Cumhurbaskani Erdogan’in Istanbul Il Teskilati Bayramlasma Programinda yaptigi konusmanin tam metni
Sevgili İstanbullular, AK Parti İstanbul İl Teşkilatımızın çok değerli mensupları, değerli yol ve kader arkadaşlarım, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.
Hepinizin Ramazan Bayramını tebrik ediyorum.
Ramazan Bayramının sizlerle birlikte tüm İstanbul için, tüm Türkiye için, tüm İslam alemi için ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum. Bu mübarek günün milletimizle birlikte bölgemizdeki ve tüm dünyadaki Müslümanların tamamının huzuruna, kurtuluşuna, kardeşliğine vesile olmasını Cenabı Hakk’tan niyaz ediyorum.
Bizi bu yıl bir kez daha Ramazan-ı Şerif’in bereketiyle, Kadir Gecesinin hayrıyla, bayramın neşesiyle buluşturan Allah’a hamd ediyorum. Rabbimden bizlere hep birlikte nice Ramazan’lar, nice bayramlar görebilmeyi nasip etmesini temenni ediyorum.
Tabii böyle bir günde asıl ve öncelikle anmamız gerekenler şehitlerimiz ve gazilerimizdir. Çünkü bugün burada bulunuyor olmamızı, geleceğimize umutla bakıyor olmamızı onlara borçluyuz. Bizim Rabia’mız var. Ne diyoruz? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bu ülküler uğrunda İstiklal Marşımızda ifade edildiği gibi şahadetleri dinin temeli olan ezanlar yurdumuzun üzerinde ebedi inlemeli diyerek canlarını veren şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum.
Kardeşlerim; bin yıldır bu toprakları kanlarıyla sulayarak bize vatan yapan, özellikle terörle mücadelede ve 15 Temmuz’da destan yazan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimizden tedavileri sürenlere Rabbimden şifalar temenni ediyorum. Bu mübarek bayram gününü şehit verdikleri yakınlarının yokluğunun burukluğuyla geçiren tüm kardeşlerimize sesleniyorum; evet, sizler eşinizi, evladınızı, kardeşinizi, babanızı toprağa vermiş olabilirsiniz, ama işte 80 milyon Türkiye sizlerle birliktedir, bunu da bilmelisiniz.
Hem bireyler olarak bizlerin, hem de milletçe yaşadığımız her hadisenin, önümüze çıkan her sıkıntının bir imtihan olduğunu biliyoruz. Zira, şunu da biliyoruz: Dünya ve ölüm, bunlar bizim için birer imtihan vesilesidir. Ecdadımız bu imtihanları alınlarının akıyla vererek bizlere Türkiye’yi emanet ettiler. Biz de aynı yoldan giderek alnımızın akıyla bu imtihanları üstesinden gelip gelecek nesillere büyük, güçlü, müreffeh bir Türkiye bırakmanın gayreti içindeyiz. Ne diyor şair:
“Yaşamaz ölümü göze almayan
Zafer, göz yummadan koşar da gider.
Bayrağa kanının alı çalmayan
Gözyaşı boşana boşana gider!
Kazanmak istersen sen de zaferi
Gürleyen sesinle doldur gökleri
Zafer dedikleri kahraman peri
Susandan kaçar da coşana gider.”
Evet, biz hep beraberiz. Bu can bu tende oldukça beraberiz.
Gençler, hanım kardeşlerim, kardeşler; biz, ülkemiz, milletimiz ve tüm kardeşlerimiz için bu zaferi kazanmak istiyoruz. Rabbim, milletimizin ve tüm mazlumların ettikleri dualar yüzü suyu hürmetine, yürüdüğümüz yolda bizi mahcup etmesin. "Amin"
Kardeşlerim, Türkiye bir yandan terör örgütlerinin hain saldırılarıyla, diğer yandan diplomatik ayak oyunlarıyla, öte yandan ekonomik suikastlarla aynı anda mücadele ediyor. Bakın bayram, şu anda Genelkurmay Başkanımız kuvvet komutanlarıyla Güneydoğu’da bayram namazlarını orada kıldılar. Siirt’in Tillo’da kıldılar. İçişleri Bakanımız Hakkâri’de Çukurca’da bayram namazlarını kıldılar. Durmak yok, yola devam; derdimiz bu.
