Basbakan Yildirim’in ABD Baskan Yardimcisi Joe Biden ile basin toplantisi konusmasinin tam metni
ABD BAŞKAN YARDIMCISI JOE BIDEN- Bana Başbakanın benim önce konuşmamı istediği söylendi, onun için teşekkür ediyorum.
Herkese iyi öğleden sonralar.
Ben Türkiye’ye birçok defa geldim Amerika’nın senatörü olarak 1970’lerden beri, Dış Komite Başkanı olarak ve Başkan Yardımcısı olarak.
Bugün Türkiye’ye bakınca, ben inanılmaz, affedilmez saldırının Türkiye’nin demokrasisini zedelemek için hayata geçirildiğinden dolayı üzüntümü ifade etmek istiyorum. Ben aynı zamanda bu konuda da odaklanmak istiyorum. Bu saldırıda aynı zamanda Cumhurbaşkanı ve Başbakan öldürülmek istendi, bu Türkiye’ye ve Türkiye’nin demokratik enstitülerine yapılmış olan bir saldırıdır. Sayın Başkan Obama bugün benim Türkiye’ye gelmemi istedi ve bununla dünyaya bizim iki ülke arasındaki ilişkilere son derecede önem verdiğimizi, hem müttefik olarak, hem partner olarak, hem dost olarak son derecede önem verdiğimizi bütün dünyaya göstermemi istedi.
Biz müttefik olarak, Türk halkının müttefiki olarak şunu söylemek istiyorum ki; biz Amerika Birleşik Devletleri Türkiye’yi her zaman, bu özellikle de darbe teşebbüsünün arkasında tam olarak desteklemektedir.
Şunu söylemek istiyorum ki; Türkiye Hükümeti veya Türkiye halkı herhangi bir şekilde yardım isterse biz bunu sağlamaya devam edeceğiz, demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz.
Amerika Birleşik Devletleri 15 Temmuz’daki hareketleri derhal kınadı, Başkan Obama Türk Hükümetine desteklerini bildiren ilk devlet başkanlarından birisiydi, hatta olayların devam ettiği sırada bu destek bildirilmişti.
Daha önce de belirttiğim gibi, olaylar olurken biz bunun gerçek olup olmadığını veyahut da bir internet oyunu olup olmadığını, ciddi olup olmadığını anlayamadık, bu son derecede şaşırtıcıydı.
Biz şundan dolayı üzgünüz ki; ben sizin Parlamentodaki yerinizi, Başbakanın dairesini ziyaret ettiğim zaman hep beton parçalarını gördüm yerde, çelik boruları, kırılmış camları, delinmiş tavanları gördüm, hatta sizin ofisinize kadar yürüdüm. Çok şükür siz ofisinizde değildiniz, çünkü harabeye dönmüş orası. Bombaların düştüğü yerlerde, bu bombalar Türkiye demokrasinin kalbine düşmüştü. Eğer onlar azıcık fazla, hatta birkaç metre uzağa düşmüş olsaydı jetlerin attıkları veya helikopterlerin Parlamento üzerinde ateş etmeleri sonucunda bombalar veyahut da kurşunlar başka yerlere isabet etseydi kim bilir kaç kişi ölmüş olacaktı, ki bunlara Parlamento üyeleri de dahil olabilirdi. Ve sizin yardımınızla, sizin Parlamentoda bulunmakta ısrar etmeniz ve Parlamentodaki milletvekillerini saldırı devam ederken orada bulunmalarını istediğiniz sizin kararlılığınızı gösterir.
Tabi bu sadece harabeye çevrilen bu ihanet neticesinde sadece Parlamento binası zedelenmedi, aynı zamanda Türk halkının güvenlik hisleri zedelenmiş oldu. Bu yaraları sadece yaralananlar, sadece ölenler değil, bütün Türk halkı bu duyguları, bu zedelenme, yaralanma duygusunu yüreğinde hissetti. Ama bütün dünya bunu seyrederken, onlar Cumhurbaşkanının Başkente geldiğini ve bu cesareti gösterdiğini gördüler. Bir cep telefonuyla yapılan kaydı gördük ve bundan sonra bu çağrıdan sonra, Cumhurbaşkanının çağrısından sonra Türk halkı sokaklara döküldü. Bunlar Türkiye’de olsaydı ve Türklerin yerine biz olsaydık, biz demokratik … korurduk ve neticeler öyle olurdu ki bütün dünya bu neticeleri görürdü. Bu fundamental demokratik prensipleri paylaşıyoruz ve Amerika çok üzgündür.
