Yükleniyor...

Tezgahlari bu millet ve bu milletin iktidari bozar

 

Müezzinoğlu, Uzunköprü ilçesinde AK Parti Uzunköprü Teşkilatı’nca düzenlenen "AK Parti Uzunköprü-Meriç-Havsa Danışma Kurulu" toplantısında, dün 10 Ocak’ın Çalışan Gazeteciler Günü olduğunu hatırlatarak, basın mensuplarını kutladı.

Müezzinoğlu, gazetecilerin ülkenin ve milletin geleceği adına önemli sorumlulukları olduğunu belirterek vicdanlarının sesi ile ülkelerine ve milletlerine hizmet etmelerini diledi. 

17 Aralık’ta yeni bir iftira kampanyası ve yeni bir senaryonun başlatıldığını söyleyen Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"Bu millet bu senaryoyu ezberledi artık. Bu milletin üzerinden bu senaryo dün ya da yalnızca bugün geçmedi. 1960’ta rahmetli Adnan Menderes’i, Zorlu’yu, Polatkan’ı idam ederlerken de aynı dertti. ’Bu millet anlamaz, bu millet bilmez, bu millet cahil, bu millet hak etmiyor... Ben rahat yaşamalıyım, elim milletin cebinde olmalı, bir taraftan milletin ümüğünü sıkmalıyım, bir taraftan da milletin cebinden hortumlamalıyım’ dediler. ’Buna itiraz eden Menderes ise onu da asarım. Buna itiraz eden Özal ise onun da canını okurum. Buna itiraz eden rahmetli Erbakan ise onu da buram buram terletirim. Buna itiraz eden Recep Tayyip Erdoğan’sa ona da tuzaklar kurarım’ diyen bir anlayıştır bu."

"Halk Bankası’nı çökertirsen ona ’dur’ deriz"

Senaryolarla millete ve milli iradeye ihanet edildiğini anlatan Müezzinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu sandığa haksızlıktır. Yoksa kimsenin hırsızı yakalamana, kimsenin hırsızdan hesap sormana, kimsenin yanlış yapanın hesabını görmene diyeceği yok. Ama Halk Bankası’nı çökertirsen ona ’dur’ deriz. Halk Bankası’nda o işlemlerde, o hesaplarda milletin hak ve hukukunu korumayan, birilerine peşkeş çekilen bir hadise varsa ona da ’Yanlış yaptın, bedelini öde’ deriz.

Bir belediye ruhsat verdi. Ne ruhsatı verdi? Otel ruhsatı verdi. Belediye başka ne iş yapar, inşaat ruhsatı verir. Sen imar komisyonu başkanı mısın? Sen inşaat mühendisi misin? Ey savcı kardeşim, biri bütün bunlarda rüşvet aldıysa, belgeni koyarsın gerekeni yaparsın. Ama bir bakıyorsunuz ki, bir taraftan Halk Bankası, bir taraftan TOKİ, bir taraftan belediye, aynı çuvala dolduruyor. Kimler olduğu belli değil. Ne olduğu belli değil. Bugün hala bildiğimiz tek şey var sayın savcımız, Dubai’de tatil yapıyor. Bu ülkenin kaderiyle birileri çelik çomak oynar gibi oynayamaz. Buna da bu milletin iktidarı müsaade etmez. Hukuksa başımızın üstünde yeri var, ama tezgahsa o tezgahları bu millet ve bu milletin iktidarı bozar."

"Görev zararının bedelini millet ödüyordu"

Müezzinoğlu, 2013’te Halk Bankası’nın değerinin 25 milyon dolara ulaştığını söyledi.

İngiltere, Londra, Almanya ve dünyadaki bütün gelişmiş bankalarla yarışabilen bir Halk Bankası’nın olması gerektiğini aktaran Müezzinoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Halk Bankası Kuzey Irak’tan Türkiye’ye petrol gelişinin formüllerini buldu. Halk Bankası, dünya ekonomi piyasasında bazı bankaların ekonomik verilerini bozdu, bunu Türkiye’nin ve Halk Bankası’nın lehine kullandı. Halk Bankası bunları Türkiye adına kendi lehine çekti. 25 milyar dolarlık Halk Bankası’nın tek bir mudisi, bakın tek bir mudisinden  kredi dönüşümünde ’Kredi dönüşümünü sağlamayamadı, birine şu kadar krediyi peşkeş çekti, bu krediler bankadan birilerine aktarıldı, burada yolsuzluk yapıldı’ diye tek bir cümle hiç kimse yada hiç kimse buna Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu da dahi asla bir cümle söyleyemiyor.

Halbuki Halk Bankası daha önce görev zararı diyerek, milyarlarca dolarlık görev zararı yazıyordu, bu görev zararının bedelini millet ödüyordu. Küçük esnaf ödüyordu. Bunu telafi etmek için faiz oranlarını yükseltiyorlardı. Peki 2013’te Halk Bankası vatandaşa verdiği faizlerin ortalamasını kaça indirmişti. Yüzde 5’lere indirmişti. Kriz üretenler Halk Bankası’nın faizlerini yüzde 13’le yükselttiler. Bedeli millet ödedi."

