Cumhurbaskani Erdogan’in is dünyasi temsilcileriyle bulusmada yaptigi konusmasinin tam metni
… selamlıyorum.
2018 yılının ülkelerimiz, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
2015 yılından son ziyaretimden sonra bir kez daha dünyanın en güzel şehirlerinden Paris’te bulunmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum.
Ziyaretimin başından beri şahsıma ve heyetime gösterilen misafirperverlik ve ilgi için Sayın Cumhurbaşkanı Macron başta olmak üzere tüm yetkililere ve Fransız halkına şükranlarımı sunuyorum.
Ben de bugün burada birçok bakan arkadaşımla, yanımda Dışişleri Bakanım var, Ekonomi Bakanım var, Avrupa Birliği Bakanım var, Enerji Tabii Kaynaklar Bakanım var, Milli Savunma Bakanım var, Savunma Sanayi Müsteşarım var, pardon, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Milletvekilimiz var, bunun yanında Fransa Büyükelçimiz var ve Savunma Sanayi Müsteşarımız var, Yatırım Destek Ajansımızın Başkanı var. Bir diğer tarafta Türk Hava Yolları’nın Yönetim Kurulu Başkanı var, arka sırada da diğer arkadaşlarımız var, birlikte buradayız.
Tabii bu ziyaretimizin gerek Türkiye-Fransa arasında, gerekse bölgesel konuları içermesi bakımından çok çok ihdas ettiğimiz bir seyahat. Ve bu ziyaretle ikili ilişkilerimizde bugün üç tane anlaşma imzaladık. Bu anlaşmalardan bir tanesi Eurosam’la ilgiliydi Fransa, İtalya, Türkiye’yi kapsayan, onun anlaşması imzalandı. Bir diğer anlaşma Airbus’la alakalı Türk Hava Yolları’nı içine alan bir anlaşmaydı. Bir diğeri de, gıda sektörüne yönelik bir anlaşmayı da bugün imzaladık. Üç anlaşma böylece imzalanmış oldu. Ülkelerimiz için hayırlara vesile olsun temennisinde bulunuyorum.
Tabii bütün bu adımlarla birlikte bölgesel konularda da Irak, Suriye, öbür tarafta Filistin, İsrail ilişkilerini masaya yatırdık, Kudüs meselesini masaya yatırdık. Libya, aynı şekilde bu konuyu masaya yatırdık. Mısır, üzerinde durduğumuz bir başka konuydu. Avrupa Birliği sürecini masaya yatırdık. Bunları Sayın Macron’la gerek çalışma yemeğinde, gerekse ikili görüşmemizde görüşme fırsatını bulduk. Tabii bu yakın işbirliğimizin bölgesel ve uluslararası barış bakımından hayati öneme sahip olduğuna inanıyorum.
Bugün yine değerli dostum Macron’la gerçekleştirdiğimiz görüşmeler tabii son derece faydalıydı. Güçlü ticari ve ekonomik bağlantılarımız var. Ama şu anda ticaret hacmine baktığımız zaman tabii bu Türkiye ve Fransa’yı gerçekten tatmin edecek bir rakam değil. Yani şöyle küsuratı bir kenara koyarsak 13,5 milyar dolarlık bir hacim söz konusu. İstiyoruz ki bu rakam çok daha yukarılara çıksın ve bu rakamı daha yukarılara tırmandıracak olursak inanıyorum ki Fransa ve Türkiye daha önce hedeflediğimiz 20 milyar avroluk hedefe doğru yürümeye başlar. Çünkü bizim daha önce belirlediğimiz hedef 20 milyar avroydu, bunu bizim yakalamamız lazım.
Tabii şu anda Fransa dünyanın en büyük beşinci, Avrupa’nın en büyük ikinci ekonomik gücüyken, Türkiye satınalma gücü paritesine göre dünyanın 13’üncü, Avrupa’nın ise beşinci büyük ekonomisidir. Fransa, dünyanın en çok yatırım yapan ve alan üçüncü en büyük ülkesi iken, Türkiye 2012 yılından beri Batı Asya olarak tanımlanan coğrafyanın en çok yatırım çeken ülkesi olmayı sürdürüyor. Sadece bu veriler bile hala 14 milyar doları dahi bulmayan ticaret hacminin iki ülkenin gerçek ekonomik potansiyelini yansıtmadığını gösteriyor.
El ele vererek ve yeni projelere imza atarak ikili ticaret hacmimizi hak ettiği noktaya ulaştırabiliriz. Şu anda ben masanın etrafında ne denli güçlü firmaların olduğunu görüyorum, dolayısıyla bundan sonrası sadece kararlı bir şekilde atılacak adımlardadır.
