Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Istihdam Sûrasi’nda yaptigi konusmasinin tam metni

 

… Sözlerimin başında vefatıyla bizleri derin üzüntüye boğan değerli kardeşimiz İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar’a Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına başsağlığı diliyorum, metanet diliyorum, iş alemimizin başı sağ olsun.

İstihdam Şûrası ve İstihdam Seferberliği Ödül Töreninde buradayız. Bugün burada ülkemizin aydınlık yarınları için çalışan, ekmeğini, aşını büyütmek için uğraşan iş camiamızın temsilcileri var, mensupları var. Ülkemiz için ürettiğiniz her katma değerden dolayı sizleri tebrik ediyor, hepinize teker teker teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu yılın başında Cumhurbaşkanımızın ve Hükümetimizin çağrısı üzerine, sizlerin de etkin katılımıyla düzenlenen Ekonomi Şûrasında bir istihdam seferberliği başlatmıştık. Bu çerçevede Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak siz de üyelerinizi en az 1 ilave istihdam sağlamaya davet ettiniz. Bugün de buna benzer bir şey bu toplantıda az sonra Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla gerçekleşecek. Ama bu sefer artık 1 olmaz herhalde daha fazla olacak, onun kararını burada Cumhurbaşkanımız verecek. Çünkü Türkiye genç ve dinamik bir nüfusa sahip, genç nüfusumuza yeni aş-iş imkanları hazırlamamız lazım. Son 1 yıl içerisinde bu istihdam seferberliği başlatıldığı andan itibaren 1,5 milyon vatandaşımıza yeni iş bulduk, aş bulduk, imkan sağladık.

Hükümet olarak bu seferberlikte sizin yükünüzü de hafifletmek için önemli teşvik kararları aldık. Teşvik ve tedbirleri hayata geçirdik. Sonuçta muhteşem bir toplumsal dayanışma ortaya çıktı. Asgari ücret desteğinden vergi istisnasına, borçların ertelenmesinden iş kurma ve ilave istihdam desteklerine kadar reform niteliğinde birçok kararı hemen o toplantı sonrası hayata geçirdik. KOSGEB marifetiyle üç yıl vadeli faizsiz olarak 50 bin lira işletme kredisi sağladık. Kredi Garanti Fonu uygulaması doğrultusunda 30 Kasım itibariyle 365 bin iş yerimiz 221 milyar kredi hacminden istifade etti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde “bu iş olur” sloganıyla sahaya indiniz, bütün oda-borsa başkanları bu konuda elini taşın altına koydu, esnafla, çalışanla biraraya geldiniz. Aynı şekilde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız ekibi 81 ilde bu çalışmaları titiz bir şekilde sürdürdü. Neticede az önce ifade ettim, 1 yıl bile dolmadan 1,5 milyon yeni istihdam oluşturduk.

1,5 milyon istihdam demek, 1,5 milyon ailenin mutluluğu demektir. İşte bu güzel ve anlamlı törende 2017 yılı başından itibaren istihdamda artış sağlayan illerimizi, firmalarımızı ödüllendiriyoruz. Hani meşhur bir söz vardır, marifet iltifata tabidir, alıcısı olmayan mal zayidir. Onun için sizin bu gayretiniz, bu çabanız her türlü takdire layıktır, şayandır, hepinize bir kez daha ülkemiz adına, milletimiz adına teşekkür ediyorum. Ayrıca, kadın istihdamını, genç istihdamını, engelli istihdamını artıran firmalar da var, özellikle onları da bu başarılarından dolayı bugün ödüllendireceğiz. Burada özellikle genç, kadın ve engelli istihdamında duyarlılık gösteren firmalara da ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin şeref listesine giren siz değerli işadamlarımızı bir kez daha tebrik ediyorum. Ortaya koyduğunuz istihdam seferberliğiyle emek harcayan, örnek olan sizler 2018’de de bu başarınızı artıracak, devam edeceksiniz, buna da yürekten inanıyorum.

Cumhurbaşkanımız hadi dediğinde sağına-soluna bakmadan tam bir güvenle bu dayanışmayı sergilediğiniz için Allah hepinizden razı olsun.

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli misafirler; ülkemiz çok zor dönemlerden geçerek bugünlere ulaştı, bunu en iyi siz iş camiası bilir, sizler bilirsiniz. Önceki dönemlerle bugünün farkını yine sizler biliyorsunuz; yatırımın, üretimin, istihdamın, ihracatın önünde ne kadar büyük engeller vardı, hep bunları yaşadınız. Siyasetin, ekonominin, dış politikanın, belirsizliğin, güvensizliğin, istikrarın içinde olduğu günlerden bugünlere geldik hamdolsun. Bu yüzden elde ettiğimiz bu başarının, bugünlerin kıymetini iyi bilmemiz gerekiyor. Bu kazanımlarımızı artırarak devam ettirmek için 15 yıl boyunca Türkiye’nin imkanlarını, kabiliyetlerini yine Türkiye’nin, yine milletin geleceği için sarf ettik, hasrettik. Bu noktada 2017 yılımız kazanımlarla dolu bir yıl oldu, kötü ve karamsar senaryoların hepsi yazanların, çizenlerin elinde kaldı. Karamsarlık değil umut kazandı, gelecek kazandı, Türkiye kazandı. 16 Nisan halkoylamasıyla Türkiye yeni bir yönetim sistemine geçiş yaptı.

