Yükleniyor...

Türkiye ekonomisi yüzde 3,8 büyüdü

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yılın ikinci çeyreğine ilişkin gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. 

Buna göre, üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla, yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre, sabit fiyatlarla yüzde 3,8’lik artışla 32 milyar 93 milyon lira, cari fiyatlarla yüzde 12,6’lık artışla 481 milyar 735 milyon lira oldu. 

Tarım sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değeri, yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı çeyreğine göre, sabit fiyatlarla yüzde 6,7’lik artışla 2 milyar 357 milyon lira, cari fiyatlarla yüzde 20,3’lük artışla 30 milyar 369 milyon lira olarak gerçekleşti. 

Sanayi sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değeri, aynı dönemde sabit fiyatlarla 4,1’lik artışla 11 milyar 118 milyon lira, cari fiyatlarla yüzde 10’luk artışla 119 milyar 581 milyon lira oldu. 

Hizmet sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değeri, söz konusu dönemde sabit fiyatlarla yüzde 4,1 artarak 18 milyar 742 milyon liraya, cari fiyatlarla yüzde 11,2 yükselerek 273 milyar 826 milyon liraya çıktı.

Başbakan Yardımcısı Yılmaz’ın değerlendirmesi

Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yaptığı açıklamada, bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) rakamlarını değerlendirdi. 

GSYH’nin ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 3,8 ile beklentilerin üzerinde artış gösterdiğine dikkati çeken Yılmaz, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış büyüme hızında ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,3 artış gerçekleştiğinin altını çizdi.

Böylece Türkiye ekonomisinin 2009 yılı son çeyreğinden itibaren sürdürdüğü kesintisiz büyüme sürecine, 2015 yılı ikinci çeyreğinde de devam ettiğini belirten Yılmaz, "Dünya ekonomilerinde ABD, Çin, Hindistan hariç sınırlı büyüme hızları söz konusudur. Avro alanında birçok ülkede büyüme hızları ikinci çeyrek için bu seviyenin oldukça gerisindedir" ifadesini kullandı.

Yılmaz, inşaat dahil sanayi sektörünün katma değerinin söz konusu dönemde, olumsuz dış ekonomik koşullara rağmen yüzde 4,1 seviyesinde artış gösterdiğine işaret ederek, hizmetler sektörü katma değerinin ise ikinci çeyrekte yüzde 2,2 büyüdüğünü hatırlattı. 

Diğer yandan, tarım sektörü katma değerinde, baz etkisi ve olumlu hava koşulları sebebiyle bu sene ikinci çeyrekte, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,7 artış gerçekleştiğine dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:

"Yılın ilk çeyreğinde olduğu gibi yurtiçi talep kaynaklı büyüme söz konusudur. Otomotiv, beyaz eşya üretim satışları ile konut satışları yurtiçi üretim ve talebi destekleyen göstergeler olmuştur. 2015 yılı ikinci çeyreğinde toplam yurtiçi talep büyümeye 4,8 yüzde puan katkı yaparken, net dış talepteki daralma büyümeyi sınırlandırmıştır. Bu dönemde çevre ülkelerimizde yaşanan jeopolitik gelişmeler ve olumsuz ekonomik koşullar sonucunda, net dış talep büyümeye negatif 1,1 yüzde puan katkı yapmıştır. Finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalara rağmen, yılın ikinci çeyreğinde de büyüme özel sektör talebinin öncülüğünde gerçekleşmiştir. 2015 yılı ikinci çeyreğinde toplam kamu talebinin büyümeye katkısı 0,8 puan olurken, özel tüketim ve özel yatırım harcamalarının büyümeye katkısı ise 5,9 puan olmuştur. Özel sektör makine ve teçhizat yatırımları, 2014 yılı genelinde sergilediği negatif seyrin ardından, 2015 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15,5 seviyesinde güçlü bir artış göstererek büyümeye pozitif katkı sağlamıştır. Yatırımlarda gözlemlenen bu olumlu gelişme gelecekte oluşacak üretim ve ihracat kapasitesi bakımından da önem taşımakta, büyümenin kalitesini artırmaktadır."

"Ekonominin gösterdiği büyüme performansı iş gücüne de olumlu yansıdı"

Yılmaz, 2009 sonundan itibaren Türkiye ekonomisinin gösterdiği büyüme performansının iş gücü göstergelerine de olumlu yansıdığını ifade ederek, 2009 yılı Nisan ayından itibaren yaratılan ilave istihdamın 6 milyon 512 bin kişiye ulaştığını belirtti.

Son dönemde finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalara rağmen, Türkiye ekonomisinin beklentilerin üzerinde büyümeye ve istihdam yaratmaya devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, şunları kaydetti:

"2015 yılı ikinci çeyreğinde ise geçen yılın aynı dönemine göre 534 bin kişiye ilave istihdam sağlanmıştır. Yaratılan istihdama rağmen, artan iş gücüne katılım oranı sonucunda, 2015 yılı ikinci çeyreğinde işsizlik oranında geçen yılın aynı dönemine göre artış görülmüştür. Küresel konjonktürün dalgalı seyrine rağmen, kamu borç yükünde ve yapısında sağlanmış olan iyileşme ile finansal kesimin ve özel sektörün risklerinin iyi yönetimi, makroekonomik istikrarı desteklemeye devam etmiş ve Türkiye ekonomisi büyüme eğilimini sürdürmüştür."

