Genel Başkan Yardımcımız Büyükgümüş, "Telif Hakları Sempozyumuna" katıldı
Genel Başkan Yardımcımız ve Teşkilat Başkanımız Ahmet Büyükgümüş, "Tıpkı AB ülkelerinin hayata geçirdiği gibi bir Dijital Hizmet Yasasını çok daha kapsamlı bir şekilde hayata geçirmeliyiz." dedi.
Büyükgümüş, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü desteğiyle, Anadolu Yayıncılar Derneği ve Türkiye Basın Federasyonu tarafından Altındağ Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen "Dijital Medya, Yerel Medya ve Telif Hakları Sempozyumu"na katıldı.
Ulucanlar Cezaevi Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen programın açılışında konuşan Büyükgümüş, insanlık adına bilinen siyasetten kültür politikalarına, bilimsel alandan, teknolojik gelişmelere kadar ezberleri bozan ve büyük dönüşümler görülen bir çağın yaşandığını söyledi.
Bugün özellikle teknoloji şirketlerini merkeze alan, onların ana aktörü olduğu ve insanlığın tarih boyunca ürettiği değer, kabul ve yaklaşımların tamamının hedef alındığı bir dönemden geçildiğini vurgulayan Büyükgümüş, "Bir grup teknoloji oligarkı, bir avuç aktörün meydana getirmiş olduğu ekonomik değer, tüketim, teknolojik yaklaşım adeta tüm dünyayı kuşatmak üzeredir." diye konuştu.
Büyükgümüş, bilimsel olarak bu konuları ele alanların "veri yeni petroldür" diye bir yaklaşım içerisinde olduğunu söyledi.
Dijital platformların kullanıcıların internet verilerini analiz ederek tercihlerini ve davranışlarını detaylı şekilde takip ettiğine dikkati çeken Büyükgümüş, buradaki temel yaklaşımın çok küçük bir azınlığın tüm dünyaya tahakküm etme girişimi olduğunu dile getirdi.
Bahsedilen teknoloji şirketlerinin ülkelerin ekonomilerinden çok daha büyük bir değer zincirine sahip olduğunu belirten Büyükgümüş, "Yani trilyonlarca dolarlık bir ekonomiden bahsediyoruz." dedi.
"Bu ekonomiye bir ana çerçeve getirmemiz gerekiyor"
Buna karşı tavır alıp, güçlü bir duruş sergileyecek en önemli konu başlıklarından birinin "dijital telif" olduğunu vurgulayan Büyükgümüş, gazetecilerin ürettiği bilgilere, analizlere bunları endeksleyen arama motorları üzerinden erişildiğini, bilgiyi üreten kişilerin emeğinin burada bir karşılığının olmadığını dile getirdi.
Ahmet Büyükgümüş, bu duruma üretilen bilgiyi işleyen, başka bilgilere ya da servislere dönüştürebilen yapay zeka uygulamalarının eklendiğine dikkati çekti.
"Nasıl Sayın Cumhurbaşkanımız 'Dünya beşten büyüktür' diyorsa, aynı şekilde gazetecilerin, akademisyenlerin bilgi üreten tüm fikir işçilerinin emeği de beş büyük teknoloji şirketinden daha büyüktür." ifadesini kullanan Büyükgümüş, şunları kaydetti:
"Bu nedenle tıpkı AB ülkelerinin hayata geçirdiği gibi bir Dijital Hizmet Yasasını çok daha kapsamlı bir şekilde hayata geçirmeliyiz. Dijital Mecralar Komisyonu'nda görev yapmış geçmiş dönemde bir milletvekili olarak da bunu ifade ediyorum. Burada çok ciddi bir çalışma var. İletişim Başkanlığımızın aynı şekilde hem açıklamaları hem önemli çalışmaları var. Yapay zekayla, arama motorlarıyla, bilgi endekslemeleriyle gazetecilerin, kültür insanlarının, fikir işçilerinin ürettiği bilgiyi alıp bir tüketim nesnesine çeviren bu ekonomiye bir ana çerçeve getirmemiz gerekiyor.
Burada oluşacak geliri, tıpkı AB ülkelerinde olduğu gibi yine fikir işçilerinin kendileriyle, gazetecileriyle, basın kuruluşlarıyla, federasyonlarla paylaşan bir model kurgulamamız gerekiyor. Bu atacağımız adım Türkiye'de de sınırlı kalmamalı. Çünkü biz sonuçta 85 milyon kişiyiz, Türkçe dilinde bunları tüketiyoruz. Dolayısıyla bu dijital hegemonlara karşı ortaya koyacağımız irade ve pazar büyüklüğü de mevcudumuzda daha fazla olur. O yüzden özellikle dost ve kardeş ülkelerimizle, bizimle birlikte bu alanda hareket eden ülkelerle bir araya geldiğimiz platformlarda siz kültür insanlarının gazetecilerin de uluslararası toplantılarda, bu ülkelerle ortak bir dayanışma kültürüne ulaşmak konusunda her birimizin lobi yapması lazım."
