Yükleniyor...

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’in Balikesir mitinginde yaptigi konusmanin tam metni

 

Milli mücadelenin öncüsü Balıkesir, Cumhuriyet Türkiye’sinin iftihar şehri Balıkesir, yeşiliyle ayrı güzel, deniziyle ayrı güzel, insanıyla apayrı güzel Balıkesir; seni gönülden selamlıyorum Balıkesir. Buradan tüm ilçelerindeki, mahallerindeki kardeşlerime sevgilerimi, saygılarımı yolluyorum Balıkesir.

Coşkuyla, muhabbetle, ahde vefayla burada bizleri bağrına basan tüm kardeşlerimi en kalbi duygularımla, hasretle selamlıyorum.

Ne diyor o güzel Balıkesir türküsünde:

“İki keklik bir dereden su içer

Dertli de keklik dertsizlere dert açar

Buna yanık sevda derler tez geçer”

Bizim sizlere sevdamız geçmez be. Allah ömür verdikçe biz sizleri seveceğiz ve sizlere hizmet edeceğiz. Çünkü biz dertliyiz. Bizim bir davamız var, bir hayalimiz var. Biz millet olarak bu topraklarda hep güzel başlangıçlar yaptık. Malazgirt’te Sultan Alparslan ile güzel bir başlangıç yaptık. İznik’te Selçuklu ile güzel bir başlangıç yaptık. Söğüt’te Osmanlı ile güzel bir başlangıç yaptık. Ankara’da Cumhuriyetle güzel bir başlangıç yaptık. 1950’de çok partili hayata geçerek güzel bir demokrasi başlangıcı yaptık. 16 yıl önce AK Parti ile demokrasi ve kalkınma yolunda güzel bir başlangıç yaptık. 15 Temmuz’da milletimizle birlikte istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkma konusunda güzel bir başlangıç yaptık. Şimdi de 24 Haziran’a yeni yönetim sistemimizle güzel bir başlangıç yapmaya hazırlanıyoruz.

Şimdi sizlere soruyorum; 24 Haziran’da güçlü Meclis için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?

24 Haziran’da güçlü Hükümet için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?

24 Haziran’da güçlü Türkiye için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız?

Balıkesir, vakit birlik vakti, vakit Balıkesir vakti, vakit Türkiye vakti.

Biraz az geldi bana ses, yanıldı mı? Ah böyle, maşallah. Unutmayın, yaparsa yine AK Parti yapar. İnşallah sizlerin desteğiyle irade, erdem ve cesaretle Türkiye şahlanacak.

Kardeşlerim; Balıkesir Türkiye’nin vitrinlerinden biridir. Bunun için son 16 yılda Balıkesir’e ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 25 katrilyon yatırım yaptık. 25 katrilyon, dile kolay. Konuşuyorlar, laf ola beri gele. Bunlar daha çırak bile değil çırak. Biz yol aldık, yol. Çıraklığı İstanbul Büyükşehir Belediyesinde bıraktık, ondan sonra Başbakanlıkta kalfalık, ondan sonra Cumhurbaşkanlığında ustalık ve muhteşem kadromuzla hamdolsun Türkiye’mizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne taşıdık.

Kardeşlerim; eğitimde 3250 adet yeni derslik, 4476 yatak kapasiteli yükseköğrenim yurdu yaptık Balıkesir’e. Şehir hastanesi konforunda 1000 yataklı devlet hastanesini yaptık, öyle mi? Memnun musunuz? 24’ü hastane olmak üzere toplam 57 adet sağlık tesisi yaptık. TOKİ vasıtasıyla Balıkesir’e 7330 konut yaptık. 2002 yılına kadar Balıkesir’de ne kadar bölünmüş yol vardı biliyor musunuz? 76 kilometrecik. Biz buna 16 yılda 513 kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Kardeşlerim, Halep oradaysa arşın Balıkesir’de. Toplam maliyeti 1,5 katrilyon lira olan 15 adet yol projemizin yapımı da devam ediyor.

Şimdi geliyorum bir yere, kardeşlerim ben biliyorum, siz şu sözü gayet iyi bilirsiniz: Marifet iltifata tabidir, öyle mi? İltifatı olmayan marifet zayidir.

Şimdi biz başında bu kardeşinizin olduğu bu AK Parti hükümetlerinde İstanbul-İzmir Otoyolu aynı zamanda bir Balıkesir projesi değil mi? Artık siz İstanbul’dan Balıkesir’e bu İstanbul-İzmir Otoyolundan gelmeyecek misiniz? Ve o uzun yollar kısaldı mı? Eee, biz biliyorsunuz Ferhat’la Şirin gibi, dağları deldik Şirin’e ulaştık, işte Şirin burada. Bunda da sadece dağları delmedik, bir de köprüler, İstanbul-İzmir Körfez geçişinde hangi köprü var? Osman Gazi Köprüsü var. Oradan geçiş ne muhteşem, o yollar ne muhteşem. İnşallah kısa zamanda bitiyor. İstanbul’dan buraya… Ben sizlerle gurur duyuyorum. Yahu bu milletle gurur duyulmaz mı? Arkamızda bizim bu aziz milletimiz oldukça bizim sırtımız yere gelmez. Öyle siz Hans şunu söylemiş, George bunu söylemiş, takmayın kafanıza. Mehmet ne söylemiş, Ahmet ne söylemiş, Ayşe, Fatma ne söylemiş buna bakın.

Ve biz o projede İstanbul-İzmir arası bu projenin 106 kilometrelik kesimi Balıkesir’in il sınırları içerisinde yer alıyor. İçinde ne var biliyor musunuz? 9 adet viyadük var, bu kesimin tamamında çalışmalar sürüyor, tamamlanan bölümleri de etap-etap açıyoruz.

Bir diğer önemli proje gençler ne biliyor musunuz, bak bunu dinleyin ve bunu da bilmeyen genç arkadaşlarınıza anlatın, o da şu: Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyolu, yani tek taraflı çalışmıyoruz, bir o taraftan geliyor, bir de İzmir güzergahından geliyor. Balıkesir bir başka olacak, bir başka olacak. Onun için el ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz. Bu yatırımları durduracağım diyenler var mı? Şunlara bak ya, bunların zaten hayatında bir dikili ağacı yok bu ülkede. Şimdi de durduracağım diyor. Biz diyoruz ki Kanal İstanbul, o diyor ki niye ben Kanal İstanbul’u yapayım ki, ya para yok ki diyor. Bunlar milli bütçenin dışındaki imkanlarla neler yapılabileceğini bilmeyecek kadar cahiller, bunlar kör cahiller. Biz Marmaray’ı nasıl yaptıysak, Avrasya Tünelini nasıl yaptıysak, Yavuz Sultan Selim Köprüsünü nasıl yaptıysak, Osman Gazi’yi nasıl yaptıysak, değerli kardeşlerim Ovit Tünelini nasıl yaptıysak-yapıyorsak, aynı şekilde İstanbul-İzmir Otoyolunu da böyle yapıyoruz. Ve şu anda Kanal İstanbul’la ilgili biz teklifleri de topluyoruz, ama bunlar bu işlerden anlamaz. Bunlara sor, BOT sistemi nedir bilmez, bunlara sor PPP nedir bilmez, bunlara sor kamu-özel ortaklığı nedir bilmez, ama biz işte bütün bu yöntemleri kullanarak hamdolsun bu hizmetleri yaptık. Ve şu anda o Trakya tarafından gelen bu projeyle İstanbul’u Trakya üzerinden nereyle bağlıyoruz? 1915 Çanakkale Köprüsü’yle Kuzey Ege’ye bağlıyoruz. Hadi gel bakalım, onu da durdur, onu da engelle, senin ona ömrün yetmez, ömrün. Evvel Allah benim Ayşe kardeşlerim, Fatma kardeşlerim, Ahmet’im, Mehmet’im 24 Haziran’da sandıkta size öyle bir Osmanlı tokadı atacak ki buna fırsat bile bulamazsınız. Ve biz süratle inşallah 18 Mart Çanakkale Köprüsüyle de Trakya üzerinden inşallah Balıkesir’e gelişi halledeceğiz. Otoyol Balıkesir’de İstanbul-İzmir Otoyoluna bağlanacak.

