Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Çad-Türkiye Is Forumu’nda yaptigi konusmasinin tam metni

 

Değerli kardeşim, saygıdeğer bakanlar, Türk ve Çad iş dünyasının kıymetli mensupları, değerli kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri ne kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü.

Türkiye ile Çad arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine büyük katkı sağlayacağına inandığım İş Forumunda sizlerle birarada olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum.

Çad’a gerçekleştirilen ziyaretlerde ilk ziyaret Cumhurbaşkanı olarak bana nasip oldu, bundan dolayı ayrıca mutluyum.

… kardeşim olmak üzere tüm Çadlı dostlarımıza göstermiş oldukları sıcak karşılama ve misafirperverlikten dolayı teşekkür ediyorum.

Havalimanından toplantıları yapacağımız yere kadar yol kenarlarındaki gençlerin o coşkusunu, o heyecanını unutmak mümkün değil. Ben de o heyecanı, o coşkuyu aynen ülkeme taşıyacağım.

Ziyaretimin köklü bir tarihe sahip ilişkilerimize ekonomi ve ticaret alanında da ivme kazandırmasını ümit ediyorum. Zira ticari ve ekonomik ilişkilerimizin mevcut seviyesini yeterli görmüyoruz. 80 milyon Türkiye ve 15 milyon ortalama olarak Çad’ı düşünürsek, 95 milyon bu iki kardeş ülkenin nüfusu var. Öyleyse şu anda 41-42 milyon dolarlık bir ticaret hacmi bize yakışır mı? Yakışmaz, bizim bunu artırmamız lazım. Ve paralarımıza, imkanlarımıza sahip çıkmamız lazım. Yeraltı-yerüstü tüm zenginliklerimizin evet birilerinin kontrolünde olmasını doğrusu ben doğru bulmuyorum ve adımlarımızı buna göre de atmamız lazım. Bunun için işadamlarımıza büyük görev düşüyor.

15-16 yıl önce göreve geldiğimizde Türkiye’nin IMF’e olan borcu 23,5 milyar dolardı. Sene 2013 oldu, 2013’te bizim IMF’e artık borcumuz kalmadı, borcumuzu sıfırladık. Hatta aradan 2 yıl geçti, IMF bizden borç istedi, 5 milyar avro. Verelim mi dediler, verin dedim. Hani var ya, borç alan daha sonra da emir alır. Şimdi öyle yapmıyorlar mı dünyada? Bakıyorsunuz borç değil güya şöyle ufak ufak hibeler veriyorlar, ardından da emirler veriyorlar. Afrika’yı böyle sömürmediler mi? Afrika’yı böyle sömürdüler. Hala da böyle sömürmeye devam ettirmiyorlar mı? Aynen böyle sömürmeye hala devam ediyorlar.

Afrika, artık diyorum ben küllerinden ayağa kalkıyor. İnşallah bu asrın sonuna doğru bugünkü Afrika’yı bulamayacaklar, çok farklı bir Afrika olacak, çok daha güçlü bir Afrika olacak, çok daha diri bir Afrika olacak. Onun için Sayın Cumhurbaşkanımız da burada, hep birlikte bir karar vermemiz lazım. İşadamlarımız ziyaretimiz vesilesiyle Çadlı muhataplarıyla potansiyel işbirliği imkanlarını ele almak üzere burada bulunuyorlar. İşadamlarımız tekstilden tarım ve hayvancılığa, müteahhitlikten enerjiye, sağlıktan turizme kadar birçok iş kolunu şu anda temsil ediyorlar. Her iki ülke işadamlarının bu iş forumu vesilesiyle yeni ortaklıklar tesis edeceklerini düşünüyorum.

Ve tabii bir de şunu ifade etmek istiyorum: Devletlerin yönetimi cepteki hazır para kaynaklarıyla olmaz, yeni yeni para kaynakları üretmek suretiyle olur, kaynakların çeşitlendirilmesiyle olur. Biz geldiğimizde batmış, bitmiş, tükenmiş bir Türkiye vardı. Ama hamdolsun 15 senede şu anda farklı bir Türkiye var. Nasıl oldu? Hazır paralarımız vardı, yatırımları yaptık da öyle mi oldu? Hayır. BOT sistemini devreye soktuk, PPP sistemini devreye soktuk ve bunların devreye girişiyle birlikte Türkiye bir anda değişmeye başladı. Havalimanlarıyla, alt-üst geçitlerle, köprülerle, denizaltından raylı sistemler, denizaltından otomobil sistemleriyle, bütün bunlarla beraber havalimanlarının sayısı 25 iken havalimanlarının sayısı 56-57’ye çıktı ve bunları biz para vererek yaptırmadık.

