Türkiye için bir kisi 75 milyon kisidir
Davutoğlu, JW Mariott Otel’de düzenlenen 6. Büyükelçiler Konferansı’nın ikinci gününde, yurtdışında saldırıya uğrayan, kaçırılan, yaralanan Türk vatandaşları ve hayatını kaybeden Türk vatandaşlarının yakınları ile kahvaltıda bir araya geldi. Katılımcılara, "Her birinizin hikayesi farklı" diyerek söze başlayan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Kiminiz zor şartlarda gayet vakur bir şekilde dirençle durduğunuz süreçlerde kötü niyetliler tarafından kaçırıldınız. Kiminiz saldırılarda en yakın arkadaşlarınızı kaybettiniz. Bizler canlarımızı, sevdiklerimizi, hayat boyu beraber olmayı ümit ettiğimiz ama olamadığımız, her biri canımızdan daha aziz kardeşlerimizi kaybettik. Kiminiz zor şartlarda mücadeleler vermek zorunda kaldınız. Herbirinizin hikayesi farklı ama benim sizde gördüğüm ortak değer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın büyük onuru ve her acıya karşı direnme kabiliyeti olan aziz milletimizin üstün meziyeti.
Bir de bizim tarafımızdan hikayenin dinlenmesi gereken kısmı var. Emin olun ki nerede bir saldırı, kaza olsa, haberimiz olduğunda hepimizin yüreğine bir ateş düşer. Aynen sizlerin ve yakınlarınızın yüreğine düştüğü gibi. Siz kurtuluncaya kadar, o vatandaşlarımız ülkelerine dönünceye kadar hepimiz bu acıyı, ızdırabı yaşarız ama en sevinçli anımız da kaçırılan vatandaşlarımızın ailelerine döndükleri ya da ben bizzat telefonla aradığımda onların sesini ilk kez duyduğum andır. Dışişleri Bakanı olarak milletimiz adına onurlu görevlerde bulunduk ama en fazla mutluluk hissettiğimz an evlerinden koparılan vatandaşlarımızın bizim de çabalarımızla, Allahın takdiriyle, kendilerinin direnç gücüyle ülkelerine döndüğü andır."
Bir saldırıda Türk vatandaşlarının hayatını kaybettiği haberi geldiği anda onların evlerine çöken hüzünün kendi evlerine de çöktüğünü söyleyen Davutoğlu, 40 günü aşkın bir süre esaret hayatı yaşayan foto muhabiri Bünyamin Aygün’ün sınıra yaklaşırken telefonda kendisine, "Sizin bir açıklamanızı duydum. Bunu duyduğumda içime bir güven hissi geldi" dediğini ve bu sözlerin, kaçırılanlar açısından olayların nasıl göründüğü konusunda kendisine ders olduğunu anlattı.
Davutoğlu, "Türkiye için bir kişi 75 milyon kişidir, 75 milyon kişi bir kişidir. O anda 75 milyon kişinin o kişinin şahsında tecessüm ettiğini biz görürüz" diye konuştu.
Almanya’da Neonazi cinayetlerinde Türk vatandaşı Enver Şimşek’i kurtaran ve ilk tedavisini yaparak iki gün daha yaşamasına ve ailesiyle bir anlamda vedalaşmasına imkan sağlayan Andreas Heuler’in de Türk milletinin kalbinde hiç gitmeyecek bir iz bıraktığına değinen Davutoğlu, "Bu aslında bütün dünyaya örnek olması gereken bir tavırdır. Aramızda artık bir dostluk var. Bu ezeli, ebedi bir dostluktur" şeklinde konuştu.
Her birinde farklı aktörlerin olduğu bu hikayelerin sonunda iki ana unsur olduğunu belirten Davutoğlu, bunların ilkinin bu hikayelerin insani boyutu, diğerinin de Türkiye’nin vatandaşı olmaktan kaynaklanan ortak acılar olduğunu vurguladı. Davutoğlu, bu acıların bir daha yaşanmaması temennisiyle sözlerini tamamladı.
Konuşmaların ardından, Bakan davutoğlu, Mogadişu Büyükelçiliği’ne geçen yıl yapılan saldırıda şehit olan polis Sinen Yılmaz’ın eşi ve yaralanan polis memurlarına plaket verdi. Kahvaltı, aile fotoğrafının ardından basına kapalı devam etti.