Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Erzurum mitingindeki konusmasinin tam metni

 

DADAŞLAR!..

ERZURUM!..

Değerli kardeşlerim,

Sizleri en kalbi duygularla, muhabbetle selamlıyorum.

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerefinizi tebrik ediyorum.

16 Mart’ta, il kongremiz vesilesiyle şehrimize gelmiş ve sizlerle hasret gidermiştik.

Bugün, 24 Haziran seçimleri vesilesiyle, bir kez daha huzurlarınızda bulunuyorum.

Buradan sizler aracılığıyla Erzurum’un tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime sevgilerimi, saygılarımı yolluyorum.

Önceki gün Ankara’da aday tanıtım toplantımızdaki konuşmamı şu şekilde tamamlamıştım:

Biz millet olarak bu topraklarda hep güzel başlangıçlar yaptık.

Malazgirt’te Sultan Alparslan ile güzel bir başlangıç yaptık.

İznik’te Selçuklu ile güzel bir başlangıç yaptık.

Söğüt’te Osmanlı ile güzel bir başlangıç yaptık.

Ankara’da Cumhuriyet’le güzel bir başlangıç yaptık.

1950’de çok partili hayata geçerek güzel bir demokrasi başlangıcı yaptık.

16 yıl önce AK Parti ile demokrasi ve kalkınma yolunda güzel bir başlangıç yaptık.

15 Temmuz’da milletimizle birlikte istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkma konusunda güzel bir başlangıç yaptık.

Şimdi de 24 Haziran’a, yeni yönetim sistemimizle güzel bir başlangıç yapmaya hazırlanıyoruz.

Evet… Bu sözlerle adaylarımızı seçim bölgelerine uğurlamıştık.

Şimdi sizlere soruyorum:

24 Haziran’da GÜÇLÜ MECLİS için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te Cumhur İttifakını ve AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?

24 Haziran’da GÜÇLÜ HÜKÜMET için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te Cumhur İttifakını ve AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?

24 Haziran’da GÜÇLÜ TÜRKİYE için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te Cumhur İttifakını ve AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?

ERZURUM!..

Buradan öyle bir ses verin ki Anadolu’nun dört bir tarafından duyulsun.

Hatta, öyle bir ses verin ki dünyanın dört bir yanında bize dost olan kalpleri ferahlatsın, husumet besleyen yürekleri titretsin.

VAKİT BİRLİK VAKTİ…

VAKİT TÜRKİYE VAKTİ…

Maşallah… Rabbim yüreğinize, sesinize, nefesinize kuvvet versin.

Unutmayın yaparsa yine AK Parti yapar.

İnşallah, sizlerin desteğiyle İRADE, ERDEM VE CESARETLE TÜRKİYE ŞAHLANACAK…

Kardeşlerim…

Erzurum, bizim Anadolu’daki güzel başlangıcımızın adeta amentüsüdür, anahtarıdır, giriş kapısıdır.

Milli Mücadele döneminde de Erzurum’dan başlayan yolculuğumuz, düşmanı Ege’de denize dökmemize kadar kesintisiz sürmüştür.

Biz de, yeni bir başlangıç olarak gördüğümüz 24 Haziran seçimleri için yine Erzurum’dan yola çıkalım istedik.

İl kongremize geldiğimde, Erzurum’un Hazreti Ömer’den bugüne bizim için ne anlama geldiğini uzun uzun anlatmıştım.

Erzurum’dan aldıkları feyzle tüm Anadolu’yu, tüm Balkanları medeniyetimizin güneşiyle aydınlatan ecdadı, buradan bir kez daha rahmetle, hürmetle yad ediyorum.

Tabii Erzurum, kurucu şehir olma vasfı sebebiyle pek çok saldırıya, hatta işgale de maruz kalmıştır.

Evvela bundan 140 ve 190 yıl önce iki kez işgal acısını yaşayan Erzurum, bir asır önce de Sarıkamış faciasının ardından bir kez daha aynı zulmetle sarsılmıştır.