Şimdi ben buradan Türk işadamlarına sesleniyorum, diyorum ki; burada önemli bir ülke var, Çad. Yurt dışında yatırım mı yapmak istiyorsunuz, Çad’da işte bu imkanı değerlendirebilirsiniz. Ve Çad’ın şu anda havalimanı gibi, bunun yanında üst geçitler, bunun yanında metro, buna benzer adımlarla ilgili olarak otoyol vesaire bu konularda yatırıma hazır bir ülke var. Sayın Cumhurbaşkanımızla bugün bunları konuştuk, Sayın Cumhurbaşkanı da buna hazır. Ve bu konuyla ilgili bakanlarımıza gerekli talimatları verdik. İşte yurt dışında yatırım, buyurun. Ben diyorum ki; verin el ele ve bu adımları atın. Biz nasıl bu noktada ayağa kalktıysak, kişi başına milli gelirimiz 3 bin 500 dolar iken 15 yıl önce, bugün nasıl 11 bin dolara çıktıysak, inanıyorum ki aynı şekilde Çadlı kardeşlerimiz de bugünkü milli gelirini evelallah 10 kata, 15 kata en kısa zamanda yükseltir. Yeraltı zenginlikleri, buyurun bu konuda madencilik sektörüyle ilgilenen bütün girişimciler buradaki kardeşleriyle, arkadaşlarıyla, muhataplarıyla otursunlar konuşsunlar ve bu alanlarda adımları atsınlar ve bütün bu petrol kaynaklarını, doğalgaz kaynaklarını malum yerler kullanmasın, bu ülkenin kendi evlatları win-win, kazan-kazan esasına göre kendileriyle çalışacak olan kardeşleriyle beraber bunu yapsın. Burada atılacak adımları süratle uygulamaya geçirerek ilişkilerimizin ekonomi ve ticaret boyutunda yeni bir dönem başlatacağımıza inanıyorum.

Değerli misafirler; Çadlı kardeşlerimize hasret gidermek ve bağlarımızı yeniden tazelemek üzere bu ziyareti gerçekleştiriyoruz. Esasen bizim Çad’la olan ilişkilerimizin, az önce basın toplantısında da ifade ettim, köklü bir tarihi var. Şimdiki Çad topraklarında yaşayan tüccarların ticaret yolları asırlar boyunca Osmanlı topraklarından geçmiştir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1551 yılında İspanyol işgalindeki Trablusgarp’ın fethedilip İstanbul’a bağlanmasıyla başlayan bu ilişki bir asır öncesine kadar kesintisiz sürmüştür. Osmanlı’nın Fizan Sancağı’yla bugünkü Çad’da bulunan Kanim-Bornu Sultanlığı’nın yakın işbirliği içinde olduğu görüyoruz. Bu durum münasebetlerimizin her alanda ilerlemesini sağlamış, hatta karşılıklı elçi teatileri gerçekleştirilmişti. Türk Hava Yolları 2013 yılından itibaren Encemine’ye sefer başlatarak iki ülke ve iki halk arasındaki bu uzun tarihi ve ticari bağları yeniden canlandırma yolunda önemli bir adım atmıştır.

Türkiye olarak hassasiyetle hayata geçirdiğimiz Afrika vizyonumuz çerçevesinde Çad’a büyük önem veriyoruz. Türkiye’nin Encemine Büyükelçiliğinin 2013 yılında, hemen bir sonraki yıl da Çad’ın Ankara’daki Büyükelçiliğinin faaliyete başlamasıyla ekonomik ilişkilerimizi destekleyecek diplomatik altyapı tesis edilmiştir.

Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Çad Ticaret Odasının koordinasyonunda 20 kişilik Türk işadamı heyeti 2014 yılı Ekim ayında Çad’ı ziyaret etmiştir, işadamlarımız bu ziyarette Çadlı muhataplarıyla ekonomik ve ticari işbirliği imkanlarını ele almışlardır. Türkiye-Çad Karma Ekonomik Komisyonu birinci dönem toplantısı 2015 yılı Ocak ayında Ankara’da düzenlenmiştir. Bu toplantı kapsamında 4 anlaşma imzalanmıştır. Bir sonraki toplantının önümüzdeki yıl düzenlenmesi öngörülüyor.

Çadlı işadamlarını son olarak kardeşim İdris Debi Başkanlığında bir heyetle 2016 Kasım ayında İstanbul’da düzenlenen Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumuna katıldıklarında İstanbul’da ağırlamıştık. Bugünkü ziyaretimizde hamdolsun gayet başarılı geçti. İşadamlarımız için hukuki temelde önemli bir adımı az önce attık, 7 anlaşma imzalandı, hayırlı olsun.

Çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşması ile yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşmasını bugün imzaladık. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin ahdi zemini sağlamlaştıkça inşallah ticaret rakamlarımız, yatırımlarımız da artacak.

Değerli kardeşlerim; Çad bizim için Afrika politikamızda çok kritik bir ülkedir. Göreve başladığımda 15 yıl önce Afrika’da bizim 12 büyükelçiliğimiz vardı, ama şimdi 39 büyükelçiliğimiz var ve bu sayıyı biz artık yeterli bulmuyoruz. Şimdi Dışişleri Bakanımız 41 diyor, yani gökten ne yağar ki yer kabul etmez, inşallah bu sayı Afrika’nın tamamına sirayet eder.

Güzel ülkeniz ile ilişkilerimizi her alanda geliştirmek, derinleştirmek ve bağlarımızı kuvvetlendirmek istiyoruz. Çad’ın daha da gelişmesi ve kalkınması için elimizden gelen desteği vermeye hazırız ve Çad’ın teröre kurban edilmesini asla istemiyoruz. Zira terörün ne olduğunu biz gayet iyi biliriz, çünkü teröre çok kurban verdik. Biz damdan düştük ya, damdan düşenin halinden damdan düşen anlar, diğerleri anlamaz. Dolayısıyla terör konusunda da biz şu anda, PYD, PKK, YPG, DEAŞ, DHKP-C, bütün bunlarla şu anda mücadele ediyoruz. Biliyorum siz de burada Boko Haram’la mücadele ediyorsunuz. Ama İdris kardeşimin duruşu ve buradaki dik duruş, hamdolsun Çad’ı daha şu anda terörden arındırılmış hale getirdi. Ama asla terör uyumaz, bunu biliniz, terörist de uyamaz. Onun için dik duracağız, yolumuza öyle devam edeceğiz.

İşte en son G-5 Zirvesi bu bakımdan Afrika’da önemliydi ve biz aynen zirvedeki tüm kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Bizim Afrika’ya bakışımız asla daha sonra bu topraklara gelen sömürgeciler gibi olmadı, olmayacak. Afrika Kıtasındaki tüm ilişkilerimizde karşılıklı saygıyı, sevgiyi, kazan-kazan ilkesini temel alıyoruz. Birlikte gelişmeyi, birlikte üretmeyi, birlikte zenginleşmeyi arzu eden bir anlayışla ilişkilerimizi geliştirmenin çabası içindeyiz.

İşte dün Sudan’daydım, iki gün Sudan’da birçok çalışmalarımızı yaptık ve orada da yine işadamlarımızla aynı mesajları verdik. Şimdi buradan da Tunus’a geçiyoruz, orada da yine aynı görüşmeleri yapacağız, aynı mesajlarımızı vereceğiz. Tabi bütün bunlar yapılırken aramızda güçlü siyasi ve ekonomik bir altyapı kurmamız gerekiyor. Bu ilişkilerimizi halklarımız arasındaki gönül bağını güçlendirmeye yönelik çalışmalarla taçlandırmamız şart. Gönül bağının olmadığı, sadece çıkar boyutunda kalan bir münasebet bizim tarzımız olmadığı gibi, muhataplarımız için de bunun kalıcı fayda sağlamayacağını düşünüyoruz.

