Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Rusya’ya hareketi öncesi basina yaptigi açiklamanin tam metni

 

Kıymetli arkadaşlar, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle dün gece Kuzey Irak’ta meydana gelen depremden dolayı başta bölgedeki kardeşlerimiz olmak üzere tüm Irak ve İran halkına geçmiş olsun diyorum, ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılara Allah’tan şifalar diliyorum. Depremin İran’ın sınır bölgelerinde, özellikle de Kirmanşah vilayetinde ciddi can kayıplarına vesile oldu ki Kirmanşah’ta 340 civarında ölen olduğu bilgileri bizlere geldi. Felaketin hemen ardından ilgili kuruluşlarımızı bölgeye sevk ettik. AFAD, Kızılay ve diğer birimlerimiz şu an arama-kurtarma çalışmalarına yardımcı oluyorlar ve bunun yanında da AFAD ve Kızılay’ın koordinasyonunda 50 tırlık yardım konvoyu Habur’dan Irak’a şu anda giriş yapmış bulunuyoruz. Ayrıca ilaç, battaniye, çadır gibi acil ihtiyaçlar noktasında gereken her türlü desteği veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Bildiğiniz gibi Türkiye zaten bu tür zor durumlarda, zor zamanlarda her zaman bölgedeki kardeşlerinin yanında yerini almıştır. Tüm kurumlarımıza gereken yardımların süratle, ivedilikle ulaştırılması, ihtiyaçların karşılanması ve yaraların sarılması hususunda da gerekli talimatlar verilmiştir. Temennimiz ve duamız, can kayıplarının sayısının daha da artmaması istikametindedir.

Değerli basın mensubu arkadaşlarım; inşallah biraz sonra beraberimdeki heyetle üç ülkeyi kapsayacak bir ziyarete çıkacağız. Bildiğiniz gibi ilk ziyaretimiz Rusya’nın Soçi iline olacak ve görüşmelerimizi Soçi’de yapacağız. Bu ziyareti değerli dostum Vladimir Putin’in davetine icabetle gerçekleştiriyoruz. Soçi’de Sayın Putin’in 28 Eylül’de Ankara’ya yapmış olduğu ziyaretin bu bir iadeyi ziyaret anlamında gerçekleşecek. Özellikle de ticari, ekonomik ilişkilerimiz başta olmak üzere Suriye’deki son gelinen noktaları değerlendireceğiz ve ne gibi adımlar bundan sonra atmamız gerekiyor, onların üzerinde de hassasiyetle duracağız.

Tabii Rusya’yla ticaret hacmimizi hedef olarak 100 milyar dolar şeklinde belirlemiştik ve bu hassasiyetimizi korumaya devam ediyoruz. Bu hedefin önündeki engellerin büyük bir oranda kaldırıldığını burada söyleyebilirim. Geriye kalan son bazı ticari kısıtlamaları da inşallah kısa zamanda kaldırıyoruz.

Sayın Putin’e vize muafiyetinin yeniden tesisi yönündeki beklentimizi tekrar ileteceğim. Turizmde müspet bir çizgimiz var. Bu yılın ilk 9 ayında 4 milyonu aşkın Rus turisti ülkemizde ağırlama imkânımız oldu. Diğer tüm başlıklarda da bu seviyeye ulaşmak istiyoruz. Enerji alanında da yakın işbirliği halindeyiz. Türk Akım Projesi hızla ilerliyor. Akkuyu Nükleer Enerji Santralinin de 2023 tarihinde faaliyete geçmesi için çalışmalarımız sürüyor.

Ziyaretim sırasında ikili meselelerin yanı sıra bölgesel konularda da fikir alışverişinde bulunacağız, özellikle Suriye ihtilafına ilişkin son gelişmeler çok çok önem arz ediyor. Burada da şu anda İdlib merkezli görüşmelerimiz önem arz ediyor, bunları kendileriyle görüşüp değerlendireceğiz.

Rus dostlarımızın Cenevre’ye destek olmak üzere önermiş olduğu Ulusal Diyalog Kongresi hakkında fikir teatisinde bulunacağız. Elbette Sayın Putin ve Trump’ın Suriye krizine dair yaptığı ortak açıklamayı da birlikte değerlendireceğiz.

Değerli basın mensupları; Soçi’den sonra Emir El Sabah’ın davetine icabetle Kuveyt’e geçeceğiz. Kuveyt’le çok yakın dostluk ve kardeşlik bağlarımız malum var. Attığımız adımlarla bu bağları son dönemde daha da perçinledik ve güçlendirdik. Özellikle müteahhitlik sektöründe şu anda müteahhit firmalarımızın orada taahhüt işlerine girmeleri bizler için tabii önemli bir imkân.

2017 yılı Kuveyt’le ilişkilerimizde müstesna bir yıl oldu. Geçenlerde orada bir havalimanıyla ilgili bir temel atma töreninde bulunduk ve ardından yine bölgedeki sıkıntıları hedef alan bir ziyaretimiz olmuştu. Bu defa tekrar böyle bir ziyaretle Kuveyt’le ilişkilerimizi daha da güçlendirmek istiyoruz. Gerek ikili ticaretin çeşitlendirilerek artırılması, yine müteahhitlik alanındaki işbirliğimizin güçlendirilerek ele alınması hususlarını ele alacağız.

Kuveyt vatandaşlarının yatırım, ikamet ve turizm amaçlı ülkemize yönelik ilgilerinin daha da artırılması imkânlarını da konuşacağız. Askeri ve savunma sanayi, eğitim ve kültür, konsolosluk ve diğer alanlardaki işbirliği projelerini de değerlendireceğiz. Ziyaretimiz sırasında inşallah çeşitli alanlarda anlaşmalar da imzalayacağız. Suriye, ortak komşumuz Irak, Yemen gibi ülkelerdeki son gelişmeler, Filistin meselesi ve terörizmle mücadele konularında görüş alışverişinde bulunacağız.

Bildiğiniz gibi Körfez İşbirliği Konseyi içerisindeki kriz maalesef devam ediyor. Kuveyt, bu krizin çözümü için üstlendiği arabuluculuk rolünü sürdürüyor. İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı olarak biz de meseleyi hal yoluna koymak için aktif bir diplomasi yürüttük. Kuveyt’in arabuluculuk çabalarına destek verdik, veriyoruz. Krizin uzadığı her gün bölgemiz için büyük bir kayıp. İnşallah bu ziyaretimizde krizin aşılması için neler yapılabileceği konusunda da fikir teatisinde bulunacağız.

Değerli basın mensupları, Kuveyt ziyaretimizin ardından Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 3. Toplantısı için Katar’a seyahat edeceğiz. Komite toplantısı vesilesiyle müzakeresi tamamlanan anlaşmaları imzalayacağız. Ekonomik, ticari ve yatırım işbirliği önemli gündem maddelerimizi teşkil ediyor.

2016 yılındaki 710 milyon dolarlık ticaret hacmini daha da artırmak istiyoruz. Özellikle savunma sanayi, enerji, LNG, ulaştırma, gıda güvenliği ve sağlık gibi alanlarda yeni adımlar atmamızı özellikle planlamış bulunuyoruz.

Keza yatırımların karşılıklı olarak arttırılması konusunda da gayret sergilemekteyiz. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Katar’da konuşlanması süreci devam ediyor. Bu süreç bizim, Katar’ın ve genel olarak Körfez Bölgesinin güvenliğine verdiğimiz önemin de bir nişanesidir. Körfez’deki tüm ülkeler bizim kardeşimiz, kadim dostumuzdur. Suudi Arabistan’ın da, Katar’ın da, Kuveyt’in, Bahreyn’in, Umman’ın da istikrar ve huzuru bizim için birinci derecede önemlidir. Maalesef bir süredir bölgede kardeşi kardeşe kırdırma siyaseti izleniyor, bunun da kimler tarafından tedavüle konulduğunu biz çok iyi biliyoruz, aslında dünya da çok iyi biliyor. Bölgemizdeki liderlerin basiretle, ferasetle, aklıselimle hareket ederek bu oyunu bozması şarttır. Ziyaretimin bu açıdan da önemli olduğunu düşünüyor, hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.

Sizlere de teşekkür ediyorum.  

Sorusu olan arkadaşlarımız varsa buyursunlar.

SORU- CNN Türk Televizyonu Zeynep Karamustafa.

Az önce Meclisin sosyal medya hesabı Twitter üzerinden partinizin Meclis başkan adayı açıklandı İsmail Kahraman. Muhalefet partileri de açıklamıştı, ilk değerlendirmeyi sizden alabilir miyiz?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Değerli arkadaşlar, malumunuz şu anda İsmail Bey gerek siyasetteki deneyimi, tecrübesiyle gerçekten yakın siyasi tarihe olan vukufiyetiyle değerli bir milletvekili arkadaşımız, dostumuz. Tabi burada Meclis başkanlığına adaylık hususu her milletvekilinin kendi tercihidir, burada da aynı şekilde şu anda İsmail Beyin bu adaylığını ben de sizler gibi aslında yeni öğrenmiş bulunuyorum. Bana düşen tabi ki hayırlı olsun demektir, çünkü benim oy kullanma yetkim,  hakkım da yok, sadece partinin Genel Başkanıyım, aynı zamanda Cumhurbaşkanıyım.

