Cumhurbaskani Erdogan’in Mersin Mitinginde yaptigi konusmanin tam metni
… Gönlü Akdeniz kadar engin Mersin, bileği de yüreği kadar sağlam Mersin. Ashabı Kehf’in, Hazreti Dalyan Peygamberin, daha nice gönül sultanlarının şehri Mersin. Yörük Türkmen’iyle, Arap’ıyla, Kürt’üyle, her bölgeden, her kökenden, her inançtan insanlarıyla kardeşliğin şehri Mersin. Tarımın, turizmin, sanayinin, ticaretin şehri Mersin. Seni kalpten selamlıyorum Mersin.
Maşallah, şöyle karşıma bakıyorum, yine bugün bambaşka bir coşku var, uçsuz bucaksız bir insan seli var. Ve buraya biliyorsunuz Tarsus’tan geldik, Tarsus’ta muhteşem bir miting yaptık. Ama şimdi de Mersin’de bambaşka bir ihtişamla mitingimizi yapıyoruz, Allah razı olsun.
Buradan sizler aracılığıyla Mersin’in tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime selamlarımı yolluyorum.
Birileri ısrarla Türkiye’yi karalamaya, milletimizin moralini bozmaya çalışıyor. Halbuki biz Türkiye’de işlerin nasıl gittiğini anlamak için Mersin’e bakıyoruz. Toroslardaki Yörük çadırlarının üzerinde eğer duman tütüyorsa, meralarında hayvanlar otlamaya devam ediyorsa, geleceğimize güvenle bakabiliriz demektir. Anamur’da muz, Erdemli’de portakal-limon, Silifke’de çilek, Mut’ta kayısı bahçelerinden çocuk cıvıltısı eksik olmuyorsa, geleceğimize güvenle bakabiliriz demektir. Biz sizlerle gurur duyuyoruz.
Tarsus’taki fabrikaların, limandaki vinçlerin sesleri kesilmiyorsa, geleceğimize güvenle bakabiliriz demektir. Tüm renkleri ve zenginlikleriyle Mersin halkı huzur ve esenlik içinde yan yana yaşıyorsa, geleceğimize güvenle bakabiliriz demektir. İnşallah 24 Haziran önümüzdeki seçimler Mersin’deki bu güzel iklimin çok daha güçlenmesine vesile olacak. Bunun için Mersin tercihini güvenden, istikrardan, huzurdan, üretimden, istihdamdan yana kullanacağına inanıyorum.
Şöyle bakıyorum, uçsuz bucaksız Mersin.
Mersin, 24 Haziran’da güçlü Meclis için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Parlamentoda AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?
24 Haziran’da güçlü hükümet için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?
24 Haziran’da güçlü Türkiye için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?
Mersin, vakit birlik vakti diyor muyuz?
Vakit Mersin vakti diyor muyuz?
Vakit Türkiye vakti diyor muyuz?
İnşallah sizlerin desteğiyle irade, erdem ve cesaretle Türkiye şahlanacak. Rabbim hepinizden razı olsun.
Kardeşlerim; biz 16 yıldır bu ülkeyi hizmet siyasetiyle kalkındırdık.
Sağ olasın, var olasın, ben size inanıyorum. Görüyorum ki siz de bize inanıyorsunuz.
Önümüzdeki dönemde aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Sizlere önce bugüne kadar yaptıklarımızı anlatıyor, sonra da yeni dönem için destek talep ediyoruz.
Geçtiğimiz 16 yılda Mersin’e ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Bir söyleyeyim de, bunu bilmeyenlere anlatın, bunu CHP’lisine anlatın, diğerlerine de anlatın. Yaptığımız yatırım ne biliyor musunuz? 16 yılda 31 katrilyon tutarında yatırım yaptık. 31 katrilyon, dile kolay dile. Ama bunu Bay Muharrem anlar mı? Bay Kemal anlar mı? Diğerleri zaten hiç anlamaz. Öyleyse ne yaptık?
