Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Manisa Toplu Açilis Töreni’nde yaptigi konusmanin tam metni

 

Manisa, şehzadeler diyarı Manisa, Manisa’nın güzel insanları, değerli kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Saruhanlıların başkenti, Osmanlı’nın şehzadeler şehri, Cumhuriyetin güzide kenti Manisa’mızın tüm mahallelerinde yaşayan kardeşlerime buradan sesleniyorum, en kalbi selamlarımı gönderiyorum.

En son Şubat ayında sizlerle biraraya gelmiş, hem toplu açılış törenimizi gerçekleştirmiş, hem de hasbihal etmiştik. 16 Nisan halkoylamasında Manisa’dan yüzde 46 düzeyinde bir evet oyu çıktı. Bize inanan,  güvenen, destek veren herkese şükranlarımı sunuyorum. Biliyorum ki, Manisa’nın hakkı bu değildir, demek ki sizlere kendimizi yeteri kadar ifade edemedik, demek ki yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı sizlere yeteri kadar anlatamadık. İnşallah önümüzdeki dönemde bu eksiklerimizi gidererek Manisalı kardeşlerimizin gönlünde çok daha fazla yer edineceğimize inanıyorum.

Kardeşlerim, dün Şemdinli’de şehit düşen askerlerimize ve güvenlik korucularımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum.

Tabi burada bir acıyı da ayrıca özellikle ifade etmek istiyorum, Manisa Selendi’den şehit Özel Harekat Ahmet Alp Taşdemir bu sabah Diyarbakır’da şehit oldu, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah. Ve ailesine, tüm Manisalı kardeşlerime, milletimize özellikle sabırlar diliyorum.

Fakat kanlarını yerde koymadık, 9 kaybımız olduğu 2 günde, ama 55 teröristi etkisiz hale getirdik, 55 terörist. Ve bugün aldığım haberler çok daha farklı, şu anda gerek İHA’larımız, SİHA’larımız ve F-16’larımız oradaki operasyonlarına devam ediyorlar, sayı daha artacak, çünkü şehidimizin kanını yerde koymayacağız dedik ve terörle mücadelede bugüne kadar yemedikleri darbenin çok daha fazlasını yiyecekler.

Biz tek bir askerimizin, polisimizin, jandarmamızın, güvenlik korucumuzun, vatandaşımızın tırnağını dahi teröristlerin topuna birden değişmeyiz. Ama böyle bir zamanda, böyle bir mücadelede zaman zaman… ("Manisa seninle gurur duyuyor" sesleri)  Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Sizlerden daha çok gayret bekliyorum, başarı bekliyorum inşallah.

Şair ne diyor: “Bizi hiç tasalı görmez bu yerler, yiğitler ölürken bile gülerler. Yeter ki yaşayan er oğlu erler bizi çiğnetmesin ayakaltında.” Evet, ölürken bile gülen yiğitlerimiz müsterih olsunlar, Türk milletinin er oğlu erleri bayrağımızı asla ayaklar altında çiğnetmeyecektir, bunun için de devletimiz de üzerine düşeni hakkıyla yerine getirmenin gayreti içindedir. İşte bugün gerek Genelkurmay Başkanım, gerek İçişleri Bakanım, gerek kuvvet komutanlarım, hepsi Hakkari’de, o bölgedeler, bütün bu olaylar sebebiyle bölgeyi dolaşıyorlar, Hakkari, Şırnak, Tunceli oraları dolaşıyorlar. Her an nerede ne var, anında üzerine üzerine gidiyoruz, gideceğiz.

Son yıllarda hizmete soktuğumuz silahlı ve silahsız insansız hava araçları başta olmak üzere, yüksek teknoloji ürünü araçlarla terörle mücadele yöntemimizi baştan sona değiştirdik. Kahraman evlatlarımızın teröristlerle karşı karşıya gelmesini asgariye indirerek, mücadeleyi teknolojinin imkanları üzerinde yürütüyoruz. Bölücü terör örgütüne çukur eylemlerini başlattığı 2015 yılı Temmuz’undan beri öyle büyük darbeler vurduk ki, örgüt tarihinin en kötü günlerini yaşıyor.

