Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Türkiye’ye Güvenenler Türkiye’de Üretenler programindaki konusmasinin tam metni

 

Teşekkür ediyorum. Bütün katılımcılara hayırlı akşamlar diliyorum, selamlarımı, sevgilerimi sunuyorum.

Sözlerimin başında öncelikle bugün bu önemli toplantıda sanayicilerimizle beraber olmayı çok arzu etmiştim, ancak beklenmedik bazı gelişmelerden dolayı Ankara’da bulunmam gerekiyordu, bunun için özür diliyorum, kusura bakmayın. Sizinle beraber olamadım, ama bakan arkadaşlarım, yardımcılarım sizlerle beraber oldular ve sanayicilerimizle Türkiye’nin meselelerini, enine boyuna değerlendirme fırsatı buldular. 

Ben öncelikle İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan ve arkadaşlarına böylesine önemli bir toplantıyı kritik bir dönemde gerçekleştirdikleri için teşekkür ediyorum.

İkincisi, çok kapsamlı uzun bir değerlendirme yaptınız, arkadaşlarımız sizi detaylıca dinleme imkanına sahip oldular. Sorunları Türkiye’nin sanayiyle ilgili, ekonomiyle ilgili gelecek vizyonunu değerlendirme fırsatı buldunuz. Şunu ifade etmek isterim ki değerli arkadaşlar: Sanayi sektörü Türkiye’nin lokomotifidir, gerçek ekonominin en önemli sektörüdür. Sizler istihdam oluşturuyorsunuz, ülkemizin değerine değer katıyorsunuz. Dolayısıyla, size ve sektöre yapılacak her türlü destek fazlasıyla yerini buluyor, fazlasıyla hak ediyorsunuz. Sanayicilik meşakkatli bir iş, onun için bazen sanayiciliği ben şöyle tanımlıyorum: Eğer bir bu işin bir şey üretip bir eser ortaya koymanın hazzını yaşayamıyorsanız bu işi yapamazsınız, çünkü bu para kazanılacak o kadar kolay var ki niye insanla uğraşacaksınız, niye imalat acaba düzgün oldu mu, acaba her şey yerli yerinde oluyor mu? Zor şartlarda rekabet imkanının gittikçe zorlaştığı şartlarda böyle bir işe talip olmak sevda işidir. Bir işi yapıp bir üretim yapıp onu gördüğünüz zaman bütün yorgunluğunuz gider, bütün çektiğiniz sıkıntıları unutursunuz, çünkü ortada somut yaptığınız bir başarı vardır. O yüzden sanayi sektörünü geçmişte de bu sektörle yakın ilişki içerisinde olmuş, bizatihi ağır sanayide yıllarca çalışmış bir arkadaşınız olarak, sizin hissiyatlarınızı çok iyi anladığımızı düşünüyorum. O bakımdan ülkemizi 2023 hedeflerine taşıyacak sektörlerin başında da sizi görüyorum. Bugün 5 kişiden 1’ine Türkiye’de iş imkanı sağlıyorsunuz dolayısıyla, değerli arkadaşlar Türkiye’nin mukayeseli üstünlüğünü sağlayacak sektör sanayi sektörüdür. Sanayi sektöründe de sanayi 4.0’a geçiş sürecini de ıskalamamamız lazım. Eğer katma değeri yüksek, ülkemizin lokomotifi olup 2023 hedeflerini yakalamayı önemsiyorsak sanayi devrimini bilişim ve teknoloji devrimiyle birlikte düşünüp bunu da başarmamız lazım. Geleneksel ve konvansiyonel üretimin artık küresel rekabette yeterince bize şans tanımadığını mutlaka sizler bizden daha iyi biliyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, 15 Temmuz gecesi çok karanlık bir geceydi. 15 Temmuz gecesinde Türkiye büyük bir uçurumun eşiğinden döndü. Ülkemizin geleceğini kast edenler, demokrasisini yok etmeye çalışanlar, Gazi Meclisimizi bombalamaktan bile çekinmeyen alçaklar eğer muvaffak olsalardı bugün başka bir Türkiye’yi konuşuyorduk. Darbe ile yönetimi ele geçirilmiş, milli irade ortadan kaldırılmış ve dünya gelişen ülkeler liginden düşmüş, üçüncü dünya ülkeleri arasında bir Türkiye’yi konuşacaktık. Allah’a şükür ki milletimizin basireti, Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayeti ve Hükümetimizin kararlılığıyla bu belayı defettik. O andan itibaren bütün vatandaşlarımız başta olmak üzere sanayicilerimiz, tüccarlarımız, işçilerimiz, memurlarımız, işsizlerimiz, kadınımız ve erkeğimiz 79 milyon bir olduk, beraber olduk, kenetlendik ve bu büyük belayı birlikte defettik, bunun için sizlere hasseden teşekkür ediyorum.