Halen Çanakkale 1915 Köprüsü ve bağlantı yollarıyla birlikte 101 kilometrelik Malkara-Çanakkale bölümünün yapımı sürüyor. Bu projeyle Balıkesir’in yanı sıra İzmir, Aydın, Antalya gibi turizm merkezlerinin Avrupa ülkeleriyle arasındaki mesafe de ne oluyor, kısalmış oluyor. Eskişehir-Kütahya-Balıkesir ve Bandırma-Balıkesir-Manisa-Menemen arasındaki demiryolu hatlarını modernize ediyoruz.

Balıkesir’e bugüne kadar 18 baraj ve 20 gölet inşa ettik. 14 baraj ve 5 göletin yapım çalışmaları hızla devam ediyor.

Son 16 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 592 bin dekar zirai araziyi Balıkesir’de sulamaya açtık. Ama bunlardan haberleri var mı? Yok. Böyle bir dertleri de yok zaten. Yapımı devam eden 22 sulama tesisiyle 246 bin dekar araziyi daha sulamaya açıyoruz. Taşkınlardan korunmak için 49 derenin ıslahını yaptık, 14 derenin ıslah çalışması sürüyor.

Balıkesirli çiftçilerimize toplam değerli kardeşlerim, dikkat edin, 2,5 katrilyon lira tarımsal destek verdik. Balıkesir’in aldığı desteği görüyor musunuz?

Balıkesir’de küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığı yapan üreticilerimizi yüzde 50 hibeyle destekliyoruz. Verimli ovalarımız SİT alanı olarak koruma altına alınıyor ve sadece tarımsal üretime tahsis ediyoruz.

Bakınız burada sadece Balıkesir’e yaptıklarımızı anlattım ve bunlar AK Parti iktidarında yapılanlar, düşünebiliyor musunuz?

Eğitimden sağlığa, ulaşımdan tarıma bütün bunların ve çok daha fazlasının bir de Türkiye çapında yapılanları var. Unutmayın, yaparsa AK Parti yapar.

Şimdi geliyorum, Balıkesir 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz?  

24 Haziran’da vakit birlik vakti, vakit Balıkesir vakti, vakit Türkiye vakti diyerek sandıkta Cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde AK Parti’ye mührü basıyor muyuz?  

Balıkesir bugüne kadar beni hiçbir mücadelemde yalnız bırakmadı. İnanıyorum ki 24 Haziran’da da bizi yalnız bırakmayacak.

Kardeşlerim, siyasette rekabet güzeldir, tabii bu rekabetin milletimize, memleketimize daha çok hizmet vermek için yapılıyor olması gerekir. Türkiye bizi özellikle 1994 yılındaki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri bilir. Ne söylediğimizi, ne yaptığımızı, nelerle ve kimlerle mücadele ettiğimizi sizler iyi bilirsiniz. Ülkemizi bugüne getirene kadar vesayet odaklarından terör örgütlerine, darbecilerden uluslararası güçlere kadar çok farklı kesimlerin saldırılarına maruz kaldık. Davos’ta one minute dedik dünya hareketlendi, öyle mi? Ardından dünya beşten büyüktür dedik, yine dünya hareketlendi. Niye? Çünkü bir adaletsizlik vardı, bir haksızlık vardı. Niye one minute dedik? Çünkü oradaki kişi, moderatör terbiyesizlik yapıyordu. Çünkü o çocukları öldürmesini gayet iyi bilen Siyonistlere karşı oradaki temsilcisini savunuyordu. Biz o çocukları öldürenlere karşı dik durmak zorundaydık. Ve biz kim olursa olsun her zaman haklının, hakikatin yanında olacağız. Bugüne kadar hiçbirine eyvallah demedik. Önce Allah’ımıza güvenerek, ardından milletimizle el-ele gönül gönüle vererek hepsinin de üstesinden geldik. Ülkemizde demokrasinin standartlarını yükseltirken, ülkemizi 3,5 kat büyütürken sadece ve sadece milletimizin gözüne baktık. İcazeti de, iradeyi de, tasdiki de asla başka yerde aramadık. Kimseyi yerinden etmek için değil milletimize hizmet etmek için vazifeye talip olduk.

