Basbakan Yildirim’in Refahiye’de halka yaptigi konusmanin tam metni
Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Çok değerli hemşehrilerim; bugün ata yurdumdayım, memleketimdeyim, kardeşlerimin arasındayım. Canlarım, Erzincanlılarım, Hükümetlilerim. Allah’ıma hamd ediyorum, şükrediyorum, bugünleri gösterdiği için şükrediyorum. Erzincan’ın Refahiye’nin Kayı Köyünden Topal Dursun’un oğlu Bahar Hanımın oğlu Binali Yıldırım şimdi ülkesine, Türkiye’ye, milletine daha fazla iş yapmak, daha fazla hizmet etmek için ağır bir sorumluluk yüklendi. Bu sorumluluğu bize layık gören memleket sevdalısı, Türkiye sevdalısı, kurucumuz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli hemşehrilerim; sizden aldığımız güçle Türkiye’miz için, Erzincan’ımız için, canımız ülkemiz için canla başla çalışacağız, daha çok çalışacağız. Sizlerin, Hükümetlilerin, 78 milyon vatandaşımızın yüzünü güldürmek için, geleceğini aydınlatmak için, muhannete muhtaç etmemek için arkadaşlarımızla beraber hep çalışacağız, hep daha güzel hizmetler yapacağız ve bu güzel yurdu, bu mübarek yurdu bölücü terör örgütünden kurtaracağız, bu belayı milletimizin başından atacağız inşallah.
Çok değerli hemşehrilerim… Gençler, bir dakika, yolların kralı olmaz yolların kuralı olur. Yolları böldük milleti birleştirdik, yolları böldük gönülleri birleştirdik, yolları böldük sevenleri birleştirdik. Değerli hemşehrilerim, yolları böleriz, ama Türkiye’yi böldürtmeyiz. Ekmeğimizi böleriz, milleti böldürtmeyiz.
Biz sizinle gurur duyuyoruz. Güzel hemşehrilerim, kardeşlerim, bacılarım, analarım, sevgili gençler; biz sizlerle gurur duyuyoruz. Sizsiz bizim ne günümüz var, siz varsanız Türkiye var. Evvel Allah, bu güzel ülkeyi bölmeye hiç kimsenin gücü yetmez, yetmedi, yetmeyecek.
Türkiye’nin bağımsızlığı için, bu milletin kardeşliği için hayatını seve seve göz kırkmadan toprağa düşen şehitlerimize buradan, Refahiye meydanından Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları Cennet olsun. Onlar ölmedi, onlar bu milletin kalbinin en müstesna köşesinde yaşıyor. Onlar hayatlarını Türkiye’nin bağımsızlığı, kardeşliği, milletin beraberliği için verdiler.
Çok değerli hemşehrilerim, kardeşlerim… Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Hükümetin güzel kızları, biz sizlerle gurur duyuyoruz.
Çok değerli hemşehrilerim, kardeşlerim; bugün sizlerle hasret gidermeye geldik, sizlerle kucaklaşmaya geldik. Bakan arkadaşlarımız, milletvekillerimiz, Genel Başkan yardımcılarımız bugün iklimi sert, insanı mert Erzincan’ın güzel insanlarıyla buluşmak için buradayız. Biliyorum ki Erzincanlılar nerede olursa olsun, ister İstanbul’da, ister Ankara’da, ister Almanya’da, onların hep aklı fikri memleketlerindedir, bu güzel topraklardadır. Bizi her zaman burada olmasanız da buraların derdiyle dertlendiğinizi biliyorum.
Şimdi şu Hükümet işini herkes bilmez. Şimdi bakan arkadaşlarım, milletvekili arkadaşlarım merak ediyor, bu Hükümet neyin nesi diye. Biz bir tane Hükümet biliyoruz, o da 65. Hükümet diyorlar. Ama asıl Hükümet burası, Hükümet burada.
Değerli kardeşlerim, sevgili hemşehrilerim, hanımefendiler, sevgili gençler; Erzincan’a geldik, canlarla buluştuk, Erzincan’da tamamlanan 200’e yakın eserin açılışını yaptık, onlarla hasret giderdik. Erzincan’a gelinir de Hükümet’e gelinmez mi? Şimdi sırtımızda Dumanlı, önümüzde Erzincan, arkamızda Sivas. 780 bin kilometrekare vatan toprağı, 78 milyon hep bir kardeş.