Bilindiği gibi ülkemiz 15 Temmuz 2016 tarihinde bir darbe girişimine maruz kaldı. Demokrasimiz ve Cumhuriyetimiz halkımızın cesaret ve fedakârlığı ile bu sınamadan daha da büyüyerek, daha da güçlenerek çıkmıştır. Şu an itibariyle Türkiye’nin ihracat hacmi bu yıl itibariyle yaklaşık 157 milyar doları buldu. Bu tabii bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen çok çok iyi bir rakamdı. Ekonomimiz de bu hain saldırıyı, öncesindeki ve sonrasındaki diğer tüm tuzaklarla birlikte başarıyla geride bırakmayı bilmiştir. 2017 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 11’lik bir büyüme hacmini yakalayan ülkemiz, yüzde 7,4’lük bir büyüme oranıyla yeni bir rekor kırmıştır. Öyle ki pek çok kredi derecelendirme kuruluşu ve uluslararası ekonomik örgüt, Türkiye’nin ekonomik büyüme verilerini ciddi olarak tekrar gözden geçirmek zorunda kalmışlardır. Dördüncü çeyrekte de başarılı bir netice elde ederek 2017’yi yüzde 7’nin üzerinde bir büyümeyle tamamlayacağımıza inanıyoruz. Bu büyüme oranıyla Türkiye bir kez daha G-20 ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomi durumuna gelmiş olacaktır. Önümüzdeki dönemde de bu başarılı grafiğimizi sürdüreceğimizden emin olabilirsiniz.
Değerli katılımcılar; 2023 yılında inşallah Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünü kutlayacağız. Bu önemli tarih için belirlediğimiz vizyonda ekonomik hedeflerimizin önemli bir yeri bulunuyor. Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi hedeflediğimiz 2023 vizyonumuzu adım-adım hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede büyük çaplı yatırımlarımız sürüyor.
Son dönemde dünyada halen yürütülen veya tamamlanmış 10 mega projeden 6’sının Türkiye’de bulunması bir tesadüf değildir. Sadece geçtiğimiz 10 yılda yürüttüğümüz büyük ölçekli projelerimizin maliyeti 200 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Örneğin 2016 yılında Osman Gazi ile Yavuz Sultan Selim Köprülerinin, ayrıca Avrasya Tünelinin açılışlarını yaptık. Avrasya Tüneli denizin altından geçen bir tüneldir. Dünyanın en uzun köprüsü olacak Çanakkale 1915 Köprüsünün temelini bu arada attık. 2018 yılında da İstanbul’da dünyanın en büyük havalimanının ilk etabını hizmete açmayı hedefliyoruz. İlk etapta yılda 90 milyon yolcu kapasiteli bir adım atıyoruz, 2023’te bu rakam 150 ila 200 milyonu bulacaktır.
Ülkemiz Fransız dostlarımızın yatırımları için de bir cazibe merkezidir. Devam eden bölgesel krizlere rağmen 2003-2016 yılları arasında Türkiye yaklaşık 180 milyar dolar değerinde doğrudan uluslararası sermaye çekmeyi başarmıştır. 80 milyonluk iç piyasamız rekabetçi ve dinamik özel sektörümüz, ulaşım, telekomünikasyon ve enerji sektörlerinde oldukça gelişmiş teknolojik altyapımız küresel yatırımcılar için birer artı değerdir. İstanbul’dan 4 saatlik uçuşla 50’den fazla ülkeye ve dünya ekonomisinin dörtte birini oluşturan geniş bir pazara erişim sağlanabiliyor. Türkiye’de 58 bine yakın uluslararası sermayeli şirket faaliyet gösteriyor. Türkiye’ye yatırım yapan daima kazanır.
Halen Türkiye’de yatırımı bulunan Fransız işadamlarının da teyit edebileceği gibi ülkemize gelen uluslararası yatırımcının bizim gözümüzde Türk işadamından farkı yoktur, aynı hak ve yükümlülükler söz konusudur.
Ülkemiz dünyanın en iddialı yatırım teşvik sistemlerinden birine sahiptir. Uluslararası yatırımcılarla düzenli olarak biraraya gelmek suretiyle ihtiyaçlarına uygun yatırım teşviklerini ele alıyoruz. Proje bazlı ve teknoloji girdisine önem veren yatırım teşvik sistemiyle yatırımların önünü açmakta kararlıyız. Fransız dostlarımız 2023 projelerimiz çerçevesinde ulaştırma, enerji, çevre gibi pek çok alanda 13 ayrı ihaleye teklif sunmuştur. En son Kasım ayı başında Airbus ve Türksat arasında bir işbirliği anlaşmasına varıldı. Böylece Fransa’nın da katkısıyla ülkemizin uydu üretimi ve fırlatılması alanında yeni bir atılım içine girmesini sağladık. Bu işbirliği mutlaka diğer sanayi alanlarında da yeni işbirliklerini tetikleyecektir.
