Dipdiri, canli bir siyasi partiyiz
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Çamur atıp, ’Nasıl olsa izi kalacak’ diyenler boşuna ellerini ovuşturmasınlar. Millet bize güveniyor, dürüstlüğümüze, namusluluğumuza güveniyor, bizi seçiyor ve iki seçmenden birinin oyunu verecek kadar arkamızda duruyor" dedi.
Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti İzmit Belediye Başkan Adayı Tanıtım Toplantısında konuşan Arınç, Kocaeli’nin siyasi hayatında özel önemi olan, çok sevdiği dostlarının yaşadığı bir kent olduğunu belirtti.
Siyasi hayatı boyunca Kocaeli’ye hep koşarak geldiğini, seçim çalışmalarında bulunduğunu ifade eden Arınç, "Her yerde Kocaeli’nin bu siyasi hayattaki başarılarını, siyasi hayattaki hareketli heyecanlı oluşlarını coşkularını örnek verdim" dedi.
Konuşması sırasında kendisi ve AK Parti lehine slogan atan gençlere seslenen Arınç, "Siz bunu söylüyorsunuz, gazeteciler de bana dönüyor, ’Gene ağlayacak mı’ diye. Bu akşam ağlamayacağım. Bu akşam sevinçli, güzel bir akşam" diye konuştu.
"Dipdiri, canlı bir siyasi partiyiz"
Yerel seçime az bir zaman kaldığını ve başarılı olacaklarına inandığını vurgulayan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Başımızda çok değerli bir genel başkanımız var. Milyonlarca oy aldık. Milyonlarca üyemiz var. Dipdiri, canlı bir siyasi partiyiz. Yaptıklarımızla iftihar ediyoruz. Halk bize güveniyor, halk bizi destekliyor. Bundan kesinlikle şüphemiz yok. Her türlü yalan ve iftiraya rağmen halkımız bize güveniyor ve destekliyor. Gittiğimiz yolda beraber hedefe doğru koşar adım gidiyoruz."
Arınç, 11 yılda 7 sınav geçirdiklerini, her birinden başarıyla çıktıklarına işaret ederek, AK Parti’yi her seferinde iktidara taşıyan vatandaşlara teşekkür etti.
Mahalli seçimlerde oy oranlarını artıracaklarını dile getiren Arınç, şöyle devam etti:
"Türkiye’de biz 1 yıl sonraki seçimlerin, 6 ay sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin işaretini bu seçimleri kazandığımız günün akşamında vereceğiz. O yüzden bir yerine iki çalışalım. İki alacağımıza üç alalım. Hedefimizi daha yüksek tutalım ki bugün bizim için yapılan kör hesapları Allah’ın izniyle yerle bir edelim. İftiraların karşılığını verelim. Bizlere karşı suçlamaların karşılığını Kocaeli’den daha yüksek oy oranlarıyla, belediye başkanlıklarını kazanarak, bütün Türkiye’ye ilan edelim. Yel kayadan bir şey koparmaz. Evet çamur atıp, ’Nasıl olsa izi kalacak’ diyenler boşuna ellerini ovuşturmasınlar. Millet bize güveniyor, dürüstlüğümüze, namusluluğumuza güveniyor, bizi seçiyor ve iki seçmenden birinin oyunu verecek kadar bizim arkamızda duruyor."