Kardeşlerim, buradan bir kez daha ilan ediyorum, bizim için ülkemizin ve milletimizin bekasından daha önemli hiçbir şey yoktur. Sınırlarımız dışında beslenen, eğitilen, silahlandırılan ve üzerimize salınan terör örgütlerini evlatlarımızın canı ve kanı pahasına durdurmak mecburiyetinde değiliz, teröristler neredeyse gidip orada tepelerine binmek bizim en tabi hakkımızdır. Şu anda Irak ve Suriye’nin pek çok yeri birer terör yuvası durumundadır, buralardan ülkemize yönelen terör tehditlerini sınırlarımız içinde değil, bizzat kaynağında bertaraf etmek durumundayız, birilerinden izin almak durumunda da değiliz. Kandil’deki ve benzer bir yapıya kavuşturulmaya çalışılan Sincar’daki sorunu bu bölgelerin hukuki egemeni olan devlet çözmezse, biz buraları yerle bir ederiz. Suriye’de, Cizre’den Yayladağı’na kadar olan 911 kilometrelik sınır hattımızda nerede bir terör oluşumu varsa onun başını ezmek için havada ve karada her türlü harekatı yapmak bize anamızın ak sütü kadar helaldir.

Hiç şüphem yok hiç şüphem yok, siz bu imtihanı 15 Temmuz’da verdiniz zaten. 15 Temmuz’da meydanlara dediğim anda meydanlara dökülen millet karşımda. Size güveniyorum, size inanıyorum.

Kardeşlerim, şu örgütün arkasında şu devlet varmış, öteki örgütün arkasında başka bir devlet varmış, bunların hiç biri de bizi ilgilendirmiyor. Hiçbir meşru devlet kendi askerini, personelini teröristlerle birarada tutmaz. Bizim için teröristlerin yanında olan herkes teröristtir.

Kardeşlerim, atalarımız, zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına derler. Bugüne kadar müttefiklik diyerek, stratejik ortaklık diyerek, ittifak ilişkileri diyerek bizi oyaladıklarını sananlara son sözümüz budur. Biz Irak’ta ve Suriye’de tespit ettiğimiz tüm terör kamplarını yerle bir edeceğiz, bu böyle biline. Sınırlarımız dışındaki bütün terör bataklıklarını kurutmakta kararlıyız. Cerablus, El-Bab hattında başarıyla sonuçlandırdığımız, İdlib’de yine başarıyla sürdürdüğümüz operasyonlarımızı her an diğer bölgelere yayabiliriz, şayet oralarda sakındığı bir şeyler olan varsa şimdiden tedbirini alsın, sonra darılmaca, küsmece olmasın.

Kardeşlerim, biz bunları söylüyoruz diye, söyledik diye biliyorum ki hemen kimi Batı ülkelerinden itirazlar yükselecek. Terör örgütü mensupları Avrupa’nın göbeğinde bizim vatandaşlarımızın oturdukları mahalleri basıp ortalığı savaş alanına çevirdiğinde sesleri çıkmayanlar, bunları söyledik diye kusura bakmayın bizim efelerimiz şahsiyetlidir, onun için onlar bize farklı bir efelik taslamasın. Terör örgütü mensupları kendi başkentlerinde ellerine şakağımıza dayanmış silahlarla gösteri yaptıklarında kıllarını kıpırdatmayanların sözlerinin bizim için hiçbir kıymeti yoktur. Masum insanların kanlarını dökmüş teröristleri yargısıyla, polisiyle bir olup yıllarca Avrupa’da saklayanların nasıl tutmuş vicdanları bizim hassasiyetlerimizi elbette anlayamaz. Kendi vatandaşlarının tırnağına zarar gelse ortalığı ayağa kaldırırlar, öyle mi? ("Evet" sesleri) Ama sadece son 2 yılda şehit verdiğimiz binin üzerindeki güvenlik görevlimiz ile 400’e yakın sivil vatandaşımız karşısında üç maymunu oynamasından artık gına geldi. Bizim için başkalarının ne dediği değil kendi bekamız için neye ihtiyacımız olduğu önemlidir. Terör örgütlerinin gönüllü savunucusu kesilenleri önce kendi ayıplarıyla yüzleşmeye davet ediyorum.

