Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in, 26. Dünya Posta Kongresi Açilis Töreni’nde yaptigi konusmanin tam metni

 

Saygıdeğer katılımcılar, değerli basın mensupları, hanımefendiler, beyefendiler; kültürlerin, uygarlıkların, doğuyla batının buluşma noktası dünya kenti İstanbul’a hoş geldiniz.

7 Ekim’e kadar devam edecek olan Dünya Posta Kongresi’nin açılışında sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. 

Bu kongrenin benim hafızamda özel bir yeri var. Az önce sunucu arkadaşımızın da ifade ettiği gibi, 2012’de Doha’da 25’incisi yapılan kongrede Türkiye olarak ev sahipliğine talip olmuştuk ve kongreye katılan delegelerin ittifakıyla bu kabul edilmişti. Bugün 4 yaş daha yaşlandık, 2016’dayız. Bu kongrede Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak özellikle gelip açılışında sizlerle beraber olmayı bir görev bildim. Bütün 192 ülkeden gelen delegelere İstanbul’a, Türkiye’ye bir kez daha hoş geldiniz diyorum, sefalar getirdiniz. 

Sözlerimin başında bu önemli küresel etkinliğin İstanbul’da gerçekleşmesinin kararını veren sizlere ve bütün hazırlık çalışmasını yapan Ulaştırma Bakanlığı çalışanlarına, Sayın Büro Genel Müdürü Bishar Hüseyin -başta olmak üzere Dünya Posta birliği sekretaryasına ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. 

Bu yılki kongrede bir ilke imza attığınızı da biliyorum. O da şudur: 26. Kongre Dünya Posta Birliği’nin ilk kağıt dostu kongresi olarak anılacak. Kongre süresince üretilecek bütün dokümanlar kongre salonlarında bulunan tabletler aracılığıyla delegelere iletilecek, önceki kongrelerde harcanan kağıt miktarı yaklaşık 4 ton, böylece 4 ton kağıdı tasarruf etmiş olacağız, yeşili, ormanı da … (Ses Kesikliği) … bir çevreci kongre olma özelliğine de sahip.

Değerli dostlar, kağıt dostu kongrenin ayrıcalığı, tabi ki burada ön plana çıkıyor. Bilindiği gibi 20. yüzyıl her alanda uluslararası işbirliklerinin artmaya başladığı bir dönem oldu. Bu dönemde teknolojinin, ticaretin, iletişimin geliştiği bir ortamda dünyanın dört bir yanında insanlar ve milletler birbirinden uzaklaşmak yerine, birbirleriyle yakınlaşmanın gerekliliğine, bilincine vardı ve her alanda işbirlikleri gelişmeye başladı. İlk olarak tarım, taşımacılık, teknoloji, finans, dış politika, güvenlik gibi konularda işbirlikleri birbirini takip etti. 20. yüzyılda başlayan bu bütünleşme, küreselleşme fikrinin posta alanına yayılmış olması da doğal bir sonuçtur, çünkü posta sektörü ve küreselleşme kavramı ortaya çıkmadan önce de doğası gereği küresel bir niteliğe sahipti. Bu küreselleşme ortamında teknoloji, insanlar, olaylar, bakış açıları buna bağlı olarak değişti, dünya değiştiği süreçte değişimler birbirini izledi. Sonuçta artık dünya denince bir gezeğenin ötesinde birtakım değerleri temel alan bir anlayış, bir düşünüş akla geliyor. Dünya Posta Birliği de birlikteliği temel alarak posta gönderilerinin birbiriyle bağlantılı ağlardan oluşan tek bir posta alanı dahilinde serbestçe dolaşımı sağlamayı 192 ülke arasında teknolojinin de desteğiyle etkin işbirliği içerisinde tek bir ağ oluşturmayı hedefliyor. Kısacası, gelişen ve değişen dünyada posta sektörünün de bu değişimi yakalayabilmesini, teknolojiye ayak uydurabilmesini amaçlıyor. 

İnsanoğlunun kuşların kanadında ilettiği notlardan, telgraf tellerini titreten mesajlardan, hasret yüklü mektuplardan günümüze çok şey değişti, haber ulaştırma araçları da haberleşmenin gelişmesine paralel olarak değişti. 