Eğitimde, 4 bin 475 adet yeni derslik yaptık. Yükseköğrenim öğrencileri için 5 bin 527 kişilik yurtlar açtık. Önümüzdeki üç yıl içinde bin kişilik bir yurt daha açıyoruz.
İlimize bir üniversite daha kazandırdık duydunuz mu?
Tarsus Üniversitesini duydunuz mu? Biz yaparız, onlar yıkar. Öyle diyorlar.
2013 Akdeniz Oyunları vesilesiyle Mersin’e 25 bin kişilik bir stadyum kazandırdık mı?
Şimdi tabii diyeceksiniz Tevfik Sırrı Gür ne olacak, vereyim mi müjdeyi? Hemen şu sahamızdaki Tevfik Sırrı Gür stadını da Mersin’e bir millet bahçesi yapıyoruz. Nasıl? İcraat bu, müjde bu. Biz yapamayacağımızı vadetmedik. Ve artık benim Mersin’deki kardeşlerim sahile indiği zaman nereye uğrayacak? Millet parkına, yani millet bahçesine. Millet bahçesinde o yeşil içinde, o güzellikler içinde çoluk çocuk yavrularıyla beraber yatacaklar yuvarlanacaklar. İngilizlerin Hyde Parkı varsa, bizim de millet bahçemiz var, o kadar, o kadar. Ve bunu artık biz olmayanı değil, bak biz Akdeniz oyunlarında zaten Mersin’imize güzel bir stat kazandırdık, şimdi de buraya inşallah millet bahçemizi yapıyoruz.
Sağlıkta 13’ü hastane olmak üzere toplam 35 sağlık tesisi yaptık. Mersin’e kazandırdığımız sağlık tesislerinin en önemli, hiç şüphesiz bin 300 yataklı şehir hastanemizdir. Şehir hastanemiz nasıl? Memnun musunuz? 15 ayda kaç kişi buradan hizmet aldı biliyor musunuz? 3,5 milyon kişi hizmet aldı. Bay Kemal, bu senin SSK Genel Müdürlüğüne benzemez.
Arkadaşlar, var mı ya? Hazırlıklı olacaksınız çocuklar.
Şimdi Bay Kemal’in Genel Müdürlüğünü sizlere izletiyorum, sene 1998.
İyi ki söylüyor ha, her yurttaşın hastaneye gitme özgürlüğü var, aman Ya Rabbim, onun da önünü kesseydin bari.
Sen şikayet makamında değilsin sen çözüm makamındasın Kemal. Bunların hayatları hep böyle, hep şikayet, hep iftira. İcraat icraat, iş yap da görelim. SSK’ya Genel Müdür olacaksın, yine şikayette bulunacaksın.
Biz ne yaptık? Tüm hastaneleri bak ne safhaya getirdik. İşte buyurun, şimdi şehir hastaneleri, buyurun, burayı da izleyelim.
Nasıl, iyi mi? Bay Kemal’in yönettiği hastanelere benziyor mu? Ah ah, işte biz buyuz.
Ana Muhalefetin adayı ve diğer adaylar şehir hastanelerine karşıymış, hatta ellerine fırsat geçerse kapatacaklarmış. Biz proje ekibimizle çalışıyoruz, onlar bir araya gelip yıkım ekibi olarak gözlerini köprülerimize, yollarımıza, hastanelerimize, okullarımıza, hatta tüm yatırımlarımıza dikmiş durumdalar.
Hatırlar mısınız, bir zamanlar Rahmetli Demirel’in ve Özal’ın birinci ve ikinci köprüsü meselesinde ne yapmışlardı? Biz bu köprüleri satacağız demişlerdi; dediler mi? Dediler. Rahmetli Özal bir televizyon programında dedi ki, neyi satıyorsunuz dedi, sattırmayız dedi. Ben de şimdi diyorum ki, satamazsınız, böyle bir yetkiniz yok.
