Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in 15 Temmuz Sehitler Abidesinin Açilis Töreni’nde yaptigi konusmasi

 

Aziz milletim, şehitlerimizin kıymetli yakınları, değerli gazilerimiz, sevgili kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Türkiye’nin yaşadığı en büyük ihanetlerden biri olan 15 Temmuz’un ilk yıldönümünde şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyetler diliyorum.

Salı günü başlayan ve bu gece saat 24:00’e kadar devam edecek programlarla şehitlerimizi anıyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.

Demokrasi ve Milli Birlik Günü olarak ilan ettiğimiz 15 Temmuz’u unutmama, unutturmama sözümüzü yerine getirmekte kararlıyız. Evet, 15 Temmuz’u ne kendimiz unutacağız, ne de bizden sonraki nesillere unutturacağız. Biz bugün nasıl Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşını unutmuyor, her fırsatta yad ediyor, bu mücadelelerden gereken dersleri çıkarıyorsak, 15 Temmuz’u da böyle bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Aslında destanların tek bir kahramanı olur, 15 Temmuz’un ise milyonlarca kahramanı var. Bizim yaptığımız tek şey, o gece milletimizle birlikte olmaktı. O gece milletimizle yürek yüreğe, kafa kafaya, kol kola FETÖ’cü hainlere ve onları kullanan güçlere karşı meydan okuduğumuz için bugün buradayız.

Bu cesareti gösteremeyenler şimdi kontrollü darbe iftirasıyla 15 Temmuz’u gölgelemenin, o gece verilen mücadeleye çamur atmanın çabası içindeler. Evet, VIP’de tanklar orada dururken pazarlık bitiyor, tanklar çekiliyor ve beyefendi Bakırköy Belediyesi’nde misafir ediliyor. Kontrollü darbe, olağanüstü hal; ne olacaktı? İstedikleri gibi yine at oynatmaya devam mı edeceklerdi? İnşallah yarın Milli Güvenlik Kurulu toplantımız var, bu konuyu görüşeceğiz Hükümetimize olağanüstü halin tekrar uzatılmasının teklifini yapacağız.

Dünyanın değişik yerlerinde eyaletlerde bakıyorsunuz herhangi bir olayda basit, ama hemen rahatlıkla bir olağanüstü hal kararı alabiliyorlar. İşte Fransa’da teröristler bildiğiniz gibi 10-15 kişiyi öldürdü, hemen ardından 1 yıl ne verildi? Olağanüstü hal kararı verildi. Ya burada bizim devletimizi yıkmaya teşebbüs ediyorlar, 250 şehidimiz var, 2193 gazimiz var, biz bu kararı verirken George mı soracağız, Hans’a mı soracağız? Evet, şu anda Parlamenter hukuk sistem içerisinde Parlamentomuz var, Parlamentomuzdan gelir geçerse bana geldiği zaman ben de bunu onaylarım; bu kadar açık söylüyorum. Niye? 250 şehidimizin ruhaniyetinin hesabını veremeyiz 2193 gazimizin o acılarını çekemeyiz. İşte geçenlerde GATA’yı ziyarete gittim, ayağı kopuk olanlar, kolu olmayanlar, başının yarısı kopmuş olanlar, bütün bunlar ortada birer vaka, biz hala acaba George ne der, Hans ne der bunu düşünüyoruz, Avrupa Birliği’nde durum ne olur bunu düşünüyoruz. Yahu ne yaparsan yap, Avrupa Birliği’nin tavrı ortada. 54 yıl geçti, 54 yıl, hala bizimle bunlar dalga geçiyor. Verdikleri sözleri tutmazlar, vize uygulaması dersin tutmazlar, mültecilerle ilgili şu kadar para vereceğiz derler vermezler. Biz kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz, başka bu işin çaresi yok. İşte o gece canları pahasına sokaklara dökülen milyonları görmeyenler, FETÖ’den, PKK’dan tutuklananların hakları için adeta kendilerini parçalıyorlar. İşte en son Hamburg G-20’de bize onları soruyorlar ya hala, hala onları soruyorlar. Bu 250 şehidi sormuyorlar, 2193 gaziyi sormuyorlar. Acaba İstanbul’da 1 milyon insan niçin sadece Anadolu Yakasında bir araya geldi, bunu sormuyorlar. Bugün 81 vilayette bu insanlar niçin sokaklarda bunu sormuyorlar. Niçin? İşlerine gelmiyor.