Bundan sonra yapmamız gereken işler belli. Ne yapacağız? Bu olayın etkisinden süratle çıkıp önümüze bakacağız, geleceğe bakacağız, gelecekteki fırsatlara bakacağız. Sürekli bu darbeyle yaşamamız asla ve asla doğru değildir, bizim önümüzde çok iddialı hedeflerimiz var. 2023’e şurada çok fazla bir zaman kalmadı bunu da dikkate alarak kaybedecek bir günümüzün dahi olmadığını sizlerle paylaşmak isterim.

Ekonomik gelişmenin olmazsa olmazı demokratik istikrardır. Ekonomik kazanımların korunması, demokratik kazanımların korunmasına bağlıdır. Dolayısıyla, arkadaşlar Türkiye’nin demokrasisine saldıranlar aynı zamanda ekmeğimize, aşımıza saldırmışlardır. Bu gerçeği her fırsatta iş dünyamız hatırda tutmalı ve bu konuda milletçe uyanık olmalıyız. Bu darbe girişimi Türkiye’nin ekonomisini sarsmamıştır, kaos ve kriz bekleyenler bir kez daha yanılmışlardır. Bugün demokrasimizde, ekonomimizde sapasağlam ayaktadır. Bankacılık sektörümüz, finans sektörümüz sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Piyasalarda ne dolar, ne de Türk Lirası cinsinden hiçbir sıkıntı yaşanmadı, faiz oranlarında kayda değer bir dalgalanma görülmedi. Darbe teşebbüsünün hemen sonunda Merkez Bankası bir süredir sürdürdüğü faiz düşürmesini devam ettirdi. Bu da ekonomimizin güvenilirliğini bir kez daha ortaya koydu. İş dünyamızın hem yerli, hem uluslararası yatırımcıları hiç zerre kadar tereddüt etmesin. 79 milyon nüfusumuz, 2 trilyonluk milli gelirimizle güçlüyüz, geleceğe güvenle, emin adımlarla yürüyoruz. Son 14 yılda milli gelirimizi ortalama yüzde 4.7 büyüttük. 2016 yılının ilk çeyreğinde biliyorsunuz 4.8 oranında büyüme gerçekleştirdik. Böylece Avrupa bölgesinde OECD içerisindeki ülkelerin yaklaşık 3 katı bir büyüklüğü, bir büyüme sağlamış olduk. Genç ve dinamik nüfusumuz, stratejik coğrafi konumumuz en büyük kaynağımızdır, en büyük mukayeseli üstünlüğümüzdür.

Değerli katılımcılar, Türkiye’de toplam çalışan sayısı 21 Avrupa ülkesinin nüfusundan fazla. 2002 yılından bugüne 7 milyondan fazla insanımıza aş, iş sağladık. Sadece 2015 yılında 800 bin insana iş kapısı bulduk, istihdam imkanı sağladık. İhracatımızın 14 yılda nereden nereye geldiğini biliyorsunuz. 350 milyar doları aşan dış ticaret hacmimiz yaklaşık 160 ülkenin milli gelirinin üzerinde. 2015 yılında dış ticaret açığımız yüzde 25 oranında düşmüş gözüküyor. Cari açık milli gelire oranı 2014 yılında yüzde 5.8’ken bu oran 2015’de 4,5’a gerilemiş durumda. Bu sene 4’e düşürmeyi hedefliyoruz. Kamu maliyesindeki sıkı duruşumuzu asla değiştirmeyeceğiz. Türkiye’nin 2016 bütçesi de 130 ülkenin milli gelirinin daha üzerinde gerçekleşti. Yüzde 11’in üzerinde olan bütçe açığını, milli gelir oranını 2015’de yüzde 1.3 seviyesine düşürdük ve bu oranları korumaya gayret ediyoruz. Kamu borcunda bugün Avrupa Birliği’nden dünyanın birçok ülkesinden daha iyi durumdayız. Bankacılık finans sektörümüz sağlam bir zeminde çalışmalarını sürdürüyor. Merkez Bankamız 15 Temmuz’a rağmen döviz piyasaya verme ihtiyacı duymadı ve rezervlerimizde herhangi bir azalma söz konusu değil. 121 milyar doların üzerinde brüt rezervimiz var. Türkiye’de bankacılık sektörümüz sermaye yeterlilik oranı yüzde 16’ya yakın neredeyse Maastricht Kriterlerinin iki katı. Türkiye takipteki alacakların bütün bu yaşadığımız kısa süreli krize rağmen toplam kredilere oranı sadece yüzde 3.3. Doğrudan yabancı yatırımlar artmaya devam ediyor. 2002 yılı öncesi 10 yılda sadece 15 milyar dolar yabancı yatırım yapılmışken, 2003 AK Parti iktidarından bugüne kadar yapılan yabancı yatırım miktarı 170 milyar dolara erişmiş durumda. 2002’de Türkiye’de sadece 5600 küresel sermayeli şirket vardı, bugün 50 bini aşmış durumda 10 kat artış var. Tabii bunları niye söyledim? Bunlarla biz övünerek vakit geçirecek değiliz, ama nereden nereye geldiğimizi bilemezsek bundan sonra nereye gideceğimizi de doğru hesaplayamayız.

