Gelsinler siyaseti Türkiye’de yapsinlar
Başbakan Erdoğan, Avrupalı Türk Demokratlar Birliğinin (UETD) Tempodrom Kongre Merkezi’nde düzenlediği etkinlikte yaptığı konuşmada, Türkiye’nin istikrarla büyümeye devam ettiğini söyledi. Türkiye’nin şu anda kendi uydularını inşa ettiğini ifade eden Erdoğan, "Geçenlerde biliyorsunuz bir Uzakdoğu seyahatimiz vardı. TÜRKSAT uydularımızı, Japonya’da gittik yerinde inceledik ve bu ay fırlatılıyor. Evet 3 ay sonra da ardından dördüncüsü geliyor. O da bitiyor o da fırlatılacak. İnşallah beşincisini de Türkiye’de Ankara’da Kazan’da inşa edeceğiz. Kendi savaş gemilerimizi, tanklarımızı, insansız hava araçlarımızı, kendi milli piyade tüfeklerimizi, helikopterlerimizi imal etmeye başladık. Dünyada, kendi savaş gemilerini inşa edebilen 10 ülkeden biri konumuna yükseldik" diye konuştu.
Demokratikleşme alanında tarihi adımlar attıklarını, çetin bir mücadele sürdürerek vesayetleri ortadan kaldırdıklarını, çetelerin, mafya yapılanmalarının, cuntaların, örgütlerin sultasına son verdiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları belirtti:
"İnançların üzerindeki baskıları kaldırdık. Üniversitelerde okuyan kız çocuklarımıza uygulanan başörtüsü yasağına son verdik. Kamuda başörtüsünü serbest bırakarak, toplumsal barışın önünü açtık. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardık, 4+4+4 uygulamasıyla imam hatiplerin kapılarındaki kilitleri kırdık. Kur’an-ı Kerim derslerini, siyer-i nebi derslerini, farklı dil ve lehçelerin öğretilmesini okullarda seçmeli hale getirdik."
Başbakan Erdoğan, "ifade özgürlüğünün, düşünce özgürlüğünün önünü açtıklarını, anlamsız yasakları, kısıtlamaları, engellemeleri kaldırdıklarını, en önemlisi de tam 30 yıldır devam eden teröre karşı mücadelede çok çok olumlu bir noktaya geldiklerini ve Türkiye’yi hiç solmayacak bir baharla buluşturduklarını" söyledi.
"Bir yılı aşkın süredir, Türkiye’de terör nedeniyle hiç kimse hayatını kaybetmedi, hiçbir eve, hiçbir ocağa, hiçbir anne yüreğine, baba yüreğine ateş düşmedi. Kardeşliğimizi yücelttik, birliğimizi, dirliğimizi daha da büyüttük" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
"11 yıl boyunca dünyanın her yerinde mazlumların sesi olduk. Filistinli mazlumların davasını kendi davamız bildik. Somali’nin yoksulluğuna çare aradık. Myanmar’daki kardeşlerimizin yarasına merhem olmaya çalıştık. Mısır’da, halkın oylarıyla seçilmiş bir iktidara karşı yapılan darbeye, herkesin sustuğu bir ortamda biz karşı çıktık, dik durduk, en güçlü şekilde Hakk’ı savunduk. Suriye’de yaşanan insanlık dramına karşı biz ses yükselttik, itiraz ettik. 700 bin mülteciye kapılarımızı açtık, onları ülkemizde misafir ediyoruz. Kardeşlerim şu anda 150 bini aşkın Suriyeli’nin öldürüldüğü ve kimyasal silahlarla konvansiyonel silahlarla varil bombalarıyla öldürüldüğü Suriye’den bizim ülkemize gelen insan sayısı 700 bine ulaştı. Bakınız şu anda Birleşmiş Milletler 30 bin Suriyeli’yi siz alın diyor. Avrupa 30 bini alamıyor 18 bin kişiyi kabul ediyor. Biz Türkiye olarak 700 bin kişiyi şu anda misafir ediyoruz. İnsani ve vicdani görevimizi yerine getiriyoruz. Bütün dünyanın ilgisiz kaldığı insanlık trajedisini sonlandırmak için gayret ediyor, insani yardım ulaştırmanın mücadelesini veriyoruz."