Ve şimdi inşallah 24 Haziran’da bu zihniyeti benim milletim nereye gömecek? Nereye gömecek? Sandığa, sizden bunu bekliyorum, bunlara güzel bir ders verelim. Meydanlarda açık açık seçildikleri taktirde tüm yatırımları durduracaklarını söylüyorlar. Onlara bu fırsatı verecek misiniz?
Şehir hastanemizle yetinmedik, şimdi 600 yataklı Tarsus Devlet Hastanesinin yapımına da başladık bugün temeli attık. 150 yataklı Anamur Devlet Hastanesiyle birlikte 7 adet sağlık tesisimizin inşaatı devam ediyor.
TOKİ kanalıyla Mersin’de 3 bin 718 konutu bitirdik.
Mersin’in bölünmüş yol uzunluğunu 2 katına çıkartarak 540 kilometreye ulaştırdık. Halen Mersin’de yatırım bedeli 8 katrilyon 315 trilyon lira olan 19 yol projesinin yapımı devam ediyor.
Mersin’le Antalya arasını bağlayan Akdeniz sahil yolu tamamlandığında 10 saatlik seyahat süresi nereye düşecek biliyor musunuz? 4 saate. Bu yolun Mersin sınırlarında bulunan 227 kilometrelik kesiminin 194 kilometresi tamamlandı, projeyi inşallah 2021 yılında bitiriyoruz.
Maliyeti 1,5 katrilyon lirayı aşan Silifke-Mut yolunun yapım çalışmaları sürüyor. Bu güzergahta da 112 kilometrelik bölünmüş yol projemizin 59 kilometresini ve 1 kilometrelik tüneli tamamladık.
Mut-Karaman arasında da Sertavul tüneliyle Medreselik viyadüğünün yapımına başladık, 3 yıl içinde tamamlanacak bu projeyle Silifke’yle Mut arasındaki keskin virajlar tarih olacak. Bu iki ilçemiz arasındaki yaklaşık 1 saat süren yolculuk 20 dakikaya inecek. Mersin’in Karaman ve Konya bağlantısı böylece kolaylaşacak.
Adana-Mersin otoyolunu Taşucu’na kadar uzatıyoruz, yap-işlet-devret modeliyle ihalesine çıkıldı. Ama Bay Muharrem yap-işlet-devret nedir bilmiyor, ama seçimden sonra öğrenecek, vakti olacak. İnşallah oralardan seyahat etmesini söylüyorum, oralardan bir geç diyorum. Ağustos’ta teklifler açılacak, hemen ardından yapımına başlanacak. Bu yolun maliyeti ne biliyor musunuz? 1 katrilyon 700 trilyon lira olarak hesaplanıyor.
Mersin’in trafik yükünü rahatlatmak için liman hal köprülü kavşağının yan yollarını hizmete açtık, uzunluğu 1 kilometreyi bulan köprü de önümüzdeki ay Mersinli kardeşlerimizin hizmetinde olacak, Mersin şehir merkezinde Akbelen Bulvarında 2 adet yeni köprülü kavşak inşa ediyoruz.
Demir yollarında son 16 yılda Mersin’e çok büyük yatırımlar yaptık. Adana-Mersin demir yolunu yeniledik, seyahat süresini eskiye göre yarı yarıya düşürdük. Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap devam ediyor. Hattın Adana-Mersin ile Osmaniye-Adana arasındaki kesimini inşallah önümüzdeki yıl tamamlıyoruz. Bu hat daha sonra Şanlıurfa’ya, Mardin’e kadar uzanacak. Kayseri-Niğde-Mersin-Adana-Osmaniye demir yolu hattını modernize ediyoruz. Ayrıca, Mersin-Silifke arasını da hızlı tren hattına bağlamayı planlıyoruz.
