Kurun partinizi çikin meydana
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu ülkede siz okullar, dershaneler, üniversiteler açtınız. Bunları hep bu iktidar sayesinde yapmadınız mı be. Elinize dilinize dursun. Eğer imkanınız varsa kurun partinizi çıkın meydana. Türkiye’den kaçan efendiniz de gelsin, o da partinin başına geçsin, siyaseti böyle yapın" dedi.
Erdoğan, Özay Gönlüm Meydanı’nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, belediyeciliğin AK Parti’nin işi olduğunu söyledi.
Kimsenin endişe duymaması gerektiğini dile getiren Erdoğan, Denizli’nin 1 Nisan’dan itibaren Osman Zolan kardeşiyle daha başka olacağını belirtti.
Erdoğan, tüm mülki sınırların belediye sınırları olacağını, ilçelerin daha güçlü hale geleceğini ifade ederek, imkanların ilçelere farklı dağıtılacağını kaydetti.
"Artık köyler yok, artık mahalle var. Beldeler de mahalle" diyen Erdoğan, tüm imkanların, altyapı, üstyapı, itfaiye, su, içme suyu, kanalizasyon ve jeotermal kaynaklarıyla her şeyiyle farklı bir Denizli’nin olacağını anlattı.
Erdoğan, turizmde Pamukkale’nin patlama yapacağını, mevcut otellerin yetmeyeceğine dikkati çekerek, yeni otellerle Denizli’nin çok daha farklı bir çekim alanı olacağını söyledi.
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Biz bu aşkla yürürken birileri geliyor, bize komplo düzenliyor. Bu komplonun arkasında neresi var? Pensilvanya’daki bir zat var. Pensilvanya’da ki bir zat var, 17 Aralık komplosunun fikir babası o, kasetler oradan çıkıyor, montajlar oradan çıkıyor. Bunlarda zerre kadar itikadi noktada da düşünme yok. Sevgili Peygamberimizi Miraç’tan indirip kamyonete bindirip o şekilde arkasından gidiyorlar kendi televizyonlarında. Böyle bir şey olabilir mi? Çıkmış beddualar yapıyor. Bırakın bir Müslümanı, bizim değerlerimizde, bizim inancımızda bir Müslüman Müslümana değil, herhangi bir insana dahi beddua etmez. Bedduaya lanet, duaya davet. Biz buradayız."
Savaş Ay’ın röportajı
Merhum gazeteci Savaş Ay’ın bir röportaj yaptığına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
"O zaman Türkiye’de, daha kaçmamıştı Amerika’ya. Pensilvanya’ya daha kaçmamıştı, Türkiye’deydi. O yaptıkları röportajda Savaş Ay’a diyor ki ’Cebrail Türkiye’de parti kursa desteklemem’. Çok enteresan. Bu kadar kibir, şuursuzca maalesef gördüğünüz gibi farklı sınırları zorlayan ifadeler. Neden? Güya siyasete karşıymışlar da onun için. Bu zat çıkmış, Türkiye’de hükümet devirmeye, Türkiye’de fitne üretmeye çalışıyor. Bunlarda yalan var, bunlarda takiye var, bunlarda iftira var, bunlarda fitne var, bunlarda fesat var. Biz bütün bu olanlara karşı ne diyoruz? ’Ya sabır’ diyoruz. Evinize bazı ablalar gelebilir, abiler gelebilir. Bunlara ne deyin biliyor musunuz? ’Biz halimizden memnunuz. Biz halimizden memnunuz’ deyin."
"Ülkemiz vagondu, şimdi lokomotif oldu"
Bu ülkede çok ızdırap çektiklerini, kızları başörtülü olarak okullara gönderemediklerini ama şimdi gönderebildiklerini vurgulayan Erdoğan, "Onlara şunu deyin; ’Sen gidebiliyor muydun?’ Devlet dairelerine bizim kızlarımız başörtülü olarak giremiyordu. Ama şimdi giriyor. Bizim ülkemiz vagondu vagon, şimdi lokomotif oldu. Buna mı karşısınız? Bu ülkede siz okullar açtınız, dershaneler açtınız, üniversiteler açtınız. Bunları hep bu iktidar sayesinde yapmadınız mı be. Elinize dilinize dursun. ’Eğer imkanınız varsa kurun partinizi çıkın meydana’ deyin. Türkiye’den kaçan efendiniz de gelsin, o da partinin başına geçsin, siyaseti böyle yapın" diye konuştu.
"Bu ülkenin ulusal güvenliğini tehdide yönelik hiçbir adıma milletçe biz müsaade etmeyeceğiz’ deyin ve uğurlayın" ifadeleri kullanan Erdoğan, vatandaşların bunu yapacağına inandığını kaydetti.