"Bu düzene karşı çıkan yeni platform yaklaşımları üretmemiz gerekiyor"
Büyükgümüş, tüm dünyadaki gazetecilerin ve kültür insanlarının bugün aynı sorundan, aynı sömürgeci bilgi ekonomisi anlayışından mustarip durumda olduğunu bildirdi.
Sosyal medya platformlarında Gazze ile ilgili bazı içeriklerin kaldırıldığını ve ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim döneminde sosyal medya hesabının askıya alındığını hatırlatan Büyükgümüş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Amerikan Başkanı da olsanız, aktivist de olsanız, gazeteci de olsanız milletvekili de olsanız dijital ekonomilerin hoşuna gidecek sözleri söylediğinizde bu alanda bir karşılığınız var, değilse yok. O yüzden bu düzene her aşamada hukuki boyutlarıyla, siyasi boyutlarıyla, saha uygulamalarıyla karşı durmamız lazım. Türkiye'den de dost ve kardeş ülkelerimizden de bu düzene karşı çıkan yeni platform yaklaşımları üretmemiz gerekiyor. Bir gönüllüsü olarak çalıştığım NSosyal girişiminin bu anlamda çok saygıdeğer olduğuna inanıyorum. Sizlerin de katkılarıyla, buradaki tartışmaların da katkılarıyla bu gibi girişimleri geliştirerek çok daha adil, çok daha hesap verilebilirliği, şeffaflığı yüksek, pornografi kültüründen LGBT'ye kadar türlü sapkınlıkları içerisinde barındıran değil, insanların fikirlerini, duygularını çok daha sağlıklı bir platformda sergileyebildikleri bir düzen üretmemiz lazım. Aksi halde kalplerin, zihinlerin, siyasetin, kültürün, insana dair ne varsa toplumun, demokrasinin tamamının ifsar olduğu, eridiği, zeminin, manasının yok olduğu bir düzenle karşı karşıya kalırsın. Bu yaşananlar bize gösteriyor ki sadece bireysel değil, sadece Türkiye olarak değil, burada küresel bir harekete bizim öncülük etmemiz lazım."
"Bu trol zihniyetinin yok olması için elimizden gelen çabayı ortaya koymalıyız"
İstanbul merkezli yolsuzluk soruşturmaları ve CHP'de parti içerisinde yaşanan son tartışmalara da değinen Büyükgümüş, "Bu sürecin hiçbir boyutu bizi ilgilendirmiyor. Milletimizin de bizim de böyle bir gündemimiz yok. İçlerindeki rant mücadelesi, koltuk mücadelesi ve kamu kaynaklarını kullanarak heva ve heveslerini tatmin etme çabaları kendilerini ilgilendiriyor." değerlendirmesinde bulundu.
CHP içinde tarafların birbirini "dijital trol orduları" kurmakla itham ettiğini anlatan Büyükgümüş, "Parti içerisinde yaptıkları rant, koltuk mücadelesini ve bunu gerçekleştirmek, Türkiye'de siyaseti esir almak için trol zihinlerle bunları besleyerek, dijital algoritmalar oluşturarak insanların beğenilerini, düşüncelerini, fikirlerini, kalplerini hedef alırlarsa o zaman onda ne demokrasi kalır, ne siyaset kalır. Ne de bütün bu alanlar ülkenin geleceği için bir düzen fikri oluşturmaktan bir gelecek perspektifi oluşturmaktan uzak kalır. O yüzden buradan da ifade ediyoruz ki ortaya dökülen bu pislikler, ortaya saçılan bu yanlış düzen hepimiz için bütün bu yaklaşımları yeniden gözden geçirmemiz bakımından önemli bir işaret sunuyor." ifadelerini kullandı.
Bunun kuvvetle karşısında durulması gerektiğini ifade eden Büyükgümüş, "O yüzden gerek basın camiasında, gerek siyasette, gerek kültür ve ticaret hayatında bu trol zihniyetinin yok olması için her birimiz elimizden gelen çabayı ortaya koymalıyız." dedi.
Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki ise sempozyuma ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, dijital medyanın faydaları kadar sorunlarının da olduğunu söyledi.
Türkiye Basın Federasyonu Genel Başkanı ve Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan da dijital medyanın yaygınlaşmasıyla telif hakları sorunlarının karmaşıklaştığını ve reklam gelirlerinin büyük ölçüde dijital platformlara yöneldiğini belirterek, bu mecralara yönelik yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini kaydetti.
Konuşmaların ardından sempozyum, uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirildi.