Cumhurbaskani Erdogan’in Istihdam Sûrasi’nda yaptigi konusmasinin tam metni
Çalışma ve iş dünyamızın kıymetli mensupları, değerli misafirler, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.
İstihdam Şûrasının başarılı geçmesini diliyorum.
Bu yılın Şubat ayında başlattığımız istihdam seferberliğine katılan iş dünyamıza özellikle şükranlarımı sunuyorum. Bu seferberlik kapsamında 2017 yılında şu ana kadar 1,5 milyon kişiye ilave istihdam sağlanmış olması ülkemiz için bir rekordur. Türkiye’nin geleceğiyle ilgili kriz tellallığı yapanlara vereceğimiz en güzel cevap, işte bu tür gelişmelerdir.
Ülkemizin üçüncü çeyrekte yüzde 11.1 oranında büyümesine dudak bükenlerin, elde ettiğimiz 1,5 milyon kişilik ilave istihdamı takdir etmelerini elbette beklemiyoruz. Sadece gölge etmesinler, ayağımıza bağ olmasınlar, vaktimizi boşa harcamasınlar yeter, başka ihsan istemeyiz. Biz milletimizle, iş dünyamızla, esnafımızla, sanatkarımızla, çalışanlarımızla el-ele verir, Allah’ın izniyle önümüzdeki tüm engelleri aşarak hedeflerimize ulaşırız.
İstihdam seferberliğinde elde ettiğimiz neticede devletin sağladığı teşvikler elbette önemlidir. Ama bu gayretin sizlerin gönül dünyasında karşılığı olmadan yürümeyeceğini de gayet iyi biliyorum. İstihdam seferberliğimize katılarak ülkemizin geleceğine yatırım yapan iş dünyamızın tüm mensuplarına, bu süreci organize eden Bakanlığımızın ve Birliğimizin özellikle yönetimlerine, illerdeki çalışmaları yürüten valilerimize, velhasıl istihdam seferberliğine katkı sağlayan herkese bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.
Bu toplantının düzenlenmesinde emeği geçen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’mizi tebrik ediyorum.
Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde tabii ki kader denilen imanımızın gereği bir süreç var, umulmadık bir şekilde kaybettiğimiz İstanbul Ticaret Odası Başkanımız, aynı zamanda Partimizin kurucularından, dostumuz, kardeşimiz, güzel insan İbrahim Çağlar kardeşime bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve iş dünyamıza başsağlığı diliyorum.
Değerli arkadaşlar; Türkiye’nin muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmak olarak ifade ettiğimiz ve 2023 projelerimizle somutlaştırdığımız bir hedefi vardır. Bu hedefe ulaşmanın yolu üretmekten, özellikle de yenilenmekten, her alanda kendimizi geliştirmekten geçiyor. Ülkemizin bu yılın ilk üç çeyreğinde elde ettiği ortalama yüzde 7,4’lük büyüme oranı, hamdolsun hedeflerimiz doğrultusunda ilerlediğimizi gösteriyor. İnşallah yılsonunda da bu düzeyde bir oranı tutturacağımıza inanıyorum.
Bizim için büyümenin en önemli göstergelerinden biri de istihdam ve şu anda biz İstihdam Şûrasında biraradayız. İstihdama katkı sağlamayan bir büyüme tabana yayılmıyor demektir. Bu yıl elde ettiğimiz 1,5 milyonluk ilave istihdam, eğer istersek ve gereken çabayı ortaya koyarsak neticeye ulaşacağımız anlamına geliyor. Teşviklerin istihdamın artmasında ve sürekli hale gelmesindeki öneminin farkındayız, bunun için mevcut 11 istihdam teşvikini önümüzdeki dönemde de sürdürüyoruz.