Bilenlerin bilmeyenlere bunları anlatmasını isteyen Erdoğan, seçimlere 29 gün kaldığını, onun için gece gündüz demeden kapı kapı dolaşacaklarını anlattı.
"Üç kafadarlar bütün dünyayı kendilerine güldürdüler"
Erdoğan, Denizli’de sandıkların bambaşka aydınlanacağına, AK Parti’nin ampulüyle aydınlanacağına inandığını dile getirerek, "Bunların yanında bir de MHP var. Susarak, saklanarak, gizlenerek, etliye sütlüye karışmadan, daha önce ’okyanus ötesi’ der verir veriştirirdi ama şimdi okyanus ötesini göremiyor, kaybetti. Adresi kaybetti. 17 Aralık’ta vazife yükleniyor. Bu üç kafadarlar şu anda bütün dünyayı kendilerine güldürdüler, güldürüyorlar. ’Şu hükümeti bir devirelim de bir yıpratalım’ dediler telef olup gittiler. Bunların ciddiye alınacak bir tarafı yok. Bunlar cürümleri kadar bile yer yakamazlar. Onu bile beceremezler" ifadelerini kullandı.
"Bunlar yönetmeyi bilmezler"
Başbakan Erdoğan, "İnanın, MHP biliyorsunuz bir iktidar oldu, iktidar değil de hükümet oldu. Kiminle? Merhum Ecevit ile beraber. Ne kadar kaldı? 3,5 sene kaldı. Sorun şimdi şu MHP’lilere, siz bu ülkede hükümet olmadınız mı? Peki 3,5 sene olunca niye bırakıp kaçtınız? Niye 5 seneyi doldurmadınız? O zaman 5 seneydi. Niye 5 seneyi doldurmadınız? Çünkü bunlar yönetmeyi bilmezler. Bunlar hükümet edemezler" diye konuştu.
"Bunların tezgahı bozuk"
AK Parti’nin 11 yıldır bu ülkeyi yönettiğini anımsatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Denizli’nin güzel bir sözü var. Bu konuşmayı hazırlarken, onu hatırladım. Burada onu yine hatırlatacağım. Siz onu çok iyi bilirsiniz. Düzgün kurulan tezgah, düzgün bez dokur. Öyle mi? Bunların tezgahı bozuk. Oradan tabii ki düzgün ürün çıkmaz. İşte bunlar tezgahı düzgün kuramadılar. Kasetle, montajla, ananasla, tesbihle kurulan tezgah buraya kadar. Biz bunlarla vaktimizi heba etmeyeceğiz. Biz bunların tuzaklarına düşmeyeceğiz. Bunların gündemlerine takılıp kalmayacağız. Bu 3 kafadarı komedi filmi izler gibi izleyecek, gülecek ama yolumuza devam edeceğiz."
Erdoğan, partisinin Özay Gönlüm Meydanı’nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, Denizli’de CHP, MHP ve "paralel yapılanmaya" gönül vermiş kişiler bulunduğunu belirterek, kendisinin de baba olduğu, 2 kız ve 2 oğlan, 4 evladı bulunduğunu söyledi.
"Gençler sizler de özellikle bunu bilin. Ben diyorum ki bunların dershanelerinden çocuklarınızı çekin alın. Bunların okullarına gidiyorsa alın" diyen Erdoğan, "Devlet okulları size yeter. Bunlar sülük gibi emdiler. Ama sülük bunlardan faziletlidir. Sülük kirli kanı emer. Bunlar temiz kanımızı emdiler" diye konuştu.
Bu nedenle vatandaşlardan çocuklarını bu okullardan ve dershanelerden almasını isteyen Erdoğan, geceleri kendisi, eşi, çocukları ve tüm iktidarıyla ilgili beddua seansları düzenlendiğini dile getirdi.
"Bu olur mu? Bunlar bunu da yaptılar" diye konuşan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birileri eğer ’hayır’ diyorsa hemen yurtlarından attılar. Bunların her şeyi sömürü üzerine. Onun için bu oyunu hep beraber bozacağız. Gençler beraber bozacağız, hanım kardeşlerim beraber bozacağız, beyler beraber bozacağız. Bunların hazırladıkları tuzak kendi başlarına dönecek, inşallah. Bumerang gibi onları dönüp vuracak. Bu paralel yapı eliyle bunların yargı ve emniyete sızmış uzantılarıyla maalesef Türkiye’de bir dava dosyası bahane edilerek, 3 bin kişi, 3 yıldan fazla sürede, birbiriyle alakası, fikir birliği olmayan, dünya görüşleri çok farklı insanların telefonları izlendi."
Bir Başbakan olarak kendisinin telefonlarının dinlenmesinin yasak olduğunu dile getiren Erdoğan, ama kendisinin telefonlarının da dinlediğini ifade etti.