Birileri de sözde adalet yürüyüşü yapıyor, sözde adalet. Niçin? Bizim Hatay’da Türkmen kardeşlerimize gönderdiğimiz yardımların ne yazık ki FETÖ’cüler tarafından önünün kesilerek MİT tırları FETÖ’cü savcıların talimatıyla önleri kesiliyor ve ondan sonra sandıklarda ne var ne yok, bunlara da bakıyorlar. Bunlara bakma yetkisi de yok. Ama anında ben yaptım oldu dediler, bu işi de yaptılar; şimdi içeride ve bu hesabı verecekler, bu işin lamı cimi yok. Ve şu anda yargıda bakıyorsunuz keyif yerinde, orada o mağdur, mazlum şehitlerimizin ailelerine karşı adeta caka satıyorlar. Ben bugün söyledim, Sayın Başbakan burada, Adalet Bakanı da burada, diyorum ki; bunlara artık Guantanamo’da olduğu gibi özel elbise giydirip mahkemeye de böyle gelmeleri lazım. Böyle grand tuvalet mahkemeye gelmek gibi bir şey olmaz ya. Çünkü o mağdur, o mazlum kardeşlerimizin hakkını almamız lazım.

Neler oldu, neler oluyor, biz üzerimize düşeni yapmamız lazım. 15 Temmuz’u unutmadığımız gibi, bu ihanet karşısında kimin nasıl bir duruş sergilediğini de unutmayacağız. Öncelikle bu meselenin siyaset meselesi değil vatan meselesi olduğunu görerek en başından beri bu mücadelenin içinde yer alanları da unutmayacağız. Ben burada başta MHP Genel Başkanı olmak üzere 15 Temmuz ihaneti karşısında dimdik duran tüm siyasetçilerimize milletim adına buradan bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bunun yanında darbecilerin yolları açmasıyla kendilerini güvenli evlere atıp çay-kahve eşliğinde televizyondan olup bitenleri seyredenleri de unutmayacağız.

Ve bugün Parlamentodaydık, özel oturum, izledik. Ya özel oturumda bile hala ortalığı karıştırmanın gayreti içerisinde. Ya bir defa şu anda hakkındaki belgeleri senin temizlemek için çok daha bu iş için vakit ayırman lazım. Darbe gecesi cesaret gösterip sokağa çıkamayanları, yiğitlik herkesin harcı değildir diyerek bir nebze anlıyoruz. Ama darbe için tanklar yürürse onların önüne önce ben çıkarım deyip de kaçanları da anlıyoruz.

Türk milletinin hala varlık-yokluk mücadelesi verdiği bir dönemde, teröristlerle sözde adalet yürüyüşü yapıyor, terör örgütünün desteklediği kişilerle beraber kol kola. Hastaymış, belediye başkanıymış, ama hasta olduğu için çıkarmakta fayda var denilen kişi, ya hasta adam çıktı, şimdi nasıl yürüyor bu adam, bu yolları nasıl yürüyor? Yani biz bir sokulduğumuz delikten bir daha sokulamayız, hassas olacağız. Bunlar hasta falan değil, hepsi yalan. Türkiye düşmanlarıyla, Pensilvanya’yla aynı dili kullanarak kendilerine saf seçenleri asla affetmeyeceğiz.

Milletimiz, FETÖ’nün başındaki şarlatanın ihanet ordusuna asker yazılanlardan bunun hesabını mutlaka soracaktır.

Biz bugün ve her yıl burada şehit yakınlarımızla, gazilerimizle, milletimizle birlikte anmamızı yapacak, duamızı edeceğiz. Şehitlerimizin bedenlerini toprağa vermiş olsak da, kendileri yüreğimizde hep yaşayacak. FETÖ’cü hainler ise hapishanelerin kalın duvarları arkasında çürüyüp giderken her gün tekrar tekrar ölecekler. Her gün bir yenisini uydurduklarını tarihler, peşine takıldıkları hezeyanlar hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. FETÖ’cülere destek verenler de içeride, dışarıda, er veya geç tarihin kara defterine isimlerini yazdırarak çekip gidecekler.