Tüm Ortadoğu’da, Balkanlar’da, tüm kriz bölgelerinde Hakk’ı, barışı, insani ve vicdani değerleri savunduklarını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Büyük bir ülkeye yakışan tavırla büyük ülke olmanın yüklediği sorumlulukla hareket ediyor, tarihimizden ve ecdadımızdan aldığımız ilhamla geleceğe yürüyoruz. İşte bütün bunlar için ülkenizle gurur duymanızı istiyorum. Sizler, büyük bir ülkenin evlatlarısınız. Sizler, tarihiyle büyük, ecdadıyla büyük, milletiyle aziz bir ülkenin evlatlarısınız. Sizin başınız asla öne eğilmeyecek. Sizin özgüveniniz asla eksilmeyecek. Umudunuzu kaybetmeyeceksiniz, yeise kapılmayacaksınız. Kardeşlerim şairin ifadesiyle ’Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz, gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir öğretmişiz.’ Biz böyle bir milletiz. Burada, kendinizi asla ve asla yalnız hissetmeyeceksiniz. Ülkenizden, milletinizden de dualarınızı eksik etmeyeceksiniz. Kardeşlerim sizlerden bir isteğim var: Sizler ama Almanya’da ama diğer ülkelerde uyum noktasında asla bir pürüze vesile olmayacak tam aksine inşallah uyumun sigortası olacaksınız. Ben buna inanıyorum. Sizin, o yüreğinizden ellerinize, ellerinizden semaya yükselen dualarınız, ülkenizin ve milletinizin en büyük muhafızı olacak."
"İşte bu saldırıların da önünü kestik"
11 yıl boyunca nice tuzakla karşılaştıklarını, nice kirli senaryoya, nice sabotaja maruz kaldıklarını söyleyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Darbe senaryoları ürettiler, başarısız oldular. Partimizi kapatmak istediler, sonuç alamadılar. Provokasyon yaptılar, hatta cinayetler işlediler, netice elde edemediler. Ekonomiyi sarsmak istediler, yine başarısız oldular. İşte şu anda da aynısını yapmaya çalışıyorlar. Önce Gezi olaylarında denediler, olmadı. Şimdi de 17 Aralık darbe girişimiyle çok sayıda milli değerimizi hedef aldılar, yine sonuç alamadılar. Yolsuzluk ve rüşvet kılıfı altında Türkiye’nin milli değerlerine, milli kurumlarına, milli politikalarına saldırı düzenlediler. Milli Bankamız Halkbank’a saldırmak istediler. Milli İstihbarat Teşkilatımızı yıpratmak istediler. Milli birlik ve kardeşlik sürecini sabote etmek istediler. Küresel ölçekteki projelerimizi, yılda 100 milyon yolcu kapasiteli havalimanı projemizi, İstanbul Boğazı’na 3’üncü köprü projemizi, Kanal İstanbul Projemizi, MARMARAY’ı, hızlı tren projemizi durdurmak istediler. Bunların müteahhitlerinin mal varlıklarına tedbir getirdiler. Niye işler dursun. Ekonomiyi hedef alarak, moralleri bozmak, kaos oluşturmak, Türkiye’yi yurt dışında karalamak suretiyle istikrarla büyüyen ekonomiyi sarsmak istediler. Kardeşlerin bunlarda zerre kadar vatan sevgisi yok, bunlarda zerre kadar millet sevgisi yok. Kendi ülkesini gidip farklı ülkelerde karalayan insanlarda vatan sevgisi millet sevgisi olabilir mi? Eğer yapacağın bir şey varsa bunu gel ülkenin içinde yap. Gücün yetiyorsa orada yap. Ama güçlerinin yetmediğini bilerek farklı yerlerde bakıyorsunuz dezenformasyon yapmak suretiyle bu takiyye yalan her yol var bunlarda... İşte bu saldırıların da önünü kestik. Bu oyunu da bozduk, bu tuzağı da alt üst ettik. Türkiye üzerine kirli hesaplar yapanların, bu kirli hesapları gerçekleştirmek için kullanılan maşaların heveslerini kursaklarında bıraktık."