Ey Avrupa; sen PKK’ya, PYD’ye, FETÖ’ye, DEAŞ’a destek vermeyi bırak da, önce kendilerine daha güvenli bir gelecek kurma hayaliyle Avrupa’ya geldikten sonra kaybolan onbinlerce mülteci çocuğun hesabını ver. Bakınız sadece Almanya’da 1 Temmuz 2016 tarihine kadar, üstelik de bu ülkenin Polis Teşkilatının tespit ettiği kadarıyla tam 8991 mülteci çocuk kaybolmuştur; hale bak. Çoğunluğu Suriyeli, Afganistanlı ve Afrikalı olan bu çocukların akıbeti bilinmemekle birlikte çoğunun suç şebekelerinin kurbanı oldukları tahmin ediliyor. Sınırları içindeki çocukların güvenliğini sağlayamayan Avrupa ülkeleri, maşallah teröristleri ve onların destekçilerini koruma konusunda çok maharetliler. Kayıp çocuklar konusunda dişe dokunur hiçbir çalışma yapamayanlar terör örgütü yandaşlarının gösterilerini polis korumasına almak suretiyle güya demokrasiye hizmet ediyorlar; hale bak. Bölücü terör örgütünün başı Fransa’da bakıyorsunuz devlet televizyonunun binasına asılıyor, poster orada. Aynı şekilde Almanya’nın caddelerinde bakıyorsunuz bölücü terör örgütünün paçavrasıyla, başının posteriyle yollarda polis kortejinde onların koruması altında yürüyüş yapıyorlar. Hani Avrupa Birliğinde bunlar terör örgütü olarak ilan edilmişti, ne oldu? İnsan hakları deyince, demokrasi deyince, özgürlükler deyince mangalda kül bırakmayanlar, sıra bu çocukların hesabını vermeye gelince bir anda sus-pus oluyorlar. Bunların Manisalıların deyimiyle, neydi o? Güneşte verdiği sözü gölgede bozan hayırsızlar var, değil mi?

Türkiye’deki 3 milyon sığınmacıya 3 milyar avro yardımını çok gören Avrupa, anlaşılan o ki kendi topraklarındaki mülteci çocukları da zaman ve kaynak harcamaya değer bulmuyor.

Kardeşlerim, bu zihniyetteki bir anlayıştan, ırkçılığı hortlatmasından, yabancı düşmanlığını yaygınlaştırmasından, riyakarlığa sarılmasından başka ne beklenebilir? İnsani ve ahlaki temeli çöken Batının sadece ekonomik zenginlikle uzun süre ayakta kalabilmesi mümkün değildir. Biz asla onlar gibi olmayacağız. Refah uğruna insanlığımızdan, inancımızdan vazgeçmeyeceğiz. Zenginlik uğruna tarihimize, ecdadımıza sırtımızı dönmeyeceğiz. Günlük heva ve heveslerimiz uğruna geleceğimizi karartmayacağız. Çünkü biz şairin gençlerine;

“Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden

Senin de destanını okuyalım ezberden

Haberin yok gibidir taşıdığın değerden” diye seslendiği bir milletiz.

“Yüzüne çarpmak gerek zamânenin fendini!

Göster kabaran sular nasıl yıkar bendini!

Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini!”

Evet, birilerinin yıllarca yapmaya çalıştığının tersine biz kendimizi asla küçük görmedik, görmeyeceğiz. Bentleri yıkacak sularımızın kabardığı bir dönemden geçtiğimizin çok iyi farkındayız. Bunun için hep birlikte çalışacağız, ama çok çalışacağız. İşte dün Ankara’da çok önem verdiğim bir projenin imza törenini gerçekleştirdik, haberiniz var değil mi? Ne yaptık? Ne yaptık? Yıllardır yaptığım çağrılar nihayet karşılığını buldu ve yerli otomobil üretimi için beş firmamız ortak bir girişim grubu kurdu. Hamdolsun kendilerine buradan bir kez daha teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.

Ekonomide sevindirici haberleri üst üste almaya devam ediyoruz. Borsamız rekor üstüne rekor kırıyor. Dün 113 bini geçerek yeni bir rekor daha kırdı. İhracatta Ekim ayında ulaşılan yüzde 15.6’lık artış oranıyla son 10 yılın rekoru kırıldı. Ekim ayı ihracatı 13.5 milyar dolar, yıllık ihracat 154 milyar doları aştı. İnşallah orada da rekor devam edecek. Merkez Bankası’ndaki döviz rezervi de artıyor, yükseliyor. Başbakanlığım döneminde bir ara 138 milyar dolara kadar çıktı. Düştü, şimdi tekrar tırmanışta ve dünkü rakam 117 milyar dolar seviyesine ulaştı. İnşallah daha da yükseleceğiz, daha güçleneceğiz. Bu millete bu yakışır, onun için yükseleceğiz.