Yenice lojistik merkezimizi kısmi olarak işletmeciliğe açtık. Türkiye lojistik sektörüne önemli katkı sağlayacak bu lojistik merkezin tamamı Ağustos ayında işletmeye açılacak. Çukurova Bölgesel Havalimanımızın altyapı inşaatı devam ediyor, üst yapı inşası için de ihale hazırlık çalışmaları değerli kardeşlerim, sürüyor. Havalimanını bölünmüş yolla, otoyolla bağlıyoruz.
Mersin’in liman şehri ve tarım şehri kimliğinin yanı sıra, sanayi şehri kimliğini de güçlendiriyoruz, Mevcuttaki 3 organize sanayi bölgesine 6 yeni organize sanayi bölgesi daha ekliyoruz. Bu 6 yeni organize sanayi bölgesinde yaklaşık 50 bin kişiye istihdam sağlayacağız.
Ayrıca, Mersin endüstri bölgesi bilim merkezi ve sanayi müzesi, 2 adet tarım teknoparkı ve tasarım ve inovasyon merkezi, model fabrikası gibi yatırımlarla Mersin’in gücüne inşallah güç katıyoruz.
Kardeşlerim, turizmde 4 katrilyon liralık yatırımla Antalya Belek’in benzeri bir turizm bölgesini Mersin’e kazandırıyoruz.
Tarsus Kazanlı turizm bölgesinde yatırım başlıyor, firmalar uygulama projelerini hazırlıyor, temeli 12 Haziran’da atılacak. Yatak kapasitesi 8 bin olarak planlanan bu bölge, otelleri ve golf sahaları yanında, yaklaşık 10 kilometrelik bir sahile sahip. Kazanlı turizm bölgesinde 5 bin yeni istihdam ortaya çıkacak.
Sadece bu 3 projeyle Mersin’de yaklaşık 65 bin kişiye yeni istihdam oluşturacağız, böylece Mersin’de işsizlik problemi neredeyse kalmayacak.
Mersin şehir merkezi ve Tarsus ilçesinin içme suyu ihtiyacını inşa ettiğimiz ishale hattı vasıtasıyla karşıladık. Uzun vadeli içme suyu ihtiyacı için önümüzdeki yıl tamamlanacak Pamukluk Barajından Mersin şehir merkezine ve 15 yerleşim yerine su temin edeceğiz, böylece sıkıntıyı aşacağız. Bu kapsamda 35 kilometrelik ishale hattının inşaatına başladık. Arıtma tesisini ihalesini bu sene yapıyoruz. Pamuklu Barajı ile ayrıca 184 bin dekar arazi sulanacak. Mersin’e 6 baraj ve 8 gölet inşa ettik. Kıbrıs’a içme suyu sağlayan Alaköprü Barajı da bunlardan biridir. Mersin’de sulamayı ve ziraatı geliştirecek 11 baraj ve 6 gölet daha inşa ediyoruz. Son 16 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 105 bin dekar araziyi sulamaya açtık. İnşaatı devam eden sulama tesisleriyle 363 bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacağız.
Son 16 yılda Mersinli çiftçilerimize toplam 1,5 katrilyon liralık tarımsal destek verdik. Bay Kemal diyor ya, çiftçi aç, çiftçiye bir şey verilmiyor, 1,5 katrilyon.
Göçerlerin ekonomik ve sosyal seviyelerinin geliştirilmesi projesini hayata geçirdik. 750 aileye güneş enerjisi paneli dağıtarak elektriği Yörük kardeşlerimizin, göçerlerimizin ayağına götürüyoruz.
Mersin, görüyorsunuz biz hizmet üstüne hizmet koymanın sözünü veriyoruz, muhalefet ise yatırımları durdurmanın vaadiyle karşınıza çıkıyor.
Mersin, ülkemizin ve şehrinizin geleceğini 24 Haziran’da bu zihniyete bırakmayacaksınız değil mi? Bunun için güçlü Meclis diyor muyuz? Bunun için güçlü hükümet diyor muyuz? Bunun için güçlü Türkiye diyor muyuz?