Ve bizi etkileyen Türk halkının cesaretine hayran kaldık. Onlar tankların üzerinde durdular, hatta tankların üzerine çıktılar, bununla demokrasinizi korumaya çalıştılar, demokrasiye siper oldular. Siz bu bölgede onlara şehit diyorsunuz, biz onlara büyük kahramanlar ve vatanseverler diyoruz, ülkeleri için hayatlarını vermeye, canlarını vermeye hazırdılar.
Dolayısıyla ben tekrar Sayın Başbakan Türkiye’nin bütün halkına hayatlarını kaybedenlerin ya da yaralananların ailelerine ve sevdiklerine başsağlığı vermek istiyoruz.
Biz sadece onların kahramanlıklarını alkışlamakla kalmıyoruz, onların aynı zamanda demokrasiye olan bağlılıklarını alkışlıyoruz. Onlar kendi ülkelerinin güçlü, canlı, kararlı kalmaları ve demokratik kalması için hayatlarını verdiler. Biz onların fedakarlıklarını hiçbir zaman unutmayacağız. Onlar Türk tarihinde hiçbir zaman unutulmayacaklar.
Şunu açıkça söylemek istiyorum, bunu mümkün olduğu kadar açık söylemek istiyorum, işittiğim bazı söylentilere karşı şunu söylemek istiyorum: Amerikalılar bu konuda bilgisi vardı veya işbirliği yapmıştı gibi söylentiler işitiyorum. Amerika Birleşik Devletleri hiçbir zaman asla bu hadiseden önceden haberdar olmamıştır, Temmuz 15’te olacaklardan haberdar olmamıştır. Amerika Birleşik Devletleri, Amerika Birleşik Devletleri halkı olan bitenden son derecede üzgündür ve nefretle karşılamaktadır. Hiçbir durumda, biz hiçbir şekilde bu hareketi desteklemeyiz, bu korkakça hareketi ve bazı askeri üslerin bu davranışını hiçbir zaman hoş görmeyiz. Bizim önceden bir bilgimiz yoktu, biz hiçbir zaman desteklemedik, biz bu hareketi derhal kınadık. Ve önce yaptığımız gibi darbe teşebbüsünden önce olduğu gibi omuz omuzayız. Sadece Türkiye Hükümetiyle değil, Türkiye halkıyla da. Türkiye halkının kusura bakmayın, ama belki kendim için söylüyorum, ama Amerika Birleşik Devletlerinden daha iyi dostu yoktur. Bunu tekrar söylüyorum, bizden Amerika Birleşik Devletlerinden daha iyi arkadaşı yoktur Türk milletinin, daha iyi dostu yoktur. Biz her zaman ve ortak değerlerimiz ve ortak güvenliğimiz için birlikteyiz her zaman. Hükümet için elinden gelen her şeyi yapacaktır Sayın Başbakan bu olaydan sorumlu olanları, darbe teşebbüsünden sorumlu olanı size getirmek için. Bizim her iki cemiyetimizin temeli olan yasalar vardır, ben özel olarak Başbakana da söylediğim gibi Gülen, Sayın Başbakan anlıyorum sizin bu yoğun Hükümetinizin ve Türk halkının onun hakkında çok yoğun hisleri vardır. Biz işbirliği yapıyoruz, biz Türkiye yetkilileriyle işbirliği yapıyoruz. Bizim hukuk uzmanlarımız şu anda Türk meslektaşlarıyla birlikte çalışıyorlar. Onlar delilleri ve ellerindeki belgeleri inceliyorlar. Amerikan mahkemelerine bu belgelerin takdim edilmesi lazım ve bizim yasalarımız ve suçluların teslimi anlaşmasına göre bu belgelerin hazırlanması lazımdır, bu şekilde Gülen’i teslim edebiliriz bunu yapmaya devam edeceğiz ve ilave bilgiler aldıkça bunları işleme koyacağız. Bizim hiçbir şekilde herhangi bir kişiyi korumak, özellikle bir müttefikimize zarar veren bir kişiyi koruma niyetimiz yoktur, ama bizim yasalarımıza uymak mecburiyetimiz vardır.