İşte bizler de biliyorsunuz Şanlıurfa’da önce Ceylanpınar, Akçakale, ardından Harran’da Türkiye birincisi ilçe olduğu için orada sondan bir evvelki iftarımızı yaptık. Oradaki kardeşlerimizle bir araya geldik.
Gençler, Suriye sınırlarımız boyunca bir terör koridoru kurma girişimini Fırat Kalkanı harekâtıyla sekteye uğratmıştık. Maalesef, müttefik dediğimiz, dost bildiğimiz ülkeler, Türkiye’nin bütünlüğüne göz dikmiş terör örgütleriyle işbirliği yapmakta sakınca görmüyorlar. Bu terör örgütüne verilen silahları daha sonra geri alacaklarını söyleyerek Türkiye’yi kandırdıklarını sananlar, hayati bir yanlış yaptıklarını eninde sonunda anlayacaklar. Ama onlar için iş işten geçmiş olacak. Biz tüm ikazlarımıza rağmen, terör örgütlerine verilen silahlarla ülkemize atılan her kurşunun, dökülen her damla kanın faturasını, o silahların asıl sahiplerine çıkartacağız.
Kardeşlerim, şunu tüm dünya bilmelidir: Suriye’nin kuzeyinde, sınırlarımızda bir terör devleti kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bunlara destek verenler de bu gerçeği görecekler. Fırat Kalkanı’nda Cerablus, Rai, Dabık, El Bab’ta nasıl 2 bin kilometrekarelik alanda Mehmetçik elinden geleni Özgür Suriye Ordusu ile yaptıysa, bundan sonraki süreçte de aynı şeyi yapacaktır, asla taviz yok. Bunu bizzat kendilerine de söyledik. Zira Türkiye bir çadır devleti değildir, bunu herkes bilmelidir. Aynen öyle. Bir taraftan NATO’da beraber olacağız, öbür tarafta terör örgütleriyle beraber hareket edeceğiz; bu nasıl iştir? O zaman bu NATO’nun yeniden gözden geçirilmesi lazım. NATO’daki işbirliğine, NATO’daki kurallara, atılan bu adımların hepsi aykırıdır. Son Brüksel’deki NATO toplantısında da bunları gündeme getirdik. Nereye gidiliyor, bunu düzeltmemiz lazım ve düzelteceğiz.
Suriye’den ve Irak’tan ülkemize yönelik her terör saldırısına, kendi topraklarımızda değil bizatihi kaynağında müdahale edeceğiz. Türkiye’ye ve Türk milletine saldıran yılanların başlarını inlerinde ezmeye devam edeceğiz. Meşru müdafaa hakkımızı, devletimizin ve milletimizin bekası için atacağımız adımları engellemek isteyenlere mesajım şudur: Bunu ancak 80 milyon nüfusu ve 780 bin kilometrekare vatan toprağı ile tüm Türkiye’yi karşısına alma pahasına yapabilirsiniz. Suriye’de kendisine yolda seçtiğiniz terör örgütüyle sizin nasıl bir geleceğiniz olur onu bilmiyorum, ama ülkemize saldırıp sonra da arkanıza sığınan terör örgütüyle yol yürüdüğünüz sürece bizimle bir geleceğiniz olmayacağını da çok iyi bilmelisiniz.
Aynı şekilde ülkemizde darbe teşebbüsünde bulunan bir diğer terör örgütünün elebaşını ve mensuplarını ısrarla topraklarınızda barındırmaya devam ederek Türkiye’nin gönlünde onulmaz yaralar açıyorsunuz. Benzer bir yaklaşıma maalesef Avrupa ülkelerinde de şahit oluyoruz. Terör örgütlerinin mensuplarına gösterilen bu derin muhabbetin, aşırı korumacılığın yol açacağı felaketleri görmezden gelenleri bir an önce akıllarını başlarına almaya çağırıyoruz. Türkiye tarihi birikiminden, birlik ve beraberliğinden aldığı güçle, bu musibetlerin hepsinin şekilde hepsinin üstesinden gelir. Buna karşılık sırf bize zarar veriyor diye bu yılanları koyunlarında besleyenlerin, damarlarında o yılanların zehriyle uyanacakları günler çok yakındır.