2002 yılında göreve geldiğimde PTT, Türkiye Posta İşletmesi halini kısaca şöyle özetleye bilirim: Zarar eden bir kuruluş, 35 binin üzerinde çalışan ve ne yapalım da bu yükten kurtaralım diye kara kara düşünen bir idare. 1 lira sembolik fiyata diğer kamu kuruluşları olduğu gibi satalım ve bu yükten kurtulalım diyen bir anlayış. Ancak, PTT niye bu hale düşmüştü, asıl onun sorgulanması gerekiyor, çünkü telefon, telgraf, posta, 3 hizmet birada görülüyordu. Yıllar geçtikçe internetin hayatımıza girmesiyle beraber telekomünikasyon kısmı, bilgi iletişim kısmı çok hızlı yol aldı, geleneksel posta artık bir anlamda tarihe karıştı. Mektup yazanların sayısı günden güne azalıyor, onun yerine internet üzerinden haberleşme, mesajlaşma daha fazla kullanılmaya başlanıyor, bu da süratle posta idarelerinin mali gücünün zayıflamasına, gelişmenin, teknolojinin geride kalmasına sebep oluyor. Ne yapmak lazım? Mutlaka gelişmeleri yakalayacak yeni bir hizmet anlayışına ihtiyaç var. Bunun için 2004 yılında PTT Bank kuruluşuna karar verdik. Bu kararımızı aldık ve bundan sonra PTT’nin rotası değişti. PTT süratle hizmet ağını yeni hizmet türleriyle genişletmeye başladı. Bugüne geldiğimizde 4500 noktada PTT’nin hizmet verdiği yerler var. Hem bilişim altyapısını kullanıyor, hem banka hizmetlerini yapıyor, aynı zamanda kargo taşımacılığı da yapıyor, geleneksel mektup işi de yapıyor, ama mektupları hibrit posta yöntemiyle yazılacak metni sipariş ediyorsunuz aynısını ulaşacağı yerde çıkışını alıyor iletebiliyor. Bir yandan teknolojiyi yakalıyor, diğer yandan da kişisel posta pullarıyla, geleneksel mektup hizmetleriyle geçmişi koruyarak geleceği inşa eden bir durumu PTT yakalamış oluyor. Zarar eden PTT geçen yıl itibariyle cirosunu 1 milyar doların üzerine çıkarmıştır. Tabi 200 milyon dolar civarında da bir net karı var. Zarar eden PTT, PTT Bank konseptinin devreye girmesiyle beraber en fazla vergi veren 100 firma arasına kısa sürede girmeyi başardı. Dolayısıyla, internetin, Telekom’un PTT’den yolunu ayırmasıyla birlikte PTT yok olacak diyenler bir kez daha PTT’nin kendini yenileme ve değişimden sonra 150 yıllık bir kuruluş olmanın verdiği tecrübeyle başarısının üzerine başarı katmaya devam etti. 

Şimdi 26. Kongre Dünya Posta Kongresi toplanıyor. 7 Ekim’e kadar bunla birlikte olacaksınız, birbirinizle daha çok tanışacaksınız. Ama daha önemlisi sürdürülebilir kalkınmanın en önemli araçlarından biri olan iletişim altyapısının küresel entegrasyonunu kullanacaksınız. Bir ülkenin tek başına bu işlerde iyi olmasının bir anlamı yok. Bir zincir düşünün zincirin gücü en zayıf halkayla ölçülür en kuvvetli halkayla değil. O yüzden Uluslararası Posta Birliğinin önemli görevlerinden bir tanesi de küresel anlamda altyapıdaki farklılıkları ortadan kaldıracak projeleri geliştirmek olmalıdır. Erişimin Afrika’da da, Amerika’da da, Avrupa’da da, Asya’da da birbirine yakın olması lazım. Küresel tek ağ hedefi ancak online olmakla mümkündür. Her yöne online olabilirsek bu amacı gerçekleştirmiş oluruz. Bunun için birbirimizle daha fazla birlikte olacağız, birlikte çalışacağız, sorunların çözümünde tecrübe paylaşımını asla ve asla gözden uzak tutmayacağız.

Değerli konuklar, posta hizmetlerinin tarihi gelişimini az önce söyledik. Yaya postacılarla başlayan posta hizmetleri atlı, develi binicilerden teknolojinin gelişmesiyle birlikte taşıt, otomobil, tren, uçak, uydu ve nihayet internet olmak üzere bir süreçten geçiyor.

Az öncede ifade edildi artık mesajları göndermek çok kolay bir tuşla istediğiniz mesajı dünyanın her tarafına gönderebiliyorsunuz. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızla geliştiği global dünyada insanların değişen ve çeşitlenen ihtiyaçları doğrultusunda posta hizmetlerine yön vermekte büyük önem taşıyor.

Değerli konuklar, ülkemizde bugüne kadar siyasi, ekonomik, ticari ve kültürel alanlarda sayısal uluslararası etkinliğe ev sahipliği yaptık ve bu uluslararası organizasyonlara bir yenisini eklemiş bulunuyoruz. Kurucu üyelerinden biri olduğumuz Dünya Posta Birliği 192 ülke temsilcisini biraraya getiren en önemli küresel platformlardan bir tanesidir. Dünyanın her bir köşesinden, her kıtadan, her milletten posta sektörü temsilcileri bu platformda biraraya gelerek üye ülkelerin uygulayacağı hizmetlere yönelik, işletmelere yönelik kararlar alıyor ve sektörü birlikte şekillendiriyorsunuz. Burada alacağınız kararlar İstanbul stratejisi, İstanbul Dünya Posta Stratejisi adıyla 4 yıl boyunca uygulamada olacak. Ve 2020’ye gelirken dünya posta sektörünün nasıl bir görünüm alacağının kararlarını İstanbul’da vereceksiniz. 