Sağ olun.

SORU- Mehmet Altınışık, İhlas Haber Ajansı.

Efendim, ben tekrar Rusya ziyaretinize dönmek istiyorum. Rusya’dan alınacak S-400’lerin durumu nedir şu anda, hangi aşamadayız o konuda?

Bir de, yine konuşmanızda ifade ettiniz, Suriye konularını görüşeceğinizi söylediniz. Astana süreci kapsamında İdlib’de güvenli bölgeyi oluşturduk, ancak bir de Afrin bölgesi var. Afrin bölgesi noktasında Rusya’dan nasıl bir duruş bekliyorsunuz?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Değerli arkadaşlar, Sayın Putin’le Suriye konusunu görüşmemiz, bizim için tabi önem arz eden bir konu, zira Suriye’ye 911 kilometre sınırı olan ülke biziz, bu kadar uzunca sınırı olan bir başka ülke yok. Taciz, tacizin yanında sürekli olarak tehdit alan ülke bizim şehirlerimiz. Bu konuları biz Rusya’yla başta Sayın Putin olmak üzere bugüne kadar defaatle görüştük, bunun yanında tabi koalisyon güçleriyle de görüştük, görüşüyoruz. Koalisyon güçleriyle de tabi kastım, başta Amerika olmak üzere Almanya, Fransa, onlarla da bunu defaatle görüştük, onlarla da görüşmeye devam ediyoruz. Çünkü Suriye dediğimiz zaman akla sadece İdlip gelmemeli. Biliyorsunuz önce bizim bir Cerablus operasyonumuz Fırat Kalkanı Harekatı içerisinde olmuştur, ondan sonra aynı şekilde El-Bab günler almıştır, bütün bunlarla beraber 2 bin kilometrekarelik bir alan şu anda Fırat Kalkanı harekatı çerçevesinde kontrol altındadır.

Aslında Fırat doğusuna gitmesine gerekenler Fırat’ın doğusuna gitmemiştir verilen sözlere rağmen. Şu anda örneğin Münbiç bir Arap şehridir, Münbiç boşaltılmamıştır, Münbiç boşaltılmadığı gibi terör örgütü YPG orada şu anda bir işgalci olarak durmaktadır. Ama Merkezi Yönetim, Rusya ve bizler de orayı şu anda kontrol altına tabi gözetim olarak tutmaktayız. Şu anda gündemimizde olan ağırlıklı olarak tabi ki İdlib’dir. Niye idlib’dir? Halep’ten biliyorsunuz göç olduğu zaman, Halep’ten göç edenler sınır il olduğu için İdlib’e geçmişlerdir, şu anda onlar İdlib’de ve İdlib’de çok ciddi bir aslında yaşamda sıkıntı var ve İdlib’de de zaman zaman maalesef siviller tacize uğramakta. Onun için Rusya’yla bizim şu anda İdlib’de bir ortak çalışmamız söz konusu ve bu ortak çalışmayı sürdürüyoruz, sürdürmekte de kararlılığımız var. Sınırları birlikte güvence altına almış durumdayız. Tabi İdlib’le birlikte Afrin, bunlar da yine bizim sınırlara komşu olan malum iller ve Afrin’de de yine farklı bir durum söz konusu. Ve Afrin’in içindeki demografik yapıya baktığımız zaman, bu demografik yapının içerisinde bize müzahir olan etnik unsurlar da var, ama karşı olanlar da var. İşte YPG, PYD, bunların da burada belli yapısı var. Fakat bütün bunlara rağmen biz Afrin’in zaman zaman bize karşı olan tacizini göz ardı edemeyiz, ona yönelik de gerekli adımları atmakta kararlıyız, bundan sonraki süreçte de o kararlılığımız devam edecek. Burada da yine Türkiye olarak biz Rusya’yla müşterek adım atmanın görüşmelerini kendileriyle de yaptık, onların da buradaki olumlu yaklaşımları bizim bu planımızı her an uygulamaya çok daha değişik bir şekilde sokmamıza fırsat veriyor.

SORU- S-400’ler…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- S-400’lere gelince, bu konuda anlaşma tamam, anlaşma imzalandı, şimdi biz bazı teknik konuları da bu seyahatimizde de görüşeceğiz. Ama bunun dışında zaten Milli savunma bakanlarımız, Savunma Sanayi Müsteşarımız, onlar da muhataplarıyla bu konuları görüşüyorlar, bir an önce onu da devreye sokmak suretiyle adımları atmak istiyoruz.