Ama Erzurum, her seferinde yeniden özgürlüğe kavuşmasını bilmiş, yeniden ayağa kalkmıştır.

Şehre musallat olan Ermeni çetelerini temizleyen Kazım Karabekir Paşa’nın burada sağladığı huzur ve sükun, hamdolsun hala devam ediyor.

Bir ara bölücü teröristler Erzurum’a musallat olmaya çalıştılar ama tutunamadılar.

Dadaş’ın olduğu yerde hiç terörist barınabilir mi?

Askerimizle, jandarmamızla, polisimizle, güvenlik korucularımızla teröristlere dağları-ovaları dar ediyoruz.

Ülkemizin ve milletimizin esenliği, güvenliği, huzuru, geleceği için gece gündüz çalışan, canları pahasına bir mücadele ortaya koyan güvenlik güçlerimize ne kadar teşekkür etsek azdır.

Biliyorsunuz seçim beyannamemizde, adaletsizliği düzeltme sözü verdik.

Askerlerimizin ve pek çok kamu görevlisinin zaten sahip olduğu emeklilikte 3 bin 600 ek gösterge imkanını polislerimize, öğretmenlerimize, hemşirelerimize ve din görevlilerimize de verdik.

Bu müjdenin bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum.

Tabii bu arada, görev yaptıkları iller arasında Erzurum’un da bulunduğu güvenlik korucularımızı unutmadık.

Son dönemde, terör örgütünün özellikle güvenlik korucularımızı hedef alması boşuna değildir.

Getirdiğimiz yeni sistemle ve sağladığımız yeni imkanlarla, güvenlik korucularımız terörle mücadelede daha etkin görevler üstleniyor.

Geçtiğimiz yıl korucularımızın tamamını sigortalı hale getirmiş, maaşlarını da asgari ücretin üzerine çıkarmıştık.

Gerekli şartlara sahip güvenlik korucularımızın bir kısmını uzman erbaş olarak da değerlendiriyoruz.

Şimdi, güvenlik korucularımızın ücretlerinde 135 liralık bir iyileştirme daha yapıyoruz.

Hayırlı olsun diyorum.

Amacımız, güvenlik korucularımızın tüm dikkatlerini ve zamanlarını teröristlerle mücadeleye ayırmasıdır.

İster yurt içinde olsun, ister yurt dışında, Türkiye’nin terör örgütleri vasıtasıyla tehdit edildiği dönemi sona erdirmekte kararlıyız.

Bunun için, her fırsatta rabiamızı tekrarlıyoruz.

TEK MİLLET

TEK BAYRAK

TEK VATAN

TEK DEVLET

Kardeşlerim…

Biz bugüne kadar lafla değil hep icraatlarımızla milletimizin karşısına çıktık.

Geçtiğimiz 16 yılda, ülkemizin her vilayeti gibi, Erzurum’a da çok önemli hizmetler getirdik.

Şimdiye kadar yaptığımız hizmetler, bundan sonra yapacaklarımızın teminatıdır.

Cumhuriyet tarihinin tamamında verilenlerin katbekat üzerinde hizmetlerle donattığımız Erzurum’a, 16 yılda 22,5 milyar liralık yatırım yaptık.

Sadece eğitimde Erzurum’a 1 milyar lira tutarında kaynak kullandık.

Bu kaynakla şehrimize 3 bin 32 adet yeni derslik kazandırdık.

İlköğretimde okuyan öğrencilerimize 155 milyon lira eğitim yardımı sağladık.

Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından olan Atatürk Üniversitesi bünyesinde Açık Öğretim Fakültesini kurduk.

Biliyorsunuz Erzurum’a ikinci devlet üniversitemiz olan Erzurum Teknik Üniversitesini de geçtiğimiz haftalarda kazandırdık.

Yükseköğrenim öğrencilerimiz için 13 bin 741 kişi yeni yurt yaptık.