"İftiralar boşa çıkar"
"Bu seçimler öncesinde bir takım iftiraların gelişi güzel saçılmasından, suçlamaların hükümetin ve AK Parti’nin bütününe yayılmasından hepiniz şüphe duyuyorsunuz" diyen Arınç, şunları kaydetti:
"Çünkü normal olarak siyasette geçmişte ve günümüzde yolsuzluklardan zaman zaman bahsedilir, suistimal yapıldığından zaman bahsedilir. Bu ANAP döneminde de diğer partilerde hatta çok partili siyasi hayat döneminden beri olmuştur ama bunlar kişiseldir. Ama milyonlarca oy almış parti içerisinde de hükümetin içinde de beşer olduğumuza göre yanılanlar olabilir, hata yapanlar olabilir, şaşıranlar olabilir, yoldan çıkanlar olabilir. Haşa biz peygamber değiliz ki, mutlaka 21 milyon 500 bin oy almış AK Parti içerisinden 3-5 tane yanlış yapanlar çıkacaktır. Adımız ’Ak’ olduğu kadar yolumuzun da tertemiz, düz olduğunu bildiğimiz kadar beşer olduğumuza göre, hata yapıp şaşıracağımızı da kabul etmemiz gerekir. Yapılacak tek şey vardır. Bunları bir kenara çıkarmak ve yargı karşısında hesap vermelerini temin etmektir. Hesaplarını verirler, iftiralar boşa çıkar aramıza katılılar, kucaklaşırız. Yanlış yaptıkları sabit olursa kusura bakma bu ak üzerine bir siyah nokta bile konmasına tahammül edemeyiz. Evrensel hukuk prensipleri de böyledir. Babanın işlediği suçtan eşini ya da çocuğunu suçlu tutamadığımıza göre evladın yaptığı hatadan dolayı eğer doğrudan bir ilişki yoksa 7 sülalesini sorumlu tutamadığımıza göre kimin hakkında iddia ve itham varsa delilleri ortaya konulmalı adalet süzgecinden geçmeli ve ondan sonra hesabını rahatlıkla verebilmelidir, biz bunu yaptık. Buna tahammül edemeyen, hükümeti, partiyi, başbakanımızı tamamen suçlayarak, hırsız, yalancı, sahtekar noktasına getirenler kendilerine baksınlar, önce utansınlar ve Allah’tan korksunlar. Bilsinler ki biz birilerinin hata yapmasından dolayı herkesin suçlanmasına karşıyız ve bunun hesabını da millet yanlış yapanlardan soracaktır."
Derince Belediye Başkan adayı tanıtım toplantısı
Arınç, Derince Belediye Başkan adayı tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, Derince’nin AK Parti’ye en güçlü desteği veren ilçelerden olduğunu belirterek, 20 yıl önce Nihat Ergün’ün ilk belediye başkanlığından bu yana ilçeye çok güzel hizmetler verildiğini söyledi.
Tek başlarına iktidar olarak yerel seçimlere gireceklerini ifade eden Arınç, her kesimden insanın partiye destek vermesinin kendilerini mutlu ettiğini kaydetti.
Arınç, 30 Mart yerel seçimlerinde de başarılı olacaklarına inandığını dile getirerek, "Kocaeli’den belkide en yüksek oy oranıyla belki ilk zafer müjdesini Derince’den alacağız. Biz yeni bir partiyiz. Geçmişte siyaset yaptığımız partiler de hak yolda halka hizmet eden partilerdi. Biz oradan yola çıkarak 14 Ağustos 2001’de AK Parti’de buluştuk. 15 aylık partiyken seçimlere katıldık, o gün bugündür 11 yıldan beri tek başımıza iktidarız" diye konuştu.
"İki kişiden birinin oyunu almış partiyiz"
Arınç, 2002’den bu yana aldıkları oy oranlarını danışma meclislerinde partililere sorduğunu anlatarak, ilk seçimlerde yüzde 35 oy aldıklarını belirtti.
Arınç, şöyle konuştu:
"Şu anki sistem içerisinde yüzde 50 oy alacak bir parti, AK Parti’den başka mevcut değil. Allah bize bunu nasip etti. Bunun sırrı hakkında kimileri kitap yazdı, kimileri araştırmalar yaptı. Bu, uluslararası alanda araştırma konusu oldu. Yüzde 50 oy aldıktan sonra bir karikatür yayınlandı. Tayyip Erdoğan, her zaman bildiğimiz gibi, uzun boylu, güçlü, hamd eder bir duruşu var. Karşısında süklüm püklüm iki insan var. Boyları biraz daha kısa, biraz da mahçuplar. ’Söyleyin bakalım içinizden hangisi bana oy verdi’ karikatür bu. Tayyip bey belli, karşısındaki Kemal Kılıçdaroğlu ile Devlet Bahçeli. İki kişiden birinin oyunu almış bir partiyiz. Karikatür çok anlamlı, demekki 2 kişiden biri oy vermişse Kılıçdaroğlu veya Bahçeli’den de birinin vermesi gerekir. Bu iş önce sizi güldürdü, sonra da gerçek oldu. Bir gün Kılıçdaroğlu, bir televizyon kanalındaydı. Uzun uzun konuştu, sonunda ilk cumhurbaşkanlığı seçimlerine geldi. Röportajı yapan kişi Kılıçdaroğlu’na sordu, ’Peki Tayyip Erdoğan ya da Abdullah Gül’den birisi aday olsa siz hangisine oy verirsiniz?’ diye. Kılıçdaroğlu, ’Abdullah Gül’e’ dedi. Bir AK Partili’ye oy verebileceğini Allah 1-2 yıl sonra söyletti."
