Basbakan Yildirim’in Azerbaycan’da basin mensuplarinin sorularini yanitladigi konusmanin tam metni
Önce biliyorsunuz dost ve kardeş, tek millet, iki devlet Azerbaycan’a artık ziyaret yapmak her hükümet kurulduktan sonra bir gelenek haline geldi. Biz bu geleneğin gereğini yaptık ve bugün Azerbaycan’a yaptığımız resmi ziyarette en önce Cenap President İlham Aliyev Beyle görüştük, heyetler arası görüşmelerimizi yaptık. Özellikle Türkiye-Azerbaycan arasındaki ilişkilerin her geçen zaman diliminde artarak, daha da ilerleyerek devam ettiğini bir kez daha teyit ettik.
Dünya 2009’dan bu tarafa krizlerle boğuşurken, Türkiye ve Azerbaycan Kafkas Bölgesini, Orta Asya’yı, hatta Avrupa’yı ilgilendiren çok büyük projelere imza atıyor. Bakü-Tiflis-Kars demir yolu projesi tarihi İpek Yolu’nun aslında en önemli halkasını teşkil ediyor. Diğer proje, Bakü-Tiflis-Ceyhan projesi yıllar önce yapıldı, hizmete girdi, Şah Deniz gaz projesi ve en son TANAP, TANAP projesinde de çok hummalı bir çalışma var. TANAP sadece Türkiye sınırında bitmiyor, Türkiye sınırından sonra Yunanistan üzerinden TAP diye Balkanları ve Avrupa’nın da enerji güvenliğini, doğalgaz ihtiyacını karşılayacak önemli bir proje.
Bakü-Tiflis-Kars demir yolu projesi bu yılsonunda bitmiş olacak. Bu projeyle birlikte Türkmenistan, Kazakistan, Çin üzerinden gelen bütün yükler Türkiye’ye, Türkiye üzerinden Avrupa’ya ve Avrupa’dan Uzakdoğu’ya rahatlıkla gidebilmiş olacak.
Diğer önemli bir konu, Yukarı Karabağ Bölgesidir. Yukarı Karabağ Bölgesinde devam işgalin maalesef hala ayak sürütülmesi bizim de, Azerbaycan’ın da kabul edeceği bir şey değil. Behemehal hiçbir şart ortaya sürmeden Birleşmiş Milletler kararlarına uyarak Ermenilerin Yukarı Karabağ’daki işgal ettikleri alanlardan çekilmeleri konusunda Azerbaycan’ın kararlı tutumunu Türkiye olarak destekliyoruz.
Bir başka konu, dün itibarıyla Alman Parlamentosunda kabul edilen sözde soykırımı kınayan bir tasarı var. Bu tasarı konusunda biz Türkiye’de gerekli tepkileri koyduk, açıklamaları yaptık, büyükelçilerimizi istişare için çalıştık, değerlendirmelerimizi yapıyoruz.
Talihsiz bir karadır, bu karadan dolayı Türkiye-Almanya ilişkileri yara almıştır. Ümit ederim ki yanlıştan dönülür. Ve geçmiş dönemlerde de bu konuyla ilgili birçok ülkelerde kararlar alınmaya çalışıldı. Biz bu konuda çok rahatız. 100 yıl önce olup, olmadığı belli olmayan, tarihçilerin bile bu konuda aynı fikirde olmadığı, uluslararası mahkemelerde aksine kararlar olmasına rağmen Alman Parlamentosunun bu olayla ilgili Türkiye’yi rahatsız edecek bir karar alması dostlukla bağdaşmaz, dostluk ilişkilerimize zarar vermiştir. Ama alınan karar bizim açımızdan yok hükmündedir, böyle bir kararı asla Türkiye olarak dikkate almayacağız ve bu kararın hemen arkasından sonra dost ve kardeş Azerbaycan’da çok güçlü bir kınama mesajı yayınlamış ve bu konuda Türkiye’nin yanında olduğunu ifade etmiştir.