Erzurum’a spor salonları, futbol sahaları, kayak pistleri, gençlik merkezileri gibi spor kompleksleri inşa ettik.

Aziziye’ye 10 bin seyircili bir spor salonu yapmak için çalışmalarımız sürüyor.

Sağlıkta, 23’ü hastane olmak üzere, toplam 85 adet sağlık tesisini şehrimize kazandırdık.

İçinde 700 yataklı Erzurum Devlet Hastanesinin de olduğu 15 adet sağlık tesisimizin inşası devam ediyor.

Devlet hastanemizi 250 yataklı psikiyatri ile fizik tedavi ve rehabilitasyon ek bloklarıyla büyütüyoruz.

TOKİ vasıtasıyla Erzurum’da 10 bin konut projesini hayata geçirdik.

Erzurum’a 2002 yılına kadar sadece 49 kilometre bölünmüş yol yapılmışken, biz buna 553 kilometre daha ilave ettik.

Halen yapımı süren yol projelerimizden biri de içinde Kop Tünelinin de olduğu Trabzon-Aşkale yoludur.

Bu tünelde ışığı inşallah önümüzdeki yıl görüyoruz…

Bir diğer önemli projemiz de Erzurum-İspir yolundaki Kırık Tüneli ve bağlantı yollarıdır.

Bu projeyi de 2020 yılında tamamlayıp, hizmete alıyoruz.

Yapımı devam Erzurum-Bingöl yolu ve bu yoldaki Çiriş Tüneli de Erzurum için hayata geçirdiğimiz büyük projelerden biridir.

Pirinkayalar Tünelini de önümüzdeki yıl açıyoruz.

19 kilometreli uzunluğunda ve 17 istasyondan oluşacak şekilde planladığımız Erzurum tramvay hattının etüt projesinin çalışmalarına iki hafta önce başladık.

Projeyi yıl sonuna kadar tamamlıyor, ardından inşallah inşasına geçiyoruz.

Yeni yatırımlarla büyüttüğümüz Erzurum Havalimanından 2003 yılında 105 bin yolcu taşınırken, 2017 yılında 1 milyon 377 bin yolcu taşındı.

Erzurum’a 5 adet baraj ve 13 adet gölet inşa ettik.

Erzurum’un içme suyu problemini uzun vadede çözmek için Palandöken Barajını ve Tünelini inşa ettik.

İnşa ettiğimiz projelerle 363 bin dekardan fazla zirai araziyi sulamaya açtık.

Şu anda inşaat çalışmaları devam eden sulama tesisleri ile 440 bin dekar münbit araziyi daha sulamaya açmayı planlıyoruz.

Erzurumlu çiftçilerimize toplam 1,3 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik.

Küçükbaş, büyükbaş ve arıcılık alanında yüzde 50 ile yüzde 80 oranları arasında hibelerle üreticilerimizi destekliyoruz.

İnşallah önümüzdeki dönemde Erzurum’u çok daha hizmetlere, yatırımlara kavuşturacağız.

ERZURUM!..

24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz?

24 Haziran’da, “Vakit Türkiye Vakti”, “Vakit Erzurum Vakti” diyerek sandıkta Cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde Cumhur İttifakı’na ve AK Parti’ye mührü basıyor muyuz?

Dadaşlara bugüne kadar beni hiçbir mücadelemde yalnız bırakmadı, inanıyorum ki 24 Haziran’da da bırakmayacak.

Kardeşlerim…

Türkiye, 24 Haziran’da sadece bir Cumhurbaşkanı ve 600 milletvekili seçmekle kalmayacak.

Bu seçimlerle birlikte aynı zamanda yeni bir yönetim sistemine de geçiyoruz.

AK Parti olarak milletimizin karşısına, hem 16 yıllık hizmetlerimizle, hem de yeni dönemde gerçekleştireceğimiz projelerimizle çıkıyoruz.

Bizim için biten her iş, bir sonraki işimizin başlangıcı demektir.

İnsanı merkez alan, demokrasinin ve refahın geliştirilmesini hedefleyen projelerimizle, ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz.

