Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Akhisar Mitingi’nde yaptigi konusmanin tam metni

 

Akhisar, emeğin, alın terinin, bereketin şehri Akhisar; seni en kalbi duygularımla, hasretle selamlıyorum Akhisar.

Buradan sizler aracılığıyla Manisa’mızın tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime selamlarımı yolluyorum. Manisa, hazır mısınız?

Vakit birlik vakti diyor muyuz?

Vakit Manisa vakti diyor muyuz?

Vakit Türkiye vakti diyor muyuz?

Maşallah, Manisa bambaşka be. Unutmayın, yaparsa yine AK Parti yapar.

Geçtiğimiz 16 yılda ülkemizi her alanda 3,5 kat büyüttük. 2023’e, hedeflerimize ulaşarak ülkemizi iki kat daha büyütmeye talibiz. Bizim siyasetimiz daima hizmet siyaseti olmuştur. Biz milletimize efendilik taslamaya değil hizmetkar olmaya geldik. Bugüne kadar hep bu anlayışla çalıştık. 24 Haziran’da milletimizden yeniden hizmet için, yatırım için, proje için destek istiyoruz.

24 Haziran’da şimdi soruyorum, güçlü Meclis için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?

24 Haziran’da güçlü Hükümet için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?

24 Haziran’da güçlü Türkiye için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?

Sizlerin desteğiyle irade, erdem ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz? Rabbim hepinizden razı olsun.

Bu ne güzellik be, bu ne heyecan, bu ne coşku.

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan’ı Şerifinizi tebrik ediyorum. Rabbim Ramazan-ı Şerife kavuşturduğu gibi bizleri inşallah Ramazan Bayramına da kavuştursun.

Kardeşlerim; nasıl, stadımızdan memnun muyuz? İşte görüyorsunuz, biz yaparız. Birileri laf yapar, biz icraat yaparız. Şu stadın güzelliğine bak, Akhisarspor’umuz tarihinde ilk defa Türkiye Kupasını kazanarak maşallah böyle bir stadı hak ettiğini gösterdi. Öyle, marifet iltifata tabidir, bunu başardılar. Gerçekten kimsenin beklemediği bir şampiyonluğu, Türkiye Ziraat Kupasını kazandılar ve Akhisar’a getirdiler. 100 milyon liralık bir maliyetle şehrimize kazandırdığımız 12 bin kişilik Akhisar Stadımızın bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Hükümete geldiğimizde ülkemizdeki mevcut statların büyük bölümünün artık günümüz ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olduğunu gördük. Şimdi Akhisar ulusal değil bir de uluslararası ne yapıyor, inşallah futbol maçlarına katılacak. Buraya uluslararası camiadan kulüpler gelecek. Bak nereden nereye, değil mi? İşte bunun üzerine büyükşehirlerimizden başlayarak statlarımızı yenilemeye karar verdik. Toplamda 37 stat projemizden 15’ini tamamladık, 11’inin inşaatı, 6’sının proje ve ihale süreci devam ediyor. 5’ini de yatırım programına aldık. İşte AK Parti budur. AK Parti yatırım demektir, hizmet demektir, eser demektir. Ana Muhalefetin cumhurbaşkanı adayı böyle yatırım-matırım anlamam diyor zaten. Doğru, anlamaz. Ne diyor, yerli otomobil için ne diyor? Sayın Erdoğan 20 yıl geriden geliyor diyor. Şu hale bak ya. Bu ülke yerli otomobilini üretecek, kim yapacak bunu? Bu ülkenin devleri yapacak ve 20 yıl geriden geldiğimi söylüyor, vah zavallı vah. Ya sadece otomotiv ihracatından biz kardeşlerim 30 milyar dolar kazandık. Ey İnce, sen nerede geziyorsun ya?