Şunu özellikle belirtmek istiyorum: Amerika yasalarına göre Amerika’nın hiçbir başkanının kendi gücünün selayetlerinin yetkisinin dışın çıkma yetkisi yoktur bunu yapmak için, sadece Amerikan mahkemesi yapabilir. Eğer Amerika Başkanı böyle bir hareketi yapmaya kalkışırsa görevinden atılması için bir neden olur. Dolayısıyla, biz bütün delilleri göz önünde bulundurarak Amerikan mahkemesine başvuracağız. Her zaman bu biraz zaman alır ve size samimiyetle söyleyeyim ne sizin halkınız tarafından, ne bizim halkımız tarafından kolayca anlaşılan bir durumdur bu, ama adalet bu şekilde çalışıyor ve bu durumu halletmeye çalışıyor. Türk milletinin kızgın olduğunu anlıyorum, ama bundan şüpheniz olmasın ki proses devam edecek. Biz Türk milletiyle, Türk Hükümetiyle işbirliği yapacağız. Ama hiçbir ülke böyle bir harekete tolerans gösteremez. Türk milleti de bu affedilmez ve barbarca terör hareketine maruz kalmıştır. Bu son saldırı da bir düğün hedef almıştır, 50 kişiden fazla ölmüştür ki bunların 29’u 18 yaşından küçük çocuktur.
Bu sadece kalpleri kırmakla kalmıyor, bu insanlığa sığmayan barbarca bir harekettir. Ve bu sadece sizin topraklarınızda olan ilk nefret edilen hareket değildir PKK tarafından ve yahut da DAEŞ tarafından hayata geçirilen ilk böyle hareket değildir. PKK Türkiye’nin Güneydoğu’sunda en az üç çok büyük zarar vermiştir, hayatları mahvetmiştir, mal mülkü mahvetmiştir sadece göz korkutmak için. Amerika bu korkakça hareketleri reddetmektedir ve kuvvetle kınamaktadır. Sayın Başbakan, arkadaşlarım, biliyorum ki iki kayıp hiçbir zaman iki kayıp aynı değildir, ama Amerika olarak biz bunu çok iyi anlıyoruz, çünkü Amerika sadece 11 Eylül’de değil, ama bu yılda birçok bu şekilde olayların, saldırıların kurbanı olmuştur o yüzden biz sizi çok iyi anlıyoruz ve kalbimizin derinliklerinde hissediyoruz. Ben bu terörist saldırılarda ölenlerin ailelerine ve sevdiklerine taziyelerimi iletiyorum. Ben yalnız onlara değil, bütün ülkenize taziyelerimi iletiyorum, çünkü isteklerini şiddet yoluyla hayata geçirmek isteyenlerin verdiği zararlardan dolayı istek PKK olsun, ister DAEŞ, ister veyahut da teröre el atan başka organizasyon, başka örgüt olsun onlar hiçbir zaman başarılı olmamalıdır. Çünkü onların bütün amacı bizim inandığım her şeyi mahvetmektir. Onların bütün amacı bizim değişmemizi sağlamaktır, kim olduğumuzu değişmemizi sağlamaktır, biz buna asla izin vermeyeceğiz. Türk-Amerikan halkı gibi Türk halkı da Amerikan halkı gibi terör korkusu karşısında eğilmeyecektir, ezilmeyecektir, kararlılığından dönmeyecektir. Bu yüzden ben buradayım Sayın Başbakan, çünkü biz birlikte duracağız ve bizim demokrasimize ve seçilmiş hükümetimiz zarar verenlere karşı Suriye ve Irak’ta DAEŞ’e karşı birlikte duracağız. Biz Başbakanla bugün bu teröristleri yenmekle ilgili prosesle ilgili olarak konuştuk ve darbe teşebbüsünden sonra da Türkiye’yi DAEŞ’le savaşı devam ettiği için tebrik etim. Biz bu savaşa devam edeceğiz ve bu koalisyon kuvvetleri DAEŞ’i Suriye’de vurmaya ve başka yerlerde vurmaya devam edeceğiz. Biz birlikte çalışarak Suriye muhalefet kuvvetlerini ve onların etkilerini arttırmak için eğitim vermeye devam vereceğiz ve biz daimi, sürekli bir politik çözüm yolu bulmak için çalışacağız Suriye’de.