Demokrasi, insan hakları, özgürlükler, adalet gibi kavramların içinin boşaltılması, bu değerler etrafında kendilerine bir gelecek inşa etmenin heyecanıyla Batıya sempati duyan toplumları hayal kırıklığına uğratıyor. Batı toplumları da aynı bu içi boşaltılmış değerlerin yıkılışının sancılarını çekiyorlar.
Biz hem kendimiz, hem de tüm insanlık için bu kötü gidişin önünü kesmenin çabası içindeyiz.
Değerli kardeşlerim; ülkemizin içinden geçtiği kritik dönem AK Partililer olarak bizlere milletimiz ve tarih önünde çok önemli sorumluluklar yüklüyor. Geçtiğimiz 15 yılda Türkiye’yi kronik siyasi, ekonomik, sosyal sorunlarından kurtarıp ülkemizi bu günkü seviyesine getirme başarısını hep birlikte gösterdik. İnşallah önümüzdeki dönemde de 2023 hedeflerimize ulaşmayı yine hep birlikte başaracağız.
14 Ağustos 2001 tarihinde Bismillah diyerek çıktığımız bu yolculukta 15 yılda girdiğimiz tüm seçimleri milletimize hizmet ettiğimiz, ülkemizi ileriye taşıdığımız için kazandık. Milletimizin hislerine tercüman olduğumuz, her vatandaşımızın sıkıntısını yüreğimizde hissettiğimiz için bugün hala iktidardayız. Her akşam başımızı yastığa koyduğumuzda Hakk ve halk için ne yaptık, bu soruyu sorarak sürekli kendimizi murakabeye tabi tuttuğumuz için milletimizin gönlündeki yerimizi koruyoruz. İktidarın yolunu içerideki ve dışarıdaki vesayet odaklarında görmediğimiz, sadece ve sadece milletimize bakarak yönümüzü tayin ettiğimiz için itibarımızı kaybetmedik.
Kardeşlerim, unutmayın; manşetlerle çarpışa çarpışa ülkemize, partimize kurulan tuzakları boza boza bugünlere ulaştık. Bu yola sadece başımızı değil bedenimizi, vücudumuzu, bütün ruhumuzu koyduk.
Kardeşlerim, ofislerimizin, parti binalarımızın konforunda siyaset yapma kolaycılığına kapılmadık. Birileri gibi fildişi kulelere kendimizi hapsetmedik. Milletimizle bağımızı, irtibatımızı hiç koparmadık. Şahsi ikbal kaygısıyla değil sadece ve sadece ülkeye hizmet için siyaset yaptık. Bütün koltukların, makamların geçici olduğunu, baki olanın geride hoş bir seda bırakmak olduğunu, meselenin hayırla, saygıyla, tazimle anılmak olduğunu bir an bile aklımızdan çıkarmadık.
Bu süreçte elbette nefesi kesilenler, soluğu yetmeyenler, niçin siyaset yaptıklarını unutanlar oldu. Bu dönemde makam, mevki sarhoşluğuna kendini kaptıranlar, dünyevi ihtiraslarının peşine düşenler oldu. Her adımı meşakkatlerle dolu bu imtihanı hakkıyla veremeyenler elbette çıktı. Bugün onların hiçbiri aramızda yok. Şayet bir şekilde kendilerini gizleyerek hala etrafta dolaşanlar varsa, onların da hesaplarının görüleceği günler yakındır. Ama unutmayın, hamdolsun AK Parti’nin ana omurgası sapasağlam ayaktadır.