Bu çerçevede, ikili ilişkilerimizin güçlenmesine önemli katkılar sunan TİKA, Çad’da 50’nin üzerinde proje gerçekleştirdi. Bu projelerimizin büyük bölümünün sağlık, eğitim, tarım gibi orta ve uzun vadede kalkınmayı teşvik edici mahiyette olmasına özel önem verdik.

Bugün kardeşimle özellikle siyasi, ekonomik, ticari, kültürel, turizm, her türlü alanda görüşmeler yaptık, daha sonra bunu heyetlerarasında devam ettirdik. Bilhassa Türkiye’de şu anda eğitim-öğretim gören Çadlı kardeşlerimiz, evlatlarımız var, yani bu sayıyı daha da artırabiliriz, 10-20 değil, 100 olsun, Çadlı öğrenciler bize gelsin, biz onlara gerekli eğitimleri verelim. Aynı şeklide bizden de gençleri biz buraya, Çad’a gönderiyoruz, onlar da Çad’da dil eğitimi alabilirler, bunları yapabiliriz.  

Eğitimin ticari ve ekonomik ilişkilerimizde katkıda bulunacağına inanıyorum. Nitekim bu toplantıda Türkiye’de öğrenim görmüş ve gayet akıcı Türkçe konuşan Çadlı öğrencilerin de bulunduğunu gördüm. Çad’daki Maarif Vakfı okulları bu konudaki işbirliğimizin lokomotifi olacak. Maarif okullarında eğitim-öğretim gören Çadlı çocukları kendi evlatlarımızdan ayrı tutmayacağımızı bilmenizi isterim. Çad’a tahsis ettiğimiz eğitim-öğretim bursları ve diğer projeler de kesintisiz şekilde devam edecektir.

Kardeşlerim; Türkiye hem burada yatırım yapan işadamlarını destekleyecek, hem de ülkemize yatırım yapacak tüm girişimcilerle birlikte Çad’lı dostlarımızı teşvik edecek imkana sahip bir devlettir.

Küresel ekonomiyi olumsuz yönde etkileyen kriz ortamı sürerken, Türkiye yılın ilk 3 çeyreğinde yüzde 7,4’lük bir büyüme oranını yakalamıştır. Ülkemize gelen uluslararası yatırım miktarı son 15 yılda 180 milyar doları bulmuştur. Türkiye milli geliri 860 milyar dolar olan, ihracatı ise 157 milyar dolara doğru giden bir ülke konumundadır. Dünyanın her yerinde siyasi ve ticari ilişkileri bulunan bir ülkedir. Avrupa Birliği’yle her ne kadar son dönemde bizden kaynaklanmayan sebeplerle memnuniyetsizlikler olsa da, yarım asrı aşan yakın ilişkilerimiz var. Kurucusu olduğumuz G-20’nin çalışmalarında aktif rol oynuyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanlığımız sırasında hiç olmadığı kadar dünya siyasetinde etkin bir konuma geldik. Dünyadaki tüm önemli bölgesel örgütlerle ilişkilerimizi geliştirmenin çabası içindeyiz. İstanbul’dan birkaç saatlik uçuş mesafesiyle 1 milyar insana ve dünya ekonomisinin önemli bir bölümüne ulaşmak mümkündür.

Sahip olduğumuz büyük medeniyet mirası ve tarihi birikim bize güçlü ilişkiler kurmak için sağlam bir altyapı sunuyor. Afrika’yla da Osmanlı Devleti’nden beri mevcut olan o yakın ilişkilerimizi güçlendirme konusunda kararlı bir iradeye sahibiz. Bugün de Afrika’ya olan ilgimizin gerisinde buradaki kardeşlerimizle potansiyellerimizi, imkanlarımızı birlikte değerlendirme gayesi vardır. Afrika ülkelerini eşit ve karşılıklı sevgi, saygı zemininde ilişkilerimizi geliştireceğimiz ortaklarımız olarak görüyoruz, gelin birlikte kazanalım diyoruz. Bu çağrının bugün burada Çad-Türkiye İş Forumu toplantısında ben karşılık bulacağına inanıyorum.

Bu duygularla İş Forumunun düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Aziz kardeşim Sayın İdris Debi Itno başta olmak üzere İş Forumuna destek veren herkesi ve özellikle de iş dünyalarımızın kıymetli mensuplarını bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.