Sayın Başbakan, size ve Hükümetinize çok teşekkür ediyorum. 3 milyondan fazla göçmene, 3 milyon göçmene ve kendi ülke Suriye ve Irak’ta savaştan, muhalefetten kaçan insanlara kucak açtığınız için teşekkür ediyorum. Biz aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye olarak Kıbrıs liderleriyle konuşmaya devam edeceğiz. Biz Ada’nın yeniden bir federasyon halinde birleşmesini müzakere ettik, ayrıca bölgede enerji güvenliğini sağlamak konusunu müzakere ettik. Sayın Başbakan, siz ve ben biliyoruz ki, bizim halklarımız arasındaki bağlar resmi bağların dışına çıkar. Bunlar güçlü temeller üzerine oturmuştur, güçlü aile bağları, güçlü temeller üzerine oturmuştur. Ve biz bu ilişkinin uzun bir tarihi vardır bizim demokrasilerimizin de olduğu gibi. Biz kendi hayranlığımızı ifade etmek istiyoruz. Biz bu sokaklara dökülmenize hayran kaldık, siz sokaklara döküldünüz ve demokrasinizi geri kazanmaya çalıştınız. Sayın Başbakan tekrar ev sahipliğiniz için teşekkür ediyorum ve burada kaybettiğimiz progressi devam ettireceğimizi umuyorum. Bugün biraz sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’la da görüşeceğim.
Tekrar ev sahipliğiniz için ve benim önce konuşmama izin verdiğiniz için teşekkür ediyorum.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Değerli basın mensupları Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısı Sayın Joe Biden’ı Türkiye’de Ankara’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz, hoş geldiniz.
Size ve heyetinize bu ziyaret sırasında başta 15 Temmuz kanlı darbe girişimi olmak üzere, bölgesel konularda fikir alışverişindi bulunma fırsatı yakaladık. Sizin de ifade ettiğiniz gibi Amerika-Türkiye ilişkileri çok uzun bir tarihi geçmişi var, köprü bir geçmişi var dolayısıyla zaman zaman yaşanan olaylarla bu köklü ilişkilerin yara alması ve olumsuza dönüşmesini asla müsaade etmememiz gerekiyor. Özellikle 15 Temmuz’da silahlı kuvvetler içerisinde asker elbisesi giymiş terörist grupların gerçekleştirmeye çalıştığı bu darbe girişimi başta Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli duruşu, Hükümetimizin kararlılığı ve 79 milyon Türk vatandaşının ülkesine, demokrasisine sahip çıkmasıyla etkisiz hale getirilmiş ve bu bela defedilmiştir.
Bu vesileyle hem demokrasi uğruna hayatını seve seve veren şehitlerimize, hem de bugünde dahil bölücü terör örgütüyle mücadele ederken hayatını kaybeden bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza şifa ve esenlikler diliyorum.