27 Mayıs 1960’da Türkiye’de demokrasiye darbe vurulduğunu, Türkiye’nin yoksullaştığını ve binlerce vatandaşın Almanya başta olmak üzere gurbet yollarına düştüğünü anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"12 Eylül 1980’de, demokrasiye yine darbe vuruldu, yine binlerce vatandaşımız gurbet ellere düştü. 28 Şubat sürecinde, aynı şekilde binlerce gencimiz okuyabilmek için ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Neydi suçları başörtüleri vardı. Dediler ki ’Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya. Sen bu ülkede üniversiteye gidemezsin. Senden ancak olsa olsa hizmetkar olur kapıcı olur dediler. On binlerce yavrumuz bir kısmı Türkiye’yi terk etti. Büyük bir kısmı da psikolojik travma geçirdi bunlar yüzünden."
"Bakın yaptıkları planlar tek tek deşifre oluyor"
"Hırsızlıkların en büyüğü, milli İrade hırsızlığıdır. Milli iradeyi çalanlar, her seferinde Türkiye hazinesini boşaltmış, yetimin hakkına el uzatmış, Türkiye’yi yoksullaştırmıştır. İşte şu anda da milli iradeyi çalmak, Türkiye’yi o eski günlere götürmek istiyorlar" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Hiç endişeniz, hiç kuşkunuz olmasın. Türkiye’de artık milli iradeye, sandığa, demokrasiye en güçlü şekilde sahip çıkan, milletin kazanımlarına sık sıkıya sahip çıkan bir iktidar var. Kim olursa olsun, yolsuzluğa, hırsızlığa, usulsüzlüğe asla izin vermeyen, göz yummayan, müsamaha göstermeyen bir iktidar var. Bu tür iftiralarla bir yargı darbesinin yapılmasına, milli İradenin tekrar çalınmasına izin vermedik, vermeyeceğiz. Bakın yaptıkları planlar tek tek deşifre oluyor. Yolsuzluk ve rüşvet iftirasıyla kurdukları tuzak, asıl niyetler, asıl gayeler tek tek ortalığa saçılıyor. Kardeşlerim çok enteresan milletvekillerine ’istifa et’ talimatı vererek yeni parti hesapları yaparak bakanları atamaya heveslenerek Türkiye üzerine kurdukları çirkin senaryo net bir şekilde görülüyor.
Hiç kusura bakmasınlar. Geçti o günler… Türkiye’de demokrasi var, Türkiye’de sandık var. Türkiye’de artık hükümetleri millet kuruyor, millet görevden alıyor. Şuna ’istifa et’, buna ’istifa et’ diyenler, lütfen çok uzaklarda kalmasınlar, siyasetin yeri Türkiye. Gelsinler Türkiye’ye siyaseti Türkiye’de yapsınlar. Unutmasınlar bundan sonra da Türkiye’de millet ne derse o olacak. 17 Aralık sürecinden inşallah Türkiye güçlenerek çıkacak. Demokratikleşme adımlarımızı hızlandıracağız. Reformlarımızı daha bir kararlılıkla yapacağız. Kardeşliğimizi daha da yücelteceğiz. Avrupa Birliği sürecimizi daha da hızlandıracağız. Huzurla istikrarla güvenle Türkiye’yi büyütmeye, 2023 hedeflerine yürümeye devam edeceğiz."
Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) tarafından Tempodrom Kongre Merkezi’nde düzenlediği etkinlikte Erdoğan, "Gerek Başbakan Yardımcım, gerek Dışişleri Bakanım, Gerek AB Bakanım, değerli kardeşlerim Gençlik ve Spor Bakanım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanım, ilgili tüm bakanlarımız, milletvekillerimiz hep birlikte sizlerle yoğun irtibat halinde. Çünkü Avrupa’nın en büyük ülkesi, 3 milyonu aşkın Türkü barındıran inşallah Almanya’da çok daha farklı bir çalışmayı birlikte yürüteceğiz" diye konuştu.
