Yükleniyor...

Tek basina iktidara en yakin biziz

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) AK Parti’nin seçim şarkısı "Haydi Bismillah"ın kullanımını yasaklamasına ilişkin, " Kardeşim biz ’bismillah’ demişiz, sen de ’vira bismillah’ de. CHP de ’vira bismillah’ deseydi. Ne olurdu, güzel olurdu, üstelik memnun olurduk" dedi.

Şahin, partisinin Karabük İl Başkanlığınca bir düğün salonunda düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, CHP’li bir milletvekilinin başvurusuyla YSK’nın, AK Parti’nin seçim şarkısını içinde "bismillah" ifadesi olduğu için yasakladığını hatırlattı.

1994 yılında kendisinin Fatih Belediyesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ında aynı seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayı olduğunu ve o dönem seçim müziği olarak Erkin Koray’ın "Fesuphanallah" şarkısını kullandıklarını anlatan Şahin, şöyle devam etti:

"Şarkıda, ’Arkası gelmez dertlerimin bıktım illallah, biri biterken öbürü de başlar vermesin Allah, böyle gelmiş böyle gidecek korkarım vallah, yok mu çaresi dostlar fesuphanallah sözleri’ geçiyor. Bakın illallah, Allah, vallah ve fesuphanallah geçiyor. Bu şarkıyı biz seçim boyunca çaldık, başka partiler daha sonraki dönemlerde de bu şarkıyı kullandı. ’Bu şarkıda dini ifadeler geçiyor, yasaklayalım’ diye kimsenin aklından geçmedi. YSK da böyle bir teşebbüste bulunmadı."

Şahin, sanatçıların bir araya gelerek söz konusu şarkıyı yaptıklarını, bunun kendileri tarafından ısmarlanmadığını aktararak "Yahu sanata ve sanatçıya saygı göstermek lazım. Böyle bir eser ortaya koymuşlar, biz de bunu beğendik ve kamuoyuyla paylaştık. Bu hayatın bir parçasıdır, siyasi partisi olmaz. Her siyasi partiden insan besmeleyi kullanır. Kardeşim biz ’bismillah’ demişiz, sen de ’vira bismillah’ de. CHP de ’vira bismillah’ deseydi. Ne olurdu, güzel olurdu, üstelik memnun olurduk" diye konuştu. 

"Demirtaş, bakalım günahların affolacak mı?"

 HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın "AK Parti’ye tavsiyem ’bismillahlı değil, tövbe estağfirullahlı seçim kampanyası yapsalar daha yerinde olur" dediğini dile getiren Şahin, "Şimdi buradan çağrıda bulunuyorum. 6-7 Ekim olaylarında milleti sokağa davet edip 50 kişinin hayatını kaybetmesinin baş müsebbibi Demirtaş, sen  ’tövbe estağfurullah’ de bakalım günahların affolacak mı? 50 kişi hayatını kaybetti, çoğu da Kürt vatandaşlarımızdı" ifadesini kullandı.

Şahin, Yasin Börü’nün Diyarbakır’da 6-7 Ekim 2014’te gerçekleştirilen izinsiz gösterilerde yoksul ailelere kurban eti paketlerini dağıtırken katledildiğini hatırlatarak şöyle devam etti:

"Bunun sorumlusu Demirtaş sensin. ’Tövbe estağfirullah’ sen de ve kaldı ki biz hem ’bismillah’ deriz hem de ’tövbe estağfurullah’ deriz. Çünkü sevgili Peygamberimiz bize tavsiye etmiştir. Kendisi de sürekli olarak ’tövbe estağfirullah’ der. İnsanların zaman zaman hataları olabilir. ’Tövbe estağfirullah’ da ’bismillah’ da diyebilir. O nedenle bunların üzerinden siyaset yapılmasını son derece yakışıksız görüyorum. "

YSK’nın başkanı ve üyelerini tanıdığını vurgulayan Şahin, "Sayın başkan, ben Adalet Bakanıyken müsteşar yardımcımdı. Böyle bir kararı çok incelemeden verdiklerini düşünüyorum. Doğrusu iyi niyetli düşünüyorum. Yasaklanan her şeye rağbet olur. Yasaklanan her şey ilgi odağı haline gelir. Acaba yasakla ’besmeleye ilgi artsın diye mi böyle bir karar verdiler’ diye içimden de geçiriyorum. Böyle bir kararı verirken hangi gerekçeye dayandıkları konusunda doğrusu birtakım tereddütlerim var. Çünkü bu, bizim hayatımızın bir parçası" değerlendirmesinde bulundu,