Burada benim tüm girişimcilerimiz, işadamlarımızdan özellikle şahsım ve milletim adına yeni bir ricam olacak, çünkü bu istihdam seferberliğini herhalde sürekli devletten bekleyecek olursak bu ciddi bir yanılgı olur. Ama yaklaşık 1,5 milyon üyesi olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği; herhalde 1,5’un üzerinde değildir değil mi? 1,5 milyon üyesi olan Odalar ve Borsalar Birliği, yılbaşında kendisinden bütün üyelerimizin artı 1 istihdam sağlamasını istemiştik, şimdi büyüme oranımız 2’ye katladığına göre, eğer biz artı 2 istihdam sağlayacak olursak… Artı 2 istihdam sağlayacak olursak bu ülkemizin büyüme oranını Allah’ın izniyle daha da genişletecek, daha da yayacak ve bu ülkeyi kıskananları da çıldırtacaktır.
Şimdi ben buradan işadamlarımıza sesleniyoruz, buna var mıyız? “Evet.” Biraz ses az geldi, var mıyız? "Evet." Yani her müessesimiz 2’şer kişi istihdam edecek olursa, artı olarak söylüyorum, demek ki Allah’ın izniyle 11,1’i biz yükseltmeye devam ederiz. Ve bu neyi getiriyor biliyor musunuz? Bu halkımın işverenlere olan muhabbetini, sevgisini de artıracaktır ve bu devlet-millet kaynamasını da daha da artıracaktır ve bu ülkede işvereniyle, işçisiyle ayrı bir muhabbeti de artıracaktır. Ve benim bugün sizlerden bu sözü, almış olmam, ekranları başında bizi izleyen vatandaşlarımı da inanıyorum ki coşturdu.
Hele hele taşeronluk konusunun ortadan kalktığı bir dönemde böyle bir adımı atıyor olmamız bambaşka bir heyecan, bambaşka bir coşku getirecektir. Çünkü taşeronluk neydi? Adeta komisyonculuktu. Taşeron çalıştırdığı işçiye ne veriyordu? Asgari ücret üzerinden meblağ. Kazanan kim? Kendisiydi, pazarlığı yaparken de zaten öyle yapıyordu. Ama şimdi artık Hükümetimizin böyle bir sorunu olmayacak, o bitti. Şimdi artık işçi olarak bu taşeronların yanında çalışanların hepsi istihdam edilmiş olacak ve böylece artık onların da bir derdi evvel Allah kalmadı. Bunun için de Sayın Başbakanımıza, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanıma, Maliye Bakanıma, tüm emeği geçenleri huzurunuzda teşekkür ediyorum, hayırlı olsun.
Teşvikler ne kadar iş dünyamızın ihtiyaçlarına cevap verirse, verimliliği ve uygulaması da o kadar güçlü olacaktır. Tabi Ana Muhalefetin başındaki zat kendine göre asgari ücret belirliyor, diyor ki, 2 bin lira. Bak şu anda artık senin söylediğin rakam gibi bir rakam da ortada kalmayacak. Şu anda ben inanıyorum ki artık bu yeni süreç çok daha farklı bir süreç olacak, çünkü taşerona giden şimdi kime gidecek? Direkt işçi kardeşime gidecek.
Ama benim burada tabi bir ricam şu, işverenler de bu konuda inanıyorum ki çok daha insaflı olacak, çok daha bu noktada işçisinin yanında olacak ve onlara hazırlayacağı imkanla beraber Allah’ın izniyle, şunu bilmenizi istiyorum: Veren el alan elden hayırlıdır. Çok verdim, böyle nasıl çalışayım, nasıl çalıştırayım demeyin. İnanın, verdiğiniz kazandığınızdır, hiç endişeniz olmasın, bu konuda rahat olun.
Bu teşvikler belirlenirken öncelikle işverenlerin taleplerine bakılıyor. Tabi bunun yanında ülkemizin stratejik öncelikleri, gençler, kadınlar ve engellilerle ilgili hassasiyetlerimiz de teşviklerin şekillenmesinde önemli rol oynuyor. Bu çerçevede imalat ve bilişim sektörlerini stratejik öncelik olarak belirledik.
