Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Ürdün Krali II. Abdullah ile ortak basin toplantisinda yaptigi konusma

 

Sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü.

Ağustos ayındaki ziyaretinden kısa bir süre sonra Ürdün Haşimi Kralı II. Abdullah’ı bugün ülkemizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bir kez de sizlerin huzurunda değerli kardeşime ve beraberindeki heyet üyelerine ülkemize hoş geldiniz diyorum.

Bu yıl Türkiye-Ürdün diplomatik ilişkilerinin 70. yıldönümünü kutluyoruz.

Ürdün’ün FETÖ karşısında izlediği kararlı tutum ve ülkemizle sergilediği dayanışmayı şahsım, milletim adına takdirle karşılıyoruz.

1 milyar dolar civarında taşıdığımız ticaretimizi inşallah yatırımlar ve büyük projelerle daha da artıracağız. Son 5-6 yıllık dönemde imzaladığımız serbest ticaret anlaşması, yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşması ve vize muafiyeti anlaşması ilişkilerimizin geliştirilmesinde önemli rol oynamıştır. Ekonomik ilişkilerimize daha dengeli bir yapı kazandırmak arzusundayız. Bu yönde şimdiye kadar bazı adımlar attık, atmayı da sürdüreceğiz. Ticaret, savunma sanayi, altyapı yatırımları ve turizm ciddi bir işbirliği potansiyeli barındırıyor.

Ayrıca, Türkiye ile Ürdün arasındaki kültürel etkileşim ile öğrenci değişiminin de geliştiğini görüyoruz. Bu yıl 50 Ürdünlü öğrenciye Türkiye burslarıyla ülkemizde üniversite imkanı sunduk. TİKA da çok farklı alanlarda Ürdün’de ciddi projeler yürütüyor. İnşallah bu çalışmalarımızı önümüzdeki süreçte devam ettireceğiz.

Değerli basın mensupları; kardeşim Kral Abdullah ile bölgemizdeki güncel gelişmeleri ele aldık. Tabii bugünkü görüşmelerimizin en önemli başlığını Kudüs’teki gelişmeler teşkil ediyordu. Kudüs’ün kutsiyetinin ve tarihi statüsünün muhafazası hususunda Ürdün’le aynı hissiyatı paylaşıyoruz. Ürdün Haşimi Krallığı’nın Kudüs’teki kutsal mekanların hamisi olarak oynadığı kritik rolü çok önemsiyoruz. Kudüs’ün statüsü konusunda atılacak yanlış bir adım tüm İslam aleminde infiale sebep olacaktır. Bu barış zeminini dinamitleyecek, bölgemizde yeni gerilimlerin, yeni çatışmaların fitilini ateşleyecektir. Kudüs, tüm Müslümanların harem-i ismetidir, gözbebeğidir. Kimden gelirse gelsin bu tarihi hakikati göz ardı eden her yaklaşımın sonu hüsrandır, felakettir. Bölgemizin huzur, barış ve güvenliği iç politik hesaplara kurban edilemeyecek kadar önemlidir. Ortadoğu’da istikrar için yegane yol 1967 sınırları dahilinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin başkenti Doğu Kudüs olacak şekilde vücut bulmasıdır.

İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak olağanüstü zirveyi inşallah az önce değerli kardeşimle de içeride müzakerelerimizi yaptık, 13 Aralık’ta İstanbul’da liderler zirvesi olarak toplayacağız. Ve liderler zirvesinin bir gün öncesinde de yine dışişleri bakanlarımız ön hazırlıkları yapmak suretiyle Çarşamba günü yapılacak liderler toplantısında da alınacak kararlarla birlikte biz sonuç bildirgesini oradan tüm dünyaya açıklayacağız.

İslam dünyasının Kudüs’ün statüsünün korunması noktasında bir ve beraber hareket etmesi çok önemlidir. Arap Ligi Dönem Başkanlığını üstlenmiş olan kardeşim Kral Abdullah’la da bu süreçte yakın diyalog halinde olmaya önem veriyoruz.

Ben buradan tüm dünyaya şu çağrıyı yapmak istiyorum: Kudüs’ün Birleşmiş Milletler kararlarıyla da defalarca teyit edilmiş hukuki statüsünü değiştirecek her türlü adımdan uzak durulmalıdır. Hiç kimsenin kişisel hevesleri uğruna milyarca insanın kaderiyle oynamaya hakkı yoktur. Böylesi bir adım sadece terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürecektir.

Değerli basın mensupları; kardeşim Kral Abdullah ile Suriye ve Irak’taki gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Suriye’nin ve Irak’ın toprak bütünlüğüne büyük önem veriyoruz. Ürdün’ün de bu bağlamdaki gelişmeleri yakından takip ettiğini, bizimle aynı endişeleri paylaştığını gördük. Suriye ve Irak’ı terk etmek zorunda kalan milyonlarca kardeşimize ev sahipliği yapıyoruz. Bugün itibariyle Türkiye 3 milyon, Ürdün ise 1 milyonun üzerinde Suriyeliyi misafir ediyor. Önümüzdeki dönemde bu konulardaki işbirliğimizi bölgenin barış, güvenlik ve istikrarına katkı sağlayacak şekilde daha da güçlendireceğiz.