Sayın Biden, sizin de ifade ettiğiniz gibi bu alçak darbe girişiminin başı olan ve bu darbenin yönlendiricisi, azmettiricisi olarak bildiğimiz, düşündüğümüz FETÖ’nün, Fethullah Gülen’in aramızdaki anlaşmalar tahtında gerekli işlemlerin yapılıp ve ülkemize iadesi sürecini başlatmış bulunuyoruz. Bu konuda gerek Hükümetimize, gerekse Türk halkına yönelik samimi açıklamalarınız sürecin sağlıklı işlemesi bakımından hayati öneme sahip, bunun için teşekkür ediyoruz. Şunu bilmenizi isteriz ki: Bu konuda teknik heyetin Türkiye’ye gelmesi ve bizim savcılarımızla, hakimlerimizle bu konuyu enine, boyuna değerlendirilmesi bu işin ne kadar ciddiye alındığını, sizin tarafınızdan ne kadar önemsendiğini de bir kez daha ortaya koymuştur, bu hassasiyetinizden dolayı teşekkür ediyoruz. Bizim buradaki en büyük beklentimiz, bütün bu hukuki süreçlerin zaman kaybetmeden yürümesi ve burada milletimizin beklentisi olan sonucun ortaya çıkmasıdır. Demokrasimize karşı girişilen bu hareketi dost ve müttefikimiz olan Amerika’nın tabi ki hiçbir zaman tasvip etmeyeceğini biliyoruz. Sizin Amerikan Hükümeti olarak Sayın Başkan Obama ve sizin diğer yetkililerin bu konuda beyanatları bizim için esastır. Dolayısıyla, bundan sonraki süreçte eğer bu terör başının cezalandırılmak üzere ülkemize iadesi süreci hızlandırılabilirse buradaki işbirliğimiz artarak devam ederse Türk milletinin bu konudaki üzüntüsü, bu konudaki hayal kırıklığı da çok hızlı bir şekilde müspete dönecektir, bunu da bu vesileyle sizlerle paylaşmak isterim.
Sizin de ifade ettiğiniz gibi bu konunun dışında terörle mücadele adına birlikte bugüne kadar yaptığımız işbirliğini değerlendirdik ve bundan sonra başta Suriye olmak üzere DAEŞ, PKK ve diğer terör örgütleriyle mücadelede kararlılık vurgusu yaptık. Suriye’de durum iç açıcı değil, milyonlarca insan Suriye’yi terk etti, 500 bin Suriye vatandaşı bu iç savaşta hayatını kaybetti. Çocuklar, yaşlılar, memleketlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Türkiye 3 milyondan fazla insana kucak açtı. Bağrımıza bastık, onlarla ekmeğimizi paylaştık, paylaşmaya da devam edeceğiz. Ancak bu sürdürülebilir bir durum değildir mutlaka bölgede başta Amerika Birleşik Devletleri, Rusya olmak üzere Türkiye’nin de etkin katılımıyla diğer İran ve diğer bölge ülkelerinin de olumlu yaklaşımıyla mutlaka ve mutlaka artık daha fazla insanın hayatını kaybetmemesi için bir çözümü, ortak bir uzlaşmayı gerçekleştirmemiz lazım.
Burada bizim iki tane hassasiyetimiz var. Bir tanesi, Suriye’nin toprak bütünlüğünün muhafaza edilmesi, herhangi bir etnik gruba bir avantaj sağlayacak şartların oluşmasını, yeni bir oluşumunu asla ve asla kabul etmiyor ve bunu ulusal güvenliğimiz için çok büyük tehdit olarak görüyorum.
Diğer yandan da bütün etnik grupların kendinin temsil edildiğini düşündüğü adil bir yönetim yapılaşmasının sağlanmasıdır, bu esasta çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Uzun yıllardan beri devam eden Kıbrıs sorununa yönelik sizin yıllardır ortaya koyduğunuz gayretleri biliyoruz, bunu da takdir ediyorum. Kıbrıs’ta çözüm sansı ilk seferinde kaçırılmıştır, ama bu sefer bu şansın kaçırılmamasını özellikle Kıbrıs Rum Yönetiminin bu sefer şansı ıskalamamasını öneriyoruz, tavsiye ediyoruz. Türkiye Kıbrıs Türk tarafı her zaman yıllardan beri izolasyonlarla, ambargolarla mağdur olan taraf olarak çözümden yana olmuştur, hep çözümü desteklemiştir. Bu kez de aynı şekilde çözümü destekleyecektir, bundan kimsenin endişesi olmasın. Tabi günün sonunda eğer bir anlaşma olsa bile bunun bir referanduma konu olduğunu da akılda tutmamız gerekiyor.