100 yıl öncesindeki olaylarla uğraşan ülkeler ne yazık ki daha dün denebilecek bir zaman içinde Hocalı’daki katliamdan nedense haberleri yokmuş gibi davranıyorlar. Bu çifte standart, tutum asla ve asla bizim, Azerbaycan’ın kabul edeceği bir şey değildir.
Özetle şunu söylemek isterim: Terörle mücadele konusunda da Azerbaycan her zaman olduğu gibi şimdi de güçlü bir şekilde Türkiye’nin yanında yer almıştır, bunu bir kez daha teyit ettik. Diyoruz ki, Azerbaycan’ın dostu bizim dostumuzdur, düşmanı da bizim düşmanımızdır. Teşekkür ederim.
Soru- Efendim, Nusaybin’de devam eden operasyonlar vardı, ne aşamaya geldi?
Arkadaşlar, terörle mücadele konusunda başlatılan operasyonlarda kararlılık devam etmektedir. Birçok ilçede, il merkezinde operasyonlar büyük oranda sonlandırıldı ve arama-tarama faaliyetleri de devam ediyor. Nusaybin’de de şu an itibarıyla operasyonlar bölümü tamamlanmış, arama-tarama çalışmalarına başlanmıştır. Malum terör örgütü artık bölgeyi terk ederken el yapımı patlayıcılarla tuzaklamalar yapıyor. Gerek güvenlik güçlerimizin, gerekse sivil vatandaşlarımızın canına, hayatına zarar vermemek adına bir müddet daha burada arama-tarama, temizlik faaliyetleri sürecektir; milletim rahat olsun, huzur içinde olsun.
Şehitlerimiz var, acı çekiyoruz, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Ancak Türk milleti biliyor ki, şehitlik mertebesi en yüce mertebedir, onlar Türk milletinin birliği, kardeşliği, vatanın bölünmez bütünlüğü için hayatlarını ortaya koydular, seve seve canlarını verdiler, biz de onların bu mirasını asla ve asla böldürtmeyeceğiz, terör örgütünü bu ülkede asla ve asla barındırmayacağız.
Soru- Efendim, HDP ve CHP milletvekillerinin Anayasa Mahkemesi’ne başvuruları olmuştu dokunulmazlıklarla ilgili, Anayasa Mahkemesi de ret kararı verdi, bugün bir açıklama oldu. Bununla ilgili değerlendirmenizi de alabilir miyiz?
Bunun için yapılacak bir değerlendirme yok. Bu, şu demektir: Meclisin yaptığı çalışma, aldığı kararın Anayasa Mahkemesi’ne aykırı bir yönü olmadığı bu yönüyle tescil edilmiş oldu.
Bir yanda dokunulmazlıklar kalksın diye bas bas bağıracaksınız, hava atacaksınız, diğer yandan da hadi buyurun kaldırın deyince ve bu karar Mecliste alınınca soluğu mahkemede alacaksınız. Bunlar bütün milletimizin gözü önünde cereyan ediyor, milletimiz bunları takdir edecektir.
Herkes şunu bilmelidir ki; terör örgütüne destek vermek, terör örgütünün o alçak faaliyetlerini övmek, onlara her türlü desteği vermek suçtur, bu suçu işleyenler de mutlaka bedelini ödemelidir. Aksi halde orada şehit verdiğimiz insanlarımızın ruhları rahat olmaz, biz de onların mirasını, onların davasını takip etmek durumundayız.
Türkiye bir hukuk devleti, bu dosyalar mahkemelerce, savcılıklarca ele alınacak ve hukukun gereği neyse yapılacak. Bir intikam duygusu içerisinde asla kimse olmamalıdır, hukuk devletinin şartları en adil şekilde yerine getirilmelidir, bundan milletimiz emin olsun.
Teşekkürler.