Büyümede yılın ilk yarısında yüzde 5’in üzerinde bir başarı elde ettik, yeter mi? Daha yüksek. Üçüncü çeyrek rakamının açıklanmasıyla bu oranın çok daha yükseldiğini göreceksiniz. İyiyiz be, çalışıyoruz, koşuyoruz, koşturuyoruz. Kredi kuruluşları atıyorlar, düştü diyorlar, bilmem ne. Ben ne diyorum? Bu rakamlar diyorum siyasi, bırakın o işleri; biz güçlüyüz güçlü, yükseliyoruz biz. İstihdamda sadece bu yıl 1 milyon 300 bine yakın ilave istihdam sağladık. İşsizlik rakamlarımızın hala çift haneli rakamlarda olmasının sebebi, iş gücüne katılan gençlerimizin ve özellikle hanımların sayısının yüksek olmasındandı. İnşallah ekonomideki iyiye gidişin ve istihdama yönelik teşviklerin yardımıyla işsizlik oranını kısa sürede tek haneli rakamlara indireceğiz. Bugün Türkiye dünyanın en büyük projelerini hayata geçiren ülkelerin başında geliyor. 2023 hedeflerimiz doğrultusunda attığımız her adımla büyümeden istihdama tüm sorunlarımızı birer birer geride bırakacağız.

Kardeşlerim, bugün Manisa’ya yine elimiz boş gelmedik. Çeşitli kamu ve özel sektör kuruluşlarımıza ait toplam yatırım bedeli 1 milyar 44 milyon lira olan 40 kalem ayrı eser ve hizmetin toplu açılış törenini bugün buradan gerçekleştiriyoruz. Açılış listemizdeki yatırımlardan birini Türkiye’nin enerji alanındaki hedeflerine ulaşması konusunda çok önemli görüyorum. Programımızın sonunda canlı bağlantıyla inşallah şu dev ekranda izleyeceğiz. Bu yatırım Türkerler Firmamız tarafından Alaşehir’de inşa edilen her biri 24 megavat gücündeki iki ayrı jeotermal elektrik santralidir. Resmi açılışlarını bugün yapacağımız ve yatırım tutarı 740 milyon lira olan bu santrallerle ülkemizin jeotermal enerji kurulu gücünü 992 megavata çıkarmış oluyoruz. Türkerler Firmamızı Alaşehir’deki bu yatırımından dolayı tebrik ediyor, buradan santrallerimizin resmi açılışını inşallah hep beraber gerçekleştiriyoruz.

Açılış listesindeki bir başka önemli hizmet kardeşlerim, Soma’daki elim kazada hayatlarını kaybeden madencilerimize Doğuş Holding tarafından yaptırılan 301 konutun teslimidir. Buradan yaklaşık 3,5 yıl önce meydana gelen maden kazasında şehit olan 301 madencimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Maden kazasının hemen ardından hem devletimizin ilgili kurumları, hem de özel sektörümüz ve sivil toplum kuruluşlarımız harekete geçerek madencilerimizin geride bıraktıkları ailelerine sahip çıktılar. AFAD koordinasyonunda her madencimizin yakınlarına bugüne kadar 176 bin lira nakdi yardım yapıldı her birine. Ayrıca her şehit madencimizin yakınlarından birine kamu kuruluşlarında istihdam hakkı tanındı. Şehit madencilerimizin eğitimleri devam eden çocuklarına da Milli Eğitim Bakanlığımızın koordinasyonunda çeşitli vakıflarca burs bağlandı. Doğuş Holding’in taahhüt ettiği ve inşaatı tamamlanıp kuraları çekilen 301 konutun teslimini bugün gerçekleştiriyoruz. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi tarafından inşa ettirilen 301 konut da tamamlandı. Çok yakında bunların da kuraları çekilecek, bunun da müjdesini vereyim. Okulu, camisi ve diğer sosyal birimleriyle bu konutları Soma şehitlerinin ailelerine kazandıran Doğuş Holding’i, Sayın Ferit Şahenk’i huzurlarında şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum.

Yitirdiğimiz canları elbette geri getiremeyiz, ama onların bize emanetleri olan ailelerine sahip çıkmak için elimizden gelen her şeyi yaptık, yapıyoruz. Fakat maalesef bu ülkede özellikle aşırı sol, bunlar ne yazık ki istismarını yapmak suretiyle aileleri tahrik ediyorlar, aileler üzerinde oyun oynuyorlar ve bunların kimler olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Bu oyunu lütfen şehit ailelerimizin bozması lazım, çünkü bu şahadet bu oyuna gelmez.