Seçimler için meydanlara çıkan adayları takip ediyorsunuz değil mi? Ne diyorlar? Ülkemizin menfaatine, milletimizin hayrına bir şey söylediklerini duyanınız var mı? Ana Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı başka, projeleri açıklayan kişi başka, nasıl iş bu, nasıl iş bu? Cumhurbaşkanı adayı kös-kös oturuyor, Genel Başkanları çıkmış proje açıklıyor. Ya o mu idare edecek bu memleketi? Eğer o idare edecekse, Bay Kemal aday olsaydı, niye olmadı, niye olmadı? Fakat adayları ne diyordu? Bir kere çıktın yenildin, iki kere çıktın yenildin, üç kere çıktın yenildin, dört kere çıktın yenildin, yenildin yenildin yenildin hala duruyorsun ya; böyle diyordu. Bu nasıl iştir? Sonunda aday oldu. Şimdi de beyannameyi o açıklıyor. Ya niye cumhurbaşkanı adayınız açıklamıyor da o açıklıyor? Projeler kimin projesi? Cumhurbaşkanı adayının projeleri nerede? Yok. Aynen öyle, yok. Ya o mu idare edecek, o mu idare edecek belli değil.

Kaybedeceğini bildiği için milletin karşısına aday olarak çıkmaya yüreği yetmeyen Ana Muhalefetin başındaki zat, partisinin koltuğunu da bırakmadığı için işte bu garabetleri yaşıyoruz. Davulu birinin boynuna asıp tokmağı diğerinin eline vererek ülke yönetmeye talip olunur mu ya? Partinizi emanet etmediğiniz kişiyi milletin karşısına çıkartıp Türkiye’yi buna emanet edin; bu nasıl bir iştir? Türkiye, sizin partinizden daha mı kıymetsiz, siz milletle dalga mı geçiyorsunuz? Bu kafayla zaten milletimiz bunlara ülkeyi emanet etmez de, olan demokrasimize olur. Ülkenin Ana Muhalefet Partisi ilkokul müsameresi kıvamında oyunlarla yönetiliyor.

Balıkesir, 24 Haziran’da tercihimizi güçlü Meclis’ten yana kullanıyor muyuz?  

24 Haziran’da tercihimizi güçlü Hükümetten yana kullanıyor muyuz?

24 Haziran’da tercihimizi güçlü Türkiye’den yana kullanıyor muyuz?

Hazır mıyız? Vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Balıkesir vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? Rabbim hepinizden razı olsun. Bu ne coşku, bu ne heyecan, Allah razı olsun.

Ancak şimdi ben geliyorum bir yere, hanım kardeşlerim; kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Az olmadı mı bu ya? Bir daha, kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?  

Gençler; lise, üniversite arkadaşlarınızın tamamına bu bilmediklerini anlatmaya var mıyız?

Ana Kademe, süratle şu kalan 26 günde her yeri dolaşmaya var mıyız?

Bak, Balıkesir’den patlama bekliyoruz.

Soruyorum şimdi, 9 adayın kaçını alırız, ne diyorsunuz, söyleyin bakalım ne diyorsunuz? 9’da 9, öyle mi? Allah nazardan saklasın. Rabbim nazardan saklasın.  

Güzel bir söz var, gökten ne yağar ki yer kabul etmez, öyle mi? Bitti.