Bir de daha ileri gitmiş; Kanal İstanbul’u zaten hiç, ben böyle bir şey tanımam diyor, böyle bir şeye başlamam diyor. Ya zaten senin mensubu olduğun partinin geçmişinde de böyle bir şey yok. Bu CHP’nin bu ülkede bir dikili ağacı var mı? Yok.

Bay Kemal, zaten o da bir garip. Ne diyordu bu İnce; Ya bir seçime girdin kaybettin, ikiye girdin kaybettin, üçe girdin kaybettin, dörde girdin kaybettin, beşe girdin kaybettin, kaybettin kaybettin kaybettin kaybettin. Ve şimdi Cumhurbaşkanı adayı olunca tanıtımında Bay Kemal ne diyor? Muharrem, gel gel diyor; şu hale bak ya. Yani bir Genel Başkan kendisi aday olmuyor, cumhurbaşkanlığına aday gösterdiği şahsı şu çağrışa bak: Muharrem, gel gel diyor. İşi küçümsüyor. Ve düşünün, seçim beyannamesi cumhurbaşkanı adayı okumuyor, o takdim etmiyor. Kim ediyor? Genel Başkan ediyor. Bu işi ne kadar küçülttüklerini, ne kadar bu işe önem verdiklerini gösteriyor.

Şimdi bir şey daha söyledi, onu söylemem lazım. AK Parti’yi kurarken Pensilvanya’ya gittim mi-gitmedim mi? Benim gittiğimi söylüyor. Şimdi İnce, bak sana ben buradan bir nasihatte bulunayım; sen siyasette daha çok çok çıraksın.  Ama bir şey sana söyleyeyim; siyaset dürüstlük ister. Senin Genel Başkanın yalancı, ama sen de hemen erkenden bir şeyler kaptın, başladın yalana. Benim Pensilvanya’ya giderek izin almak suretiyle AK Partimizi kurduğumu söylersen bunu ispat etmen gerekir. Bizim Pensilvanya’dan izin almaya ihtiyacımız olmadı, böyle bir şey de söz konusu değil. Şimdi sen mademki böyle bir iddiada bulunuyorsun, bunu ispat etmen gerekir. İspat edemezsen namertsin namertsin. Dur bakalım, senin Başkanın da, sen kendin de, siz hangi partiyi kurdunuz ya? Biz partimizi kurduk, 40 yıllık siyasi tecrübemizle arkadaşlarımızla beraber kararımızı verdik yola çıktık. Cezaevinden çıktıktan sonra partimizi istişarelerimizi yaptık kurduk ve düşünün 16 ay sonra biz Türkiye’de iktidar olduk. Sen nereden izin almaktan bahsediyorsun? Biz istişarelerimizle birlikte sadece Hakk’tan ve halktan aldığımız izinle yola çıktık.

Kardeşlerim; bunu yanımda olanlar varmış, onları ben cevap vermeden açıklayamıyormuş, ben cevap verdikten sonra açıklayacakmış. Tamam, bak cevabı verdim, hadi bakalım açıkla. Ben kimle gittim Pensilvanya’ya, bunu açıklaman lazım. Açıklamıyorsan, bak söyledim, namertsin. Senin Genel Başkanına biz alıştık da, şimdi sen de bunu söyledin, ha siz aynı yolun yolcususunuz, al birini vur öbürüne. Demek ki yalanda Genel Başkanının yanında iyi yetişmiş.

Kardeşlerim; 16 yılda Manisa’ya yaptığımız yatırım tutarı nedir biliyor musunuz? Bak medya da burada, söyleyeyim; Tam 23 katrilyon Manisa’ya yatırım yaptık, 23 katrilyon. Bu yatırımların Manisa’ya hayırlı olmasını dilerken, Manisa’yı büyüttük, geliştirdik.

Eğitimde 4252 yeni derslik yaptık. Yükseköğrenim öğrencileri için 4500 kişi kapasiteli yurtları tamamladık, 2650 kişilik yurtları da birkaç yıla kadar açıyoruz.

