Ilk turda seçilecek
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nureddin Nebati A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün’ün sorularını yanıtladı.
AK Parti adayının 10 Ağustos’ta seçileceğini söyleyen Nebati, "AK Parti adayı en az yüzde 54 oy alır" derken çatı adayı arayışının da sonuç vermeyeceğini söyledi. Merkez Bankası’nın faiz açıklamasını eleştiren Nebati, faizin 1. 25 oranında düşmesi gerektiğini kaydederek, Merkez Bankası’na, "istifadan ziyade ekonomik beklentilere uygun hareket etme" çağrısında bulundu..
AK PARTİ İLK TURDA SEÇİLECEKTİR
Çatı aday ile ilgili bir çalışmanın şu anda bir sonuç vermesi beklenemez, zira isim belli değil. Bu çıkarılacak olan ismin, CHP tabanı tarafından kabul edilip edilmeyeceği ya da MHP tarafından kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin herhangi bir veri yok elimizde. Liderlerin kendi aralarında uzlaşarak çıkaracakları bir adayın taban tarafından kabul edileceğine ilişkin bir kayıt söz konusu olamaz. Yerel seçimlerde, ufak seçim bölgelerinde, seçim çevrelerinde zaman zaman kendi aralarında paslaşmalar yaptıkları doğru ama yaptıkları paslaşmalarda seçmen kitlesinin tamamen bir yerden bir yere aktığına ilişkin bir veri yok. Sonuçta o anlamda çıkacak olan adayın Türkiye’deki diğer partilerin tabanları tarafından kabul edilecek bir aday olması gerekiyor. Yüzde yüz böyle bir aday olması da söz konusu olamaz. AK Parti’nin çıkaracağı adayın S- 54 -55, hatta daha üstünde bir oyla ilk turda kazanacağına ilişkin beklentilerimiz yüksek.
FAİZ ORANLARI 1-2 PUAN İNMELİYDİ
Merkez Bankası’nın bağımsızlığı söz konusu edilemez zira Sayın Başbakanımız çok uzun süredir faiz oranları ile ilgili beklentilerin düşük olması gerektiğini ve dünyada pek çok ülkenin düşük hatta eksi faiz oranları ile kendisini idame ettirebileceğini ifade ediyor. Buna rağmen Merkez Bankası son toplantısında 0,50 puanlık bir düşüşe izin verdi. Bu piyasalardaki beklentilerin oldukça altındaydı. 1,25’in en azından satın alınabilir bir puan olduğuna ilişkin reel sektörde bir beklenti var. Düşüş 1,25 olsaydı piyasa bunu çok makul bir biçimde karşılar ve önümüzdeki dönemlerde de bu oranların biraz daha düşmesi ile ilgili de beklentilerin zamana yayılması konusunda yardımcı olabilirdi. Kendisinin tamamen uhdesinde olan bir durum. Dolayısıyla Merkez Bankası’nın istifadan ziyade Türkiye’deki reel ekonomik çevrelerin beklentilerine uygun hareket etme zorunluluğu var.