Basbakan Yildirim’in Artvin 6. Olagan Il Kongresi’nde yaptigi konusmanin tam metni
Hazır mısınız? Adım adım. Bak İsrafil Bey ne dedi? 22 ile başladık, en son referandumda 47’ye çıktık. Ama 47 yetmez, en az 60 mı? Bak 60 diyor. İsrafil Bey sen 50’de kaldın. Artvin yüce dağları gibi hedefi de yüksek tutuyor, Artvin’e de bu yakışır.
Türkiye’nin 2023 hedeflerine hazır mı Artvin? Artvinli kardeşlerimize de, size de bu yakışır. Çünkü Artvin şunu biliyor: Biz ne söz verdiysek, ne dediysek Allah’a şükür her sözümüzü yerine getirdik, vermeyeceğimiz, yapmayacağımız bir işin sözünü vermedik. Artvin iyi bilir, Türkiye’de 20 bin kilometre bölünmüş yol yapan, bunu 15 yıla sığdıran partinin adı AK Parti’dir, AK kadrolardır. Artvinliler biliyor ki Türkiye’de savunma sanayinde millileşme hareketini başlatan parti AK Parti’dir. AK Partililer biliyor ki bu ülkede esnafın, çiftçinin, memurun, emeklinin aşını da, emeğini de, alın terini de, akıl terini de büyüten parti AK Parti’dir. Türkiye’de gençleri siyasette söz sahibi yapan, eğitimin önündeki engelleri kaldıran partinin adı da AK Parti’dir. Kadınlarımızın ekonomik, siyasal ve sosyal hayata katılımlarına destek olan parti yine AK Parti’dir.
Peki, bu süreçte Türkiye’nin büyüme heyecanını, gelecek umudunu paylaşamayanlar ne yaptılar? Hep konuştular, konuştular konuştular konuştular. Hoş konuştular, ama boş konuştular, boş konuşmaya da devam ediyorlar.
Değerli kardeşlerim, nereden nereye geldiğimizi sizler çok iyi biliyorsunuz. Türkiye’nin geçmişinde milli iradeyi devre dışı bırakmak için birçok komplolarla, tuzaklarla karşı karşıya kaldık. 1960 darbesi, Menderes ve arkadaşları Hasan Polatkan ile Artvin kökenli Fatin Rüştü Zorlu’yu idam ettiler. 71’de, 80’de, 28 Şubat’ta benzer olayları yaşadı Türkiye. 27 Nisan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde demokrasi tarihimize kara bir leke gibi geçecek 27 Nisan Bildirgesini unutmadık. Cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen arifesinde e-muhtırayla milli iradeye darbe vurulmaya çalışıldı. Milletin oylarıyla seçilmiş vekillere cumhurbaşkanını seçtirmediler, 367 gibi bir icat çıkardılar.
Özellikle son 4-5 yılda değerli kardeşlerim, ihanetler daha da arttı. Gezi olayları, 17-25 Aralık darbe girişimi, Kobani olayları ve nihayet 15 Temmuz alçak FETÖ paralel devlet yapısının giriştiği darbe çetelerin gözlerinin ne kadar karardığını gösteriyor. Ama her hain girişimde bütün bu kirli senaryoları liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve onun yol arkadaşları olarak hep başarısız kıldık, milletin iradesinden başka hiçbir iradeye boyun eğmedik.
Siz söyleyin, arkasında böyle aziz, böyle yiğit bir millet olan partiyi, iktidarı kim yıkabilir? Arkasına terör örgütlerini alanları da biliyorsunuz. Şunu unutmasınlar: Yaptıklarını sadece biz değil millet görüyor, kimin ihanet içinde olduğunu, kimin Türkiye için gece-gündüz demeden çalıştığını bu aziz millet çok iyi biliyor, çok iyi takip ediyor. Onun için de 15 yıl boyunca Artvin’de, Türkiye’nin her köşesinde AK Parti’ye olan destek, sevgi artarak devam ediyor. Siyasetin yolu da, yönetimi de esasında çok kolay, çok basit. Millete karşı olanlarla değil milletle beraber olacaksın. Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan. Milletin karşısında değil milletin yanında saf tutacaksın. Milletin dinine-diyanetine, değerlerine sen de değer katacaksın. Milletin sevdiğini seveceksin, milletin sevmediğini de sevmeyeceksin. İşte Ana Muhalefet Partisinin yıllardır anlayamadığı husus bu. Bugün bize dünyayı size dar edeceğim diyen zihniyet, yarın kazara iktidar olursa bu milletin boynuna sarılır. Ama hiç merak etmeyin, böyle bir zihniyetin, milletini sevmeyen bir zihniyetin iktidar olması artık eski Türkiye’de kaldı, vesayet döneminde kaldı. Milletimiz her şeyi görüyor, kime yetki vereceğini, kime ehliyet vereceğini çok iyi biliyor.