Kurulduğumuz günden beri girdiğimiz her seçimde olduğu gibi, 24 Haziran’da da sadece ve sadece milletimize güveniyoruz.

Geleceğe daha sağlam, daha güvenli, daha hızlı adımlarla yürümek için bir kez daha milletimizin desteğine talibiz.

Milletimiz, hamdolsun, bugüne kadar bizi hiç yalnız bırakmadı.

Bu seçimde de milletimizin, Cumhurbaşkanlığında yüzde 50’inin üzerinde destekle, milletvekilliğinde de Meclis çoğunluğunu vermek suretiyle, yine yanımızda olacağına inanıyorum.

Mülk-i İslam’ın kilidi olan Erzurum’dan, bu seçimde de rekor bir sonuç bekliyorum.

“IŞIK DOĞU’DAN YÜKSELİR” diyen rahmetli Cemil Meriç’e nazireyle ifade edecek olursak, GÜÇLÜ MECLİS, GÜÇLÜ HÜKÜMET, GÜÇLÜ TÜRKİYE hedefinin ışığı da, inşallah Erzurum’dan yükselecek.

Biz Türkiye’nin ışığını yükseltmek istedikçe, birileri de tam tersine karartmaya çalışıyor.

Biliyorsunuz, Cumhurbaşkanı adayları 10 Mayıs, milletvekilleri adayları 21 Mayıs’ta belli oldu.

Diğer Cumhurbaşkanı adayları yaklaşık 2 haftadır Türkiye’yi dolaşıyor, meydan meydan konuşuyorlar.

Ne söylediklerine bakıyoruz ve inanın bana, Türkiye adına üzülüyoruz, hatta utanıyoruz.

Bu adayların ülkenin ve milletin hayrına tek bir projelerini duydunuz mu?

Bu adayların ülkenin ve milletin hayrına tek bir olumlu sözlerini duydunuz mu?

Duyamazsınız.

Çünkü bunların heybeleri boş…

Ana muhalefetin adayı, çıkmış, yerli otomobilden Kanal İstanbul’a kadar ne kadar projemiz varsa, hepsini de iptal edeceğini söylüyor.

Sadece, herhalde onu da utanma belasına, Atatürk Havalimanının Millet Bahçesi haline gelmesine ses çıkartamıyor.

Dikkat ediniz, bunlar, kendileri Türkiye için hiçbir şey vaat etmedikleri gibi, yapılmakta olan veya yapılacak olan işleri engellemekle seçim kazanacaklarını sanıyorlar.

Mehmet Akif böylelerini çok güzel tarif ediyor:

“YIKMAK İNSANLARA YAPMAK GİBİ KIYMET Mİ VERİR

ONU EN ÇOLPA HERİFLER DE EMİN OL BECERİR

SADE SEN GÖSTERİVER ‘İŞTE BUDUR KUBBE’ DİYE

İKİ IRGATLA İNER ŞİMDİ SÜLEYMANİYE

AMA GEL KALDIRALIM DENDİ Mİ HEYHAT O ZAMAN

BİR SÜLEYMAN DAHA LAZIM YENİDEN BİR DE SİNAN

BUNLARIN VAR MI SİZİN LİSTEDE HİÇ BENZERİ, YOK

YA NE VAR? BİR KURU DİL, SİZ BUYURUN KARNIM TOK”

Evet… Bunlara kalsa, yaptığımız köprüleri, barajları, yolları, tünelleri, inşa ettiğimiz tüm eserleri yıkacaklar.

Biz Türkiye’yi 16 yılda 3,5 kat büyüttüğümüzü, şimdi 2023’e kadar 2 kat daha büyütmeyi hedeflediğimizi söylüyoruz.

Onlar ne diyor?

Yatırımları durduracağız, yani Türkiye’yi küçülteceğiz diyor.

Bir yandan yerli marka otomobil projemize karşı çıkıyor, diğer yandan Almanya’da ziyaret ettiği bir otomobil fabrikasına olan hayranlığını dile getiriyor.