İmalat ve bilişim sektörlerindeki işverenler bugüne kadar yalnızca asgari ücretli çalışanları için prim desteği alıyordu, şimdi bunu genişletiyor ve prime esas kazanç sistemini getiriyoruz. Bir başka ifadeyle, ek istihdamda 4740 liraya kadar olan ücretler de sigorta primi teşvikine dahil edildi.
2017 yılında çalışan başına 773 liradan 1884 liraya kadar olan prim ve vergi desteği her sigortalı için 12 ay olacak şekilde önümüzdeki yıl da devam edecek. Kadınlar, 18-25 yaş arası gençler, engelliler bu sistemden diğerlerine göre 6 ay daha fazla, yani 1,5 yıl süreyle yararlanabilecekler. Tabi buradaki rakamlar yeni asgari ücrete göre ne yapacak? Güncellenecek. İş dünyamıza ciddi katkı sağlayan bu teşvikin 2020 yılına kadar süreceğini de özellikle belirtmek istiyorum. Amacımız, yatırımcılarımıza önlerini görebilecekleri uzun vadeli planlar yapabilecekleri, attıkları her adımda devletin desteğini arkasında hissedecekleri bir iklim oluşturmaktır.
Sevgili dostlar; bir başka teşvik uygulamamız da esnaflarımızla ilgilidir. Esnaflarımız ülkemizin maruz kaldığı ekonomik saldırıları en ön safta göğüsleyen, ekmek tekneleriyle -özellikle bunu ifade ediyorum- birlikte vatanlarına da canları pahasına sahip çıkan kardeşlerimizdir. Bendevi Beyin neşelendiğini gördüm de onun için özellikle bunu söyledim.
15 Temmuz’daki kahramanlıklarını ve cesaretlerini asla unutmadığımız, unutmayacağımız da esnaflarımıza bir müjdemiz var, önümüzdeki yıl 3 ve daha az çalışanı olan işletmelerimizin sağladıkları her ek istihdam için ödedikleri maaş, prim ve verginin bir ayını kendileri, bir ayını da devlet ödeyecek. Görüyorsun Bendevi Beyin neşesi yerinde. Yani esnaflarımıza, imalatçılarımıza, küçük işletmelerimize bir ay senden, bir ay bizden diyoruz. Bu teşvik de 12 ay süreyle ne olacak? Geçerli olacak.
İşbaşı eğitimi de bizim büyük önem verdiğimiz konuların başında geliyor. İşçinizi kendiniz yetiştirin sloganıyla İŞKUR tarafından uygulanan programın süresini önümüzdeki yıl bilişim ve imalat sektörleri için 3 aydan 6 aya çıkartıyoruz. Diğer sektörler için bu süre yine 3 ay olarak devam edecek.
İşbaşı eğitim programlarına katılanlara günlük 54 liraya kadar cep harçlığı vermeyi, genel sağlık sigortalarıyla iş kazası ve meslek hastalığı primlerini de karşılamayı sürdüreceğiz.
Ayrıca, geleceğin meslekleri olarak görülen siber güvenlik, bulut bilişim, kodlama gibi alanlardaki işbaşı eğitim programlarına katılan 18 ila 29 yaş arası gençlerimizin 9 aya kadar olan eğitim ve günlük 75 lira cep harçlığı almalarını sağlayacağız.
İşbaşı eğitim programlarında kadınlara ayrı bir yer veriyoruz. Sanayi sektöründeki mesleklerde düzenlenecek işbaşı eğitim programlarına ve mesleki eğitim kurslarına katılan kadınlara 2 ila 5 yaş arasındaki çocukları için, burası çok önemli, aylık 400 lira bakım desteği vereceğiz.