Değerli kardeşlerim; güçlü olmak, bir olmak, beraber olmak mecburiyetindeyiz. Bildiğiniz gibi ülkemizin etrafında birçok savaşlar var, terör faaliyetleri var. Milletimizin güvenliği için, esenliği için, aydınlık geleceği için amansız bir şekilde terörle mücadelemizi de sürdürüyoruz. Bir olay bitmeden yeni bir olayla karşılaşıyoruz.
İşte geçtiğimiz günlerde Amerika Başkanı sorumsuz, hukuksuz bir kararla Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etti ve büyükelçiliğini buraya taşıyacağını beyan etti. Bölge gerçekleriyle bağdaşmayan bu karar bizim için yok hükmündedir. Biliyorsunuz Çarşamba günü Sayın Cumhurbaşkanımız 57 İslam ülkesinden devlet ve hükümet başkanlarını topladı ve orada olağanüstü bir zirve gerçekleşti. İşte o zirve de gösterdi ki Kudüs yalnız değil, Filistinliler yalnız değil. Bölgede barışın gelmesi için… Evet, Kudüs Müslümanların ilk kıblesi, Kudüs Cihan Peygamberinin miraca çıktığı mescidin adı. Kudüs üç büyük dinin merkezi. Dolayısıyla böyle oldu-bittilerle Kudüs’ü İsraillilere vermek Amerika’nın hakkı da değil, haddi de değil. Kudüs yalnız değil, Filistinliler yalnız değil.
Türkiye barışın, huzurun, demokrasinin güvencesi olan bir ülkedir. Türkiye bölgesel ve küresel barışın güvencesidir. Türkiye kendisi için ne istiyorsa, başkaları için de, komşuları için de aynı şeyi istiyor. Türkiye’yi hesaba katmadan bu bölgede hiç kimse plan-proje yapmasın. Hiç kimse bölgemizde kafasına göre iş tutamaz. Hiç kimse 2 milyarlık İslam dünyasına rağmen ben yaptım oldu anlayışıyla hareket edemez. Bütün uluslararası platformlarda Filistin’e, Kudüs’e sahip çıktık, bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin bölge barışı için neler yaptığını bütün dünya biliyor, mazlum kardeşlerimize nasıl sahip çıktığımızı görüyor. Tabii bunu görmeyen birileri de var, mesela Sayın Kılıçdaroğlu. Geçtiğimiz günlerde bütçe görüşmelerinde Meclis’te Kudüs’teki temsilcimizin büyükelçi düzeyinde olduğunu ve bu da bir Türkiye için tek olduğunu söylemiştim. Bakıyorum Kemal Bey bunu diline dolamış. Bilmeden, incelemeden konuşmaya devam ediyor. Acaba bunu bilgisizlikten mi yapıyor, yoksa yine hesabı yine yanlış mı yapıp verdiler orasına artık siz karar verin. Artvin’den, göğe komşu topraklardan, serhat şehrinden bir kez daha söylüyorum; Kudüs, bugün mahzundur, İsrail işgali altındadır. Bu, içimize sinen, kabul ettiğimiz bir şey değildir, hukuki bir durum değildir, fiili bir durumdur ve Filistin Devleti bu işgal nedeniyle Kudüs’ün içinde egemenlik haklarını kullanamıyor. Filistin Devleti’nin tanınması ve Filistin’in Başkent olarak Doğu Kudüs’ün statüsünün bütün dünya tarafından kabul edilmesi için Türkiye diğer ülkelerle beraber yoğun bir mücadele veriyor. Türkiye, bu konuda dünyanın vicdanına adeta öncülük ediyor. Bugün Kudüs Başkonsolosluğu olarak faaliyet gösteren misyonumuz fiiliyatta Filistin Devleti nezdindeki büyükelçi olarak görev yapmaktadır. Daha açık söyleyelim; bizim Kudüs’te ikamet eden Büyükelçimiz Filistin nezdindeki büyükelçimizdir, bizden başka da Kudüs’te büyükelçilik seviyesinde Filistin için bir misyon açan yoktur. Olay bu kadar nettir. İsrail ister bunu kabul etsin, ister etmesin, bu gerçek değişmez, bizim kararımız değişmez. Şimdi de Doğu Kudüs’ü biliyorsunuz zirve toplantısı sonunda Filistin’in Başşehri olarak ilan etti. Bahsettiğim bu uygulama mevcut şartlarda diplomatik olarak bu aşamada alınabilecek en ileri karar olup dünyada tektir. Kudüs’te 1940’lardan kalma 9 tane başkonsolosluk var, bir de Vatikan Temsilciliği var. Bunların hiçbirisi Türkiye gibi bir uygulamayı gerçekleştirmiyor. İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesiyle ilk adımı da atmış olduk.
