek istiyor musunuz? Evet.

Eli kanlı FETÖ gibi terör odaklarının bir daha alçakça darbe yapmasını önlemek istiyor musunuz? Evet.

15 yıldır ülkemizin çehresi olumlu yönde değişmeye devam ediyor, bu değişim devam etsin istiyor musunuz? Evet evet evet. 

AK Parti ana kademe yöneticileri, milletvekillerimiz, kadın kollarımız, gençlik kollarımız, mahalle temsilcilerimiz, ilçe başkanlarımız, belde başkanlarımız, bütün bakanlarımız, bütün AK Parti teşkilatımız önümüzdeki 2 ay içerisinde sahadayız. Ama önce 25 Şubat, gençler, duyuyorum, 25 Şubat’ta Ankara Arena’da kampanyamızın başlangıcını muhteşem bir katılımla gerçekleştireceğiz. O gün Türkiye’nin kalbi Ankara’da Arena’da atacak. 

Değerli arkadaşlar, bütün çalışmalarımızda sağduyuyu elden bırakmayacağız, kışkırtmalara, tahriklere kapılmak yok, tamam mı gençler? Hayırcı blok yalan ve iftiralarla bu süreci sakatlamaya çalışıyor. Unutmayın, bizim işimiz hizmet gücümüz millet. İşimiz hizmet gücümüz millet.

Evvel Allah. İki ay boyunca memleketin her yerini karış karış gezeceğiz, buna hazır mısınız? Evet.

Türkiye tertemiz bir istikbale yönelsin diye kolları sıvamaya var mısınız? Evet. 

Evet eyvallah Tamam, vazifemizi bitirmek üzereyiz, biraz daha sabır, odan sonra istediğiniz kadar serbestsiniz. 

Değerli kardeşlerim, milletvekili arkadaşlarım; şimdi seçim takvimi belli oldu, 16 Nisan Pazar günü sandığa gidiyoruz, oylarımızı veriyoruz, ancak ondan önce yapılacak işler var. 18 Şubat’ta listeler askıya çıkıyor, seçmen listeleri güncellenecek. Ben buradan önemli bir hatırlatma yapıyorum, vatandaşlarımız en son oylarını, diyelim ki İstanbul’da oturuyor Sivas’ta kullandı, o zaman yaz ayları vardı, millet yazın biliyorsunuz İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den, büyük şehirlerden memleketine, doğduğu yerlere gidiyor, orada vakit geçiyor okullar kapanınca. Şimdi bu askılara bakacağız, ikametimizi değiştirmeye lüzum yok, oy kullanacağınız yeri İstanbul’sa, Ankara’ysa, şu anda nerede oturuyorsanız, nerede oy kullanacaksınız ona göre düzeltmeniz lazım, aksi halde buradan kalkıp Sivas’a, Erzincan’a gitmeniz lazım, o da masarif, Kayserililer sevmez masarifi. Biz de Kayseri’yle gurur duyuyoruz. Herkesin tutumlu olması lazım. Türkiye’yle gurur duyuyoruz, hepinizle gurur duyuyoruz. 

Bu 18 Şubat günü başlayacak askı 10 Mart’a kadar, 10 Mart’ta kesinleşiyor.

Bu arada üniversitede okuyan kardeşlerimiz de yine bu seçmen kütüklerine bakıp nerede oy kullanacaklarsa bu düzeltmeyi yapmaları gerekiyor. Yani 18 Şubat’la 10 Mart arasında bu işleri ihmal etmeyelim, bizden hatırlatması. Sonradan tabi zorluklarla karşılamasın diye vatandaşlarımızla, milletimizle bu bilgiyi paylaşıyorum. Şüphesiz muhtarlıklardan daha tafsilatlı geniş bilgi alabilirsiniz. Ayrıca, 27 Mart günü itibarıyla da yurt dışına gelen-giden vatandaşlarımız gümrük kapılarında oy kullanabilecek. Bu…

Helal olsun. Duydunuz değil mi? Atma FETÖ atma gönlüm hoş değil, cumhurbaşkanlığı sistemi geliyor Ankara boş değil. 

Evet gençler, bir dakika bir dakika… Ya niye ölüyorsunuz, ölecek zaman mı? İşimiz-gücümüz var. Bizim işimiz öldürmek değil, bizim işimiz yaşatmak sevgili gençler.

Şimdi kapatıyoruz, dükkan kapanıyor bir dakika.

İşimiz hizmet gücümüz millet. İşimiz hizmet gücümüz millet. Durmak yok yola devam. Durmak yok yola devam.

Vesayeti tarihe gömmek için evet.                 

Kutuplaşma değil, kucaklaşma için evet.   

Bürokrasi zincirini kırmak için evet.

İstikrar için, huzur için evet.

Büyük projeler, dev yatırımlar için evet.

Türkiye’nin mutlu ve müreffeh yarınları için evet evet evet.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, Allah’a emanet olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.