Milletimiz müsterih olsun, gönüllerini ferah tutsun, hiçbir şehidimizin, hiçbir gazimizin kanı yerde kalmayacak.

Şunu çok açık, net söylemem lazım: Bakınız, eğer bu şehitlerimizin intikamını biz alamıyorsak da, bilesiniz ki azizül intikam olan Allah alacaktır, bu kadar açık ortada.

Uhut Kadir Işık evladımız gibi daha 17 yaşındayken henüz askerlik çağına bile gelmeden, ülkesine ve milletine hizmet yolunda şehadet mertebesine ulaşanların kanları asla yerde kalmayacak.

Külliye’nin önüne birlikte geldiği babasının eve dönmesi ısrarlarına verdiği cevap çok enteresan, bu benim de vatanım değil mi baba diyerek karşı çıkan 9 yaşındaki kızımızın emanetine halel getirmemek bizim namus borcumuzdur. Emin olunuz ki, ülkemize, milletimize özgürlüğümüze, geleceğimize silah doğrultan hainlerin hiçbiri bir daha gün yüzü göremeyecek.

Şair ne diyor:

“Bizimdir ufukta büyüyen yollar,

Bizimdir diriliş bekleyen yıllar,

Semaya uzansın dualı eller,

Doğan güneş, batan güneş bizimdir.

İhanet onların, vatan bizimdir.”

Kardeşlerim, 15 Temmuz’u yaşamış ve zaferle neticelendirmiş olmak önemlidir. Ancak daha önemlisi, 15 Temmuz’dan geleceğimiz için çıkarmamız gereken dersler var. Bu anma günleriyle düzenlenen programlar işte dün gece İstanbul’da, şimdi de burada açılışını yaptığımız bu anıtlar geçmişimizle birlikte geleceğimizin muhasebesini yapmamıza vesile teşkil edecektir. İşte karşımızdaki anıtta, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet yazıyor ve bu başlıklara uygun bir şekilde de orada bakıyorsunuz, tek millet, orada millet şekillendirilmiş, işte tek devlet tam karşımda, Cumhurbaşkanlığı forsu, tek vatanda Anadolu haritamız, bayrakta da bayrağımız. Bu anlamlı abideyle birlikte inşallah her yıl bu milli birlik gününde burada bir arada olacağız.

Türkiye’nin bir daha böyle bir ihanet teşebbüsüne maruz kalmaması için, kamu kurumlarımızdan sivil toplum örgütlerimize kadar hepimizin üzerimize düşenleri yapması şart. Hainlerin devletimize ve toplumumuza sızabilecekleri en küçük bir boşluk dahi bırakmamalıyız. Feto’yu anlatmalıyız, bunun adını anmaktan çekinmemeliyiz,  herkes bilecek bu Haşhaşinin kim olduğunu, bunu anlatmamız lazım.

Eğitimden ticarete, teknolojiden üretime kadar her alanda ülkemizin ve milletin hedeflerine uygun çalışmalar gerçekleştirmeliyiz. Kimse bize başarıyı altın tepsi içinde sunmayacaktır. Biz başarıyı aklımızla, yüreğimizle, bileğimizle elde edeceğiz. 15 Temmuz bize bu başarıya sadece dışarıdaki düşmanlarımızı değil, aynı zamanda içimizdeki hainleri de yenerek ulaşmamız gerektiğini göstermiştir. Türk milleti tarih boyunca hiçbir mücadeleden kaçmamıştır.