Değerli kardeşlerim; bizim işimiz, milletimizin refahı için, mutluluğu için çalışmak çalışmak, yine çalışmak. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için 15 yıldır gece demeden-gündüz demeden gayret ediyoruz. Sizin duanız da, desteğiniz de arkamızda olduğu sürece bu çalışmayı ülkemiz için üretmeye yorulmadan, yılmadan devam edeceğiz. Biz milletin diliyle konuşuyoruz, milletimizin gönlünden geçenleri söylüyoruz. Biz Artvin’in diliyle konuşuyoruz. Ne diyor Artvin türküsü: Arhavi’den başlarız Hopa Dağını aşarız, Borçka Çoruh boyunca Artvin’e ulaşırız. Biz Artvinliyiz, özümüz sevgi, sözümüz sevgi. Biz içimizdeki Artvin sevgisiyle Hopa Dağını da açıyoruz, Çoruh’u da geçiyoruz, durmadan, dinlenmeden yolumuza devam ediyoruz.
Şimdi biraz da Artvin’deki eserlerden, çalışmalardan bahsedelim.
Geçtiğimiz 15 yıl içerisinde Artvin’e 20 milyarlık yatırım yaptık, helali hoş olsun. Bunun 10 milyar lirası Devlet Su İşleri’nin baraj yatırımları. Ayrıca özel sektör de Artvin’e 15 milyar liralık baraj yatırımı yaptı. Bir kısmı bitti, bir kısmı da devam ediyor. Yani Artvin barajlar şehri haline geliyor. 9 tane baraj, 5’i bitti 4’ü devam ediyor.
Her şeyin başı eğitim dedik ve Artvin’e 2007’de Artvin Çoruh Üniversitesini kurduk mu? Şimdi 10 binin üzerinde öğrencisi var. Daha da güzel olacak. 600 tane yeni derslik, 312 konut, 4 yeni hastane olmak üzere birçok sağlık tesisini güzel Artvin’e kazandırdık. 2002’den önce başlayan üç sağlık sistemini de yine bizim dönemimizde tamamladık. Düşünün 2002, koca Artvin’de sadece 1 tane acil hizmet istasyonu var. Şimdi ne kadar? 15 tane var, 15, her seneye 1 tane. Yine Artvin’de, yeşil Artvin’de 15 yıl önce kaç tane ambulans vardı biliyor musunuz? Ben söyleyeyim, sadece doğru dürüst çalışmayan 1 tane ambulans vardı, koca şehre 1 ambulans. Şimdi ne kadar? 43 tane ambulans var, 43; işte hizmet bu. Kar demeden, kış demeden gece-gündüz hizmetinizde.
Muratlı ve Borçka Barajının ardından Türkiye’nin gövde yüksekliği en fazla olan Deriner Barajını da hizmete aldık. Sadece bu barajın ekonomiye katkısı yıllık 1,5 milyar lirayı buluyor.
Artvinlileri, Artvin’i taşkınlardan korumak için 61 dere ıslahını tamamladık. Böylece şehir merkezini, 93 yerleşim yerini ve 3 bin dekar araziyi taşkınlardan koruduk.
Artvin-Rize arası 87 kilometrelik sahil yolunu yine bu 15 yılda tamamlayıp hizmete aldık. Tarihi köprülerimizi onardık, var olan yolları yeniden yaptık.
Evet şimdi neler var, biraz da onlara bakalım.
Bir; Borçka’ya devlet hastanesi yapıyoruz, hayırlı uğurlu olsun. Aynı zamanda 8 tane sağlık projemiz de sırada bekliyor. Bu projeler sıraya girsin, vatandaşımız hastanede sağlıkta sıraya girmesin istiyoruz.
Çin’de bulunan barajlardan sonra dünyanın en yüksek gövdeli üçüncü barajı Yusufeli’ni inşa ediyoruz, hayırlı uğurlu olsun. Bunun için Yusufeli ilçesinin yerini değiştiriyoruz, bütün yollarını yeni yapıyoruz. Dere ıslahları, gençlik merkezleri, atık su arıtma tesisi ve 10 farklı güzergâhta yol çalışmaları devam ediyor.
Sağ olun, sağ olun. Kusura bakmayın, biraz bugün grip durumu var, seste sıkıntı olmaya başladı.
Hopa Limanını genişlettik. Şimdi Hopa Balıkçı Barınağını inşa ediyoruz.
Arhavi’de 40 hektarlık OSB, Şavşat Sahara Sanayi Sitesini yapıyoruz.
Güreşen Köprüsünün de inşaatına başlayacağız.
Yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli Artvin-Rize Havalimanının inşaatı devam ediyor, hayırlı uğurlu olsun.
