Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan, Mus 6. Olagan Il Kongresi’nde konustu

 

Erdoğan, AK Parti teşkilatlarının mensuplarını ve vatandaşları selamlayarak ve kongrenin hayırlar getirmesi temennisinde bulunarak başladı. 

"Yol üstünde duraram, men boynumu buraram, gelen geçen yolcudan men Muş’umu soraram." dizelerini okuyan Erdoğan, uzunca bir aranın ardından tekrar Muş’ta olmaktan ve dava arkadaşlarıyla hasret gidermekten büyük bahtiyarlık duyduğunu dile getirdi.

Erdoğan, "AK Parti Muş İl Kongresi’nin şehrimiz için yeni bir direnişe, yeni bir dirilişe vesile olmasını diliyorum. Muş teşkilatımızda görev alan tüm kardeşlerime, görev emekleri, gayretleri ve fedakarlıkları için teşekkür ediyorum. Kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Muş teşkilatlarımızda vazife üstlenmiş tüm kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Ahirete intikal etmiş olanlara Rabbim’den rahmet ve mağfiret diliyorum. Bugün görevi devreden dava arkadaşlarıma, ülkem ve partim adına teşekkür ediyor ve sancağı devralacak kardeşlerime de yüce Mevladan muvaffakiyetler diliyorum." diye konuştu.

Erdoğan, içeride ve dışarıda kongreyi izleyen çok sayıda dava arkadaşlarının bulunduğunu ifade ederek, herkese teşekkürlerini sundu. 

Muş’un yiğitlerin, kahramanların, Sultan Alparslan’ın şehri olduğunu belirten ve bir kez daha selamlayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Heybetli dağların, bereketli toprakların, coşkun nehirlerin şehrini gönülden selamlıyorum. Muş Selçukludur, Muş Osmanlıdır, Muş Cumhuriyettir, Muş tarihimizdir, kimliğimizdir, özümüzdür. Buradan Muş’un tüm ilçelerindeki, bütün köylerindeki, mahallerindeki kardeşlerime en kalbi sevgilerimi yolluyorum. Sözlerimin hemen başında 1071’de Anadolu’nun kapılarını milletimize açan Malazgirt’in muzaffer komutanı Sultan Alparslan’ı ve onun kahraman ordusunu tazimle yad ediyorum. 

Buradan Sayın Valimize de sesleniyorum. Bazı taleplerim olmuştu. İnşallah, önümüzdeki yıl Malazgirt’teki kutlamalara geldiğimizde, onları da gidermiş olarak gerek zemin gerek çevre düzenlemelerini de yapacak ve Malazgirt’teki kutlamaları bu defa çok daha coşkulu, çok daha güçlü bir şekilde inşallah yad edeceğiz."

BİZİM GELENEĞİMİZDE MAKAMLAR, KOLTUKLAR PAYELERİN HEPSİ ARAÇTIR

Atılan sloganlar üzerine kendisinin de gençlerle gurur duyduğunun altını çizen Erdoğan, "Gençler, o Sultan Alparslan ki Malazgirt’te cenk meydanına ’Yarabbi, seni kendime vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor, senin için savaşıyorum. Allahım niyetim halistir, bana yardım et." diyerek çıkmıştır. Biz, işte o Alparslan’ın izinde yürüyenlerdeniz. Rabbimin mağfireti Sultan Alparslan ve askerlerinin yanı sıra bin yıllık bu topraklar için şehit düşen kahramanların üzerine olsun." dedi.

Erdoğan, Muş’un 15 Temmuz gecesinde de darbecilerin karşısına cesaretle dikilerek istiklalini ve istikbalini savunan şehirlerin önünde gittiğine işaret ederek, bu vesileyle 15 Temmuz şehitlerine Allah’tan rahmet, gazilere de sıhhat ve afiyet temenni ettiğini söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim geleneğimizde makamlar, koltuklar payelerin hepsi araçtır. Biz bu dünyada Hakk’a layıkıyla kul olmak, halkımıza da en iyi şekilde hizmet etmek için bulunuyoruz. Yarın emr-i hak vaki olduğu zaman bizden geriye kalacak olanın, mal, mülk, mevki değil inşa ettiğimiz eserler olacağını gayet iyi biliyoruz.’ ifadesini kullandı.

SESSİZ DEVRİMLERLE, RET, İNKAR VE ASİMİLASYON POLİTİKALARINA SON VERDİK

"Bu kubbede baki kalanın sadece hoş bir seda olduğunun hepimiz farkındayız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu şuurla gece gündüz demeden ülkemiz ve milletimiz için çaba sarf ediyoruz. Bir taraftan Türkiye’yi ekonomik, askeri ve diplomatik olarak büyütürken aynı zamanda komşularımız başta olmak üzere nerede bir ihtiyaç sahibi varsa onların imdadına koşuyoruz. Bugüne kadar daima siyasi meselelerle insani gündemleri ayrı ayrı değerlendirdik. Siyasi alanda yaşanan gerilimlerin, komşuluk ve kardeşlik hukukumuzu zedelemesine asla izin vermedik.