Bu lafı eden kişinin, anlaşılan o ki, Türkiye’nin yılda 28 milyar dolarlık ihracat yapan otomobil, kamyon, otobüs, traktör fabrikaları olduğundan haberi yok.

Aynı şekilde ileri teknolojiyle üretim yapan savunma ve havacılık sektörümüzün ihracatının 3,4 milyar dolara ulaştığını da bilmiyor.

Almanya’daki fabrikayı gezeceğine, git bizim otomobil fabrikalarını, Atak helikopterlerinin fabrikasını, İHA’ların yapıldığı tesisleri gez.

Gör bakalım Türkiye neler yapıyormuş…

Biz bununla da kalmıyor, geleceğin teknolojilerini kullanarak kendi markamızla otomobil üretmenin çalışmalarını yapıyoruz.

Yerli marka otomobilimizin, inşallah önümüzdeki yıl prototipi hazır olacak, 2021’de de seri üretimine geçilecek.

Dünyanın en ileri teknolojileri olan elektrikli ve sürücüsüz otomobili hedefleyen bir projeyi “ilkel” bulan bir zihniyetin bizatihi kendisi ilkeldir.

Dedim ya, bunların derdi yapmak değil yıkmak.

Dün Nuri Demirağ’ın fabrikalarını yıkmışlardı, şimdi de bizim kurduğumuz fabrikalara göz dikiyorlar.

Dünya değişiyor, Türkiye değişiyor ama bu CHP zihniyeti hiç değişmiyor.

Bunlar cami bulursa cami yıkar, fabrika bulursa fabrika yıkar; gönül yıkmakta zaten üstlerine yok.

Türkiye’ye eser değil enkaz vaad edenlere, büyüme değil küçülme hesabı yapanlara biz cevabımızı projelerimizle, yatırımlarımızla vermeye devam edeceğiz.

Bizim yaptıklarımıza bunların hayalleri bile yetişemez.

ERZURUM!..

GÜÇLÜ MECLİS için yola devam diyor muyuz?

GÜÇLÜ HÜKÜMET için yola devam diyor muyuz?

GÜÇLÜ TÜRKİYE için yola devam diyor muyuz?

DADAŞLAR!..

2023 hedefleri için VAKİT BİRLİK VAKTİ diyor muyuz?

2053 ve 2071 vizyonları için VAKİT TÜRKİYE VAKTİ diyor muyuz?

Kardeşlerim…

Siyaset, elbette bir iddia işidir.

Ama iddianızın altı da dolu olacak.

Biz, henüz 18 yaşında bir delikanlı olarak çıktığımız siyaset yolculuğunda hep bu anlayışla hareket ettik.

Ne söylediysek inanarak söyledik.

Her işimize, önce işinin ehli bir ekiple hazırlığımızı yapıp öyle başladık.

Tek parti döneminde CHP, güya “halk için” ama “halka rağmen” hareket eden bir partiydi.  

Aradan geçen bunca zamanda, arpa boyu yol gidemedikleri anlaşılıyor.

Kendi partisinin içinde genel başkanlık mücadelesini kaybeden bir ismi, Türkiye’nin yönetimine aday göstermeleri, bu işi ciddiye dahi almadıklarına işaret ediyor.

Bu zata kendi partilerini emanet etmiyorlar ama milletten Türkiye’yi kendisine teslim etmesini istiyorlar.

Siz milleti ciddiye almazsanız, millet sizi hiç ciddiye almaz.

Aday yapılan isim, daha dün, “CHP’nin genel başkanı Cumhurbaşkanı adayı olmak zorundadır” diye ortalığı inletiyordu.

Bugün genel başkanı onu “Gel bakalım Muharrem” diye çağırıp aday gösterdiğinde koşa koşa gidiyor.

Bu kişinin Cumhurbaşkanı seçilemeyeceğini en iyi onu aday gösteren biliyor.