Kardeşlerim; bugün 7 Haziran 2018, 7 Haziran 2015 seçimlerinin 3’üncü yıldönümü. 7 Haziran seçimlerinin ardından, evet, ülkemizin yaşadıklarını hatırlıyorsunuz değil mi? Neler yaptılar biliyorsunuz değil mi?
Kardeşlerim; Ekim’de Diyarbakır’da bizim Kürt kardeşlerimizi, 53 Kürt kardeşimizi şu anda içeride bulunan HDP’nin başındaki adamın talimatıyla Kürt kardeşlerimizi sokağa döküp 53 tane Kürt kardeşimizi öldürdüler mi? Şimdi çıkmış bu adam cumhurbaşkanı adayı olmuş. Şimdi bunu kim ziyarete gidiyor? Muharrem İnce, ince ince bir ziyaret yapıyor. Ve bunun ziyaretini gerçekleştirerek zannediyor ki, demokratik bir hareket yapıyorum. Bunun adı demokrasi değil Bay İnce, bunun adı teröre destek vermektir, bunun adı teröristlere destek vermektir, bunun adı teröre güç kazandırmaktır. Sen onu ziyaret edeceğine, gel adaletten yana ol. Biz sizi zaten tanıyoruz. Siz değil misiniz ya Ankara’dan İstanbul’da demokrasi adı altında bu terör örgütleriyle birlikte yürüyüş yapan? Ve şimdi de bunlar oy istiyor.
Ben şimdi Mersin’deki Kürt kardeşlerime sesleniyorum, gelin 24 Haziranda bunlara sandıkta gereken dersi hep beraber veriniz. Ve Saadet Partisine gönül veren kardeşlerime de sesleniyorum, bakın kim kimle beraber hareket ediyor, bunlara da gerekli olan dersi gelin verin.
Değerli kardeşlerim; hiçbir partinin tek başına hükümet kuracak çoğunluk elde edememesi sebebiyle 7 Haziran’da ortaya çıkan kaosu biliyorsunuz değil mi? Terör örgütlerinin fırsattan istifadeyle nasıl ülkemizin üzerine çullandıklarını hatırlıyorsunuz değil mi? CHP’nin konuşmalarında, açıklamalarında terörle mücadele duydunuz mu? Soruyorum, duydunuz mu? FETÖ’yle mücadele duydunuz mu? Niye? Çünkü beraberler, beraberler.
Ülkemiz içindeki eylemler yanında, sınırlarımızın ötesinden de nasıl tacize uğradığımızı hatırlıyorsunuz değil mi? Sınır şehirlerimize düşen roketleri, atılan kurşunları, bu yüzden şehit olan, yaralanan, malı-mülkü zarar gören vatandaşlarımızı hatırlıyorsunuz değil mi? Uluslararası alanda ülkemizin hemen nasıl ablukaya alındığını, alınmaya çalışıldığını hatırlıyorsunuz değil mi? Kimlerin ağızlarından salyalar akıtarak ülkemizi ve milletimizi tehdit ettiklerini hatırlıyorsunuz değil mi?
Biliyorum, güneşin altında gerçekten çok ama çok rahatsız oldunuz. Devam edelim mi?
Peki, şöyle kısa olarak toparlayayım: Cumhurbaşkanı olarak anayasadan aldığımız yetkilerle ülkemizi bu sıkıntılı süreçten sağ-salim çıkarttık. Hemen gereken adımları atıp, 1 Kasım’da seçimleri tekrarlayarak istikrarı yeniden sağladık.
Ama şimdi diyorum ki, 24 Haziran seçimlerinde sandıklarda öyle bir gayret gösterelim ki, inşallah işimizi ikinci tura falan bırakmayalım, buna var mıyız? Buna var mıyız?
