Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Azerbaycan ziyareti öncesi Esenboga Havalimanindaki açiklamasinin tam metni

 

Bugün Azerbaycan’a gerçekleştireceğim resmi ziyarette, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Azerbaycan-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Profesör Necdet Ünüvar ve Dışişlerinden ve diğer kurumlardan yönetici arkadaşlar katılacaklar. Ayrıca, Dışişleri Müsteşarı Sayın Feridun Sinirlioğlu da bu gezide bizimle beraber olacak. 

Azerbaycan ve Türkiye arasında ilişkiler tarihin en gelişmiş döneminde en iyi durumdadır. Azerbaycan ve Türkiye iki devlet, tek millet anlayışıyla ilişkilerimiz her geçen gün devam etmektedir. Azerbaycan’ın bölgede güçlü hale gelmesi sadece Kafkasların değil, Orta Asya’nın da teminatı anlamına geliyor. Bu yüzden Azerbaycan’da enerji ve ulaşım alanında çok önemli bölgesel stratejik bölgeleri Türkiye-Azerbaycan olarak birlikte gerçekleştiriyoruz. Özellikle son günlerde yaptığımız TANAP projesi sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda Balkanların ve Avrupa’nın da enerji güvenliğini sağlayacak çok stratejik bir projedir.

Dost ve kardeş Azerbaycan’ın bu yıl 2 gün önce 25. Kuruluş Yıl Dönümü kutlandı. Bağımsızlığını kazandığı ilk günden beri Azerbaycan’ın her alanda ortaya koyduğu gelişme, ekonomi, güvenlik ve dış siyaset anlamında ortaya koyduğu başarılar, kardeş ülke olarak bizi de gururlandırıyor, bizi de sevindiriyor. Her olayda dost ve kardeş Azerbaycan’la dayanışmamız devam ediyor. 

Özellikle dün Almanya Parlamentosunda kabul edilen ve bir avuç Ermeni lobisinin maalesef etkisiyle kabul edilen 1915 Olaylarına yönelik karar, esasında dost ve müttefikimiz Almanya’nın Parlamentosunun tarihi bir hatasıdır. Üzerinde hukukçuların bile anlaşamadığı, hukuki farklı kararların olduğu, tarihçilerin ittifak etmediği bu karar Türk milleti tarafından asla ve asla kabul edilemez, yok hükmünde bir karardır. Bu vesileyle Büyükelçimizi geri çağırdık istişareler için, önümüzdeki günlerde Alman Parlamentosunda alınan bu kararın ne şekilde değerlendirileceği enine-boyuna ele alınacak ve Türkiye olarak gereken tavır ve davranış neyse bunu tereddütsüz yerine getireceğiz.

Her şeyden önce şunu söylemek lazım: Bu kararla Almanya’yla Türkiye ilişkileri gerçek anlamda zedelenmiştir. 

Ancak bir şeye dikkat çekmek isterim, 650 kişilik Alman Parlamentosunda sadece 250 civarında temsilcinin katılmış olması, aslında Alman Parlamentosunun çoğunluğunun bu kararı içine sindiremediğini de bir kez ortaya koymuştur. Şartlar ne olursa olsun, biz dostlarımıza, müttefiklerimizle ilişkilerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Ümit ediyoruz ki, yanlış hesap Bağdat’a gitmeden geri döner ve aklıselim galip gelir. Ayrıca, tabi Ermeniler maalesef bu yanlıştan bir türlü dönmüyorlar. 

Azerbaycan’ın fırsatçılık yaparak topraklarının yüzde 20’sini işgal ettiler ve yılardan beri de bu hukuksuz işgal devam ediyor. Bu konuda MİNSK Grubunda birtakım gayretler, çalışmalar olmakla birlikte, ne yazık ki bir mesafe katledilmedi. Zaman zaman Ermenistan bu işgalci tutumunu tazeliyor, tekrarlıyor. Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde de yine aralarında Azerbaycan-Ermenistan arasında saldırılar oldu ve bu kez bir şeye şahit olduk ki, Azerbaycan güvenliğini sağlama konusunda, tehditleri bertaraf etme konusunda geçtiğimiz 25 yılda önemli mesafe kat etmiş, her bakımdan kendini geliştirmiştir. Bu bölge için, Azerbaycan’ın güvenliği için fevkalade önemli bir gelişmedir.