Doğalgazda sona yaklaşıyoruz, önümüzdeki sene Artvin doğalgazla tanışıyor, doğalgazla buluşuyor, hayırlı uğurlu olsun.
Değerli kardeşlerim; az önce Ulaştırma Bakanımız buradan bazı yapılan hizmetleri sizinle paylaştı. Orada unuttukları var, onları da ben tamamlayayım.
Cankurtaran Tüneli önümüzdeki Ocak ayının sonunda açılıyor. Böylece artık orada canlar yok olmayacak, canlar kurtulacak. Daha önce temelini de ben gelip atmıştım. İnşallah Ocak sonu açılışını yapacağız. Ama gelirken İsrafil Bey dedi ki; bu tünel yapılıyor, tarihi bir olay, bu bizim hep hayalimizdi, şimdi gerçek oluyor. Ancak bir eksiği var dedi, nedir dedim İsrafil Bey? O da, tünelden sonra Borçka’ya kadar 11 kilometrelik yol var, onu da yapın dedi. İşte burada Ulaştırma Bakanımıza talimatı veriyorum, Borçka-Cankurtaran arasındaki yola da bir an önce başlayalım, hayırlı uğurlu olsun.
Yine Artvin’in ve Ardahan’ın önemli bir projesi, ortak projesi Sahara Tünelinin de projelerini hazırlatıyoruz. Böylece Ardahan’dan Artvin’e geliş de rahatlayacak.
Ayrıca, Macahel Tüneli. Ahmet Bey konuşurken Macahel Tüneli ne oldu diye sordunuz, ben söyleyeyim, Camili Yolu ve Macahel Tüneli de programımız içindedir, inşallah onu da yapacağız.
Size, Artvin’imize çok ama çok önemli bir müjdem daha var. Artvin Muratlı Kapısını Gürcistan’la beraber yapıp tekrar buradan da bir giriş kapısı Gürcistan’a yapacağız; hayırlı uğurlu olsun. Böylece Sarp’tan sonra Muratlı Kapısını da faaliyete geçireceğiz. Biliyorsunuz Sarp Kapısının yenilenme işi son sürat devam ediyor. Bülent Bey, buna da inşallah önümüzdeki yıl başlayalım; hayırlı uğurlu olsun.
Değerli kardeşlerim, değerli yol arkadaşlarım; hamdolsun o kadar çok iş yaptık ki anlatmaya zaman yetmiyor. Ama yetmez, daha fazlasına ihtiyacımız var. Koşar adımlarla gitmemiz gerekiyor. Kaybolan yılları ancak böyle telafi edebiliriz. 1960’dan 2002’ye kadar Türkiye maalesef istikrarsızlıktan, zayıf hükümetlerden dolayı bir türlü kalkınmasını, büyümesini sürdüremedi. 50-60 arasındaki kazançlarımızı 70’li yıllarda kaybettik. 80’li yıllardaki kazançlarımızı 90’lı yıllarda kaybettik. Şimdi artık kaybetmek değil ülkemiz için, milletimiz için sürekli kazanma zamanıdır. Bunun için geçen yıl biliyorsunuz bir referandum yaptık. Bu referandumun amacı neydi? Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi. O zaman yine Artvin’e geldim, sizlerle buluştum. Bu sistem değişikliğinin neler getireceğini, ülkeye neler kazandıracağını tek tek anlattık. Sağ olun, var olun, sizler de bize inandınız, güvendiniz ve 16 Nisan referandumunda Türkiye durmak yok, yola devam dedi, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini kabul etti.
Şimdi 2019’a gidiyoruz, 2019 bu yeni sisteme göre seçimlerin yapılacağı tarih. Artvin, bir kez daha soruyorum, istikrar için, sürekli istikrar için, güçlü iktidar için 2019’a hazır mısın? Hazır mısınız? Allah sizden razı olsun. İnşallah daha güçlü bir şekilde, daha fazla hizmet etmek için daha çok gayret edeceğiz, daha çok çalışacağız. Şunu unutmayın arkadaşlar: Bizler AK Parti ailesinin birer mensuplarıyız. Her birimiz, her bir kardeşimiz birbirinden daha kıymetli, hepiniz kıymetlisiniz. Tarihin en önemli seçimlerinden birine doğru giderken her birinizin gayretine, desteğine dünden bugün daha fazla ihtiyacımız var. Artvin’deki her bir kardeşimizin elini sıkmanızı, her birine selamlarımızı iletmenizi bekliyorum.
Şimdiden desteğiniz için, coşkunuz için teşekkür ediyorum. Seçimlerde Başkanımızla, İl Başkanımızla yola devam ediyoruz. Kendisine ve bütün arkadaşlarına da başarılar diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.