Sağlıkta ikisi hastane, 61 tesisle Manisa’yı donattık. İnşallah yılsonuna kadar 558 yataklı şehir hastanemizi de Manisa’ya kazandırıyoruz. Böylece Manisa bu büyük sağlık hizmetinden yararlanan illerimiz arasına girmiş olacak.

TOKİ vasıtasıyla Manisa’ya 7566 konut yaptık.

Şehrimizin biz geldiğimizde bölünmüş yolu ne kadardı biliyor musunuz? Medya, 81 kilometrecik. Peki, biz buna ne kadar ilave ettik. Biz buna 450 kilometre daha ilave ederek 531 kilometreye çıkardık; fark bu. Manisa’nın çeşitli yerlerde irili-ufaklı 64 köprü yaparak ulaşımını kolaylaştırdık. Şimdi İstanbul-İzmir Otoyolu aynı zamanda Manisa’nın projesi değil mi? Ey Bay Kemal, senin havsalan böyle bir şey alır mı? Ya sen hayal edemezsin ya, biz yaparız, siz hayal bile edemezsiniz. Bizim icraatlarımızın ulaştığı yere sizin hayalleriniz bile ulaşamaz. Şimdi bu otoyolun 127 kilometresi nereden geçiyor biliyor musunuz? Manisa’dan geçiyor. İnşası sürüyor. Tamamlanan kısımları etap-etap hizmete açıyoruz. İzmir-Manisa Yolundaki Sabuncubel Tüneli ve bağlantı yolları tamamlanmak üzere, inşallah seçimden sonra hizmet vermeye başlayacak.

Hızlı tren hizmetinden Manisa da istifade edecek. Manisa’dan da geçen Ankara-İzmir hızlı treniyle şehrimiz Ankara’dan İstanbul’a, Konya’dan Sivas’a kadar ülkemizin dört bir yanındaki hızlı tren hatlarına bağlanmış olacak. Bir tanesi de çıkmış ne diyor biliyor musunuz? Sivas’a diyor hızlı trene ne gerek. Niye? Neymiş biliyor musunuz, göç başlarmış, aman ya Rab. Ya bu adamlardan siyasetçi olur mu ya? Yani bir partinin başında olmak veya bir partinin adayı olmak siyasetçi olmak anlamına gelmez. Siyasetçi olmak iş bilmektir, siyasetçi olmak hizmetkar olmak demektir, siyasetçi olmak yatırımcı olmak, girişimcilere yol açmak, istihdam sağlamak, üretim sağlamak, bunun yanında rekabet dünyasında yerini almak demektir.

Kardeşlerim, bu hızlı tren projesinin Ankara-Uşak arasını önümüzdeki yılsonuna doğru Uşak-Manisa-İzmir arasını da 2020 yılında inşallah hizmete alıyoruz. Böylece Manisa’dan Ankara’ya 3 saatten kısa sürede ulaşmak mümkün olacak. Nasıl, güzel mi? Tabi söz konusu hızlı tren olunca, bir de onunun şanına uygun hızlı tren garı gerekir, Manisa’ya bunu da yapacağız.

Hükümetlerimiz döneminde Manisa’ya 14 baraj, 10 gölet yaptık, halen 22 baraj ve 6 göledin inşası sürüyor.

Kardeşlerim; inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 162 bin dekar araziyi suya kavuşturduk. Bunun yanında, 205 bin dekar araziyi sulayacak projelerin inşası devam ediyor.

Manisalı çiftçilerimize bugüne kadar verdiğimiz tarım desteği ne biliyor musunuz? Söyleyeyim, 2,5 katrilyon tarım desteği verdik. Bay Kemal ne diyor? Çiftçiyi diyor aç bıraktınız, çiftçiye bir şey vermediniz. Be insafsız ya, 2,5 katrilyon verdik ya, 2,5 katrilyon. Ben belgeyle konuşuyorum, öyle palavra değil.