Ermenistan’ın tarih boyunca kışkırtmalarla birtakım yanlış işler yaptığını dünya alem biliyor, geçmişte ülkemize yönelik terör faaliyetlerinin bizzat içinde yer almış ve birçok diplomatımızın hayatına kastetmiş Ermeni çetelerini maalesef azmettirmiştir. Bugün örtülü olarak başka yönlerden de terör örgütlerine kucak açtığı artık bir sır değildir. Ermenistan yönetiminin bu aymaz tutumunun bedelini milyonlarca Ermeni izolasyonla, yoksullukla, sıkıntılarla ödemek mecburiyetinde kalmaktadır. Artık bu tutumdan, Ermenistan bu boş hayallerden vazgeçmeli ve bölgede iyi komşuluk ilişkileriyle hem halkının refahı için, hem de ülkesinin geleceği için daha güzel işler yapmalıdır diye düşünüyorum.

Biz bölgeyle ilgili düşüncelerimiz her zaman bölgenin birlikte kalkınması, gerek Kafkasya’nın, gerek Orta Asya’nın tarih boyunca İpek Yolları üzerinde medeniyetlerin en önemli durak noktası olduğunu ve bu bölgelerin Batıyla Doğu medeniyetlerin birleştiği önemli topraklar olduğunu bir kez daha bu vesileyle hatırlatıyoruz. Ve ziyaretimizin Azerbaycan’la her alanda ilişkilerimizi daha da ileriye taşıyacağına inancımızı ifade ediyor, teşekkür ediyorum.

Soru- Sayın Başbakan, dün haftalık olağan ziyaretiniz kapsamında Genelkurmay Başkanımızla da görüşmeleriniz oldu. Aslında Genelkurmay Başkanı da bir gün önce önemli ziyaretleri vardı Nusaybin ve Şırnak’ta. Aslında bu konunun Bakanlar Kurulu gündemine de geldiğini Sayın Numan Kurtulmuş da söylemişti ama, Cerablus hattı konusunda acaba son olarak Genelkurmay Başkanının da oraya gitmesi, orada olası bir operasyon hazırlığı olduğunu düşünmemizi gerektiriyor mu? Ciddi anlamda Cerablus-Mare hattının çok önemli ve bizim için çok ciddi bir nokta olduğunu da Numan Bey söylemişti. Gerçekten böyle bir hazırlığımız var mı?
Teşekkürler.

Başbakan Binali Yıldırım- Malum Suriye’de, Irak’ta çok uzun süredir devam eden istikrarsızlıklar var. Oradaki karışıklık ve iç savaş tek boyutlu değil, birden farklı terör örgütleri var, bu terör örgütleri birbirleriyle savaşıyor, Suriye rejimi bunlarla savaşıyor, Suriye’nin bağımsızlığı için çalışan gruplar var. Dolayısıyla bütün burada ayrıca koalisyon güçlerinin faaliyetleri var. Amaç, işte Suriye’yi terörden temizlemek. O yüzden bu ve buna benzer bölgelerde durum her an değişebilir. Türkiye olarak biz gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz, bizim koalisyon güçleriyle çok açık ve net şöyle bir hukukumuz var. Yapılan çalışmalarda bizim hassasiyetimiz bellidir, Türkiye aleyhine terör faaliyeti içerisinde olan gruplara asla ve asla prim verilmemesi konusundaki hem hassasiyetimiz, hem de eylemlerimiz devam ediyor; durum bundan ibarettir. 

Teşekkür ediyorum. 

Soru- Sayın Başbakan, Almanya’dan çıkan kararın ardından bunun ne şekilde değerlendirileceği ele alınacak dediniz az önce. Olası adımlar neler olacak efendim, nasıl adımlar atılması planlanıyor bu kararın ardından? Ekonomik yansıması nasıl olacak özellikle? 

Bir de; Almanya ile bu kararın ardından Sayın Merkel’le örneğin bir temasınız oldu mu, böyle bir görüşme planlıyor musunuz? 

Başbakan Binali Yıldırım- Hayır, herhangi bir temasımız olmadı, karar çok taze, kararın metni geldi, enine boyuna Dışişlerimiz açıklayacak. Aslında Dışişleri Bakanlığımızın ilk cevabı her şeyi ihtiva ediyor, gayet kapsamlı, güzel bir karşılık verildi. Tabii ki Büyükelçimiz bugün zannediyorum gelecek ve kendisiyle istişarelerde bulunacak. Kararın arka planına bakılacak ve gerekli karşılık verilecek. 