Dünya ve özellikle de bölgemiz tarihi bir değişim-dönüşüm sürecinden geçerken, Türkiye’nin en küçük bir belirsizliğe, istikrarsızlığa, kaosa tahammülü yoktur. Bugün Türkiye yeni bir seçimin arifesinde ve birileri aynı oyunun peşinde, yenilen pehlivan misali bir türlü bunlar güreşe doymadılar. Türkiye’yi durdurmak için vesayeti kullandılar. Değerli kardeşlerim, terör örgütlerini sahaya sürdüler; olmadı. Siyaset mühendislikleri de sonuç almaya çalıştılar. Değerli kardeşlerim, sokakları karıştırmayı denediler; olmadı. Darbeye bile teşebbüs ettiler, yine olmadı. 15 Temmuz’da meydanlara dediğim zaman sizler meydanlara çıktınız mı? F-16’lara, helikopterlere, tanklara, toplara karşı durdunuz mu? Allah sizlerden razı olsun.
Evvel Allah, hiçbir zaman beşer planında kimsenin önünde eğilmedik, biz sadece…
Sürekli yaptıkları gibi, bugün de ekonomiyi silah olarak kullanıp bizi köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Her seçimde tıpkı 7 Haziran gibi umutlandılar, hevese kapıldılar, kendi kendilerine bu sefer Türkiye’yi teslim alacağız ümidiyle birilerini öne sürdüler. Bugün de cumhurbaşkanı adayı olarak karşınıza gelenler var. Tek taahhütleri yatırımları durdurmak, tek projeleri Türkiye’yi eski günlerine döndürmek olan bu adaylar, sizce Türkiye’ye geleceğe taşıyabilir mi?
Şimdi bir şey soruyorum size, bakkal dükkânınızı çırağa teslim eder misiniz? O zaman bu muhteşem ülkeyi, koskoca Türkiye’yi bu çıraklara nasıl teslim edeceksiniz?
Biz Türkiye’yi büyüteceğiz zenginleştireceğiz, istihdamı arttıracağız, yatırımları çoğaltacağız diyoruz, onlar ise yıkacağız diyor, satacağız diyor, işten atacağız diyor, apolet sökeceğiz diyor. Sen neyin apoletini söküyorsun be? Haddini bil haddini.
Değerli kardeşlerim; Afrin’de o kutlu mücadeleyi sürdüren bir komutanın apoletini sökmek. Neymiş suçu? Suçu, Malatya’da, İkinci Ordu Komutanlığı Malatya’da biliyorsunuz, Malatya’da Türkiye Esnaf Sanatkârlar Konfederasyonunun bir iftar daveti var, ben de davetliyim ve Sayın Komutan da ilin protokolünden olduğu için o da davetli. Ve orada konuşma yapıyorum, konuşmamda Sayın Komutan da bir yer de o da alkışlıyor. Ve bu nereye dayanıyor? Diyor ki, siyasi partilerin toplantılarına katılamaz diyor. Bay Muharrem, o siyasi parti toplantısı değil, TESK’in organize ettiği bir toplantı, kendine gel kendine. Ama bunlar bihaber, neyin ne olacağını bilmiyor; işte aramızdaki fark bu.
