Cumhurbaskani Erdogan’in Rusya Devlet Baskani Putin ile ortak basin toplantisinda yaptigi konusma
Değerli dostum, saygıdeğer heyet üyeleri, kıymetli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla selamlıyorum.
Değerli dostum Sayın Putin ve beraberindeki heyetini yeniden ülkemizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kendilerine ülkemize tekrar hoş geldiniz demek istiyorum.
Bu yıl içerisinde değerli dostum Sayın Putin’le 8’inci kez biraraya geliyoruz. Bu yakın diyalog ikili ilişkilerimizin ve bölgesel konulara ilişkin teşviki mesaimizin boyutlarını açıkça ortaya koyuyor.
Türkiye-Rusya işbirliği her geçen gün daha da güçleniyor. Siyasi düzeyde ahenkli bir çalışma ortamımız var. Bu ziyaretler ve telefon görüşmelerimiz kritik konuları düzenli olarak değerlendiriyor, ortak bakış açıları geliştirmeye çalışıyoruz. Bu stratejik eşgüdümü önümüzdeki yıl yapacağımız 7’nci Üst Düzey İşbirliği Konseyi toplantısıyla sürdüreceğiz. Konseyimiz öncesinde de ilgili bakanlarımız hazırlık toplantılarını gerçekleştirecekler. Siyasi seviyedeki bu ahenk, iktisadi ve beşeri ilişkilerimize de tabi ki aynı şekilde yansıyor.
İkili ticaret hacmimiz 2017’nin ilk 10 ayı itibarıyla yüzde 30 oranında bir artış göstermiştir. Aynı şekilde turizm iş birliğimiz de gayet iyi bir seviyededir, bu yıl şu ana kadar 4,5 milyon Rus turist ağırladık. Bu rakamlar 2018’de şüphesiz daha da yükselecektir.
Enerji, ikili iş birliğimizdeki en kritik başlıklar arasındadır. Bu alandaki ortaklığımız Türk Akım ve Akkuyu projeleriyle yeni bir mertebeye ulaşmıştır. Bu projeleri en kısa sürede hayata geçirme noktasında iki tarafın da istekli ve kararlılığı ortadadır.
Değerli basın mensupları; bugün değerli dostum Putin’le ikili ilişkilerimizin yanında bölgesel meseleleri de ele alma imkanımız oldu. Ele aldığımız konuların başında elbette Kudüs’le ilgili gelişmeler vardı. Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı tüm dünyada büyük bir infial uyandırdı. Karar Müslümanlarla beraber Hıristiyanları, hatta aklıselim sahibi Yahudileri bile hayal kırıklığına uğrattı. Atılan bu sorumsuz adım nedeniyle yaşanan gerginlikler şu anda ortada. Hafta sonu işgal altındaki topraklarda protestolarda İsrailli askerler 4 Filistinliyi şehit etti, ayrıca yüzlerce Filistinli yaralanmış vaziyette, son aldığım rakam 2 bine yakın. Gazze İsrail uçakları tarafından bombalandı, İsrail adeta yangına körükle gitmeye devam ediyor. İsrail son süreci Filistinlilere yönelik baskı ve şiddet eylemlerini daha da artırmak için bir fırsat olarak görüyor. Vicdan sahibi, ahlak, ilke, değer sahibi hiç kimsenin bu cinayetleri görmezden gelmesi mümkün değildir.
Bildiğiniz gibi, İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı olarak 2 gün sonra İstanbul’da Olağanüstü İslam Liderler Zirvesini davet ettik ve İstanbul’da toplanacağız. Temennim odur ki, oradan çok güçlü bir mesaj vereceğimize inanıyorum.
Kudüs konusunda Sayın Putin’le benzer yaklaşımlar içerisinde olduğumuzu gördüm. Bu konudaki temaslarımızı sürdürmek hususunda mutabık kaldık. Bugün ayrıca Suriye’deki durumu da ele aldık, Soçi’de özelikle ele almış olduğumuz konuların, ki Astana zirvesinin adeta devamı mahiyetindeki bu süreci değerlendirme fırsatımız oldu, bundan sonraki adımımız en kısa zamanda Soçi’de ikinci görüşmemizi, buluşmamızı yapacağız. Siyasi sürecin ilerletilmesi bağlamında ne gibi ilave adımlar atabileceğimizi de istişare ettik. Astana garantörleri olarak Suriye ihtilafına kalıcı siyasi çözüm bulunması amacıyla Cenevre’de yürütülen sürece önemli katkı sağlayacağız.
Değerli basın mensupları, Türkiye ve Rusya arasındaki bu yakın ilişki iki ülkeye sağlamış olduğu karşılıklı fayda kadar, bölgesel istikrar bakımından da önemlidir, anlamlıdır. Bu çerçevede yakalamış olduğumuz bu ivmeyi önümüzdeki dönemde de aynen muhafaza etmek mecburiyetindeyiz. Bu ziyaretin ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Ama bu arada da ayrıca onu da söyleyeyim, S-400 konusuyla alakalı olarak da ilgili arkadaşlarımız gerekli çalışmayı yapmak suretiyle bu hafta içerisinde biraraya gelip bu işi de neticelendirecektir, kendilerine başarılar diliyorum.
Çok teşekkür ediyorum.
RUSYA DEVLET BAŞKANI VLADİMİR PUTİN- … son derece yapıcı bir hava içerisinde gerçekleşti. Biz ikili iş birliğimizin kilit konularını ele aldık, bunların arasında stratejik projelerin hayata geçirilmesi var, ticari, ekonomik ve askeri teknik alanlarında.