Hayvancılık destekleri kapsamında damızlık koç tekeden ağıl yapımına, alet-ekipmana kadar pek çok kalemde yüzde 50 hibe veriyoruz.

Verimli ovalarımızı korumaya alarak amaç dışı kullanımının önüne geçiyoruz.

Kardeşlerim; Manisa’ya yapılan bu hizmetlerden elbette Akhisar da hissesine düşeni aldı, alıyor.

Eğitimde fen lisemizin 300 kişilik pansiyonu tamamlanıp hizmete girdi. Çağlak Anadolu Lisemiz ve 200 kişilik pansiyonu tamamlanmış durumda. İmam hatip lisemizin 200 kişilik pansiyonu da önümüzdeki eğitim-öğretim yılında hizmete giriyor. Şehrimize kazandırılacak 500 yataklı yükseköğrenim yurdunun yapımı da önümüzdeki yıl bu aylarda tamamlanıyor.

Mesela sağlık alanında Akhisar’ımıza kazandırdığımız 100 yataklı devlet hastanemiz ile ağız ve diş sağlığı merkezimiz var.

Bölünmüş yol çalışmalarımızın bir kısmı bitti, bir kısmı sürüyor, herhalde görüyorsunuz, viyadükleri görüyorsunuz değil mi? Ya bizim işimiz bu, bizim işimiz hizmet ya hizmet, laf değil. Biz icraatlarımızla konuşuyoruz.

Bu kardeşiniz çıraklığı nerede yaptı? İstanbul Büyükşehir Belediyesinde yaptı. Kalfalığı nerede yaptı? Başbakanlıkta yaptı. Ustalığı, Cumhurbaşkanlığında. Şimdi büyük ustalık geliyor büyük ustalık.

Kardeşlerim; Soma-Bergama yolunu bu yıl, Gördes-Köprübaşı yolunu önümüzdeki yıl bitiriyoruz.

Manisa-Akhisar arasındaki 52 kilometrelik tren yolunu adeta sıfırdan yapmışçasına yeniledik. Bu arada, şehri ortadan ikiye bölen tren yolunu da dışarıya çıkarttık. Nasıl? Yaptık mı? Ya yaptıklarımızla konuşuyorum, sizler hayal, vaat değil, icraat icraat konuşuyorum. Bunlarda icraat var mı? Yok.

İnşallah Akhisar’a yakışır yeni istasyon binamızı da en kısa sürede yapıyoruz.

2012 yılında hizmete giren Gördes Barajından alacağımız suyla Akhisar Ovası’nda 148 bin dönüm araziyi sulayacağız, bereket bereket. Bu tesisin inşası da hızla devam ediyor. Hem sulama, hem turizm açısından Akhisar için önemli olan Gürdük Barajının inşasında yarıya yaklaşıldı. Biz yaparız, onlar bakar.

Şimdi Zeytin İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin birinci etabının kamulaştırılması tamamlandı, ikinci etabında sona yaklaşıyoruz. Altyapısı tamamlanan bölgelerde şimdiden 7 fabrika üretime başladı.

Ya geçen günü şaşırdım, Bay Kemal tarım endüstrisinden bahsediyor. Demek ki, 16 yıllık şu kalfalık, ustalık dönemlerinde tarım endüstrisini buna öğretmişiz, çok anlattık, Türkiye tarım endüstrisine girmiştir. O ne diyor? Girecek, girmesi lazım. Ya bu iş başladı, biz şu anda tarım endüstrisini icra ediyoruz. Her şeyiyle biz şu anda tarım endüstrisinde geldiğimizde yerli traktör diye bir şey var mıydı? Yoktu. Ama şimdi yerli traktörümüzü üretiyoruz, biçerdöverlerimizi üretiyoruz, bütün bunları artık yapan bir Türkiye var; sen neredesin ya? Ve bunlar tarım endüstrisinin atılmış adımları.