Kısacası Sayın Biden, Türkiye-Amerika ilişkilerini ne 15 Temmuz darbe girişimi, ne de başka sorunlar asla ve asla bozmamalıdır, bozmasına izin vermememiz gerekir. Bugünkü ziyaretimiz esasen bir anlamda yanlış anlaşılmaları da ortadan kaldıran ve Amerikan yönetiminin, Amerikan halkının Türk milletiyle, Türkiye Cumhuriyeti yönetimiyle dayanışmasını gösteren bir ziyaret olmuştur. Ben bir kez daha şahsınıza ve heyetinize teşekkür ediyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısı değerli dostum Joe Biden’a ve arkadaşlarına ülkemize hoş geldiniz diyorum.
Şimdi birer soru alacağız, önce bize sorabilirsiniz ev sahibi olarak.
Buyurun.
SORU- Efendim, bugün sabah başlayan Suriye’ye yönelik bir operasyon var buna ilişkin verebileceğiniz yeni bir detay var mı gelinen durum ve bu operasyon ilerleyen süreçte PYD’ye de yönelecek mi? Aynı zamanda Türk ordusunun ne kadar bu bölgede kalması yönünde bir öngörünüz var?
Bir de konuk Sayın Biden’a olacak.
Efendim, Sayın Başbakan da ifade etti Kürt koridoruna ilişkin Türkiye’nin tutumunu. ABD bu noktada bu konuya nasıl bakıyor, Kürt koridorunun oluşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? YPG ve PYD’ye yönelik bazı destekleri olduğu biliniyor ABD’nin. Gelinen noktada bu durum, yani Türkiye’nin bu endişeleri konusunda ABD’nin görüşü nedir?
Teşekkürler.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, teşekkür ederim.
Arkadaşlar, bildiğiniz gibi bir süreden beri Suriye Arap Koalisyonu adıyla bir yapı oluşturuldu ve Fırat’ın batısındaki Münbiç şehrinin DEAŞ’tan temizlenmesi için operasyonlar yapıldı ve nihayet bu operasyonlar bitti. Bu operasyonlar sonucu bölgeden çıkan DEAŞ unsurları Türkiye’ye doğru hareket etti ve Karkamış’ın karşında Cerablus denen bölgede yerleşmeye başladılar. Aynı zamanda PYD unsurları da onları takip ederek kuzeye bir yandan, bir yandan da güneyden Ray üzerinden Afrin bölgesine yayılma gayreti içerisine girdiler. Bunun üzerine hem sınır güvenliğimizi korumak, hem bölgedeki roket atışlarıyla vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak bakımından dün gece itibarıyla buraya hem topçu atışıyla, hem hava desteğiyle bir operasyon başlattık ve nihayet buraya gelen terör unsurlarını bölgeden püskürttük.
Esasen burada yapılan çalışmalarda Amerika Birleşik Devletleri’yle mutabık kaldığımız bir konu var, o da, PYD unsurlarının asla Fırat’ın batısına yayılmamaları ve burada herhangi bir faaliyet içerisine girmemeleri yönündedir. Bugünkü toplantımızda bu konuyu da değerlendirdik ve burada Amerika Birleşik Devletleri’nin bu konudaki kararlılığını bir kez daha gördük ve hiçbir şekilde PYD, YPG unsurları Fırat’ın batısında varlık gösteremeyecekler. Bu konudaki hassasiyetlerini bir kez daha teyit ettik, bunun için de teşekkür ediyoruz.
Bizim genel yaklaşımımız şu PYD için, YPG için: Biz biliyoruz ki bunlar PKK’yla iç içeler ve PKK’yla birlikte çalışıyorlar. Her ne kadar DEAŞ bunlar yardımcı oluyor gibi gözüküyorsa, Amerika Birleşik Devletleri bilmelidir ki, günün sonunda bir terör örgütüyle başka bir terör örgütünü belki alt edebilirsiniz, ama ondan sonra elinizde kalan o terör örgütünü nasıl alt edeceğiniz başka bir soru olarak önünüze gelecektir. O yüzden tehlikenin büyümemesi bakımından YPG ve PYD’ye de bakış açısından tekrar gözden geçirme ihtiyacı olduğunu ifade etmek isterim.