Kardeşlerim, benim bu anlamlı bayram gününde sizlerden ricam şudur: Bugün bayramın birinci günü. Tüm yakınlarınızı muhakkak ziyaret edin. Tüm konu komşuyu ziyaret edin, onlara bayram mesajınızı iletin. Ve bayram bizim için bütün dargınlıkların, kırgınlıkların bir kenara bırakılması gerektiği gündür. Biz ne yapacağız, dostları artıracağız, düşmanları da azaltacağız; bunun gayreti içerisinde olalım.
Kardeşlerim, şimdi biliyorsunuz Teşkilat Başkanlığımız hazırlıklarını yapıyor. Bayramdan sonra artık gerek iller, gerek ilçeler, beldeler, bütün buralarda artık bir kongreler silsilesi içerisinde çalışmalarımızı başlatacağız. Bu yılsonuna kadar, bilemediniz Ocak, Şubat, buraya kadar inşallah bu çalışmaları hızla tamamlamanın gayreti içerisinde olacağız. İstiyoruz ki bu metal yorgunluğunu giderelim, çok daha güçlü bir şekilde inşallah 2019 Mart’ına, 2019 Kasım’ına hazırlanalım. Bu bizim için çok çok önemli. Çünkü arkadan bir de ne geliyor? Olağan büyük kongremiz geliyor, bunu da yapacağız. Bütün bunlarla Türkiye’de AK Parti farklı bir geleneği ortaya koymuş olan partidir, bunu göreceğiz ve göstereceğiz. Ve bu dayanışmamız, bu birlikteliğimiz birçok yerlere farklı bir mesaj olacaktır. Bunu yapmak zorundayız. Zira kimse birbirinden ne gücenecek, ne gocunacak. Çünkü güçlü bir teşkilat olmadıktan sonra değerli kardeşlerim, zafere ulaşmak da kolay olmayacaktır, her şey oradan geçiyor. Ve bunu yaparken ana kademede yapacağız, Kadın Kollarında yapacağız, Gençlik Kollarında yapacağız, hepsinde de bunu gerçekleştireceğiz.
Ve görüldüğü gibi inşallah önce Olağanüstü Kongrede 30 yaşın altında genç kardeşlerimiz partimizin Merkez Karar Yönetim Kuruluna girdi. Olağan Kongrede bu sayısı daha da inşallah artacak ve 2019 yerel seçimlerinde bunlar daha da artacak. Ve daha da ileri gidiyorum, inşallah 2019 Parlamento seçimlerinde inşallah bunu çok daha farklı bir seviyeye yükselteceğiz.
Şunu unutmayın: AK Parti bu ülkede ilklerin partisidir, olmaya da devam edecektir.
Hele hele FETÖ terör örgütüyle… Hepinize sesleniyorum; nerede bildiğiniz, bulduğunuz bir FETÖ terör örgütü mensubu varsa bunu bizlere muhakkak bildireceksiniz. Eğer bildirmiyorsanız sorumlusunuz. Bu ümmeti, bu milleti parçalayanlara bunun hesabını sormaya devam edeceğiz. Bakınız, Amerika’da bey-bey Pensilvanya’da çiftlikte yaşıyor değil mi? Herhalde buradan bir şeyler anlamanız lazım. Amerika bunu bize niye vermiyor, herhalde buradan da bir şeyler anlamanız lazım. Öyleyse burada bu çalışmayı birlikte yürüteceğiz. Siz hangi mahallede kim var, bunları gayet iyi bilirsiniz. Bulacaksınız, ha biz de araştıracağız, inceleyeceğiz, hukuk içinde gereğini de yapacağız. Asla buralarda değerli kardeşlerim, taviz veremeyiz.
Sözlerime rahmetli Abdurahim Karakoç’un şu dörtlüğüyle son vermek istiyorum:
“Yaza dönsün kışınız, bayramlar bayram olsun
Dert görmesin başınız, bayramlar bayram olsun
Otlar/dikenler dolsun Nemrut’ların çanına
Kolay gelsin işiniz, bayramlar bayram olsun.”
Bir kez daha bayramınızı kutluyor, sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum ve tüm dostlara, komşulara selamlarımı, selamlarımı lütfen gönderin.