Kardeşlerim; bizim referansımız geçtiğimiz 16 yılda yaptıklarımızdır. Bununla da yetinmedik, önümüzdeki 5 yıl için binlerce proje arasından seçip beyannamemize aldığımız 146 projemizle milletimizin karşısına çıkıyoruz. Eğitimden sağlığa, kültürden spora, ulaştırmadan savunma sanayine, şehircilikten tarıma kadar her alanda ülkemizi 2023 hedeflerimizle buluşturacak projelerimizi 25 Haziran’dan başlayarak titizlikle hayata geçireceğiz. Bunların bir kısmının hazırlıkları zaten tamamlanmış durumda, sadece uygulaması kaldı. Bir kısmının da hazırlıklarına şimdiden başladık.

Türkiye, öyle atarak-tutarak, yalan-yanlış bir sürü şeyi arka arkaya sıralayarak yönetilecek bir ülke değildir. Ülkenin ekonomisinden, maliyesinden, kamu kuruluşlarından, özel sektöründen haberi olmayanların yaptıkları şovlar sadece kendilerini gülünç duruma düşürür. Ya ne diyoruz? Yerli marka otomobil projesinin ne olduğuna dair hiçbir fikri olmayan bir zat çıkıyor, ben bu projeyi iptal ettireceğim diyor. Sebep olarak da, benimle ilgili ne diyor? 20 yıl geride kalmış bir proje diyor. Halbuki bu işi takip eden Bakanlığımıza veya projede yer alan firmalardan birine gitse kendilerine yerli marka otomobil projesinin geleceğin teknolojisine göre tasarlandığını öğrenecek. Ama onun derdi zaten bu değil, çünkü bunlar sadece yıkmayı bilir, yasaklamayı bilir, engellemeyi bilir, yapmaktan, ön açmaktan hiç anlamazlar. Bizim şu anda sadece otomotivde ihracatımızın miktarı ne biliyor musunuz? Türkiye’ye otomotiv ihracatından giren rakam 30 milyar doların üzerinde. Ben ne diyeyim? Bunların ismini anmak bile bana zor geliyor. Bilmiyorlar bilmiyorlar. Ya bunlara 5 tane koyun verin kaybolup gelirler, kaybolup gelirler. En çok da gönül yıkmayı bilirler. Ve işlerine gelmeyince önlerine çıkana bağırır çağırır, hakaret eder, sonra da hiçbir şey yokmuş gibi sırıtarak yollarına giderler.

Aynı kişiyi Amerika’dan telefonla arayıp işletmişler, ondan da haberi yok. Çok enteresan. Söylediği tüm bilgiler, tüm rakamlar yanlış. Bak yine söylüyorum bu meydandan; eğer samimiysen, eğer dürüstsen Milli İstihbarat Teşkilatımıza başvur. Sana bu bilgiyi aktaran kim? Amerika mı, Amerika’nın yetkilileri mi, söyle, açıkla. Yalan söylüyor, yok böyle bir şey. Sen kimsin ki Amerika’nın yetkili mercileri sana böyle bir bilgiyi verecek? Hayatları böyle. Türkiye’yi yönetmeye talipler, ama internetten buldukları yalanlarla, iftiralarla haberler üzerinden seçim kampanyası yürütüyorlar. Ve bizim FETÖ ile ilgili Amerika’ya verdiğimiz 85 koliyle ilgili gazete kupürleri diyor. Zavallı zavallı, yahu Adalet Bakanlığımızın bütün resmi tutanakları o kolilerin içinde. O resmi tutanaklarla beraber, onların yanında tabii ki gazete kupürleri de var. Ama adamların hayatı yalan üzerine kurulu. Bir yanda Genel Başkanlık koltuğunda oturan aslı, diğer yanda sahaya sürdükleri karikatürü, gece-gündüz aynı yalanları tekrarlayıp duruyorlar. İnşallah yeni dönemin ülkemize en büyük kazanımlarından biri de, işte bu köhne siyaset anlayışını kökünden kazıyıp atacak olacağız.