Akhisar, 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz? Manisa 24 Haziran’da vakit birlik vakti, vakit Manisa vakti, vakit Türkiye vakti diyerek sandıkta Cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde AK Parti’ye mührü basıyor muyuz? Manisa’ya da bu yakışır. Ancak durmak yok… Kapı-kapı dolaşıyor muyuz? Hanım kardeşlerim, dolaşıyor muyuz? Gençler, liseli ve üniversiteli genç arkadaşlarınızı kucaklıyor musunuz? Bak durmak yok… Eyvallah.

Kardeşlerim; biliyorsunuz dün tarihimizin kara sayfalarından biri olan 27 Mayıs darbesinin yıldönümüydü. Rahmetli Adnan Menderes darbeyle devrilmeden 9 gün önce Manisa’ya gelmiş, burada kendi döneminde inşa edilen ve hala hizmet veren Demirköprü Barajı ve hidroelektrik santralinin açılışını yapmıştı. Yapıldığı dönem için çok büyük bir eser olan bu baraj, suyuyla topraklarımıza bereket sağlamaya, elektriğiyle sanayimize destek olmaya devam ediyor. Merhum Menderes yaptığı bu hizmetlerin bedelini idam sehpasında canıyla ödedi. Ülkemizde birileri dışarıdan da destek alarak milletimize hizmet veren yerli ve milli duruş sergileyen herkese bedel ödetmenin gayreti içindedir. Rahmetli Menderes’i asanlarla merhum Özal’a dünyayı zehir edenler aynıdır.

Kardeşlerim, rahmetli Menderes’i idam edenlerin kararının arkasında hangi zihniyet vardı? Cumhuriyet Halk Partisi zihniyeti vardı. Şu anda da aynı zihniyet bu değil mi? AK Parti’yi kapatmak isteyenler aynen yine CHP zihniyetiydi. Ne dediler biliyor musunuz CHP’liler? Dediler ki, Ankara’da adil yargılar var var. Hani demokrasi? Ya 360’ı aşkın milletvekiline sahip olan bir iktidar partisini katakulliyle kapatmaya kalktınız, ama başaramadınız, başaramayacaksınız.

İstanbul’u Büyükşehir Belediye Başkanı oldum, aynı zihniyeti karşımda buldum. Türkiye’ye Başbakan oldum, aynı yapıyı daha da bilenmiş ve azmış olarak yine karşımda buldum. Cumhurbaşkanı oldum, aynı çete tüm kiniyle ve hırsıyla yine karşımdaydı. 15 Temmuz’da milletimizle birlikte darbe girişimine maruz kaldık. Aynı zihniyet tankları selamlayarak, tankların eşliğinde güvenli yerlere çekilerek kontrollü darbe söylemleriyle verilen mücadeleye iftira atarak yine karşımıza çıktı.

Ben Marmaris’ten İstanbul’a geliyorum, Bay Kemal saat 23:17 Atatürk Havalimanında İstanbul ve tanklar orada,  onbinlerce insan Atatürk Havalimanında. Bay Kemal orada tankları selamlıyor ve oradan nereye geçiyor? Bakırköy Belediyesine geçiyor. Ve Bakırköy Belediyesinde o kahvesini yudumluyor, televizyonları oradan seyrediyor. Lafa geldiği zaman da şunu söylüyor: İlk defa darbecilerin karşısına, tankların karşısına ben çıkarım diyor. Ne oldu? Kaçtın ya. Nereye kaçtın? Bakırköy Belediyesine kaçtın, şimdi bunları inkar ediyorsun. Ya siz korkaksınız, korkaklar zafer anıtı dikemez. Ve biz o gece saat 3’e doğru Atatürk Havalimanına indik, F-16’ların, helikopterlerin bombaladığı bir anda indik. Niye? Bizim Rabbimize bir can borcumuz var, öyle mi?

“Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,

Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.

Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın,

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.” Böyle dedik, böyle yürüdük, sonunda 16 saatte bu darbeyi bitirdik mi? Mesele bu. İşte bugün Türkiye’yi yeni bir yönetim sistemine kavuşturmanız gayreti içinde olduğumuz şu günlerde aynı ekibi bu defa çok daha geniş bir ittifakla karşımızda görüyoruz. Eğer ellerinden gelse tıpkı Menderes gibi bizi de darağacına çıkartacaklar, ama hamdolsun milletimiz izin vermiyor. Milletimizle birlikte yol yürüdüğümüz müddetçe Allah’ın izniyle bunların hevesleri hep kursaklarında kalmaya devam edecek.

Ne güzel söylemiş şair:

“Tasalanma yiğidim; zaman bizden yanadır.

Külümüzden yükselen duman bizden yanadır.

Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır.

Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır.”

Evet, bize imanımız yeter, bize inancımız yeter, bize milletimizin sevgisi ve desteği yeter. Bugüne kadar nasıl bunların üstesinden geldiysek, inşallah 24 Haziran’da bu mankurtları yine sandığa beraber gömeceğiz, çünkü bizim meşrebimizde sadece Allah’ın dediği olur, sadece milletin istediği olur.

Şimdi Manisa, 24 Haziran’da tercihimizi güçlü Meclisten yana kullanıyor muyuz? 24 Haziran’da tercihimizi güçlü hükümetten yana kullanıyor muyuz? 24 Haziran’da tercihimizi güçlü Türkiye’den yana kullanıyor muyuz? Hep beraber, vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Manisa vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? Rabbim hepinizden razı olsun.

Kardeşlerim; Manisa geçmişte işgal acısı yaşamış bir şehir olarak, özgürlüğün, bayrağın, ezanın, vatanın kıymetini çok iyi bilir. Bugün de Manisalı kardeşlerimiz için vatan deyince, millet deyince, istiklal ve istikbal deyince akan sular durur. Türkiye’nin son yıllarda içeriden ve dışarıdan maruz kaldığı saldırıları görüyorsunuz değil mi? Adeta yeni bir Kurtuluş Savaşı veriyoruz. Dünyanın en eli kanlı terör örgütleri beslenip, büyütülüp, silahlandırılıp, siyaseten desteklenip üzerimize salınıyor. PKK’sından FETÖ’süne kadar hiçbirine meydanı bırakmadık, hepsinin dersini verdik.

Afrin’de ne oldu? 4481 terör örgütü mensubunu etkisiz hale getirdik, 4481 Afrin’de Zeytin Dalı Operasyonunda. Kuzey Irak’ta ne oldu? 423 teröristi etkisiz hale getirdik. Yurt içinde Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, 415 teröristi etkisiz hale getirdik. Mehmet’im evvel Allah çalışıyor, Mehmet’im cansiperane gidiyor. Ve inşallah, yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan dedik ve yürüyoruz. Bu süreçte Türk milleti değerleri ve geleceği söz konusu olduğunda 7’den 70’e tüm fertleriyle mücadeleye hazır olduğunu gösterdi.

Baktılar sınırlarımız boyunca, değerli kardeşlerim, istediklerini yapamıyorlar, bu defa dışarıdan kuşatmaya kalktılar. Biz de gittik teröristlerin tepisine bindik, DEAŞ’ıyla, YPG’siyle, hepsini de ezdik geçtik. Çünkü bizim

Rabia’mızla sembolleştirdiğimiz bir davamız var, hazır mısınız? Çok gür, Türkiye duymalı ha, sadece Manisa yetmez.

Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…

Evet, bizler bu 4 ilkeye sahip çıktığımız sürece Allah’ın izniyle ne içeride, ne dışarıda kimse bize zarar veremez. Ama bunun için bir şey yapmamız gerekiyor, değerli kardeşlerim, bir şey yapacağız, hep beraber yine devam ediyoruz; bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız… Böylece erdem, irade ve cesaretle Türkiye’yi şahlandıracağız.