Almanya ve Türkiye çok önemli iki müttefik. Bu ve buna benzer kararlarla birlikte birdenbire Almanya’yla ilişkilerimizin tamamen kötüleşmesini kimse beklememeli. Ancak bunun da şu anlama gelmesini asla kimse düşünmemeli: Buna tepkisiz kalacağız, bir şey söylemeyeceğiz. Zaten böyle bir şey yok, gerek Parlamentoda gerekli üç partinin beraberce çok net tepkileri ortaya kondu. Aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamaları var, biz açıkladık. Dışişleri Bakanlığımız gerekli açıklamaları yaptı. Biz bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Baştan beri söylediğimiz bir şey var; bizim geçmişimizde, tarihimizde bu konularda başımızı öne eğecek, mahcup olacak bir işimiz yok. Bırakın bu işleri tarihçiler konuşsun. Siyasetin malzemesi olmaktan bu işi çıkaralım, bütün ülkelere bunu söylüyoruz. Bizim amacımız; dostluktur, dostlukların geliştirilmesidir. Yoksa geçmişteki acıları tekrar hatırlatırsak, tekrar gündeme taşırsak bundan hiç kimseye fayda gelmez. 

Dün bir şey de söyledim; eski defterleri karıştırmaya bir başlarsak, burada en az hesabı olanın Türkiye, Türk milleti olduğunu bütün dünya bilmelidir.
 
Bir düzeltme yapıyoruz; Büyükelçimiz dün akşam Türkiye’ye gelmiş, olaylar çok hızlı geliştiği için takipte zorlanıyoruz. 

Teşekkür ediyorum. 

Başka soru var mı arkadaşlar? 

Soru- Sayın Başbakan, Hükümet Programını açıkladığınızda öncelikli olarak yeni anayasa vurgusu yapmıştınız. 

Başbakan Binali Yıldırım- Evet.  

Soru- Yeni anayasada bu dönemde, Haziran ayı içinde Meclis’e sunulmasını beklemeli miyiz? Meclis takvimi nasıl netleşecek, onu merak ediyoruz.

Başbakan Binali Yıldırım- Ben herhangi bir takvim vermedim, sadece öncelikli konularımızın ne olduğunu söyledim; anayasa, yeni anayasa Türkiye’nin ihtiyacıdır ve bütün partilerin geçtiğimiz 15 yılda vaatleri arasında yer almıştır. Artık bu işi fazla geciktirmenin bir anlamı yok. Ben bir çağrı yaptım diğer siyasi partilere; son kez buyurun gelin Türkiye’nin ihtiyacı olan bu anayasayı birlikte yapalım, bu şerefe birlikte ortak olalım. Tabii diğer siyasi partiler bu konuda tutumlarını sürdürmeye devam ederse, AK Parti Grubu olarak tabii ki partimiz daha fazla bu işe duyarsız kalamaz. Çünkü millete bu konuda taahhüdümüz var, bu amaca yönelik çalışmalar da zaten başladı, devam ediyor. Tamamlandığı zaman kamuoyuyla bunu paylaşacağız bir kez daha ve ondan sonra Parti Grubumuz kendi adına gerekli adımları atacak; olay budur. Bunun takvimi önümüzdeki günlerde netleşecektir. 

Dün tabii İl Başkanları Toplantısında yaptığım konuşmada bir hususu biraz bazı yazılı basın organlarında çarpıtılmış olarak gördüm, bu konuda da bir açıklık getirmek isterim. Anayasa ne derse desin fiili olarak Cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu doğmuştur. Orada söylenen şey şudur: Her ne kadar Anayasa Cumhurbaşkanı sorumsuzdur dese de, yapılan anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanının halk tarafından doğrudan seçilmesiyle birlikte doğal olarak siyasi sorumluluğu doğmuştur. Çünkü vatandaş oy verdiği insandan hesap sorar; siyasetin özü ve esası budur. Bu gerçekliği anayasayla düzeltme ihtiyacı vardır. Aksi halde burada sürekli bir tartışma alanı devam edecektir, söylediğim budur. Bazıları bunu sanki anayasayı tanımıyor filan diye çarpıtmaya çalışmışlar. Artık bu ucuz medya oyunlarından vazgeçmek lazım, olayları daha aklıselim değerlendirmekte fayda var. 

Teşekkür ediyorum. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.