Basbakan Yildirim’in gazetecilerin sorularina verdigi yanitlarin tam metni
SORU- … Yasa dışı delil itirazında bulunacağı söyleniyor, aynı zamanda kararı uluslararası mahkemelere Lahey gibi, Birleşmiş Milletler gibi kurumlara taşıyacağı iddia ediliyor. Bundan sonra Türkiye bu davaya ilişkin nasıl bir adım atacak, bunu öğrenmek isteriz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, Amerika’da görülen Mehmet Hakan Atilla davası başından beri söylediğimiz gibi hukuki bir dava değildir, tamamen siyasi bir nitelik kazanmıştır, uydurma delillerle kendileri suç işleyen insanların şahitliğiyle oluşturulmaya çalışılan ve uluslararası hukuk normuna da hiçbir şekilde uymayan adeta bir tiyatro şeklinde bir dava sonucu önceden kararlaştırılmış, senaryosu hazırlanmış bir oyun gibi bir davayı bütün dünya izledi. Bizim açımızdan hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Türkiye bir hukuk devletidir, egemen bir ülkedir. Hak ve menfaatlerine nereden bir zarar verilmeye çalışırsa karşılığını mutlaka verecektir.
SORU- Efendim, Beşiktaş Belediye Başkanı görevden alındı, farklı belediyelere yönelik de bu tür girişimler olacak mı, adımlar olacak mı daha doğrusu ve bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, bu bir hukuki süreçtir. Tabii ki kamu adına hizmet edenler, kamu gücünü kullananlar, vatandaştan yetki alanlar bu yetkilerini yerli yerinde kullanmak, hizmet yaparken kamu menfaatini gözetmek durumundalar. Kayırmadan, görevi kötüye kullanmadan memleket-millet adına iş yapan, hizmet yapana kimsenin söyleyecek sözü olmaz, herhangi bir sıkıntı da yaşamaz. Yanlış yapanlar varsa, bunların da hukuk içerisinde karşılığını görmesi gayet doğaldır. O bakımdan herkes baştan milletin denetimindedir, çünkü seçimle iş başına geliyorsunuz, seçimden seçime geçen sürede millete size verilen yetkiler hukuk içerisinde herhangi bir yanlışa düşmeden hizmet edeceksiniz. Bu yetmez, ikinci denetim kamu denetimidir. Müfettişler gerekli denetimleri yaparlar, yanlış bir iş-işlem uygulama olursa bunun karşılığı da bellidir. Onun ötesinde de eğer daha ileri bir yanlış yapılmışsa, kamu yararı gözetmeyen veya haksız uygulamalara sebep olan icraatlar yapılmışsa bunun yolu da mahkemelerdir. Türkiye bir hukuk devleti, bu süreçler işliyor. Bu ilk değildir, daha önce de bu ve buna benzer çeşitli partilerden belediye başkanları, diğer kamu yöneticileri hakkında hukuki ve idari işlemler yapılmıştır. Bundan sonra icap ederse yine de yapılabilir. Ama ümit ederiz ki halktan yetki alan, seçimle gelen insanların iki seçim arasında hiçbir yanlışa düşmeden görevlerini layıkıyla yerine getirmeleri ve kendilerine oy veren insanları hayal kırıklığına uğratmamalarıdır. Dolayısıyla bu konuda bundan daha fazla bir yorum yapmanın gereksiz olduğunu düşünüyorum.
SORU- Sayın Başbakan, geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu uyuşturucuyla ilgili bir toplantıda güvenlik güçlerine seslenip; gördüğünüz yerde ayağını kırın, sorumluluğu bana ait şeklinde bir açıklama yaptı. Özellikle muhalefetten bu açıklamaya dönük tepkiler var, nasıl değerlendirirsiniz?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- İçişleri Bakanımızın tabii son zamanlarda özellikle genç yavrularımıza yönelik uyuşturucu bağımlılığı konusunda gelinen noktayı dikkate çekmek için bir kendince bir üslupla bunu kamuoyu gündemine taşımasıdır. Yanlış anlamaya müsait şeyler olabilir, ama bilinmesi gerekir ki hayıflanarak, yani bu işin ne kadar alçakça bir iş olduğunu, bu işin içinde olan, çocuklarımızı zehirleyenlerin hiçbir müsamaha göstermeden en şiddetli şekilde üzerlerine gidilmesi gerektiğini açıklamaya çalışmıştır. Bu amaçla yaptığı açıklama tarzı belki yanlış anlaşılmalara mahal vermiş olabilir. Şunu açıklıkla söyleyeyim: İster İçişleri Bakanı olun, ister Başbakan olun, ister sadece bir vatandaş olun, hiç kimse hukukun üstünde değildir. Ceza da olacaksa, hukuk içerisinde herkes karşılığını görecektir. Mesele bundan ibarettir.