Aynı zamanda uluslararası ve bölgesel gündemin güncel konularını da ele aldık. Ve burada tabi ilgi odağımız ciddi ölçüde gerginliğin arttığı Ortadoğu meselesi ve Suriye meselesi. Suriye meselesinde biliyorsunuz ülkelerimiz sıkı bir iş birliği içerisindeler.
Şunu kaydetmek istiyorum: Moskova ile Ankara arasındaki iş birliği çeşitli seviyelerde gerçekten başarılı bir şekilde gelişiyor. Dışişleri bakanlıkları, ilgili kurum ve kuruluşlar, parlamentolar, karma ekonomik komisyonları sürekli temas içerisindeler.
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la şunu memnuniyetle müşahede ettik: Ocak’tan Eylül’e kadar ticaret hacmimiz yüzde 36 oranında artmış bulunuyor, 15 milyar dolardır şu an. Halbuki geçen sene bu gösterge 15 milyar dolardı sadece, yani bu sene bu rakamı aşacağız. Bütün bunlar aldığımız ortak kararlar sayesinde olabildi, ticari ve ekonomik alanındaki engeller kalktı. İlk 8 ay içerisinde Türk tarım ürünlerinin Rusya’ya ihracatı 1,8 oranında artmış bulunuyor.
Ve hatta şunu da gizlemek istemiyorum sizden: Bugün mesela ileriki adımları ve bizim ticari, ekonomik ilişkilerimizin liberalleşmesi konusunu nasıl ilerletebileceğiz, bunları görüştük.
Rusya’dan Türkiye’ye turist akımı artıyor, 4 milyon Rus vatandaşı Türkiye’yi ziyaret etti. Şunu hatırlatmakta yarar var: Geçen sene sadece 866 bin kişiydi bu rakam.
Enerji alanında prensip olarak önemli olan şudur ki; Türkiye’de ilk nükleer güç santrali Akkuyu’nun kurulmasıyla ilgili çalışmalar başlatıldı. Türk Akımı da planlı bir şekilde döşenmektedir. Karadeniz’in dibinden her biri 15,75 milyar metreküp olan iki ayrı hat kurulacaktır bu proje çerçevesinde ve bu projenin de hayata geçirilmesi elbette hem Türkiye’nin enerji açısından güvenliğini artıracak, hem de Rus gaz sevkiyatının başka ülkelere sevkiyat güzergahlarını genişletecek.
Askeri teknik alandaki iş birliğimiz de son derece perspektifli bir alandır. Bugünkü çalışmamız esnasında ilgili kredi anlaşması üzerinde mutabakat sağladık, umarım önümüzdeki birkaç günde imzalanacaktır bu anlaşma.
Ayrıca Suriye’deki durumu ele aldık. Suriye topraklarının neredeyse tamamı teröristlerden kurtarılmış vaziyette, eğer teröristlerden herhangi bir direniş bölgeleri, noktaları olacaksa biz gerekli karşılık veririz.
Suriye’de siyasi çözüm konusunda 22 Kasım tarihinde Soçi’de Rusya, Türkiye ve İran’ın devlet başkanlarının görüşmesinde vardığımız mutabakatlarının yerine getirilmesiyle ilgili adımları görüştük. Önümüzdeki sene başında Suriye ulusal diyalog kongresinin yapılması konusunda hazırlıkları görüştük. Biz şundan hareket ediyoruz: Bu kongreye katılacak olan katılımcılar Suriye devlet yapısının, Suriye yeni anayasanın kabul edilmesi ve bunun temelinde Birleşmiş Milletler denetiminde seçimlerin yapılmasıyla olacaktır. Bunu gizlemek istemiyorum ki bugün bu konuları Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Esad ile görüştük.
Cenevre görüşmelerine de hız verecek adımları görüştük. Astana sürecinin garantör ülkesi iki ülke olarak çatışmasızlık bölgelerinin faaliyetlerinin sürdürülmesi, ateşkes rejiminin güçlendirilmesinin, taraflar arasında güven artırıcı önlemlerin alınması noktasında çalışmalarımızı değerlendirdik. Bu yılın sonunda 8’inci kez yapılacak Astana’da uluslararası Suriye toplantısına hazırlıkları da görüşmüştük. Özelikle Sayın Erdoğan’ın kişisel çabaları ve katkısını takdir etmek istiyorum Suriye çözüm arayışında ve çalışmalarında.
İnsani yardımın da ulaştırılması noktasında çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Amerikan yönetiminin Kudüs İsrail’in başkenti tanıma kararı ve oraya büyükelçilik taşıma kararı, bu bölgedeki durumu daha da kötüleştirmektedir ve dengesizleştirmektedir. Fiilen İsrail-Filistin arasındaki barış sürecinin perspektiflerini baltalayabilir bir karardır.
Biz şundan hareket ediyoruz ki; barış süreci Birleşmiş Milletler nezdinde yapılan bütün kararlar çerçevesinde, kapsamında yapılmalıdır. Kudüs statüsü kararı mutlaka İsrail-Filistinliler arasında direkt temaslar neticesinde alınmalıdır. Sayın Erdoğan 2 gün sonra İstanbul’da yapılacak İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Olağanüstü Zirvesi konusunda beni bilgilendirdi, Rusya bu örgütün gözlemci ülkesi olarak mutlaka bu toplantıya katılacaktır.
Sonuçta bugünkü görüşmemizin olumlu neticelerini de ifade etmek istiyorum, kaydetmek istiyorum. Biz iyi komşuluk temelinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Çok teşekkür ederim dikkatiniz için.