Yaptığımız 284 bin dersliğe karşı biz daha fazlasını yapabiliriz diyebiliyorlar mı? Biz 585 bin öğretmen atamışız, onların ağızlarından eveleyip geveledikleri rakam bunun üçte biri bile değil. Biz 131 yeni üniversite açmışız, bunların niyetini görüyorsunuz değil mi? Hepsini kapatmak. Biz 634 bin kişilik yeni yurtlar yapmışız, bunlara kalsa evlatlarımızı yeniden sokakta bırakacaklar. Biz kredi-burs rakamını 470 liraya çıkarmışız, bunlara kalsa yeniden 45 liraya düşürüp gariban çocuklarının eğitim hakkını ellerinden alacaklar. Biz lisanslı sporcu sayısını 278 binden 8 milyon 368 bine çıkarmışız, bunlar; ya bunlarla niye uğraşıyorsunuz diyecekler ve kahvehane köşelerine mahkum edecekler. Biz geniş bant internet abonesi sayısını 3 binden 69 milyona çıkarmışız, bunlara kalsa manyetolu telefonu bile milletimize çok görecekler. Biz 817 bin konut yaptık, bunlara kalsa yenisini yapmak bir yana milletin mevcut evini bile başına yıkacaklar. Biz 130 bin yeni yatak kapasiteli modern hastaneler yapmışız, bunların niyeti milleti o eski hastaneler var ya, oraya döndürmek. Doktoru olmayan, ilacı olmayan dört duvardan ibaret hastanelere yeniden mahkum etmek. Biz 540 bin yeni sağlık personeliyle hizmet kalitesini yükseltmişiz, bunlara kalsa hasta bakıcıların doktorluk yaptığı eski günlere geri dönecekler. Mersin Şehir Hastanesinin kapısına bunlar kilit vurur kilit, çünkü bunlar bu tür projelere karşı olduklarını açık açık söylüyor. Ne diyor? Ben Kanal İstanbul’a karşıyım diyor. Yerli-milli otomobil; ne gerek var, onlar geride kaldı diyor. Ey Muharrem, bizim bu yerli, milli otomobilimiz elektriklidir, tamam mı? Sen BMW’yi gitmişsin gezmişsin, güzel, aferin. Ama dersini alamamışsın. Bak biz şimdi bunları yapmak suretiyle inşallah 2021-2022’de kendi otomobilimizi üretir hale geliyoruz.
Bölünmüş yollar Türkiye genelinde 6 binden nereye çıkardık, 26 bin kilometreye çıkardık. Bin 213 kilometre hızlı tren hattı yaptık, yenilerini inşa ediyoruz. 29 yeni havalimanını hizmete soktuk. Bay Muharrem, yıkacak mısın? Yenilerini yapıyoruz. Muhalefetin adayları tüm bu yatırımları gereksiz görüyorlar. Barajları, içme suyu tesislerini, hidroelektrik santralleri, orman varlığını söylemiyorum bile. Siz bu kafaya bırakınız ülkenin cumhurbaşkanlığını, acaba kendi dükkanınızı, tarlanızı, herhangi bir işinizi emanet eder misiniz? İşte kendi partisine genel başkan yapmadıkları bir ismi Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı için teklif edenlerin asıl dertlerinin ne olduğu belli değil mi? CHP’nin adayı daha önce Genel Başkanına ne diyordu? Yenildin de yenildin, yenildin de yenildin, bir kere yenildin, iki kere yenildin, üç kere yenildin, dört kere yenildin, hala ortadasın diyordu. Peki, Bay Kemal ne diyor? Gel bakalım Muharrem. Öyle mi dedi? Şu hale bak. Seçim beyannamesini cumhurbaşkanı adayı okumuyor, genel başkan açıklıyor. Diğer adaylarla pazarlığı cumhurbaşkanı adayı değil genel başkan yapıyor. Peki, bu beyannameyi kim uygulayacak, diğer adaylarla stratejiyi kim kuracak? CHP’nin adayının seçileceğine kendi Genel Başkanı bile inanmıyor ki millet bunun arkasından gitsin.
Şimdi ben buradan hanım kardeşlerime sesleniyorum; 16 günümüz var, kapı-kapı dolaşıyor muyuz?
Gençler; lise son, üniversiteli gençlerle bunları konuşuyor muyuz? Ve kapı-kapı dolaşarak usanmadan, yorulmadan bunları anlatıyor muyuz?
24 Haziran’da bu kifayetsiz muhterislere derslerini veriyor muyuz?
24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz?
24 Haziran’da Mersin vakit birlik vakti, vakit Mersin vakti, vakit Türkiye vakti diyerek Cumhurbaşkanlığında şahsımı, milletvekilliğinde AK Parti’ye mührü basıyor muyuz?
Sağ olun, var olun. Öyleyse Rabia, hep beraber.
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bunu gerçekleştirmek için; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.
Rabbim hepinizden razı olsun, her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.
Kalın sağlıcakla.