Türk Hava Yolları ile Airbus Firması arasında imzalanan niyet beyanının ve Savunma Sanayi Müsteşarlığımız, Aselsan ve Roketsan ile Eurosam konsorsiyumu arasında imzalanan sözleşmenin stratejik önemde olduğunu düşünmekteyim.
Aynı şekilde Türk Eximbank ile Fransız Eximbank arasında imzalanan anlaşma da ekonomik ilişkilerimizin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Benzer iyi örnekler yakın gelecekte daha da artacaktır.
Değerli katılımcılar; iki yakın müttefik olarak stratejik eylem planları temelinde çalışıyoruz. Bu konuda iki ülke yönetimlerinin iradesinin de tam olması en büyük şansımızdır. Bu iradeyi kullanarak ikili ticari ve ekonomik ilişkilerimizde daha dengeli, daha büyük adımlar atabilmek için siz işadamlarından desteğe ihtiyacımız var.
Bugün burada size mesajım; Türkiye’nin ekonomik ilerlemesinin bir parçası olmanızdır. Özellikle yatırım teşviklerinden istifade etmeniz noktasında en ufak bir engel önünüzde söz konusu değildir.
2016 yılında Fransa en fazla ticaret yaptığımız ülkeler sıralamasında 7. durumdadır. Fransa’nın potansiyelinin bunun üzerinde olduğunu biliyorum. Geçen sene ikili ticaret hacmimiz 13,5 milyar dolar civarında gerçekleşti, ama tekrar ediyorum; hedefimiz 20 milyar avrodur. Fransa 7 milyar dolara yakın yatırımı ile ülkemizde en çok yatırımı olan ülkeler arasında 10. sırada yer alıyor. Ülkemizde 1500 civarında Fransız sermayeli şirket var. Bu konuda daha iyisinin mümkün olduğunu da biliyorum. Sizlere destek olabilecek önemli bir mekanizma, Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesidir. Bu komitenin kurduğu güçlü bağlar sayesinde pek çok sıkıntıya çözüm bulunmuştur. Biz hastalık sebebiyle Fransa’dan canlı hayvan ithalatına getirdiğimiz sınırlamaları sona erdirdik. Benzer bir yaklaşımı ülkemizden kiraz alımında Fransa’nın da göstereceğini ve bu sorunun da çözüleceğini düşünüyorum.
Çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşmasının tadili amacıyla karşılıklı bir çalışma yapmaya hazırlanıyoruz.
Ayrıca, karayolu ulaştırmasında ticaretimizin pürüzsüz akışını sağlamak için gerekli adımları atma sorumluluğunun bilincindeyiz. Taşımaların tamamen serbestleştirilmesi nihai hedefimizdir.
Değerli katılımcılar; Fransa’nın önemini, gücünü ve potansiyelini yakından biliyor, son dönemdeki ekonomik büyüme oranını, yatırımlarının yüksekliğini takdirle takip ediyoruz. Sayın Macron’un dirayetli liderliğinde büyük bir kararlılıkla yürütülen reformların başarıya ulaşacağından şüphemiz yoktur. Bu gelişmeler Türk işadamlarını Fransa ile daha çok iş yapmaya, üçüncü ülkelerde birlikte hareket etmeye yöneltecektir. Biz de bu yönde gereken telkinleri yapmaya devam ediyoruz.
Fransız dostlarımızın da bu çabayı karşılıksız bırakmayacaklarına inanıyorum. Bunun için atmamız gereken bazı somut adımlar vardır. Örneğin, 20 milyar ikili ticaret hacmi ve bu hedefimize ulaşmak için Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesini en kısa sürede toparlayalım. İşadamlarımızı komitenin çabalarını tamamlayacak şekilde biraraya getirelim ve doğrudan görüşmelerini sağlayalım.
İş forumları ikili ekonomik ilişkilerimizin bir vazgeçilmezi haline dönüşebilir.
Üçüncü ülke pazarlarına erişim bakımından da birlikte çalışmaktan kazançlı çıkacağımız açıktır. Fransa ve Türkiye özel sektör temsilcilerinin stratejik ortaklık kurma çalışmalarını daha fazla desteklemeliyiz. Bu kapsamda ortak iletişim ağı kurma çabalarına da ivme kazandırılması gerekiyor. Kara ulaştırma karma komisyonu toplantısı bir an öne yapılmalıdır. Çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşmasının tadilini de hızla tamamlamalıyız.
Tüm bunları yaparken dostum Cumhurbaşkanı Macron’la birlikte iki ülke eylem planı ile işadamlarımıza gerekli desteği vermekte kararlıyız.
Sizlere başarılı, bereketli, huzurlu bir yeni yıl diliyorum. Sizlerin görüşlerini dinlemekten de memnuniyet duyacağım.
Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.