Basbakan Yildirim’in MSÜ Akademik Yil Açilisi Programinda yaptigi konusmanin tam metni
… bilim ve teknolojide sağlanan gelişmeler askeri alana da yansıyarak harp sanatına yeni bir boyut kazandırmıştır. Osmanlı Devleti de bu gelişmelere uygun olarak ordunun subay ihtiyacını karşılamak bakımından Mühendishane-i Berr-i Hümayunu, ardından da Mektep-i Harbiye-i kurmuştu.
Harp okulları Cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren gelişmesini sürdürmüştür. Bugüne kadar başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere pek çok komutan, subay yetiştiren bu korumu Türk Silahlı Kuvvetlerimizin en üst düzey ihtisas ve eğitim kurumudur.
Ülkemiz medeniyetlerin buluşma noktasında yer alan Doğu ve Batı medeniyetlerini buluşturan, stratejik önemi en üst düzeyde ülkelerden biridir. Bu coğrafyada güçlü olmak, kalıcı olabilmek, istikrar ve refah içinde bir devleti sürdürülebilmek için önemli hususlardan bir tanesi, askeri olarak güçlü olmaktır, tarih boyunca bu kural hiç ama hiç değişmemiştir.
Bugün de bölgemizde tarihi bir dönüşün sürecini birlikte yaşamaktayız. Her zaman teyakkuzda olduğumuz sorunların yanı sıra, ülkemiz son yıllarda ortaya çıkan yeni risk ve tehditlerle karşı karşıyadır. İstiklal mücadelemizi, 94’üncü yılında olduğumuz Cumhuriyetimizin kuruluş hikayesini ve geçen yıl 15 Temmuz’da maruz kaldığımız saldırıyı hatırlamak, istiklalimize, demokrasimize yönelik tehditlerin ne seviyede olduğunu anlamak için kafidir. Bu sebeple, ekonomik yönden, askeri yönden güçlü olmanın yanı sıra, nitelikli ve eğitim düzeyi yüksek personele sahip olmanın önemi aşikardır.
Türkiye Cumhuriyeti’ni, demokrasimizi, milli egemenliğimizi ve milletin kendisini hedef alan, ancak kahraman milletimiz, vatansever askerimiz ve Cumhurbaşkanımızın, Hükümetimizin kararlı duruşuyla durdurulan 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra tabiatıyla birçok tedbirler aldık. Bu tedbirlerden bir tanesi de, Silahlı Kuvvetler ve Milli Savunma Bakanlığının yeniden yapılandırılmasıdır. O gece asker kılığına girmiş teröristlerin ülkemize yaşattığı acıların bir daha tekrar etmemesi için bu tedbirleri aldık, gereken adımları titizlikle attık. Ve bugün akademik yıl açılışını yaptığımız Milli Savunma Üniversitesi de bu alınan kararlardan bir tanesidir. Burada halk enstitüleri, harp okulları, astsubay meslek okulları, araştırma enstitülerini, yani bütün askeri eğitim kurumlarını bir çatı altında topladık. Bu eğitim kurumlarımız ülkemizin savunma ve caydırıcılık kabiliyetini en üst noktaya taşıyacak olan gerekli donanıma sahip insan gücümüzü yetiştirecek kurumlardır.
Gururla ifade etmeliyim ki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin subay ve astsubay kaynağını oluşturan bütün okullarımızda fiziki ve teknik ihtiyaçlar eksiksiz karşılanmıştır. 15 Temmuz’da bu kurumlarımıza verilen tahribat ve buradaki insan kaybımız, öğrenci kaybımız süratle telafi edilmiş ve az önce Rektörümüzün bana verdiği bilgilere göre harp akademileri, harp okulları, astsubaylar ve akademilerde 15 Temmuz öncesi Jandarma’yı, GATA’yı ve Sahil Güvenlik’i çıkardıktan sonra toplam sayı 9828, bugün bu sayı 9832’dir, dolayısıyla bu konuda hiçbir zafiyet kalmamış ve süratle buradaki açık kapatılmıştır. Tabi buna Jandarma’yı koyarsanız, Sahil Güvenlik’i, GATA’daki öğrencileri koyarsanız daha önceki 16 bin seviyesi neredeyse yakalanmış gibi gözüküyor. Bir yıllık süre içerisinde istediğimiz hedeflere ulaşmak 15 Temmuz gibi büyük bir travmadan sonra önemli bir başarıdır; tabi ki bu başarıda bütün hepinizin emeği vardır. Hepinizi canı gönülden tebrik ediyorum, kutluyorum.
Hükümet olarak bütün başarılı ve özverili çalışmaların daima arkasında olduğumuz gibi, bu kurumumuza da her zaman sahip çıkacağız.
Şunu arkadaşlar, iyi bilelim: Bu yapısal dönüşüm artık gerçekleşmiştir, bundan böyle de aynı şekilde devam edecektir. Amacımız, bu değişimi geleceğe dönük tahkim etmek ve burada yetişecek genç subaylarımız, astsubaylarımızın değişen dünya şartlarına göre, değişen tehdit algılarına göre en iyi şekilde bilgi ve uygulamalarla donatmak. Sizin göreviniz, bu konuda her türlü inisiyatifi almak ve bunu gerçekleştirmek. Bunun için ihtiyacınız olan her türlü imkan ve kabiliyet de tabi ki Hükümetimiz tarafından sağlanmış olacaktır.