Yurt dışında yaşayan Türklerin ilk kez cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanacaklarını hatırlatan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Bakın ben size burada bir müjde veriyorum: inşallah cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk defa sandığa gideceksiniz. Alman makamlarıyla Yüksek Seçim Kurulumuzun yaptığı çalışmalar neticesinde 7 ayrı bölgede inşallah bu tür dev salonlarda sandıklar kurulacak. Ve 4 gün süreyle, her turda 4 gün, ikinci tura kalırsa ikinci turda da 4 gün... Bu işe ayrılmak suretiyle inşallah seçimlerimizi yurt dışında da gerçekleştirmiş olacağız. Ve böyle bir adımı atmak da bize nasip oldu. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımız çok daha aktif şekilde sizlerin yanında olmaya, sizlerin yanında durmaya devam edecek."
Eylül seçimleri sonrasında, Alman Parlamentosu’ndaki Türkiye kökenli milletvekillerinin sayısının 5’ten 11’e yükselmesi çok önemli bir başarı olduğunu dile getiren Erdoğan, "Yeni seçilen milletvekillerimizi buradan gönülden tebrik ediyor, başarılar diliyorum. SPD’den seçilen Aydan Özoğuz Hanımefendi’nin Göç, Mülteciler ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanlığı görevine atanması ise sizler için ayrıca bir memnuniyet vesilesidir. Onu da bugün tebrik ettik, kendilerine başarılar diledik" diye konuştu.
"Almanya’da son genel seçimler sonrasında oluşan koalisyon hükümetinin, ’opsiyon modeli’ni kaldırmayı öngörmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Elbette bu yeterli değil" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İnşallah çok sayıda başka ülkenin vatandaşına tanınan genel çifte vatandaşlık hakkının da, şöyle acele etmeyeceğiz tabii, Türklere de tanınması talebini yine biz kendilerine ilettik. Kardeşlerim Avrupa ülkelerinde tırmanan yabancı düşmanlığından, özellikle de islamofobiden kaygılı olduğumuzu muhataplarımıza her fırsatta iletiyoruz. Sekiz kardeşimizin hayatını kaybettiği ırkçı terör davasını çok yakından takip ediyoruz. Bugüne kadar Türkiye’de yapılan seçimlerde oy kullanamıyor veya sadece sınır kapılarında oy kullanmak durumunda kalıyordunuz. Artık bu zorluğu artık ortadan kaldırdık. Yapılacak hazırlıkların ardından, yerel seçim dışındaki seçimlerde, burada oy kullanabileceksiniz. Ama bir şeyi hatırlatıyorum: kardeşlerim seçmen kütükleri oluşturulacak. Dolayısıyla seçmen kütükleri için müracaatlarınızı yapmayı ihmal etmeyin ve oy kullanma hakkını elde edin. Bir başka önemli gelişmeyi vize konusunda yaşadık. 16 Aralık 2013 tarihinde, Ankara’da imzalanan Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’na paralel olarak Türkiye-AB Vize Serbestisi Diyaloğu’nu da başlattık. İnşallah, 3 yılın sonunda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Avrupa’ya vizesiz seyahati başlatıyoruz. Kardeşlerim bir başka yere geliyorum: Yurt dışındaki gençlerimizin bedelli askerlik haklarında biliyorsunuz Ankara’da bir toplantı yaptık. Ve bu toplantının neticesinde söyleyin bakalım bu rakam ne olmalı? Değişik rakamlar geldi, değişik tekliflerin sonunda 10 bin avrodan 6 bin avroya bunu çektik. Ben bunun da hayırlı olmasını diliyorum."