Bugün açılış oturumunu yaptığımız posta ve haberleşme sektörünün en önemli zirvelerden Dünya Posta Kongresine ev sahipliği yapmak ve siz değerli sektör temsilcilerini burada hep beraber ağırlamaktan ayrıca memnuniyet duyuyoruz. Bu noktada IPU Sekretaryasına da bu organizasyonu en iyi şekilde gerçekleştirebilmesini temin için harcadıkları emek, gösterdiğiniz profesyonellik için bilhassa teşekkür ediyorum.

Burada bir hususu zikredemeden geçemeyeceğim; malum 15 Temmuz gecesi ülkemizde bir darbe girişimi oldu. Türk demokrasisine, Türkiye’nin milli iradesine karşı yapılan bu kalkışmayı aziz milletimiz ferasetiyle, basiretiyle, onurlu duruşuyla yenmeyi bilmiş ve Türkiye’nin geleceğini, demokrasisini teminat altına almıştır. Bu olaydan sonra bazı fırsatçı çevrelerin 4 yıl önce karar verilen bu organizasyonun güvenlik gerekçe gösterilerek İstanbul’dan başka bir yere alınması için çaba içerisine girdiklerini biliyoruz. Ancak, Uluslararası Posta Birliği’nin kararlı tutumu ve PTT yönetiminin haklı mücadelesi sonunda bugün Doha’da alınan karar aynen gerçek oluyor. 

Değerli dostlar, şunu asla unutmayalım: Terörden kaçmakla güvenli olamazsınız, terörü korkmakla terörden kurtaramazsanız, terörü korkutursanız o zaman güvenli olursunuz. Hep beraber terörden korkmayacağız, terör bizden korkacak, o zaman dünyada da, Türkiye’de de, her yerde de güvenlik sağlanır. Dünyanın hiçbir noktası güvenli değildir. Değil mi ki 60 milyonu bulan mülteci var, vatansız insan var, bunların sorunlarını çözmeden, küresel problemlere gözümüzü, kulağımızı kapatarak terörden arınmış bir dünya inşa edemeyiz. Mutlaka ve mutlaka dünyanın çeşitli yerlerinde var olan terörün sebeplerine, derinliklerine inmemiz gerekir. Bir terör örgütüyle mücadele ederken, başka terör örgütlerini de doğurmak gibi bir yanlışın içine asla düşmemiz lazım. 

Türkiye’nin etrafında yaşananlar son 6 senedir bir insanlık dramıdır. Suriye; 500 bin insan masum, çocuk, genç, ihtiyar anlamsız bir savaş uğruna hayatını kaybetti, 10 milyon insan yerlerini, yurtlarını terk etti, kimisi denizlerde boğuldu. Ama 3,5 milyonuna biz kucak açtık, Türkiye kucak açtı ve 6 yıldır ekmeğimizi paylaşıyoruz, evimizi paylaşıyoruz, bundan da gurur duyuyoruz. Çünkü biz misafir sever bir milletiz, biz kadir bilen bir milletiz. Biz, darda, zorda kalan insanlara kucak açan bir milletiz, bizim geleneğimizdir budur, geçmişiz budur. Bunu bazı ülkeler anlayamıyorlar, anlayamazlar, çünkü onlar her şeyi paraya tahvil etmişler, para varsa insanlık var, para yoksa hiçbir şey yok; asıl huzursuzluğun kaynağı budur. Dünyayı huzursuzluğa iten bölgesel farklılıkları, dengesizlikleri, adaletsizlikleri körükleyen bu dünya anlayışıdır. Bu anlayış terk edilmeden, doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle kardeşlik, küresel barış, bölgesel barış, refahın paylaşımı, zorlukların paylaşımı, adil bir yönetişim sağlanmadan bu meselelerin üzerine en modern silahlarla gitmek terörü yok etmez, terörü daha da arttırır, onun için Birleşmiş Milletler bugünlerde Genel Kurul yapıyor. Birleşmiş Milletler’e düşen en önemli görev, itibarını daha da arttıracak radikal kararlara imza atmak. Bu kararlar yıllardır devam eden bölgesel anlaşmazlıkların sona erdirilmesi ve bu kararlar verilirken bazı ülkelerin rekabetine güçsüz insanların kurban edilmesine izin verilmemesidir. Ümit ederim ki, bir gün Birleşmiş Milletler kuruluş amacına çok daha uygun olarak bu hizmetleri yapar hale gelecektir.

Değerli dostlar, bu duygu ve düşüncelerle 26’ncısı gerçekleştirilen Dünya Posta Birliği Kongresi’nin başarılı olmasını temenni ediyorum. Yapacağınız her türlü çalışmanın gerek ülkeleriniz için, gerek küresel posta hizmetleri için yeni ufuklar açmasını diliyorum. Ve dünyanın dört bir yanından ülkemize gelen bütün konuklara bir kez daha hoş geldiniz diyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.