Ortam dinlemesi yapıldığını, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, askerlerin, milletvekilleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın da dinlendiğini aktaran Erdoğan, "Dinleyemezsin yasal olarak ama bunlarda yasa dinlemek diye birşey yok. Maalesef bu denli ileri gittiler. İşte şimdi yakalandılar. Şimdi bunların inlerine gireceğiz, inlerine. Herşey yavaş yavaş biraz zaman alacak ama inşallah bu izi sürüyoruz. Evelallah 30 Mart’ta alacağımız oylarla birlikte çok daha farklı bir dönem başlayacak. Onun için sizden gayret istiyorum" diye konuştu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız’ın Rusya, İran, Kuzey Irak ile enerji, doğalgaz gibi önemli konularla ilgili görüşmeler gerçekleştireceğini kaydeden Erdoğan, bu konuların son derece stratejik olduğunu ifade etti.
Yıldız’ın tahkim davalarıyla ilgili görüşmeler yaptığını dile getiren Erdoğan, bunu konuşmaları da dinlediklerini söyledi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin ekonomi bakanları, muhattapları ve herkesle görüşebileceğine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ama şimdi bu paralel yapı ne aldı ne verdi. Yahu ne aldı ne verdi var mı? Türkiye ne aldı ne verdi? Onu konuşacağız. Ama onu konuşurken bunlar ona hemen montajı yapar. O montajla beraber damgayı vurur. Çünkü bunlarda izan yok. Eskiden bize tasavvufda birşey öğretirlerdi. ’Edep yahu’ diye. Bunlarda böyle birşey yok. Onun için biz yolumuza emin adımlarla gideceğiz, gayretle gideceğiz. Onlar ne derlerse desinler. Abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan şüphemiz olsun. Yola böyle devam edeceğiz."
"Bu ülkede kim taş üstüne taş koyuyorsa onu dinlemeye aldılar"
Denizli’ye 8 katrilyon yatırım yaptıklarını anlatan Erdoğan, bunları Türkiye’nin elini zayıflatmak ve ülkenin pazarlık gücünü ortadan kaldırmak için yaptıklarını anlattı.
Erdoğan, "Sayın Zorlu, seni de dinlediler di mi? Gazetelerde resmini gördüm. 17 Aralık mağduru. Bu ülkede kim taş üstüne taş koyuyorsa onu dinlemeye aldılar. Niye dinlemeye aldılar biliyor musunuz? Olur ki yarın onu haraca bağlamak gerekebilir. İşadamı ise. Bak şuraya şunu yap vermezsen, ha kumpas. Kasetler burada. Böylece bir çok iş adamını kenara köşeye sıkıştırdılar" diye konuştu.
İstanbul’a senede 100 milyon yolcu kapasiteli 3. havalimanını yaptıracaklarını hatırlatan Erdoğan, havalimanının 46 milyar dolara mal olacağını, ceplerinden bir kuruş çıkmayacağını, buranın 20 yıl süreyle işletileceğini söyledi.
İhaleleri alan firmaların tehdit edildiğini, dinlendiğini ve onlara da kumpas kurulduğunu bildiren Erdoğan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 2,5 milyar dolara mal olacağını ifade etti.
Şu anda 250 metrelik kulelerin yükseldiğini anlatan Erdoğan, buranın 4 gidiş 4 geliş olduğunu ortadan da tren geçeğini belirtti.
Köprünün yapan firmalar tarafından 20 yıl işletileceğini bildiren Erdoğan, "Bu adamları kalktılar hepsini dinlediler. Bunları hemen yargıya ilettiler. İnsaf ya insaf. Olabilir mi böyle birşey? Daha Kanal İstanbul ihalesi yapılmadı, Kanal İstanbul’un önünü kesmeye çalıştılar" dedi.
Marmaray’ın da önünü kestiklerini bu nedenle 4 yıl gecikme yaşandığını aktaran Erdoğan, şimdi Marmaray’ın sadece İstanbulluların değil dünyanın göz bebeği olduğunu belirtti.
Boğazın 62 metre derinliğinde olan Marmaray’ın, geçen gün İstanbul’da sis olduğunda günde 300 bin taşıdığını ifade eden Erdoğan, Marmaray’ın biraz daha güneyinden bir tüp geçit daha yapacaklarını oradan da otomobillerin geçeğini söyledi.
Marmaray’dan trenlerin, güneyindense otomobillerin geçeceğinin altını çizen Erdoğan, "Bunları biz yaparız. Bunları CHP zihniyeti yapamaz. MHP yapamaz. Bunlar, bugüne kadar cumhuriyet tarihinde araştırın, sorun ’kaç tane tünel yaptınız’ deyin. Bulamazsınız. Ama biz bakın şu kara yollarında onlarca tünel yaptık. Dağları deliyoruz dağları" diye konuştu.