Ülkemiz sınırları içinde olduğu gibi bölgemizin her yerinde de köken, dil, din ayrımı yapmadan tüm mazlumların yaralarına merhem olduk. AK Parti’yi kurduğumuzda etnik, dini ve bölgesel taassup asla yapmayacağımızı, yapılmasına da müsaade etmeyeceğimizi söylemiştik. Hamdolsun 16 yıldır bu sözümüze halel getirmedik. Hayata geçirdiğimiz sessiz devrimlerle, ret, inkar ve asimilasyon politikalarına son verdik. Hiç kimsenin diline, inancına, kültürüne karışmadık. Hiçbir vatandaşımızın hayat tarzından dolayı ötekileştirilmesine müsaade etmedik. 81 vilayetiyle ve 80 milyonuyla, 780 bin kilometre vatan toprağıyla, tüm Türkiye’yi kucaklamanın gayreti içinde olduk."

Erdoğan, devlet ile milletin arasındaki mesafenin kapandığı, birlik ve beraberliğin güçlendiği, özgürlüklerin genişletildiği bir dönem olduğunu belirtti.

Bugün pasaportu ve parası itibar kazanmış, ekonomisi üç kat büyümüş, milli geliri 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara çıkmış bir Türkiye’nin olduğunu ifade eden Erdoğan, "Paradan altı sıfırı attık mı? Düşünün tuvalete bir milyona gidilen günler vardı. Sıfırları attık, bir liraya gider hale geldik. Nerelerden nerelere." diye konuştu.

Erdoğan, koalisyon hükümetlerinden kendilerine miras kalan 23,5 milyar dolarlık IMF borcunu sıfırladıklarını, IMF’nin kendilerinden borç istediğini aktardı.

MENFAATLERİMİZİN GEREKTİRDİĞİ ŞEKİLDE TAVIR ALABİLEN TÜRKİYE VAR

Türkiye’ye şimdi yine bir kumpas uygulamaya çalışıldığına işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tüm Türkiye’ye bir sinyal veriyorum. Bu çok önemli bir sinyal. Bazı haberler, sinyaller alıyorum bazı iş adamlarının varlıklarını yurt dışına kaçırma gibi gayretlerinin olduğunu duyuyorum. Buradan sesleniyorum, önce kabinemize sesleniyorum, bunların hiçbirine çıkış için asla izin vermemelisiniz. Çünkü bu adımlar ihanet-i vataniye’dir. Bu ülkede kazanıp, bu ülkenin varlıklarını yurt dışına kaçırmaya çalışanlara asla biz iyi nazarla bakamayız. Merkez Bankasının varlığı 27,5 milyar dolardı. Başbakanlığım döneminde 136 milyar dolara kadar çıkmıştı. Şu anda 117-120 arası bir rakamdayız. Yükselecek. Çünkü biz 136 milyar doları da geçeceğiz. Şartlar ne olursa olsun bağımsızlığımız ve milli menfaatlerimizin gerektirdiği şekilde tavır alabilen güçlü bir Türkiye var."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hans’a, George’a, Mike’a göre değil, Hasan’a, Ahmet’e, Ali’ye göre hareket etmelerinin birilerinin canını fena halde sıktığını kaydetti.

"Alışmışlar emir kipiyle konuştukları eski Türkiye’ye. Alışmışlar Batı’dan daha çok Batıcı bir ülkeye. Alışmışlar, baskılarla yıldırdıkları, tehditlerle diz çöktürdükleri, diledikleri zaman oyun dışına attıkları o pısırık ülkeye. Bir türlü büyük, güçlü ve bağımsız Türkiye’yi hazmedemiyorlar." diyen Erdoğan, eski Türkiye’nin patronlarının milli ve yerli duruşlarından rahatsızlıklarını her fırsatta gösterdiklerini ifade etti.

Erdoğan, bu çevrelerin, Türkiye’nin sorgusuz sualsiz kendilerine tabi olmaması ve milli menfaatlerin bekçiliğini yapması karşısında adeta kudurduklarını aktardı.