SORU- Efendim, Diyanet’in daha önceki bir yayınındaki ifadeler, 9 yaş kız çocuklarının evlenebileceği yorumlarına neden olmuştu, bugün bir düzeltme yapıldı Cuma hutbesinde. Bu konuda bir değerlendirmeniz olur mu?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, bugün biz de Cuma’yı eda ettik, hutbede hatip hocamız bunu en güzel şekilde açıkladı. Ergenlik, buluğa erme işi ayrı bir iştir, ama evlenme yaşı Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında bellidir. 18 yaşını ikmal edenler evlenme hakkına kavuşmuş olurlar. Bundan önce yapılan evlilikler yasa dışıdır, ayrıca büyük mağduriyetlere de sebep olmaktadır. Bugün küçük yaşta evlenmiş, aileleri bölünmüş, kocası yahut eşi hapiste olan binlerce insan vardır. Bu, bilgisizlikten, cehaletten ve o yaşların verdiği heyecandan kaynaklanan bir durumdur. Biz bunu hatırlarsanız geçtiğimiz aylarda bir yasayla bu mağduriyetleri gidermeye çalıştık, maalesef kendimizi iyi ifade edemediğimiz için o mağduriyetler bugün de devam ediyor. Küçük yaşta evlilikler hiçbir zaman hoş görülemez, kabul edilemez, yasal olarak da mümkün değil, suçtur. 3 bin civarında böyle bu suçun karşılığı olarak hapiste yatan genç vardır ve bunların çocukları var, eşleri var, ta ki hapis cezasını tamamlayınca tekrar birleşecekler. O bakımdan Diyanet’in o söz konusu neyse o evlilikle ilgili değil, gençlerin ergenlik, buluğa erme çağlarıyla ilgili bir değerlendirme olarak ele almak lazım. Ama evlilikle ilgili konu medeni kanunda, ilgili kanunlarda açık ve seçik tanımlanmıştır, bunun dışındaki yorumlar iyi niyetli yorumlar değildir, zorlamadır, çünkü kanunlar bu konuda açık, bunun dışındaki uygulamaların da çok ağır cezaları vardır, bunun böylece bilinmesinde fayda var.
Teşekkür ederim.
SORU- Efendim, kabine revizyonu olacak mı? Sayın Cumhurbaşkanı sabah bu konuda yorum yaptı ama…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne dedi?
SORU- Olmayacağını söyledi efendim.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Onun sözünün üste söz mü söyleyelim?
SORU- Ben de ilaveten şunu soruyorum: Acaba ne zaman öngörüyorsunuz kabine değişikliğini?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani şimdi olmayan şeyin nesini öngöreyim.
SORU- Yani en yakın bir tarih var mı aklınızda?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Görüşürüz.
SORU- Sayın Başbakan, AK Partiyle Sayın Abdullah Gül arasında bir polemik yaşanıyor…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne gibi?
SORU- Son KHK’dan sonra bu muğlaklık üzerine. Ama bu 2019’da Sayın Gül’ün muhalefetin ortak adayı olabileceği şeklinde yorumları da beraberinde getirdi. Buna bir yorumunuz olur mu?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kimin ne karar verecek, hangi yönde gidecek, o, o kararı verecek olanlara aittir. Biz kimse hakkında şöyle olacakmış, böyle olacakmış, geleceğe yönelik tahmin yürütmek konumunda değiliz. Biz ülkeyi yönetiyoruz. 2019’da seçim olacak, herkes meydana çıkacak ben varım diyen, milletten boyunun ölçüsünü alacak, bu kadar basit; bu herkes için geçerlidir. Dolayısıyla Abdullah Bey bu partide beraber yola çıktığımız bir arkadaşımızdır, Başbakanlık yapmıştır, Cumhurbaşkanlığı yapmıştır. Bizim arzumuz, Abdullah Bey bu kutlu yürüyüşte partimizle ilgili, davamızla ilgili görüşlerini her zaman bizimle paylaşabilir, biz de gerekli şeyleri onunla paylaşırız. Kamuoyunda bir tarafmış gibi ayrı bir şekilde değerlendirmeler yapmasını doğrusu biz tasvip etmeyiz. Armuz, bu davanın bir ferdi olarak ve iyi gününde, zor gününde beraber olmuş bir kardeşimiz olarak görüş ve fikirlerini yine partinin başarısı için her zaman bizlerle paylaşmasıdır, bundan da memnuniyet duyarız.
SORU- Efendim, bedelli askerlik konusunda 2017 yılında gündeme gelmeyeceğinizi söylemiştiniz ama, bu yıl içerisinde bir bedelli askerlik…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Aynı şeyi söylüyoruz, değişik bir şeyimiz yok.
Bu arada arkadaşlar, Türk sinemasının usta isimlerinden Münir Özkul Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Teşekkür ederim.