"Başbakanlık gibi hiçbir amacım yok"

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin milletvekili adaylığı karşısında "Mehmet Ali Şahin Karabük’ten milletvekili adayı oldu amacı Davutoğlu’nun yerine geçmek ve Başbakan olmak" dediğini işaret eden Şahin, şöyle konuştu:

"Benim genel başkanlık ve de başbakanlık gibi hiçbir amacım ve hedefim yok. Kaldı ki Ahmet Davutoğlu şu anda AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan olarak koltuğunu fazlasıyla dolduran, bu göreve layık olan ve Türkiye’nin bu zor döneminde sorumluluğunu üstlenmiş bir hocamızdır. Benden birkaç gömlek üstündür, her bakımdan. Ben onun sadece yardımcısı olmaktan şeref ve onur duyarım."

Şahin, 1 Kasım Milletvekili Genel Seçimi’nde genel seçimlerinde iki ihtimal olduğunu vurgulayarak "Ya yeniden koalisyon ya da tek başına bir siyasi partinin iktidarı çıkacak. Biz siyasi ve ekonomik istikrar için bir siyasi partinin tek başına iktidar olmasının doğru olduğunu düşünüyoruz. Milletimiz tek başına iktidar çıkaracak anlayışla sandığa gitmelidir. Bakılsın partilere hangisinin tek başına iktidara gelme ihtimali var, bunu değerlendirsin. Bizim 18 eksiğimiz var. CHP’nin 150, MHP’nin ise 200’e yakın. Var mı böyle ihtimalleri? En yakın biziz" ifadesini kullandı.

Yenice İlçe Başkanlığı programı

Şahin, Yenice İlçe Başkanlığı tarafından Celal Hatıl Parkı’ndaki bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, 7 Haziran seçiminin ardından yaşanan koalisyon çalışmalarını anlattı.

Ülke hükümetsiz kalmasın diye samimi koalisyon görüşmeleri yaptıklarını aktaran Şahin, "Kendilerine teklif getirmiş olduğumuz siyasi partiler, seçimden önce söylemiş oldukları sözlerin altında kaldılar. CHP seçimler de ’Alkışlayın bunlar gitsinler’ dedi ama gitmedik. Tek başına iktidar imkanı vermedi bu millet ama ilk sorumluluğu yine AK Parti’ye verdi. Koalisyon kurulacaksa senin başkanlığında olacak dedi" diye konuştu. 

"Amaç koalisyon kurmak değil, işi yokuşa sürmek"

"MHP ile de koalisyon kurulabilirdi ama daha seçim günü akşam Sayın Devlet Bahçeli kapıları kapattı. Her şeye hayır diyen bir genel başkan" ifadesini kullanan Şahin, şöyle devam etti:

"Sayın Genel Başkanımız görüşmeye gitti, önüne 4 tane şart koydu. ’Bunları kabule edersiniz koalisyon kurarız’ dedi. Şartlarından biri Anayasanın ilk 4 maddesi değişmeyecek. Bizim değiştirme gibi bir isteğimiz bile yoktu. Amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dönmek. Amaç koalisyon kurmak değil, işi yokuşa sürmek."

"Cumhurbaşkanı nerede nasıl konuşacağını bilir"

"Cumhurbaşkanı çok konuşmasın" da dediklerini belirten Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:

"Cumhurbaşkanının nerede ne konuşacağına biz mi karar vereceğiz. AK Parti olarak Cumhurbaşkanına biz mi talimat vereceğiz, ’Şurada şunu konuşsun’ diye. ’Cumhurbaşkanı her şeye karışmasın’, Sayın Bahçeli sana ne. Sayın Cumhurbaşkanı nerede nasıl konuşacağını bilir. Cumhurbaşkanı halka karşı sorumlu biridir ve kendisini halk seçmiştir. Konuşacak Cumhurbaşkanı, müdahalede edecek. Eğer halkın çözümleri konusunda bir sorun görmüşse onunla ilgili görüşlerini ifade edecek ve hükümete bunun çözümü için düşüncelerini aktaracak. Efendim ’Cumhurbaşkanı konuşmasın’ diye bize koalisyon şartı sürüyor. Cumhurbaşkanı, AK Parti olarak bizim memurumuz mu? Cumhurbaşkanına, AK Parti talimat verecek, ’Şöyle et, böyle et’ böyle bir şart olur mu? ’Koalisyon önerisinde bulunduk ama AK Parti kabul etmedi’ diyorlar. Bu siyasi partilerle bir koalisyon kurmak mümkün olmadı."

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.