"Sizler, Avrupalı Türklersiniz…"
"Almanya genelinde, şu anda 2 bin 500’ü aşkın sivil toplum kuruluşumuz faaliyet gösteriyor" diyen Başbakan Erdoğan, "Gerek buradaki kardeşlerimizin, gerek bu sivil toplum örgütlerimizin, birlik içinde, dayanışma içinde olmalarını, sorunların aşılmasında hayati önem arz ediyor. Sizin buradaki birliğiniz, Almanya için de Türkiye için de çok büyük bir imkandır. Her iki kültürü tanıyan, hem Almancayı hem Türkçeyi, hatta hatta İngilizceyi konuşabilen insanlarımızın, Almanya’ya da Türkiye’ye de büyük katkılar sağlayacağına inanıyorum. Burada sizlere bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum" ifadesini kullandı.
Yurt dışında yaşayan vatandaşlardan Türkiye ile bağlarını koparmamalarını isteyen Erdoğan, "Özellikle de gençlerimizin, çocuklarımızın, dillerine, kültürlerine, köklerine yabancılaşmalarına lütfen müsaade etmeyin. Sizler, Avrupalı Türklersiniz. Yarın Türkiye, Avrupa Birliği’nin bir üyesi olduğunda, Türkiye’ye rehberlik edecek, yol gösterecek olan sizlersiniz" dedi.
Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Yaşadığınız ülkeye entegre olurken, o ülkenin dilini en iyi şekilde konuşurken, özünüzü, öz kültürünüzü, öz vatanınızı unutmayacağınızı biliyorum. Bunun demokratik mücadelesini hep birlikte veriyoruz ve vereceğiz. Her meselenizde yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye’de, sizin gurur duyacağınız bir ülke inşa ederken, Almanya’da huzur ve emniyet içinde yaşamanız için üzerimize düşeni hakkıyla yerine getireceğiz. Almanya hükümetine, yaptıkları ve yapacakları için şimdiden teşekkür ediyorum. Bir kez daha Şansölye Merkel’e misafirperverliği için şükranlarımı sunuyorum ve hükümet ortağı Sayın Sigmar Gabriel’e aynı şekilde teşekkür ediyorum. Bu güzel buluşmaya katılan dost parlamenterlere de teşekkür ediyorum. Kardeşlerim Allah, birliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daim etsin diyorum. Buraya gelemeyen, dışarıda kalan tüm kardeşlerimize selamlarımızı iletmenizi sizlerden rica ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun…"
Erdoğan’a konuşmasının sonunda Türkiye’de demokratik dönüşüm için verdiği çabadan dolayı "Steiger Uluslararası Liderlik Ödülü" takdim edildi.
Almanya’nın Kuzey Ren Vesfelya eyaletinde madenciler anısına verilen ödüle 2012 yılında "uluslararası liderlik" alanında Başbakan Erdoğan layık görülmüş ancak o dönemde Afganistan’da helikopter düşmesi sonucu 12 askerin şehit olmasından dolayı Almanya ziyareti iptal etmek zorunda kalmış ve ödül törenine katılamamıştı.
Etkinlikten notlar
Almanya’daki Türkler Başbakan Erdoğan’ın UETD tarafından Tempodrom Kongre Merkezi’nde düzenlediği etkinliğe büyük ilgi gösterdi. Yaklaşık 5 bin kişilik salon yoğun ilgiden dolayı kısa sürede dolunca çok sayıda kişi dışarıda kaldı.
Başbakan gelmeden önce cep telefonlarıyla ışık gösterisi yapan vatandaşlar, "Rahat ol Türkiye emin ellerdesin"’, ’’Senin kıymetini ancak biz Alamancılar biliriz. Sayende gurbette başımız dik yürüyoruz. Sen de orada dik dur başbakanım’’ yazılı dövizler asıldığı salonda sık sık “Dik dur eğilme bu millet seninle", "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganları atıldı.
Başbakan Erdoğan’ın konuşması sırasında da salonu dolduranlar sloganlarla sevgi gösterisinde bulundu. Suriye ile Mısırlı davetlilerin de katıldığı etkinliğe Alman medyası da ilgi gösterdi. Başbakan’ın konuşmasını Alman Phoenix televizyonu canlı yayınladı.