Aksi yönde bir ihtimal olsa, zaten kendi aday olurdu.

Parti içi mücadeleye verdikleri önemi, Türkiye’nin geleceğine vermiyorlar.

Sadece bu kadar da değil…

Siyaset mühendisliği hesaplarına öyle dalmış durumdalar ki, pusulayı iyice şaşırdılar.

Bir bakıyorsunuz, bir gece yarısı 15 milletvekilini paket yapıp başka bir partiye postalıyorlar.

Bir bakıyorsunuz, kendi partileri dışındaki Cumhurbaşkanı adayları için teşkilatlarına seçim kurullarının önünde nöbet yazıyorlar.

Bir bakıyorsunuz, milletvekili listelerini, kendi tabanlarının bile isyan ettiği garip isimlerle dolduruyorlar.

Bunca tuhaf işe niye girdikleri sorulduğunda verdikleri cevap da, bizi ancak bu şekilde alaşağı edecekleri oluyor.

İyi de, Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı yapan millettir.

Şayet Tayyip Erdoğan oradan inecekse, bunu yapacak olan da yine millettir.

Anamuhalefetin oynadığı bu orta oyununun milletle bir ilgisi yok ki…

Zaten bunca yıldır hep karşılaştığımız siyaset mühendisliği hesaplarında eksik olan hep millet olmuştur.

Bunun için biz geçmişten beri bu oyunları daima milletimizle birlikte bozduk, bozmaya devam edeceğiz.

İnşallah, 24 Haziran’da da aynısı olacak.

Türkiye’yi yönetmeyi, kendi partilerinin içindeki hizipleri yönetmekle karıştıranlara milletimiz dersini 24 Haziran’da sandık başında verecektir.

ERZURUM!..

24 Haziran’da, yapmak değil yıkmak için gelenlere cevaplarını veriyor muyuz?

24 Haziran’da, milletin iradesine güvenmek yerine ayak oyunlarıyla ülkeyi teslim almaya çalışanlara günlerini gösteriyor muyuz?

24 Haziran’da, aslı dururken karikatürünü ortaya sürenlere dersini veriyor muyuz?

24 Haziran’da, bu ülkeye ve millete husumet besleyen kim varsa onların sözcülüğüne soyunanlara boylarının ölçüsünü veriyor muyuz?

Dadaş böyle coşkuyla EVET diyorsa, bu iş Allah’ın izniyle bitmiştir.

Kim ne derse desin, biz diyoruz ki…

MAZİM VE ATİMSİN TÜRKİYE

CANIMSIN TÜRKİYE

DAVAMSIN TÜRKİYE

ALSANCAK ALTINDA BİRLİKTE TÜRKİYE…

Kardeşlerim…

Biz Türkiye’yi sadece büyütmekle, sınıf atlatmakla, refah seviyesini artırmakla kalmadık, bununla birlikte itibarını, onurunu, vakarını da güçlendirdik.

Vesayet odaklarından darbecilere kadar içeride verdiğimiz her mücadele, aynı zamanda milletimizin haysiyet mücadelesiydi.

Terör örgütlerinin kanlı ve sinsi saldırılarına karşı verdiğimiz samimi mücadele, ülkemizin beka mücadelesinin sembolüydü.

“Dünya 5’ten büyüktür” diyerek küresel sistemin adaletsizliklerine karşı sesimizi yükseltmemiz, devletimizin erdemli duruşunun ifadesiydi.

Biz her alanda tarihi başarılar kazandık ama bu arada karşımıza çıkan engellerin çapı ve etkisi de arttı.

Her zaferin bir bedeli var.

Türkiye olarak bize, 16 yılda kat ettiğimiz mesafenin bedelini ödetmeye çalışıyorlar.

Geçtiğimiz 5 yıl boyunca kesintisiz süren denemelerle, önce kazanımlarımıza göz diktiler.

Gezi Olaylarından 15 Temmuz’a kadar her hadisenin amacı buydu.