SORU- Efendim, Habertürk Televizyonu, Ela Sezen.

Siz de konuşmanızda bahsettiniz, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’la Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Vietnam’da bir araya geldiler, bir görüşme gerçekleştirdiler ve ortak bir basın açıklamasında şu ifade kullanıldı: Suriye krizi için askeri çözüm mümkün değil konusunda hemfikiriz dediler. Sizin bu konudaki değerlendirmenizi alabilir miyiz?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ben bu ifadeleri anlamakta doğrusu zorlanıyorum. Yani şimdi askeri çözüm mümkün değil deniliyor, öbür tarafta merkezi yönetimin şu ana kadar askeri yöntemlerle öldürdüğü insan sayısı 1 milyona ulaştı; nasıl oluyor bu iş? Eğer askeri çözüm söz konusu değilse, o zaman çeksinler askerlerini. Orada Türkiye’nin askeri yok ki, onların askerleri var, onların bütün güçleri orada, çeksinler askerlerini. Siyasi yönteme başvurulsun ve bu siyasi yönteme başvurmak suretiyle bir an önce hep birlikte orada seçime gitmenin yolları aransın. Şu 7-8 yıl içerisinde bu yönteme başvuruldu mu? Şöyle bir şey var, tabii bunu Sayın Putin’le de konuşacağız: Dünyayı aldatma yöntemlerine gitmeyelim, artık bu bölgeyi en iyi tanıyan biziz. Ve bu süreç içerisinde, yani 15 yıldır biz bu bölgede olanı biteni A’dan Z’ye en ideal şekilde bilen biziz. Şu 7 yıllık Suriye olayı, 15 yılı biraz daha aştı Irak olayı, bunların hepsini A’dan Z’ye biliyoruz. Biz Irak’a Amerika’nın girmesini istememiştik, bunu kendilerine söyledik. Gelin dedik bu işi diplomatik yollardan çözelim. Dinlemediler ve girdiler. Sonra dikkat ederseniz bir şey söylendi Obama’nın gelişinden önce, geliyorum ve biz Irak’ta durmayacağız dediler, kalmayacağız dediler, Irak’ı tamamen boşaltacağız dediler. Boşalttılar mı? Boşaltmadılar. Şu anda Irak’ta hala var mı? Var. Yani dünya ahmak değil. Bazı gerçekler maalesef farklı söyleniyor, ama uygulaması farklı oluyor. Şu anda Amerika’nın Suriye’nin kuzeyinde 5 üssü var, hava üssü. Şimdi bir de Rakka’ya hazırlıyorlar, altı. Bunun dışında da 8 tane ayrıca üs var kendilerine ait. Ne yaptı? 13. Rusya’nın 5 tane var. Bunlar ortada. Şimdi bu gerçekleri nereye koyacağız? Sadece Amerika’nın Suriye’ye zırhlı taşıyıcı olarak 3 bin 500’ü aşkın tırlarla getirdiği silahlar var, araç-gereç mühimmat var. Askeri yöntem değilse bunlar ne? Kime geliyor bunlar? Ya bunlar PYD’ye geliyor, YPG’ye geliyor veyahut da Amerika’nın kendi üslerine geliyor. Şimdi bütün bu gerçekler ortadayken, öbür taraftan Vietnam’dan da böyle bir ses geliyor. Kusura bakmasınlar, anlatıldığı gibi değil.

Evet.

SORU- Fox Haber, Öznur Aslan.

Efendim, Rusya, Kuveyt ve Katar’la ayrı ayrı görüşülecek konuları sıraladınız, ancak üç ülkeyle de ortak görüşülecek bir konu başlığı var mıdır?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi üç ülkeyle ortak görüşülecek olmaz, ama Kuveyt ve Katar’la ortak görüşeceğimiz konular olabilir, o da Körfez’deki krizdir, sıkıntıdır. Rusya ise malum oradaki gelişmelerin dışında çok daha farklı. Ama Rusya da tabii ki Körfez’deki bu gelişmelere çok da bigane değil, onunla de belki kenarından, köşesinden de olsa bunları görüşme durumumuz olabilir.

Bir tane daha mı soracaksın?

SORU- Efendim, Dağlık Karabağ sorunu gündeme gelecek mi Rusya’da acaba.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Dağlık Karabağ konusunu Sayın Putin’le görüşme düşüncem var.

Teşekkür ediyorum, sağ olun. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.