ABD BAŞKAN YARDIMCISI JOE BIDEN- Türkiye sınırlarında ve birleşik Suriye’den ödün vermeyeceğiz. Başbakanın da izah ettiği gibi, hem Cerablus’ta ayarlamalarımız var, ayrıca Münbiç’le ilgili azimkar kararlarımız var ve oradaki elementlere açıkça haber verdik, YPG ve Suriye kuvvetleri nehrin öbür tarafına geçmemelidir ve onlar hiçbir şekilde geçerlerse ve buna bağlı kalmadıkları takdirde hiçbir zaman Amerika’dan desteklenmeyecekler.
Şimdi bana sorunuz var mı?
Elinizde bilgisayar var, elinizi kaldırmış mıydınız?
SORU- Sayın Başbakan, benim sorum size.
Başbakan Yardımcısı Biden’in söylediğine rağmen Amerika bu darbe teşebbüsünde iştirak etmedi ama, halk arasında ve basında doğrudan doğruya katılımı olmasa bile Amerika’nın desteklediği söylendi veya bilgisi olduğu söylendi. Şimdi siz bu konuda son beyanatınızı verirken hem kendi halkınıza, hem Amerika halkına Amerika’nın bu darbe teşebbüsüyle hiçbir ilgisi olmadığını söyleyecek misiniz?
Başkan Yardımcısı Biden, Amerika’nın ilk beyanatından sonra bu darbe teşebbüsüyle ilgili olarak Başkan Obama’dan gelen beyanatlar var, özellikle orada insan haklarının ihlal edildiğine dahil ve demokrasinin prensiplerine aykırı hareket edildiğine dair bazı konuşmalar yapılmıştı, ama şimdi siz bu konuya değinmediniz. Bunları özel olarak mı konuştunuz, yoksa bu konular artık sizin ilgi odağınızda değil mi?
ABD BAŞKAN YARDIMCISI JOE BIDEN- Buna cevap vermemi istiyor musunuz?
Buna şöyle cevap vereyim ben: Aslında biz bunu müzakere ettik bugünkü toplantılarımızda, Başbakan, Dışişleri Bakanı ve bununla ilgili kişiler söylediler ki, bizim anayasayla ilgili yasalarımıza riayet edilecek ve yasaların, kanunun üstünlüğü standardına uyulacak, şimdi buna biraz zaman vereceğiz. Ben ne söylüyorsam gerçekten bunu kastederek söylüyorum, devam edelim, birliğimizi gösterelim.
Ve açıkça söyleyeyim, ben kendimi biraz suçlu hissediyorum, çünkü buraya gelmem biraz zaman aldı, bu konuda kendimi kötü hissediyorum. Benim buraya bir-iki veyahut da darbe teşebbüsünden diyelim ki 5 gün sonra buraya gelme imkanım olmadı, ama buraya geldiğim için şimdi gurur duyuyorum ve bizim birliğimizi, Türk halkıyla, Türk Hükümetiyle birliğimizi göstermekten gurur duyuyorum.
Dışişlerinde, diplomaside derler ki, samimi ve derin konuşmalarımız oldu derler. Ben şöyle özetleyeyim: Biz birbirimizi anladık, birbirimizi anlıyoruz, biraz zaman tanıyalım işlemler için.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Teşekkür ederim.
Sayın Başkanın söylediği açıklamalar bizim için de, Türk halkı için de önemlidir, bunu mutlaka milletimiz değerlendirecektir.
Şunu ifade etmek isterim: Amerikan yönetimi, hem Sayın Obama, hem Sayın Joe Biden açıkça bu darbeyi bugün de, bundan önceki dönemde de tasvip etmediklerini ve demokrasiye yapılan bir hareket olduğunu ifade etmiştir. Bizim için geçerli olan budur, bunun dışındaki değerlendirmeler mutlaka halk arasında vardır, bu bir algıdır, bu algıyı düzeltmek için zaten buradayız, biraradayız. Eminim ki, bu terörist başının iadesine yönelik süreçlerin sağlıklı işlemesi vatandaşlarımızın zihnindeki bu algıyı da kısa sürede olumlu hale dönüştürecek, böylece var olan dostluğumuz daha da artarak devam edecektir.
Teşekkür ederim.