Terör örgütlerini destekleyenler istedikleri kadar uğraşsınlar, bizi yolumuzdan döndüremezler, sadece kendilerini inkar ettikleriyle kalırlar. Bizim arkadaşlarımıza devlet görevleri için dahi ülkelerindeki toplantılara Almanya’da katılma izni vermiyorlar, PKK’ya veriyorlar değil mi? Bize de yalan söylüyorlar, teröristlere polis korumasında miting yaptırıyorlar. Bizim arkadaşlarımızın attıkları her adımda önlerini kesenler güya dergi kapağı denilerek tüm sokaklara asılan aleyhimizdeki afişleri polis gücüyle oralarda tutuyorlar. Ya Tayyip Erdoğan için siz hangi afişi asarsanız asın, ne derseniz deyin, ya benim milletimle gönül köprüm var gönül köprüm. Ya bunu kaldıramazsınız ki, elinizden geleni ardınıza koymayın. Ey George, ey Hans, bizi yıkamayacaksınız, bizim aramızı açamayacaksınız. Ben halkımı Allah için seviyorum, halkım da beni Allah için seviyor. Biz yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevdik. Biz de Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Arnavut, Boşnak, Roman, böyle bir şey yok ve biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü severek yolumuza devam ediyoruz. Bizim milletimizle aramızda öyle bir bağ var ki onu ne görmeye, ne de engellemeye sizin gücünüz yeter. Bu bağın adı imandır, sevgidir, aşktır, muhabbettir. Sanıyorlar ki kapıları kapatırsak bu sevdanın önüne geçeriz. Sanıyorlar ki teröristlerin önünü açarsak bu muhabbeti boğarız. Sanıyorlar ki yalanla, riyayla, ikiyüzlülükle, inkârla biz bu aşkı söndürürüz.

Evet, şimdi gelelim bakalım şöyle çok daha heyecanlı bir ana.

Manisa, 24 Haziran’da bunları anladıkları dilden bir cevap veriyor muyuz? Milli iradenin üzerinde bir güç tanımadığımızı göstermek için güçlü Meclis diyor muyuz?

Bayrağımızın göklerde hep dalgalanması, ezanlarımızın semalarda hep yankılanması için güçlü hükümet diyor muyuz?

Ülkemizde güven, istikrar ve huzur içinde yaşamak için güçlü Türkiye diyor muyuz?

Birlik vakti diyor muyuz? Vakit Manisa vakti diyor muyuz?

Manisa’dan, Akhisar’dan yükselen bu ses inanıyorum ki dalga-dalga tüm Türkiye’ye, tüm Avrupa’ya, tüm dünyaya yayılıyor. Her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Şimdi buradan araziye dağılıyor muyuz? Dolaşıyor muyuz? Fazla günümüz yok ha, 25 gün, tamam? Sandıkları patlatacaksınız. Manisa’yı özel takip edeceğim. Mademki Ziraat Türkiye Kupasını aldık, şimdi sandıklarda da şöyle açık ara 1 numara. Ve Manisa’nın 10 milletvekilliği var, ne düşünüyorsunuz, ne düşünüyorsunuz? Hanımlar ne düşünüyorsunuz? Silip süpürür müyüz? O zaman çok çalışacağız.

Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Şarkımızı söyleyelim mi? Haydi bakalım.

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Manisa’yı hatırlatıyor.

Bu gece bu gece saat 23:00’te Show TV’de özel programdayız. Sizleri oraya inşallah ekranlara bekliyorum. Ekranlarda çok detay şeyler konuşacağız. Tamam? Allah yar yardımcımız olsun. Yolumuz açık olsun.

Sağ olun, var olun, bahtiyar olun inşallah.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.