Değerli kardeşlerim; hiç merak etmeyin, aldığımız bayrağı daha ileriye, daha yükseklere taşıyacağız inşallah, hiç merak etmeyin. Sizin evladınız sizi hiç mahcup etti mi? Etti mi? Bundan sonra da etmez merak etmeyin. Milletimizi, ülkemizi dünyanın sayılı ülkelerinin arasına sokmaya ahdettik, yemin ettik. Bu kadrolar sizin kardeşleriniz, gece-gündüz çalışacağız, durmayacağız, dinlenmeyeceğiz. Ülkemizi, güzel yurdumuzu Cumhuriyetin 100. yılına, 2023’e emin adımlarla yükselen ay-yıldızlı bayrağımızla taşıyacağız. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Değerli hemşehrilerim, değerli kardeşlerim; artık yaz aylarındayız, buralar şenleniyor. Türkiye’nin her tarafından hemşehrilerimiz, Hükümetliler köylerine geliyor hasret gideriyor, sevdikleriyle buluşuyor. Tamam, espri istiyormuş. Bak ablam dedi ki, bir espri söyle dedi. İliç’in bir köyüne gidiyoruz, yıl 2007, seçimlerden önce. İliç’in köyünde, tam köyün içine gireceğiz bir teyze, nur yüzlü, yaşlı. Teyzem puarın başında oturuyor. Puarı bilirsiniz değil mi? Yanaştık, dedik ki, yanımda da Sebahattin Bey var, milletvekillerimiz var, adaylarımız var. Teyze teyze, Bakan geldi Bakan, ne diyeceysen de, ne istiyisin? Teyze döndü, şöyle yazmasından yüzünü çevirdi; evladım hoş geldin, sefalar getirdin, ne diyeyim ki, ne diyeyim ki. Yol dedük yaptınız, su dedik getirdiniz, televizyonumuz bilem var, hem de 150 kanal çekiyi. Buzdolabı bile var, hatta çamaşır makinemiz var, her şeyimiz var Allah’a çok şükür. Emme evladım, bizim köyde ADSL çekmiyi. Şimdi ben şöyle teyzemin yüzüne baktım; teyze, o ne, o ne ki? Teyze bana baktı, toprak … evladım, Bakan olmuşsun ama cehal kalmışsın. Allah bili ki sen Messenger’ı bile bilmezsin. İşi anladık, niye anladık biliyor musun? Meğersem teyzenin torunu İsviçre’de yaşıyormuş, onunla görüntülü konuşmak için ta Erzincan’a gidiyormuş. Onun için ADSL çekmiyor diyor köyde. Türkiye nereden nereye geldi. Yolu olmayan, suyu olmayan Türkiye’den artık ADSL’i olsun isteyen bir Türkiye var. Bu Türkiye Recep Tayyip Erdoğan ve onun ekibinin eseridir.
Dedemiz Fatih İstanbul’u fethetmek için gemileri karadan yürüttü, onun torunları Tayyip Erdoğan ve arkadaşları trenleri ve arabaları denizin altından geçirdi. Marmaray, şu anda 130 milyona hizmet verdi. Şimdi Marmaray’a da gardaş geliyor, Avrasya Tünelini de bu yılsonu yine açacağız. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, İstanbul-İzmir Otoyolu, dünyanın en büyük havalimanı nereye yakışır? Türkiye’ye yakışır, bu millete yakışır.
Şimdi yine size bir şey söyleyeyim, bir dakika gençler, bir espri daha yapalım; Şimdi 2007 seçimlerinden önce Cumhurbaşkanımız o zaman Başbakan, Erzincan’a geldi meydanda konuşuyor. Yine baktık hemen meydanda en önde bir teyze dikkatlice dinliyor. Cumhurbaşkanımız diyor ki; ey Erzincanlılar, biz iktidar olmadan kriz oldu, Türkiye’nin ekonomisi bitti, Merkez Bankası döviz miktarı eridi, 27 milyona düştü. Şimdi 115 milyar oldu, 27 milyardan 115 milyara çıktı deyince aşağıda teyze avaz avaz bağırdı; deme evladım, deme dadanırlar dadanırlar. Söyleme, dadanırlar dadanırlar.
Şimdi bu muhalefet partileri seçim zamanı vaat üstüne vaat, bir elinize Ay’ı vereceğim diyor, bir elinize Güneş’i vereceğim diyor, bol keseden atıyorlar, yaparlar, her şeyi yaparlar. Bir baktım partinin biri seçim vaatlerinde Konya’ya hızlı tren yapacağız diyor. Meğerse Konya’ya hızlı treni biz 2 sene olmuş yapalı haberleri yok, haberleri yok. Bu bol vaatleri verince bunlar, benim rahmetli babam, nur içinde yatsın bir lafı var, o aklıma geldi hemen lafı patlattım; kaval elin, yel Allah’ın, üfle babam üfle. Ama AK Parti ne derse yapar, AK Parti sözünün eridir. AK Parti yapmayacağını söylemez, söz verdiğini de hiç geciktirmeden yapar, öyle değil mi? Eğer inanmıyorsanız, şuradan Kuruçay’a, Malatya’ya giden bölünmüş yola bakın. Köroğlu Deresine bakın, Ovit Tüneline bakın, Kop Dağına bakın, Türkiye’nin her karış toprağına giden hizmetlere bakın. Hastaneler, okullar, her şey Türkiye için, her şey Hükümet için, her şey sizin için.