Hamdolsun, önümüze çıkartılan engelleri, milletimizle bir olup, “kükremiş sel gibi” bentlerimizi aşarak çiğnedik geçtik.

Onlar bizi farklılıklarımızı derinleştirerek bölüp parçalamaya çalıştı…

Biz ise birliğimizi, beraberliğimizi daha da sıkılaştırdık.

Onlar bizi geriletmeye çalıştı...

Biz rekor büyüme oranlarıyla hedeflerimize doğru kararlılıkla yürümeyi sürdürdük.

Onlar bizi ihanet çeteleriyle, terör örgütleriyle, darbecilerle içeriden vurmaya çalıştı…

Biz içimizdeki alçakları temizleyip daha da güçlenerek yolumuza devam ettik.

Onlar bizi sınırlarımız boyunca bir terör koridoruyla kuşatmaya çalıştı…

Biz Fırat Kalkanıyla, Zeytin Dalıyla bu zinciri paramparça ettik, daha da edeceğiz.

Bütün bu başarılara 81 vilayetimizle, 81 milyon vatandaşımızla tek yürek, tek bilek, tek ses olarak ulaştık.

Baktılar ki Türkiye’yi bu şekilde dize getiremiyorlar, yöntem değiştirdiler.

Bu defa ekonomimize göz diktiler.

Türkiye, her alanda büyür ve gelişirken, kendisine yatırım yapanlara da kazandırmış bir ülkedir.

Yatırımcıları ürkütmek, korkutmak için olmadık yollara başvuruyorlar, olmadık yalanlar uyduruyorlar.

Ülkemizi yakından takip edenler, büyümemizle, ihracatımızla, turizmimizle, üretimimizle, istihdamımızla gayet iyi gittiğimizi görüyorlar, biliyorlar.

Türkiye’nin varlıkları borçlarının çok çok üzerindedir.

Mali disiplin konusunda herhangi bir sıkıntımız yoktur.

Açıkladığımız her müjdenin kaynağı hazırdır.

Son günlerde finans piyasalarında döviz kurları üzerinden oynanan oyunu da inşallah kısa sürede boşa çıkartacağız.

Küresel sisteme entegre şekilde çalışan finans piyasaları, maalesef, bu tür manipülasyonlara açık olabiliyor.

Biz oynanan oyunu görüyoruz ve elimizdeki araçlarla bunun üzerine gidiyoruz.

Yerli ve milli olmak demek, önce kendi paramıza sahip çıkmak demektir.

Milletimden ricam, dedikodulara itibar etmeyerek, kendi paralarına sahip çıkmasıdır.

Ülkemiz serbest piyasa ekonomisinden de, kambiyo rejiminden de geri dönmeyecektir.

Çok kısa bir sürede kur balonunu söndüreceğiz ve ekonomide asıl gündemimize odaklanmış bir şekilde yola devam edeceğiz.

Bağımsız olmak demek, özgür olmak demek, haysiyetli duruş sergilemek demek, bayrağımızla, ezanımızla, vatanımızla, devletimizle birlikte ekonomimize de sahip çıkmak demektir.

Bayrağımıza, ezanımıza, vatanımıza ne kadar hassasiyetle sarılıyorsak, ekonomimize de o derece titizlikle sarılacağız.

Büyük ve güçlü Türkiye davasını kazanmanın yolu buradan geçiyor.

DADAŞLAR!

24 Haziran’da, GÜÇLÜ MECLİS için ülkemize sahip çıkıyor muyuz?

24 Haziran’da, GÜÇLÜ HÜKÜMET için ülkemize sahip çıkıyor muyuz?

24 Haziran’da, GÜÇLÜ TÜRKİYE için ülkemize sahip çıkıyor muyuz?

Öyleyse bir kez daha tekrarlayalım:

VAKİT BİRLİK VAKTİ

VAKİT TÜRKİYE VAKTİ

Rabbim sizlerden razı olsun.

Sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz, ahde vefatınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.

Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Kalın sağlıcakla…

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.