Bakan Şimşek’in değerlendirmesi

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirdi.

Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde olumsuz konjonktüre rağmen beklenenin üzerinde yüzde 3,8 büyüdüğünü vurgulayan Şimşek, yılın ilk yarısında ise büyümenin 3,1 olarak gerçekleştiğini ifade etti. Bakan Şimşek, siyasi belirsizlik nedeniyle ertelenen yatırım, küresel finansal piyasalarda dalgalanma, artan jeopolitik gerginlikler ile AB’deki durgunluğun yılın ilk yarısında ekonomik büyümeyi sınırladığına değindi. Şimşek, şunları kaydetti:

"Olumsuz dış konjonktür nedeniyle net ihracat büyümeyi 2015 yılının ilk yarısında 1,2 puan aşağı çekmiştir; iç talebin büyümeye katkısı ise 4,4 puan olmuştur. Söz konusu katkının en önemli bileşeni 3,4 puan ile özel tüketim olmuştur.

Siyasi belirsizlikler ve olumsuz dış konjonktür nedeniyle büyümenin OVP’de öngörülen yüzde 4’ün altında kalması muhtemeldir. Ancak otomotiv, konut ve beyaz eşya gibi bazı temel sektörlerdeki güçlü satış trendi, ekonominin 3. çeyrekte ılımlı da olsa büyümeye devam edeceğini göstermektedir.

Son 13 yılda uygulamaya koyduğumuz yapısal reformlar sayesinde Türkiye ekonomisinin temelleri hala sağlamdır. Güçlü mali dengelerimiz, sağlıklı bankacılık ve dinamik özel sektörümüz ile artan istihdam bunun ispatıdır.

Hiç kuşku yok ki orta-uzun vadede sürdürülebilir yüksek büyüme patikasına geçebilmek için öncelikli yapısal reformları hızla uygulamaya koymalıyız. Bunun için de güçlü bir siyasi irade olmazsa olmaz koşuldur."

Bakan Zeybekci’nin değerlendirmesi

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yılın ikinci çeyreğinde yakalanan yüzde 3,8’lik büyümenin uzun yıllardır görülmeyen ölçüde zorlu bir küresel ekonomide başarıldığını belirtti.

Zeybekci, yaptığı açıklamada, 2. çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi.

Bakan Zeybekci, Türkiye’nin 2. çeyrekte yüzde 3,8 gibi dünyada çok az ülkenin ulaşabildiği bir büyüme oranını yakaladığına işaret ederek, ekonomideki büyümenin güçlü şekilde sürdüğünü vurguladı. Zeybekci, gayrisafi yurt içi hasıla büyümesinin ilk çeyrek için yüzde 2,3’ten yüzde 2,5’e revize edildiğine değindi.

Büyüme verilerinin beklentileriyle uyumlu olduğunu ifade eden Zeybekci, "Birinci çeyrekte yüzde 2,5 büyüyen ekonomimiz, o dönemde piyasaları şaşırttığı gibi 2. çeyrekte de yakaladığı ivme ile piyasaları şaşırttı. Piyasaların, küresel gelişmelerin etkisinde kalarak biraz daha kötümser şekilde resme baktığını düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

"Çeşitli defalar kamuoyunu bilgilendirici şekilde düzenlediğimiz toplantılarda beklentilerimizin 2. çeyrekten itibaren daha güçlü bir büyüme olduğunu belirtmiştik" diyen Zeybekci, büyümenin, yılın ilk yarısında iç piyasadaki tüketim kanalından desteklendiğini aktardı. Büyümenin bu yıl büyük ölçüde tüketimin olumlu katkısı ile yüksek çıkacağını dile getiren Zeybekci, "Nitekim 2. çeyrekte hanehalkı tüketim harcamalarının sabit fiyatlarla yüzde 5,6, kamu tüketim harcamalarının sabit fiyatlarla yüzde 7,2 arttığını görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin, küresel ekonominin 2. çeyrekteki yavaşlamasına rağmen büyüme hızını artırabildiğini vurgulan Zeybekci, şunları kaydetti:

"Kamuoyunun bilmesini isteriz ki yüzde 3,8’lik bir büyüme uzun yıllardır görülmeyen ölçüde zorlu bir küresel ekonomide başarılmıştır. Yanıbaşımızdaki en büyük ekonomik blok olan AB’nin ikinci çeyrek büyümesinin yüzde 0,4 olduğu, Çin’de sermaye piyasalarının sert bir deprem yaşadığı ve çevre ülkelerdeki siyasi gelişmelerin tüm bölge ekonomilerine olumsuz yansıdığı bir dönemde Türkiye, yüzde 3,8 gibi bir büyüme başarısı kaydetmiştir.

Hiç şüphesiz bu başarı, Türkiye ekonomisine güvenen iş dünyasından çiftçilerimize ve işçilerimize kadar, alın terini ortaya koyan 78 milyon halkımıza aittir.

İhracat küresel gelişmelerden dolayı, 2015 yılı başından itibaren büyümeye pozitif katkı sunamadı. Ancak önümüzdeki dönemde, ihracatın büyümeye katkı vermeye başlaması ile Türkiye’nin olması gereken yüzde 5’lerin üzerinde büyüme seviyesine doğru yöneleceğini söyleyebiliriz."

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.