Türkiye’ye dönük psikolojik harekat yapiliyor
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’na konuk oldu.
Bakan Davutoğlu’nun açıklamalarında öne çıkan başlıklar şöyle:
"Muhalefet olarak gördüklerini terörle suçluyorlar, o terör tehdidini bastırmak için daha büyük bir şiddet uygulama konusunda meşruiyet kazanmış oluyorlar, bu durum da çatışmaları körüklüyor"
"Türkiye’ye dönük bir psikolojik harekat yapılıyor sanki Türkiye silahlı grupları destekliyormuş gibi"
"Suriye rejimi unsurları, PYD unsurları, El-Kaide unsurları bizim için güvenlik riski oluşturan faktörlerdir"
"Tüm yabancı unsurlar, Suriye’den çıkmalı"
"Ne zaman Suriye’nin Kuzeyi’nde muhalefet güçlendi, Irak Şam İslam Devleti o zaman ortaya çıktı. Perde gerisinde bunlarla rejim arasında ortaklık var"
"Bunlar (radikal unsurlar Suriye’de) o kadar yanlış yöntemler uyguluyorlar ki rejimi ehvenişer denilecek noktaya getiriyorlar."
"Bizim tutumumuz gayet açık, muhalefetin Cenevre-2 Konferansına katılmasını istiyoruz"
"İran’ın Cenevre-2’ye katılmasını doğru buluyoruz. Burada İran’ın da Cenevre-1’de alınan kararları kabul etmiş olması lazım"
"Suriye muhalefetinin Cenevre-2’ye katılacağını tahmin ediyorum ama uluslararası toplum da (rejimin saldırıları durdurması konusunda) üzerine düşeni yapmalı"
"Uluslararası toplum diye bir toplum varsa, bu toplumun varoluş ispatını kaybettiği yer Suriye’dir"
"Bütün yüzyılın en büyük insani kaybının yaşandığı Suriye’de BM tavır alamıyor. BMGK’ya ne zaman ihtiyacımız var, bugün yoksa... Karar alma kabiliyeti olmayan bir örgütün uygulama kabiliyeti kalmaz"
"Türkiye’nin de en büyük menfaati, Irak’ta taraflar arasındaki ihtilafın çözülmesi ve enerji kaynaklarının Türkiye üzerinden aktarılmasıdır."
Davutoğlu, Irak’taki Türk şirketlerinin ve vatandaşlarının, bu ülke içindeki çatışmalardan zarar görmemesi için gerekli her türlü tedbirin alındığını bildirdi.
Hamburg’da ’’tehlikeli bölge’’ ilan edilmesi
Davutoğlu, soru üzerine, Avrupa’da bu yöndeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade ederek, "Özellikle küresel ekonomik kriz Avrupa’ya yansıdıktan sonra bizi de kaygılandıran çok değişik yaklaşımlar veya akımlar ortaya çıkmaya başladı. Bir kısmı aşırı ırkçı akımlardaki yükselişler ve bunun siyasi arenaya yansıması. Diğer bir kısmı da bu çerçevede son dönemde Avrupa’nın birçok başkentinde kamu düzeni ile gösteri özgürlüğü arasındaki dengenin kaybolmasından kaynaklanan riskler" dedi.
Frankfurt’ta 2012 Mayısında "Occupy Germany" gösterilerini anımsatan Davutoğlu, 2013’te Frankfurt’da, 2010’da Stuttgart’ta gösteriler olduğunu, Hamburg, Frankfurt, Stuttgart’ta olsun çok sayıda Türk vatandaşının yaşadığını belirterek, "Buralardaki her gelişmeyi büyükelçiliğimiz, hepimiz kaygıyla takip ediyoruz" dedi.
Davutoğlu, tehlikeli bölge uygulamasına ilişkin, "Böyle bir uygulamaya gidiş kaygı verici bir gelişme. Bir taraftan oradaki bütün özgürlüklerin bütün Avrupa’da olduğu gibi Almanya’da da evrensel standartlarda kullanılması ama öbür taraftan da vatandaşlarımız da dahil olmak üzere bütün Alman vatandaşlarının güvenliklerinin, kamu güvenliğinin sağlanması önem taşıyor. Bu dengenin kaçırılması halinde Almanya’da ve Avrupa’da ortaya çıkacak durum hepimizi kaygılandırır" diye konuştu.
Söz konusu gösterilerin 21 Aralık başlarında binlerle ifade edildiğini belirten Davutoğlu, Noel dolayısıyla bir ara verildiğini ve tekrar başladığını aktararak, "Gerçekten çok sert uygulamalar. Hatta polis sendikası gerekirse ateşli silah da kullanalım diye çağrıda bulundu. Bu tür uygulamalar kaygı verici gelişmeler" dedi.
Davutoğlu, demokratik ilkelere dayalı gösteri yapma hakkının korunması ve kamu güvenliğinin tesis edilmesini temenni ettiklerini söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu çerçevede oradaki vatandaşlarımız da dahil olmak üzere bütün Alman vatandaşları, Almanya’daki bütün dostlarımızın da bu anlamda olumsuz etkilenmesi engellenir. Tabi büyükelçimiz de bütün bu gelişmeleri yakından takip ediyor. Şu ana kadar hamdolsun bizim vatandaşlarımızı etkileyen olumsuz herhangi bir gelişme olmadı. Ama süreci yakından takip ediyoruz.