Diğer taraftan, mesleki eğitim programlarında da revizyona gidiyoruz. Ülkemizde bir yandan işsizlikten şikayet edilirken, diğer yandan da iş dünyamız, bilhassa da sanayicilerimiz, bakın burası çok önemi, ekranları başında bizi dinleyen milletime de sesleniyorum, işçi bulamamaktan, eleman bulamamaktan yakınıyoruz. Bu çelişkiyi ortadan kaldırmak ve mesleki eğitimin etkinliğini artırmak için özel sektörle işbirliği yapıyoruz. Şu anda aramızda öyle özel sektör mensupları var ki, yurt dışından çalıştırmak için şoför getiriyorlar ya, öyle mi? İş makinelerinde çalıştırmak için operatör getiriyorlar ya. Ama lafa geldiği zaman, iş bulamıyoruz diyorlar, böyle bir durum var. Mesleki eğitim ve beceri geliştirme projesi adıyla bir çalışma başlattık, bu projeyle işveren örgütleriyle işbirliği halinde mesleki eğitim ve işbaşı eğitim programlarını birlikte düzenleyen bir sistemi hayata geçiriyoruz. Yeni sistemde mesleki eğitimin içeriği işverenlerin talebine göre oluşturulacak. İşgücü piyasasının nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için teoriği ve pratiği birleştiren yeni bir model geçiyoruz, bu projenin uygulama süresi 2 yıl olacak. Proje kapsamındaki programlarda eğitimi, teoriyle pratiği birlikte içerecek şekilde 8 aya kadar sürelerle düzenleyecek, katılımcılara günlük 54 lira da cep harçlığı ödeyeceğiz.
Yine işverenlerimizden gelen talepler doğrultusunda yeni birtakım düzenlemelere gidiyoruz, istihdam ve eğitim kapsamında, bu kapsamın içerisinde olmayanlara yönelik kupon yöntemi adıyla bir pilot uygulama başlatıyoruz. Eleman temininde güçlük çekilen ve özellikle uzmanlık isteyen sektörlerde gençlerimizin kendilerine uygun zaman ve şartlarda, yani esnek bir şekilde eğitim alabilmelerini sağlıyoruz, bu eğitimlerin ücretlerini de devlet karşılayacak.
Değerli arkadaşlar, yetimlerin inancımızda ve kültürümüzde ayrı bir yeri var. Mevut sistemde 18-25 yaş aralığında öğrenci olup da çalışmaya başlayanların yetim aylıkları kesiliyor. Yaptığımız düzenlemeyle bu durumdaki öğrencilerimizin aylıklarının devam etmesini sağlıyoruz.
Yine yeşil pasaport olarak bilinen hususi damgalı pasaport sahibi gençlerimiz kayıtlı olarak çalışmaya başladıklarında bu haklarını kaybediyorlardı. Artık 18-25 yaş aralığındaki gençlerimiz çalışmaya başlasalar da pasaportlarını kullanmayı sürdürebilecekler.
Sizlerle paylaşmak istediğim bir başka müjde engelli kardeşlerimizin istihdamıyla ilgilidir. Biliyorsunuz en az yüzde 40 engelli raporuna sahip iş kuracağı alanda girişimcilik eğitimi sertifikası bulunan engellilere…
Lokman Bey, bayağı biliyorsun konuyu, tamam.
İŞKUR tarafından 36 bin liraya kadar hibe desteği veriliyor. Bu rakamı önümüzdeki yıl inşallah 50 bin liraya yükseltiyoruz.
Görüldüğü gibi en büyüğünden en küçüğüne, iş dünyamızın tamamına hitap eden, milletimizin her kesimini kapsayan bir istihdam, teşvik politikası izliyoruz. İş dünyamız da sağ olsun bizim bu gayretlerimizi karşılıksız bırakmıyor, devletinin bir adım attığı yerde üç adımla, beş adımla onlar da karşılık veriyor. Dolayısıyla teşvikle 1 istihdam eden işadamlarımızdan şimdi kendi imkanlarıyla da buna 1 daha ilave edip 2 istihdam sağlamalarını bekliyoruz. Tabii daha fazla olursa niye daha fazla olsun demeyiz, yani gökten ne yağar ki yer kabul etmez; böyle bakarız. Çünkü bizim işsizlik oranımızı en kısa sürede tek haneli rakamlara, onun da mümkünse ortalarında bir yere taşımamız gerekiyor.
