Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Burgazada Korveti’nin denize indirilmesi töreninde yaptigi konusmanin tam metni

 

Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, muhterem Hanımefendi, değerli konuklar; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Deniz Kuvvetlerimizin gurur günü, bugün benim için de ayrı bir gurur günü Sayın Cumhurbaşkanım. Bir gemi inşa yüksek mühendisi olarak her geminin denize inişinde benim duygusal halim çok farklı oluyor. Çünkü bu törenlerde asıl sıkıntıyı Sayın Cumhurbaşkanım, arkamızda gördüğümüz bu eserin gerçek mimarları yaşıyor. Yaz olur sıcak olur yağlar erir, konuşmalar uzarsa geminin kızakta kalma riski atar. Kış olur, yağlar donar, konuşmalar uzarsa yine geminin kızakta kalma riski olur. Bu kadar emeğin sonucu bu denize inmeden yaşanacak bir aksaklık bu kardeşlerimizin, mühendislerimiz, işçilerimiz için hiç ama hiç hayal etmedikleri, asla ve asla olmasını istemedikleri bir iştir. O yüzden konuşmamı mümkün mertebe kısa tutmaya gayret edeceğim.

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli konuklar; hakikaten güçlü ülke güçlü orduyla mümkün. Ülkemizin bulunduğu konum itibarıyla güçlü olmaktan başka hiçbir çaresi yok. Zira etrafımız ateş çemberi ve birçok mazlum milletler bizim desteğimizi bekliyor, bizden umut bekliyor. Onun için kendi ülkemizde, Türkiye’de sadece savunma kabiliyetimizi geliştirmek yetmez, aynı zamanda caydırıcılık kabiliyetimizi de geliştirmek zorundayız. Bunu da yaparken Sayın Cumhurbaşkanım, yerli ve milli kaynaklara dayanmamız gerek. Dışarıdan aldığınız her ekipman, her muharip araç günün birinde size çaresizliği de beraber getiriyor, 74 Çıkarma Harekatında biz bunu gördük. O gün, o güne kadar bizim dostlarımız olan ve her anlamda stratejik ortaklıklarını tekrarlayanlar, birdenbire bizi zorda bırakmak için gereken adımları atmakta asla tereddüt göstermediler.

Onun için, bu topraklarda var olmanın olmazsa olmaz şartı, güçlü olmak, güçlü olmaya da devam etmektir. Bunun için zatıalinizin başlattığı son 14 yıllık savunma sanayimizin kendine yeterliliği konusunda hatırı sayılır mesafe aldık, burada hiçbir tereddüt yok. Az önce Bakanımız da ifade etti, yerli ve milli katkı oranımız yüzde 20’lerden 60’lara yükseldi. Bu bir aşamadır, ancak bunu yeterli görmüyoruz. Özellikle Türkiye’nin yerlileşme ve millileşme konusunda yapacağı çok iş var, bu konularla ilgili adımlarımız da atmış bulunuyoruz; özelikle bölgesel uçak projesi, milli harp uçağı projesi, helikopter projesi, piyade tüfeği, milli tank, milli gemi ve daha niceleri. Bütün bunların amacı, Türkiye’nin savunma ve caydırıcılık kabiliyetini attırmak, düşmana korku salmaktır. Bu hedefe yönelik çalışmalarımız bundan böyle de artarak devam edecektir. Son 14 yılda liderliğinizde savunma sanayimize 30 milyar dolar yatırım yaptık.

Yılarca, ben genç mühendisken hatırlıyorum, bu ve buna benzer gemiler Türkiye’nin hep gündeminde olmuş, 80’li yıllarda başlayan projeler 2000’lere geldiğimiz halde hala konuşulmaya devam etmiştir. Ama şimdi konuşmuyoruz, yapıyoruz. Az konuşuyoruz daha çok iş yapıyoruz, bize yakışan, bu millete de yakışan da budur Sayın Cumhurbaşkanım.

Evet, konuşmamı burada tamamlamak istiyorum.

Özellikle bu eseri Deniz Kuvvetlerimize kazandıran başta Deniz Kuvvetleri Komutanımız olmak üzere İstanbul Tersanesi Komutanı, mühendisleri ve işçileri, emeği geçen herkesi bir kez daha kutluyorum ve bu korvetimiz, kızağa koyacağımız diğer korvetimiz ülkemiz için, milletimiz için, Deniz Kuvvetlerimiz için hayırlı, uğurlu olsun diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.