Kardeşlerim, şunu unutmayın: Korkaklar zafer anıtı dikemez. Biz milletimizle birlikte 2023 hedeflerimize ulaşarak zafer anıtımızı dikmekte kararlıyız, ne FETÖ’cü hainler, ne PKK’lı katil sürüsü, ne DEAŞ’ın katil sürüsü, ne de sınırlarımız boyunca bizi kuşatmaya çalışan sözde müttefiklerimiz bizi hedeflerimize ulaşmaktan alı koyamayacaktır. Belki daha çok çalışacağız, belki daha çok bedel ödeyeceğiz, ama Allah’ın izniyle büyük Türkiye’yi, güçlü Türkiye’yi, müreffeh Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.

Başarının formülü bellidir; tek millet, işte karşımda. 80 milyon Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Boşnak’ıyla, Roman’ıyla, 80 milyon tek millet.

Tek bayrak… Sakın ha, o adamların paçavraları var, bunlar bizi aldatmasın ve bu oyuna gelmeyelim. Bu renk sıradan renk değil, şehidimizin, gazimizin kanıdan alıyor rengini, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız, her yıldız bir şehittir.

Ve tek vatan, 780 bin kilometrekare, burada kimseye operasyon yaptırmayız.  İşte görüyorsunuz, son zamanlarda duyuyorsunuz, Tendürek’te, Gabar’da, öyle mi, bütün buralarda şu anda silahlı kuvvetlerimiz, jandarmamız, polisimiz, güvenlik güçlerimiz, hepsi terör örgütlerine buraları ne yaptıklarını görüyorsunuz. Ne demiştik? Bunların inlerine gireceğiz demiştik. Girdik mi? İnlerine girdik. Sadece bunların değil, FETÖ’cülerin de gireceğiz demiştik, ona da girdik. Ve şimdi kaçıyorlar, Avrupa’ya kaçıyorlar, Amerika’ya kaçıyorlar, her yere. Daha çok kaçacaklar, onlar kaçacak biz kovalayacağız.

Değerli kardeşlerim; bütün bunlarla beraber dördüncüsü de tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka bizim devletimiz yok ve tek devletimizi güçlü hale getireceğiz. Güçlü bir devlet olarak da Allah’ın izniyle o saygın yerimizi daha da güçlendireceğiz. İlkelerine, bu ilkelere sıkı sıkıya sarıldığımız müddetçe üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Ne terör örgütlerinin eylemleri, ne darbe girişimleri, ne diplomatik ayak oyunları, ne ekonomik tuzaklar bizi Allah’ın izniyle durduramaz.

Türkiye’yi kalleş bir darbeyle teslim alacaklarını sananlara 15 Temmuz’da nasıl derslerini verdiysek, diğer alanlarda da aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Buradan 15 Temmuz kahramanlarımızı bir kez daha şu şekilde selamlamak istiyorum:

Selam olsun tanka karşı dimdik duran kahramanlara. Helal olsun bu yiğitleri doğuran eli öpülesi analara. Yazıklar olsun darbeye sevinen kanı bozuklara. Selam olsun Nene Hatun’lara, Şerife Bacılara. Helal olsun Çanakkale ruhunu yaşatanlara. Yazıklar olsun vatan elden giderken kaçan korkaklara. Selam olsun ölüme meydan okuyan tüm canlara. Helal olsun darbeye darbe yapan korkusuzlara. Yazıklar olsun özgürlüğümüze kasteden alçaklara. Selam olsun kefenim sırtımda diyerek yola koyulanlara. Helal olsun gövdesini kurşuna siper eden yiğitlere. Yazıklar olsun kendi milletine silah sıkan soysuzlara.

Açılışını yaptığımız 15 Temmuz şehitler abidesi işte bu duygularımızı hep canlı tutmamızı sağlayacaktır.

Bir kez daha 15 Temmuz ve terörle mücadele şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize şifalar temenni ediyorum. Özellikle istiklaline ve istikbaline sahip çıkan milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum.

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.

Hazır mıyız?

15 Temmuz Şehitler Abidesi gelecek nesiller için de inşallah sürekli bu anı hatırlatacaktır. Emeği geçenleri huzurlarınızda Ankara Büyükşehir Belediyemiz, mimarlarımız, yüklenici firma, hepsini tebrik ediyorum, kutluyorum.

Hayırlı olsun diyoruz, ya Allah Bismillah.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.