Basbakan Yildirim’in 19 Eylül Gaziler Günü Töreninde yaptigi konusmanin tam metni
Bugün diğer güzel bir etkinliğimiz de, bundan sonra 2016-2017 eğitim-öğretim yılı için ilk ders zilini Milli Eğitim Bakanımızla, Ulaştırma Bakanımızla birlikte memleketim Erzincan’da çalacağız ve böylece eğitim-öğretim yılını da başlatmış olacağız. Bütün öğrencilerimize, yavrularımıza zihin açıklığı diliyorum, başarılı bir eğitim-öğretim yılı diliyorum.
Değerli vatandaşlarım; gazilik, şehitlikle eşdeğerdir. Cepheye giderken ya gazi ol, ya şehit ol diye dualarla gönderilir. Nasip işidir; şehit olabilirsiniz, şehit olmayı istersiniz gazi olursunuz. Ama ikisi de birbirinden mukaddes bir vatan görevidir. Bu vatan görevini yapmış olmanın büyük ödülü bazen şehitliktir, bazen de gazilik. Gazilerimiz bizim baş tacımızdır, şehitlerimiz bizim baş tacımızdır. İnancımıza göre şehitlerimiz ölü değildir, diridir. Onlar bizim gönlümüzün en müstesna yerinde yer almaktadır. Tarih boyunca bu toprakları bize vatan yapan gerek Kafkas cephesinde, gerek Balkan cephesinde, gerek Yemen’de, gerek Anadolu’nun birçok köşesinde kahramanca mücadele ederek geleceğimizi, istikbalimizi koruyan ve bu toprakları bize emanet eden şehitlerimize, gazilerimize ne kadar şükretsek, ne kadar onları baş tacı etsek azdır.
Değerli kardeşlerim; gazilerimizin tabiatıyla gelecek nesillere de vereceği çok önemli mesajlar vardır. Genç kuşaklar yetişirken vatan sevgisini gazilerimizden, şehitlerimizden özümseyerek ülkenin geleceğine hazırlanmaktadır.
En son olarak 15 Temmuz alçak darbe girişiminde de milletimizin bağımsızlığına, demokrasisine, bayrağına ve vatanına ne kadar önem verdiğini, ne kadar sahip çıktığını bir kez daha gördük. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin asker elbisesi içerisine bürünmüş alçak terör unsurları maalesef ülkemizde demokrasiyi yok etmek, millet iradesini sona erdirmek için başlattıkları kalkışmayı en sert cevabı milletin kendisi vermiştir. Tankın, topun, tüfeğin, uçağın karşısına göğsünü siper etmiş, bu uğurda şehit olmuş, gazi olmuştur, ama bu bayrağın hainlere teslim etmemiştir, bu ay-yıldızlı bayrağı asla yere düşürmemiştir. Aynı şekilde 780 bin kilometrekare vatan toprağının her karışını gözü gibi korumak için gece-gündüz demeden mücadele eden bölücü teröre karşı şehitlerimiz var, gazilerimiz var. Hem FETÖ terör örgütüne karşı, hem bölücü terör örgütüne karşı fedakârca mücadele eden, hayatlarını ortaya koyan bütün güvenlik güçlerimize, askerimize, polisimize, köy korucularımıza şükranlarımızı sunuyoruz, millet olarak teşekkür ediyoruz. Bu uğurda şehit olan bütün kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, gazilerimize hayırlı uzun ömürler diliyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak gerek şehitlerimizin bize olan emanetine, gerekse gazilerimize gözümüz gibi bakmak, onları baş üstünde taşımak her zaman geçmişte olduğu gibi bundan böyle de en önemli şiarımızdan birisi olmaya devam edecektir.
Bağımsızlığın bedeli büyüktür; bazen can verirsiniz, bazen gazi olursunuz, ama bu topraklara namert eli ayağı değdirtmezseniz. İşte Türk milleti böyle bir millet. En zor şartlarda bile kendi geleceğini, kendi istikbalini, kendi kaderini yüreğinden, bağrından çıkardığı aziz milletiyle teminat altına alan müstesna uluslardan bir tanesi.
Çok değerli kardeşlerim; birçok düzenleme yaptık şehitlerimizle, gazilerimizle ilgili, şehit yakınlarımızla ilgili. Ne yapsak azdır, daha fazlasını elbette ki yapacağız. En son yaptığımız düzenleme, şimdi şehitlerimiz oluyor, her biri için ayrı şehitlik hazırlanıyor; polis için ayrı, asker için ayrı, diğerleri için ayrı, siviller için. Şehitlikte sınıflama olmaz, onu kaldırdık. Bütün şehitlerimiz artık nasıl cephede omuz omuza çarparak şehadet şerbetini içiyorsa, şehitliklerde de yan yana, huzur içerisinde yatmaya devam edecek.
Ben bu duygu ve düşüncelerle bugün 95’incisini idrak ettiğimiz Gaziler Günümüzü tekrar tebrik ediyorum. Rabbim bu ülkeye karşı kötü planlar içerisinde olanlara fırsat vermesin. Askerimiz, polisimiz, korucularımız ülkemizin bağımsızlığının, geleceğinin teminatıdır. Gece-gündüz demeden sınır boylarında, yurdun her köşesinde milletimizin huzuru ve güvenliği için canla başla mücadele etmektedir. Allah onların bu gayretlerinde yardımcısı olsun diyor, hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Allah’a emanet olun.