Az önce Bakanım bir ifade etti, bu alçak örgütün ülkemize yaptığı ihanetin boyutları her geçen gün daha da açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Bakın, 15 Temmuz darbesi sonrası görevlendirmelere göz attığımızda nelere rastlıyoruz, İstanbul Valisi Hava Harp Okulu Komutanı, TRT İstanbul Radyosu Müdürü Hava Harp Okulu Alay Komutanı, İş Başkası Genel Müdürü Hava Harp Okulu Dekanı, böyle atamalar yapmışlar. Harp Okulunun hocalarının görevi darbe yapıp, kurumların başına geçmek mi? Dolayısıyla, bu ve buna benzer tehditlerin ülkemizde bir daha yaşanmaması için bu kurumlarımızın milletle bütünleşmesine bağlıdır. Tamam, titiz olacağız buraya seçim yaparken en kabiliyetli, en iyi, vatanını, milletini, bayrağını, devletini seven evlatlarımızı alacağız burada bir tereddüt yok. İşte bu hassasiyeti alçak FETÖ terör örgütü görmüş ve bu alanı kendi kirli amaçları doğrultusunda tepe tepe kullanmıştır. Günün sonunda öyle bir hale gelinmiştir ki, bir tek bile onların istemediği öğrenci buraya girememiştir. Bu ülkemizin geleceği için büyük bir felaketin başlangıcıydı. Bu bakımdan 15 Temmuz darbe girişimi bize, ülkemize, insanımıza, demokrasimize büyük bir tahribat vermekle beraber gözbebeğimiz silahlı kuvvetlerimizin kurtuluşu için de önemli bir dönüm noktası olmuştur, bunu böyle bilmek lazım. Ve bugün artık silahlı kuvvetlerimizi insan kaynağı yetiştirecek bu güzide kuruluşlarımız memleketin her köşesinden, Türkiye’nin bütün insan dokusunu bölgesel temsilini gerçekleştirecek bir öğrenci zenginliğine sahip hale gelmiştir. Harp enstitüleri, araştırma enstitüleriyle ilgili de durum aynıdır.
Değerli konuklar, günümüzde bildiğiniz gibi tehdit algıları gittikçe değişiyor. Artık 50 yıl önceki 50 yılı bir kenara bırakın 10 yıl önceki tehdit algısıyla, bugünkü tehdit algısı aynı değil. Ülkeler savunma ağırlıklı hazırlık yaparken, bugün caydırıcı ağırlıklı hazırlıklar daha da önem kazanıyor. Önceden tankla topla, uçakla bir harp icra edilirken, şimdi bilişimle, siber saldırılarla harpler yapılıyor dolayısıyla, bilgi artık en büyük güç haline geliyor. Çok büyük paralarla oluşturduğunuz savunma ve caydırıcılık kabiliyetiniz bazen işe yaramaz hale geliyor ve çok kolay elde edilen siber araçlarla daha büyük tahribatlar yapan saldırılarla karşı karşıyayız. Bunun için birçok ülke siber kuvvetler adı altında komutanlıklar kurdular. Ve bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri de gerekli adımları attı. 2011’den itibaren siber tehdidi bir önemli tehdit kabul ederek bu yönde gerekli altyapıyı oluşturdu. Dolayısıyla, bölgemizin stratejik konumunu da göz önüne aldığımızda Türkiye’nin hem savunma sanayine hem caydırıcılık kabiliyetine yönelik adımlarını artarak artan bir tempoda sürdürmesi kaçınılmaz. Bölgede son 5-6 yıldır devam eden istikrarsızlık, yönetim boşluğu ve buna bağlı olarak gelişen terör faaliyetleri ülkemizin birinci derecede ilgilendiren birinci derecede tehdit eden bir boyut kazanmıştır. O bakımdan silahlı kuvvetlerimizin insan kaynağını yetiştirecek ve ülkemizin içeride ve dışarıda güvenliğini teminat altına alacak Milli Savunma Üniversitemiz bağlısı harp okulları, meslek yüksekokulları ve akademileriyle araştırma ve subay, astsubay enstitüleriyle bir bütün olarak bu ihtiyacımızı karşılayacak güçtedir.
Ben bu duygu ve düşüncelerle bu güzide kuruluşumuzun akademik yılının hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Ve unutmayalım ki, cumhuriyetimizin en büyük kazanımı demokrasidir, hukuktur. Bize düşen yeryüzünün değerleriyle barışık bir şekilde dâhili ve harici hiçbir vesayet odağına itibar etmeden devletimizi, ülkemizi, vatanımızı, vatandaşımızı korumak ve güçlendirmektir. Bunun için var gücümüzle gayret edeceğiz, çalışacağız, sizin her türlü ihtiyaçlarınızı karşılayacağız. Biz harp sanatlarından anlamayız, nasıl harp edileceğini bilmeyiz. Bizim bileceğimiz şey sizin ihtiyaçlarınızın karşılanmasıdır. Bunu da karşılamak için 80 milyon vatan evladıyla birlikte ülkemizin imkân ve kabiliyetlerinde sonuna kadar kullanarak size ihtiyaç duyduğunuz her türlü maddi, manevi desteği sağladık, sağlamaya devam edeceğiz. Eğitim, öğretim yılınız hayırlı, uğurlu olsun.
Sağ olun Allah’a emanet olun.