"Kadın milletvekili sayımız diğerlerinden 3 misli fazla"
Başbakan Yardımcısı Arınç, partiye kayıtlı üye sayısının 9 milyona yaklaştığını ifade ederek, bu rakamın 4 milyondan fazlasının kadın üyelerden oluştuğunu bildirdi.
Bunun yaklaşık 3 milyonunun genç üyelerden meydana geldiğini dile getiren Arınç, "Eskiden 18 yaşını bitirenler oy veriyor, 30 yaşını bitirenler milletvekili oluyordu. AK Parti anayasa değişikliği yaptı, milletvekili seçilme yaşını 25’e indirdi. İndirdi de ne oldu. Bizde 25-30 yaş arası 3 milletvekili, 30-35 yaş arası 16 milletvekilimiz var. 25-35 yaş arası parlamentoda 19 milletvekilimiz var. En genç milletvekilleri bizde. Kadın milletvekili sayımız diğerlerinden 3 misli fazla. Biz Türkiye’nin partisiyiz. Anadolu’nun her yerinde AK Parti var. Böyle bir büyük partinin 11. yıla yaklaşan başbakanlık sürecinde güçlü bir başbakanın her ilde güven veren siyasi kadronun Derince’de bu kadar güçlü olduğunu görüyoruz" şeklinde konuştu.
"Son 100 yılda görülmüş siyasi fedakarlık örneklerinden değildir"
Parti olarak çok engellerle karşılaştıklarını anlatan Arınç, bunlarla mücadele ettiklerini söyledi.
Arınç, kendilerini ayakta tutanın fedakarlık, feragat ve nefisten ziyade kardeşi tercih etmek olduğunu vurgulayarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekili seçilme süreciyle o dönemde karşılaştıkları engelleri anlattı.
O dönemki Başbakan’ın Abdullah Gül olduğunu anımsatan Arınç, şöyle devam etti:
"Milletvekili olamadığı için parlamento dışında kalıp 3.5 ay sonra parlamentoya gelen birisi var. O da bugünkü Başbakanımız Erdoğan... Kimileri fısıltı, kimileri de yazarak şunu söyledi, ’Abdullah bey senden iyi başbakan mı var, sakın ha yerini Tayyip Erdoğan’a bırakma’ dendi, şeytanlık... Ağızlarını kapattı Abdullah bey, ’bizim genel başkanımız oydu, yolunu kestiler, başbakanlık onun hakkıdır’ diyerek bir saniye tereddüt etmedi, eliyle koltuğu kendisi ikram etti. Allah’a hamdolsun, bir başbakanının kendi imkanlarını kardeşine verebilmesi ve onu tercih edebilmesi son 100 yılda görülmüş siyasi fedakarlık örneklerinden değildir. 20 yıldır parlamentodayım, 40 yıldır siyasetin içindeyim. Bir kırık sandalyeyi altından vermemek için gözyaşı döken bakanlar bilirim. Biz böyle olmadık. 2007’de cumhurbaşkanlığı seçimi dönemi geldi. Anayasaya göre bir seçim yapağız. Parlamentoda ilk defa oylarınızla bir cumhurbaşkanı seçeceğiz. Milletimiz bizden bunu bekliyor. Bakın o zaman, kimileri Başbakanımıza giderek ’Cumhurbaşkanlığı senin hakkın, sakın ha başkasına vermeyesin’, kimileri bana geldi, ’yahu sen Meclis Başkanısın, senden bir adım ötesi cumhurbaşkanlığı senden iyisini mi bulacaklar’ dediler. Allah’a hamdolsun, ne grubumuz ne de bizler bundan hiçbirisine tenezzül etmedik. Sayın başbakanımız grupta dedi ki, ’Bizim Cumhurbaşkanı adayımız Abdullah bey kardeşimizdir’. Bunları unutmayın, bunlar önemli şeyler. Birbirimizden güç ve kuvvet alırsak millet bunlara bakarak başını başka yere çevirmiyor. AK Parti’deki fedakarlığı, hizmeti millet görüyor, sizi beğeniyor, sırtınızı sıvazlıyor yüzde 50’leri bile az görüyor, haydi daha fazlası diyerek bizi teşvik ediyor."