Değerli konuklar, Hükümet olarak iş dünyamızın önünü açmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin cazibesini artıracak, yatırım ortamını iyileştirecek adımları teker teker atıyoruz. Yüksek nitelikli insan gücünü ülkemize kazandırmak için malum Turkuaz Kart uygulaması başlattık. Ayrıca iş adamlarımızın yurt dışına rahat seyahatleri için yeşil pasaportla ilgili düzenlemeleri yaptık yakında hayata geçiyoruz. Çek sistemindeki sorunları aşmak için kare kodlu çek ve çeki ödemeyenlere ilişkin müeyyideleri yeni baştan düzenledik.

Değerli arkadaşlar, bütün bunlar belki tekrar oluyor daha çok şey var ben bunları anlatmakla vaktinizi almak istemiyorum. Bakan arkadaşlarım eminim ki bu konularda gerekli her türlü açıklamayı yaptılar, sorularınızı cevaplandırdılar. Şunu bilmenizi istiyorum: Hükümet olarak gerçek ekonominin hep yanında olacağız. Ekonomimizin gelişmesi için, üretimimizin artması için, yeni yeni istihdam alanları oluşması için gereken her türlü kolaylığı sağlayacağız. Ayrıca geçmişe yönelik yüklerinizden kurtarmanız içinde kapsamlı düzenlemeler yapıyoruz. Stok affından tutun, kasa fazlasına ve ödenmemiş vergi borçlarının yeniden bir kolaylık getirilerek taksitlendirilmesine varıncaya kadar birçok düzenlemeyi hayata geçirdik, geçirmeye devam ediyoruz. Siz ülke için üretmeye devam edin, ülkenize güvenmeye devam edin sizin Hükümetinizde sizin önünüzdeki engelleri teker teker kaldırmaya devam edecek. Aranızda yıllardır Türkiye’de çalışan, Türkiye’de üretim yapan küresel yatırımcılar var. Ben bu küresel yatırımcı firmalardan özellikle bir konuyu istirham ediyorum o da şudur: Türkiye’nin gerçekleriyle Türkiye’deki dışarıdaki algı ne yazık ki 15 Temmuz’la birlikte bir kez daha gördük ki aynı değil bu Türkiye’ye yapılan bir haksızlıktır. Türkiye’yi olduğundan farklı göstermeye çalışmak bu FETÖ terör örgütünün bir başka marifetidir. Terör örgütlerinin Türkiye’yi sanki istikrarsızlık devam ediyor, sanki Türkiye’de terör örgütlerinin faaliyetlerinin meşru gösterilmeye çalışılması Türkiye’nin bir hukuk devleti özelliğinin maalesef göz ardı edilmesi bu ülkeye yapılan en büyük haksızlıklardan biridir. Bu bakımdan ait olduğunuz ülkelerde gerçek Türkiye fotoğrafının en iyi şekilde anlatılması için size ulusal bir görev düştüğünü ifade ediyorum ve bu konuda da gerekli çalışmaları yapacağınıza inanıyorum. 

Bir kez daha İstanbul Sanayi Odasının önderliğinde, rehberliğinde düzenlenen birbirinden seçkin 500’den fazla iş adamımızı, finans sektörünün değerli yöneticilerini bir araya getiren, Hükümetle üreten kesimi buluşturan İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan ve bütün emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, tüm katılımcıları sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. 

Sağ olun sağ olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.