Sevgili kardeşim Kral Abdullah’ın ziyaretinin ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Kendilerini ağırlamaktan eşleriyle beraber mutluluk duyduğumu özellikle ifade ediyor, buradan tüm Ürdünlü kardeşlerime selam ve muhabbetlerimi sunuyorum.

Şükran.

ÜRDÜN KRALI II. ABDULLAH- … delegasyonum adına.

Sizin daha önce Ürdün’e yaptığınız başarılı bir ziyaretin ardından gerçekleşiyor bu ziyaret ve önemli de bir zamanlaması var. Burada sadece ikili ilişkilerimizi görüşmemiz söz konusu değil. Benim bu ziyaretim vesilesiyle ki biraz önce siz ilgili bu konudaki hususlara değindiniz. Ama aynı zamanda bu ziyarette bölgede karşı karşıya olduğumuz zorlukları da ele alıyor olmamız söz konusu oldu.

Bizim çok derin tarihi ilişkilerimiz var sizin de bahsettiğiniz üzere. 70. yılını kutluyoruz ülkelerimiz arasındaki bu tarihi bağların ve diplomatik ilişkilerin. Siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki işbirliğimizi daha da ilerletmeyi öngörüyoruz. Ticareti artırmak yönünde bir irade var, karşılıklı yatırımlar için de aynı şey geçerli, bakanlar seviyesinde delegasyonlarımız yine bir ilişkiye bizi götüreceklerdir, iki ülke arasındaki ilişkileri daha da ilerleteceklerdir diye düşünüyoruz.

Dediğiniz gibi önemli bir zamanda ziyaret ediyorum ülkenizi. Daha önce her zamankinden çok daha fazla önemli bölgesel gelişmeler bizim artık istişare ve koordine içinde gerektiriyor iki ülke olarak. Ve sizin gösterdiğiniz bir destek var ülkemize, Kudüs konusunda gösterdiğiniz bir destek var, nasıl birlikte daha yakinen çalışabiliriz bu büyük zorlukları aşmak için acaba? Hem ümmetimiz, hem bölgemizin karşı karşıya olduğu bu zorluklarda bu konularda görüştük. Yine şunda mutabık kaldık: Kudüs meselesi bir önemli husus olarak ortada, ancak iki devletli çözüme bir alternatif yok ve herhangi bir barış anlaşması söz konusu olacaksa bütün bölgenin istikrarını bu belirleyecektir.

Şunun da altını tekrar çizmek lazım: Dün ben Amerikan Başkanına da söyledim, bunu ilettim, Amerika’nın elçiliğini Kudüs’e taşıma konusundaki kararlarıyla ilgili endişelerimizi dile getirdim. Dolayısıyla artık bu aşamada bizim hızlı çalışmamız gerekiyor, nihai bir çözüme ulaşılmalı, bir barış anlaşmasına ulaşılmalı Filistinliler ve İsrailliler arasında. Ve böylece Filistinliler kendi bağımsız ülkelerini kurabilmeliler İsrail’le yan yana ve onların kendi Doğu Kudüs’teki başkentlerinden yararlanacak şekilde.

Bu yaklaşımlar terörle mücadeleye de destek vermiyor. Biz buradaki kutsiyet arz eden makamların koruyucusu konumundayız, Mescid-i Aksa ve Harem-i Şerif bizim için çok önemli, hem Müslümanların, hem Hıristiyanların kutsiyet atfettikleri mekanlar. Bu konuda da Sayın Cumhurbaşkanının desteğini aldık.

Yine sizin de değindiğiniz üzere, tam olarak mutabıkız, bir İslam İşbirliği Örgütü zirvesi önümüzdeki hafta bu konuda yapacağız Kudüs konusunda, bütün Arap ve Müslüman liderler biraraya gelecekler.

Başka bölgesel zorluklara da değindik, siz de buyurdunuz, Suriye’den de bahsettik. Bu konuda tabi Astana görüşmeleri önemli ve bir siyasi çözüm ortaya koyabilmeli bu görüşmeler ve bu çerçevede Suriye halkının güvenliği, toprak bütünlüğü muhafaza edilebilmeli.

Evet, herhalde en güçlü yaptığımız ziyaret görüşmelerinden biri oldu iki ülke arasında, çünkü kısa vadeli zorluklar var önümüzde ve bu bağlamda önümüzdeki dönemde tekrar sizinle biraraya gelmeyi, önümüzdeki hafta İstanbul’da tekrar bir araya gelmeyi dört gözle bekliyorum efendim.

Teşekkür ederim.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.