Hesabın milletin iktidarını zedelemek, milletin cebindeki elleri güçlendirmek olduğunu kaydeden Müezzinoğlu şöyle konuştu:

"Faizleri yüzde 39’lardan aldık. Halkbankası’ndaki faizler yüzde 48’lerdeydi. Bunu düşünürken milletin iktidarı faizcileri mi, yoksa milleti mi düşünüyor. Yüzde 5’lerdeki faizlerde millet geleceğe dair planlar yapıyordu.

Kılıçdaroğlu, ’daha büyük yolsuzluk dosyaları gelecek diyor’. Ey Kılıçdaroğlu, bu yolsuzluk dosyalarını planlayan sen misin? Bu belgeleri üreten sen misin? Bazı büyükelciliklere giderek bu senaryoları yapan sen misin? Yurt dışına bazı ülkelere giderek, Türkiye’nin bankaları çökerten stratejileri hazırlayan sen misin? Bugün savcıların, emniyetin, bunca yıllık iktidarın bilmediğini sen biliyorsan burada bir tuzak, tezgah, oyun var. Peki oyun ne? Ekonomiyi ve istikrarı bozmak. İstikrar milletin ve sandığın istikrarıdır."

Müezzinoğlu, konuşmasının ardından Keşan ilçesine hareket etti.

AK Parti Keşan İlçe Teşkilatınca kültür merkezinde düzenlenen "AK Parti Keşan-Enez-İpsala Danışma Kurulu Toplantısı"na katılan Müezzinoğlu, burada yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’yi milletin partisi olarak kurduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan’ın, kuruluş aşamasında AK Parti’nin milletin ortak değerlerinin, hedeflerinin ve hayallerinin partisi olduğunu belirttiğini anımsatan Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"Bu partiyi kurarken güç odaklarına, medyaya, sermayeye güvenerek kurmadık. Biz bu partiyi cemaatlere de güvenerek kurmadık. Ülke, millet adına doğru yaptığımıza inanan kim varsa onunla yürümek, ülkeye hizmet etmek görevimizdir. Hem siyasi hem de milli görevimizdir ama ’ben milletten önceyim, beni ayrıcalıklı konuma getireceksin, benim ayrı özelliklerim var, ben şurada destek verdim, şurada şurada bunları isterim’ dersen... Milletin hak ve hukukunun önüne geçemezsin. Bize verilen milletin vekaletidir. Bu milletin vekaletine yanlış yapmadan inşallah Rabbim canımızı alsın.

Bu ülke, bu millet adına yapılanların hakkını, sonra da hesabını verebilmeyi Rabbim bize nasip etsin."

"Sandığın adaletine teslim olacağız"

Müezzinoğlu, 30 Mart akşamı masa başı adaletinin değil, sandığın adaletinin tecelli edeceğini söyledi.

Sandığın adaletine teslim olacaklarını vurgulayan Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

"Bu milletin vicdan, adalet terazisi hiç şaşmadı. Adnan Menderes’i idama götüren ’onların’ adaletiydi ama bugün hiç kimse, hiçbir vicdan demiyor ki ’Ya bu ülkenin Başbakanı’nı asanlar gerçekten adildi. O mahkemeler gerçekten adildi’ diyen bir vicdanı görebiliyor muyuz? O gün alkışlayanlar bugün ne diyor? ’Yanlış yapmışız’ diyor. Sizi gidi yanlışçılar sizi. Bile bile yapıyorsunuz. Göre göre yapıyorsunuz. Emir alıyorsunuz da yapıyorsunuz. Keşke aklınızı ve vicdanınızı kullanarak yapsanız, ne aklınız, ne vicdanınız asla buna müsaade etmez ama dediğim gibi senaryolarla, kasetlerle gelirsen, yine senaryoların lideri olursun. Kasetlerin öncüsü olursun. Dosyaların taşıyıcısı olursun.

Milletin hak ve hukukunun koruyucusu olamazsın. ’Allah, bizleri milletin hak ve hukukunu koruyanlardan eylesin’ diyorum."

Bir CHP’linin "Cumhuriyet Halk Partisini ağzına alacaklar önce abdest almalıdır" dediğini anımsatan Müezzinoğlu, "Bir defa olsun, abdestli gezin. Bir defa olsun, bu millet adına abdest alın. Partiye abdest alarak girin. Zarar gelmez, korkmayın. Laiklik de elden gitmez. Laiklik o şekilde bozulmaz" ifadesini kullandı.

Yolsuzluklarla mücadele edeceklerini anlatan Müezzinoğlu, hukuku daha şeffaf hale getireceklerini dile getirdi.

Müezzinoğlu, konuşmasının ardından Keşan Devlet Hastanesindeki hastaları ziyaret etti. 

Hastane çıkışında 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü anısına fotoğraf çektiren Müezzinoğlu, Tekirdağ’a hareket etti.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.