Yarın akşam inşallah Show TV’de genişçe bazı şeyleri belgeleriyle de açıklayacağım. Cumhurbaşkanı olarak ülkeyi yönetmeye talip olan hiç kimse öyle boş atıp dolu tutma hesabıyla milletimizin karşısına çıkamaz. Çünkü artık yüzde 15’le, yüzde 20’yle ülkeyi yönetme imkanı tamamen ortadan kalkıyor. Halkın en az yüzde 50’sinin desteğini almak öyle kolay olmayacak. 24 Haziran eski yönetim sistemiyle birlikte eski devir siyasetinin ve siyasetçilerinin de tarihe karıştığı gün olacaktır. Yeni dönemde bozgunculara, terörist sevicilere, ülkesini dışarıda kötüleyenlere, sadece takoz olmayı siyaset sananlara yer yok. Artık dönem, millete söyleyecek sözü olanın, sunacak projesi olanın dönemidir. Artık dönem milleti değerleriyle, tarihiyle, kültürüyle, beklentileriyle dalga geçenlerin değil bunlara saygı duyanların olduğu dönemdir. Artık dönem millete hizmet edebilecek siyasetçilerin, kadroların dönemidir.

Evet, hazır mıyız? Yoruldunuz galiba? Balıkesir, 24 Haziran’da vakit…

Vakit… demeye hazır mıyız?

24 Haziran’da vakit Balıkesir vakti demeye hazır mıyız?

24 Haziran’da vakit Türkiye vakti demeye hazır mıyız?  

Kardeşlerim, bugün bizim için anlamlı bir gün, 27 Mayıs, yani Türk demokrasisinin kara günlerinden biri. Bundan tam 58 yıl önce bugün milletin oylarıyla işbaşına gelen bir Hükümet darbeyle devrildi. Darbeciler sadece milli iradeyi çiğneyip geçmekle kalmadılar, tarihimizin en utanç verici cinayetine de imza attılar. Türkiye’nin Başbakanı tamamı uydurma, tamamı deli saçması iddialarla idam sehpasına çıkartıldı. Menderes’i asanlar, ilmiği sadece onun boynuna değil tüm milletimizin iradesine de geçirdiler. İşte o zaman da yine bunların arkasında CHP zihniyeti vardı. Evet evet. Buradan rahmetli Menderes’i ve onunla birlikte idam edilen Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’yu bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Şehit Başbakan Menderes ve arkadaşlarının aziz hatıraları demokrasimize niçin daha çok sahip çıkmamız gerektiğinin cevapları olarak milletimizin vicdanında ve kalbinde yaşamayı sürdürecektir.

Türkiye’de darbeler asla rastgele yapılmaz, hepsinin bir sebebi vardır, hatta hepsinin sebebi aynıdır. Türkiye ne zaman demokraside ve ekonomide atağa kalksa, hemen önce zemini hazırlanıyor, ardından bir darbeyle, muhtırayla önü kesiliyor. Menderes’in idamının ardından 1970’de bunu yaşadık, 1980’de bunu yaşadık, 1997’de bunu yaşadık. AK Parti döneminde de 27 Nisan 2007’de elektronik muhtırayla başlayan, 17-25 Aralık’ta Emniyet-yargı darbe girişimiyle süren ve 15 Temmuz’da darbe girişimiyle kanlı bir şekilde zirveye ulaşan benzer sıkıntılara maruz kaldık. Ama artık devir eski devir değil. 15 Temmuz’da ne oldu? F16’larla saldırdılar, helikopterlerle saldırdılar, tanklarla toplarla saldırdılar. Ama benim milletim onların önünde eğilmedi. Ne dedi? “İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür.”

Kardeşlerim, şunu unutmayın: Bugüne kadar bu kardeşiniz ve bizler beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik. Biz sadece ve sadece Rabbimizin huzurunda rükuda ve secdede eğiliriz, bunu böyle bilin.

İçeriden yıkamadıkları Türkiye’yi dışarıdan kuşatma çabalarını da aynı projenin bir çabası olarak görüyorum. Bizim dönemimizde geçmişten farklı olarak teşebbüse geçtiler, ama neticeye ulaşamadılar. Milletimizle birlikte, sizlerle birlikte bu teşebbüslerin hepsini de bozguna uğrattık.