Şöyle ezanı dinleyelim, devam edelim.

Kardeşlerim, bugün açılışını yapacağımız diğer eserler arasında eğitimde yüzde 95 derslik, mesleki ve teknik eğitim lisesi ek hizmet binaları, pansiyonlar, spor salonları, zihinsel engelliler korumalı iş yeri yaşam merkezi de bulunuyor.

Celal Bayar Üniversitemizin fakülte ve enstitü binaları ile üniversite personeli için yaptırılan 319 konutun açılışını da bugün yapıyoruz. Diğer bakanlıklarımız ile Demirci, Şehzadeler, Yunusemre Belediyemize ait tamamlanmış olan çeşitli yatırımların açılışlarını da buradan gerçekleştiriyoruz. Tüm bu eser ve hizmetlerin Manisa’mıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.

Biraz sonra Zorlu Holding’in Manisa’mıza kazandırdığı Vestel tesislerini ziyaret edecek, incelemelerde bulunacak, akıllı telefon ve tablet fabrikası ile meta, nikel, kobalt tesislerinin de resmi açılışlarını yapacağız, yatırım bedeli 600 milyon.

Türkiye’nin otomobili projesinde de yer alan Zorlu Holding elektronik alanında Manisa’mızda kurduğu tesiste dünyanın dört bir yanına ihracat yapıyor. Yerli otomobilimizin elektrikli olarak tasarlanacağı günlerde inşallah ondan sonra yakın. İnşallah elektrikli otomobili de bu çalışmalarla beraber yoğun bir şekilde inşallah onun da çalışmasını yapacağız.

Dünyada pil teknolojisi lityum veya kobalta dayalıdır. Zorlu Holding ülkemizin en önemli kobalt ve nikel tesislerine sahiptir. Akıllı telefon ve tablet fabrikası da ülkemiz açısından önemli bir açılımı ifade ediyor. Dolayısıyla Zorlu’nun bu projede yer alması hem elektronik, hem de madencilik alanındaki birikimleri ve yatırımları bakımından gayet isabetli olmuştur. Bir kez daha Türkiye’nin otomobili projesine sahip çıkan Zorlu Holding’i ve diğer babayiğitlerimizi tebrik ediyorum.

Manisa’yı bugüne kadar yapılan yatırımlar yanında halen devam eden projelerle de 2023’ün Türkiye’sine hazırlıyoruz. Özellikle ulaşımda ve sağlıkta süren yatırımlar Manisa’yı bambaşka bir yere taşıyacak. İnşaatları süren Manisa Şehir Hastanesi, Merkez Efendi Devlet Hastanesi, Salihli Devlet Hastanesi şehrimizi bölgenin en önemli sağlık merkezi haline getirecektir.

İstanbul-İzmir otoyolu aynı zamanda Manisa’nın da otoyoludur değil mi? Önümüzdeki yıl hizmete girecek olan bu otoyolla birlikte Manisa’nın çehresi değişiyor. Manisa-İzmir yolu için büyük öneme sahip olan 6,5 kilometre uzunluğundaki Sabuncubeli Tünelinde ışığı Eylül ayında gördük mü? Gördük. Ankara-Manisa arasını 3 saatte düşürecek hızlı tren hattının inşası da etap etap sürüyor. Manisa’ya bir de şöyle şanına yakışır bir hızlı tren garı kazandırmamız gerekiyor.

Şehir merkezinde zaten kullanılmakta olan doğalgazı şimdi diğer ilçelerimize de yaşıyoruz. Gördüğünüz gibi yapılan, yapılmakta olan, yapılması gereken daha çok işimiz var. 2019 seçimleri bu bakımdan ülkemizin gelecek çeyrek asrını, yarım asrını biçimlendirecek öneme sahiptir. Manisa’nın 2019’da tercihini büyük ve güçlü Türkiye’den yana kullanacağına inanıyorum; buna hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Öyleyse çok çalışacağız. Kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? ("Evet" sesleri) Çünkü bu sorun hepimizin ortak sorunu ve bir reform yapıyoruz, bu reformu beraber yapacağız.

Ben bu duygularla bir kez daha açılışını yaptığımız eser ve hizmetlerin hayırlı olmasını diliyorum, emeği geçenleri tekraren tebrik ediyorum.

Sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.