Ayrıca, uzun vadeli büyümenin temel şartı olan bilimsel ve teknolojik ilerlemeyi derinleştirmenin ve sürdürülebilir kılmanın yolunun dijital dönüşümden geçtiğini biliyoruz. Bu Türkiye’nin işgücünün ve dolayısıyla eğitim sisteminin dönüşümünü de kapsayan bir süreçtir. Günün şartlarına ve ihtiyaçlarına göre donatılmamış bir işgücü düşük katma değerli işlere, bir başka ifadeyle hamallığa mahkumdur. Bugün dünya ekonomisinde ilk sıraları dijital alanlarda faaliyet gösteren şirketler alıyor. Öyleyse bizim de en kısa zamanda ve kararlı bir şekilde dijital dönüşümü hayata geçirmemiz şarttır. İngiltere, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde başarıyla uygulanan bu yaklaşımı ülkemizde işler hale getirecek bir yapı üzerinde bir an önce çalışmaya başlamalıyız.
Her fırsatta ifade ettiğim gibi Türkiye’nin büyümekten, güçlenmekten, her alanda muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmaktan başka çaresi yoktur. Dünyadaki adaletsizliklerle, haksızlıklarla, zulümle baş etmenin, kendimizi bu cenderenin kurbanı olmaktan kurtarmanın tek yolu budur. Ülkemizin önünü terörle, darbeyle, kaosla kesemeyeceklerini anlayanlar, şimdi ekonomi silahını çekmiş durumdalar. Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 11,1 büyümüşken bile hala kredi notlarımızla ilgili olumsuz değerlendirmeler yapılabiliyor olmasının başka bir izahı olabilir mi? Düşünün, Türkiye’nin Ana Muhalefeti bile 11,1’den rahatsız ya. Nerede geziyor, ne yapıyor, uzayda mıdır, ayakları yere değmiyor. Ne yapılıyor, ne bitiyor bundan haberi yok. Yap-işlet-devret anlayışının, BOT anlayışının ne olduğunu bilmeyecek kadar zavallı, cahil insanlarla bu ülkede siyaset yapılmaz. BOT, yap-işlet devret, devletin cebinden 1 kuruş çıkmadan, sadece zamana ayarlı bir yatırım anlayışıdır; öğren bunu öğren Bay Kemal.
Eğer bugün işte üçüncü havalimanı yapılıyorsa, Osman Gazi yapılmışsa, Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılmışsa, birçok şu anda otobanlar yapılmışsa, şu anda hastanelere ne ödedin diyor, işte hastaneler de bu anlayışla yapılıyor; bunları öğren, bunları bil. Cepteki parayı kullanmak kolaydır, çeşitlendirmek, çeşitlendirerek bazı adımlar atmaktır aslolan. Bu iktidar bunu başardı, bunu başardığı için zaten hamdolsun buralara geldik. Ve bu anlayışla daha birçok yatırımları da gerçekleştirmenin gayreti içinde olacağız.
Bugüne kadar önümüze çıkartılan tüm engelleri biz milletimizle birlikte aştık, bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. O güzel türküde ne diyor aşık:
“Kadir Mevlam senden bir dileğim var
Beni muhannete muhtaç eyleme
Eğer muhannete muhtaç eylersen
Akan deryalara gark eyle beni.”
Ne güzel söylemiş. Evet, Rabbim ülkemizi, milletimizi, iş dünyamızı, çalışanlarımızı muhannete muhtaç eylemesin. Rabbim işadamlarımıza, esnaflarımıza, çalışanlarımıza bol ve bereketli kazançlar nasip etsin. Ve Rabbim inşallah girişimcilerimizi, işadamlarımızı da şu andaki istihdamlarına artı 2 eleman daha ilave etmek suretiyle 2018’i zenginleştirelim.
Bu duygularla bir kez daha İstihdam Şûrasının başarılı geçmesini diliyor, istihdam seferberliğine katkı veren iş dünyamıza tekraren şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Sizleri sevgilerimle, saygılarımla selamlıyorum.
Kalın sağlıcakla.