Artık şu gerçeği görmemiz lazım: Madem bu sistem sürekli darbe, muhtıra, vesayet üretiyor, öyleyse değiştirmemiz lazım. Bunu da yerli ve milli bir anlayışla gerçekleştirmemiz gerekiyor. Türkiye bugünlere durduk yerde gelmedi, bunun bir geçmişi var. Bu arayışın birkaç asırlık bir mazisi var. Yakın dönemde de ta 2007 yılında başlamış bir süreç var. Her biri ayrı ayrı üzerinde düşünülmesi, tartışılması, araştırılması gereken nice hadiseleri ardı ardına yaşadık. Birileri konuyu hep şahsileştirmeye çalışsa da, inanın bana mesele Ahmet-Mehmet meselesi değil, mesele Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle birliği, beraberliği, geleceği meselesidir.

İşte bu sözle biz diyoruz ki, ne diyoruz? Şöyle Rabia’mızı bir hazırlayalım bakalım. Canlı, dünya duysun.

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

Bu dört ilkeye sıkı sıkıya sahip çıkmadan geleceğimize güvenle bakamayız. Türkiye’nin başında dolanan kara bulutları ancak bu şekilde dağıtabiliriz. Ama bunun için de ne yapacağız?

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Kardeşlerim; unutmayın, hepimiz toptan sımsıkı Allah’ın ipine sarılarak bir olacağız ve bunu başardığımız anda bizi kimse yıkamaz. Ama gel gör ki Müslüman Müslüman kanı emiyor. İşte Yunus’un dediği gibi, biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü seveceğiz, buna dikkat edeceğiz.

Kardeşlerim; şimdi yeni bir yolun başlangıcındayken erdem, irade ve cesaretle Türkiye şahlanacak diyoruz. Yeni yönetim sistemimizi, milletimizin bu şahlanışını kolaylaştıracak en önemli imkan olarak görüyoruz. Geçtiğimiz 16 yılda yaşadıklarımızdan elde ettiğimiz tecrübeler ışığında yeni yönetim sistemimizin imkanlarını en iyi şekilde kullanarak ülkemizi hedeflerine ulaştırmak istiyoruz. Bunun için 24 Haziran’da bizi hem Cumhurbaşkanlığında, hem de Meclis’te en güçlü şekilde desteklemenizi istiyoruz. Biliyorsunuz seçimlere cumhur ittifakıyla gidiyoruz. Bunun için yerli ve milli siyaset, ülkemizi demokraside ve ekonomide güçlendirecektir. Partimize adını verdiğimiz adalet ve kalkınma kavramları siyasetimizin ruhunu ifade ediyor. Bugüne kadar attığımız adımlarla siyaseti normalleştirmeyi, milletimizin arasındaki kardeşliği yüceltmeyi, ülkemizi her alanda muasır medeniyet seviyesinin üzerine taşımayı hedefledik. En zor şartlarda dahi demokrasiden, hukuk devletinden, milli iradenin üstünlüğü anlayışından taviz vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz.

AK Parti’nin 16 yıllık iktidarında tek bir Allah’ın kulu çıkıp bireysel özgürlüğünün sınırlandığını, haklarını elinden alındığını, zulme maruz kaldığını söyleyemez. Biz hep ne dedik? İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.

Balıkesir; milletimizin birliğini, dirliğini daim kılmak için 24 Haziran’da güçlü Meclis çağrımıza destek veriyor musunuz?  

Bayrağımızın göklerde hep dalgalanması, ezanlarımızın semalarda hep yankılanması için güçlü hükümet çağrımıza destek veriyor musunuz?

Devletimizin hep payidar olması, yurdumuzda güven ve huzur içinde ilelebet yaşayabilmesi için güçlü Türkiye çağrımıza destek veriyor musunuz?

Öyleyse vakit birlik vakti diyor muyuz?

Vakit Balıkesir’den yükselen bu sesle Türkiye vakti diyor muyuz?

Öyleyse bu iş Allah’ın izniyle bitti. Şimdi gelelim son duruma.

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Balıkesir’i hatırlatıyor.

Günümüz kutlu olsun. Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun. 24 Haziran şimdiden hayırlı olsun diyorum.

Sizleri Allah’a emanet ediyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.