Bir ülke düşünün ki, milli geliri 80 yılda 236 milyar dolara ancak ulaşmış, ama bunun üzerine geçen 15 yıl içerisinde 3 kat artış sağlayarak 863 milyar dolara çıkmış; işte iktidarlarımızın farkı bu. 15 yılda Türkiye’yi elhamdülillah 3’e katladık. Nasıl? İstikrar ve güven. İstikrar ve güvenin olduğu, güçlü siyasi iradenin olduğu Türkiye bunu başardı.

İhracatımız 36 milyar dolardan 4 kat artışla 155 milyar doların üzerine çıktı, bu sene ihracatta bütün dönemlerin üzerinde bir rakama ulaşırsak şaşırmayın.

Kişi başı milli gelir 11 bin dolar seviyelerine çıktı, bu da 3,5 kat artış demektir.

Bunları 15 yıl gibi bir sürede başarabilen başka ülke var mı? Elbette yok, çünkü 2008’den beri dünyada kavurucu bir kriz var, küresel kriz hala devam ediyor. Bütün bunlara rağmen bu başarıları her şey süt liman olarak sağlamadık, ortalık güllük gülistanlık değildi, bu başarılara dünya ağır ekonomik ve insani krizleri yaşarken ulaştık. Ülkeler iflas bayrağını çekerken Türkiye büyümeye, gelişmeye, dünyanın parlayan yıldızı olmaya devam etti. Bölgemizde var olan ve halen de devam eden kaos, kriz ve iç savaşlara rağmen bu başarıyı ortaya koydu. İçeride darbe girişimi ve çetelerle, terörle mücadele ederken bu başarıya ulaştık.

Bakınız, hafta başında yılın üçüncü çeyreğinin büyüme rakamı açıklandı, büyüme yüzde 11.1, dünyada bir rekor. Çin’i de, Hindistan’ı da geride bırakarak Türkiye listenin başına yerleşti, Türkiye’ye yakışan da budur.

Aynı şekilde ihracatta da rekora gidiyoruz, yıllık bazda Aralık ayında 155,5 milyar ihracatı yakaladık, yılsonu itibarıyla da bütün dönemlerin rekoruna ulaşmayı hedefliyoruz; hayırlı, uğurlu olsun. Bu başarıda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderlik iradesi, Hükümetimizin ekonomi politikalarının ve güven, istikrar ortamının olduğu kadar, sizlerin de çok büyük katkısı var. Yaptığınız bütün yatırımlar için, ürettikleriniz için, vatandaşımıza ilave iş ve istihdam sağladığınız için sizlere müteşekkiriz.

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli misafirler; 15 yıldır hiçbir zaman küçük hesaplar yapmadık, kısa vadeli düşünmedik. Türkiye’ye bir bütün olarak baktık, emeği ve alın terini sosyal adaletle, bölgesel adaletle gelir dağılımı adaletiyle birlikte ele aldık bu başarı, bu bakış açısının eseridir. Bizim gündemimizde yeni kavga alanları meydana getirmek değil, ülkemize zaman kaybettiren, enerji kaybettiren hususları süratlice çözmek var.

Bizler üretimin, yatırımın önünü açmak için sizler de adeta daha fazla üretmek için çaba gösteriyorsunuz. Bütün mesele samimiyetle, içtenlikle ülkeye sahip çıkmak, geleceğe sahip çıkmak. Bütün meselemiz dirayetli olmak, ne istediğini bilerek hedefe emin adımlarla gitmektir. Hedefimiz karamsarlığın kökünü kazımak, Türkiye’nin enerjisini Türkiye’ye kazandırmaktır. Bunun için dur demeden, durak demeden çalışmaya devam ediyoruz. Hamdolsun özel sektörümüzle, yatırımcımızla el ele engelleri aşa aşa yolumuza devam ediyoruz. Emek üreten, iş ürüten, değer üreten herkes başımızın tacıdır. Bizim işimiz sizin önünüzü açmak, engelleri ortadan kaldırmaktır. Sizin işiniz de üretmek her yeni günde hedeflerinizi ve vizyonunuzu büyütmenize yardımcı olmaktır. Hep birlikte inşallah güzel ülkemizi aydınlık yarınlara taşıyacağız. Şundan emin olun ki, yarınımız bugünden de daha güzel olacak.

Sayın Cumhurbaşkanım, başarılı, istihdamda, üretimde, ihracatta, büyümede başarılı bir yılı geride bırakıyoruz. 2017’nin başında felaket senaryoları devreye alınmıştı. Şimdi 2018’e girerken benzer oyun tekrar edilmeye çalışılıyor. Ama şunu herkes bilsin ki, Türkiye’nin yarınları bugününden daha güzel olacak. Türkiye sürekli büyüyen bir ülke, 10 yıl önce istihdama katılım yüzde 45’ti. Her 100 kişiden 45 kişi iş hayatına giriyordu, bugün bu oran yüzde 54’e yükselmiştir. Bir yandan istihdama katılım, bir yandan istihdamda artış Türkiye’nin ne kadar dinamik bir ülke olduğunu, ne kadar üretken bir ülke olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Demek ki sadece istihdamı beklenen düzeyde arttırmak yetmiyor. İstihdama katılımın arttığını da dikkate alarak 1 yerine 2, 2 yerine 3, 3 yerine 4 ilave istihdam için her türlü seferberliği yapmamız gerekiyor. Gün bugündür Hükümetiniz arkanızda, Cumhurbaşkanımızın arkanızda artık söz sizin, iş sizin.

Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Teşekkür ediyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.