KENDİ YAPTIRIMLARINI ASIL DELENLER BİZZAT KENDİ FİRMALARI

"Sözleşmeleri olan bir ülkeden vatandaş kışın üşümesin, ekonominin çarkları durmasın" diye doğalgaz satın aldıklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Diğer ülkeler gibi bizi de sadece Birleşmiş Milletler’in (BM) kararları bağlar. Türkiye BM’nin kararlarını harfiyen uygulamış mı? Uygulamış. Uluslararası taahhütlerini yerine getirmiş mi? Getirmiş. Bizim yaptığımız işin müttefiklik ruhuna aykırı bir tarafı da yok. Şartların elverdiği ölçüde elimizden gelen iyi niyeti de sergiledik. Bunu yüz yüze görüşmelerde kendilerine açıkça izah ettik. Buna rağmen, ülkemize yönelik suçlamalar akıl alır gibi değildir. Tamamı FETÖ’nün servis ettiği, ana muhalefet partisi eski vekillerinin kuryelik yaptığı, hiçbir hukuki geçerliliği olmayan kayıtlarla ülkemizi sanık sandalyesine oturtuyorlar. Hadi işin ticari boyutunu bir kenara bıraktık. Kendi yaptırımlarını asıl delenler bizzat kendi firmaları. Buna rağmen ortada ticari bir hesaplaşma varsa onu da kendi mecrasında takip etmek gerekir. Asıl önemli olan meselenin siyasi bir zemine çekilmeye çalışılmasıdır. Bu durum sadece hukukla değil, ahlakla da bağdaşmıyor. Bu dava, 17-25 Aralık kumpasının okyanus ötesine taşınmış halinden başka bir şey değildir. Ortada bir mahkeme yoktur. Sadece şantaj malzemesi üretme gayreti vardır. Kimse kusura bakmasın, biz bu şantaja boyun eğmeyiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçakların silahlarının sindiremediği milleti FETÖ’nün kuklası olmuş mahkemelerin de sindiremeyeceğini vurguladı.

BU ZAT FETÖ’CÜ TELEVİZYON KANALLARININ DEĞİŞMEZ KONUĞU OLMUŞTU

FETÖ’cü senaristlerin tıpkı 17-25 Aralık’ta olduğu gibi bu süreçte de "ana hıyanetin" başındaki zata rol biçtiklerini belirten Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

"Partisinin grup toplantılarını aylarca paralel çetenin montajlarını dinletmeye tahsis eden bu zat değil miydi? FETÖ’nün trolleri sosyal medyadan, CHP’nin trolü Meclis kürsüsünden şahsımız, partimiz ve hükümetimiz aleyhine aylarca iftira kampanyaları yürüttüler. Biz milletimizle omuz omuza vererek paralel yapı ile mücadele ederken, bu zat FETÖ’cü televizyon kanallarının değişmez konuğu olmuştu. Milletvekilleri de Feto’nun gazetelerinde kapı nöbeti tutuyordu. Paralel ihanet çetesiyle mücadelemizi en çok engellemeye çalışanlar bu partinin milletvekilleriydi. Bu zat aynı tavrını 15 Temmuz kanlı darbe girişiminden sonra da devam ettirdi." 

Erdoğan, 15 Temmuz gecesi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Atatürk Havalimanı’nda tankların arasından geçerek, Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine gittiğini belirtti. 

Kılıçdaroğlu’nun, "Bir darbe olduğu zaman tankların önüne önce ben çıkarım." dediğini anımsatan Erdoğan, "Bunu kim diyordu? Bay Kemal. Ondan sonra da utanmadan ne dedi? ’Bu bir kontrollü darbe.’ dedi. Kontrollü darbenin sanığı sensin sen. Çünkü, o gece hemen sehpaya kahveler kondu. Kahvelerini yudumlarken bir taraftan da ekranlarda darbeyi izliyordu. Sende yürek yok ya. Sen dürüst değilsin." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ağustos’ta Yenikapı’da yapılan mitinge Kılıçdaroğlu’nu da davet ettiklerini, önce gelemeyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu’nun sonra birileri tarafından ikna edildiğini kaydetti. 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na seslenen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dürüst ol dürüst. Her zaman yalan söyledin, yalan söylemeye devam ediyorsun. İşte şimdi yine bir yalan maalesef. Ama unutma, yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Yine FETÖ’nün sosyal medya tetikçilerinin servis ettiği yalan yanlış bilgilerle günlerce Milli İstihbarat Teşkilatını hedef aldı. ’Ana kuzuları’ diyerek masum göstermeye çalıştığı FETÖ’cü teröristlerin nasıl acımasızca millete kurşun sıktığının görüntüleri her yerde var. Biz, yalanları ortaya çıktıkça utanır, belki biraz kendine çeki düzen verir diye beklerken bu zat iftiralarının çıtasını daha da yükseltti."

Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun bir yalanını örtmek için ertesi gün daha büyük bir yalan ve iftira ile karşılarına çıktığını belirtti.

Kılıçdaroğlu’nun yalanlarının tek alıcısının CHP içindeki küçük bir klik olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Son olay, bir kaset operasyonuyla bu zatı CHP Genel Başkanlığına taşıyanların 2019 seçimlerine farklı bir isimle gitmek istediklerine işaret ediyor. Gidicidir Bay Kemal. Geçen hafta göz göre göre tongaya bastırılmasının başka bir izahı olamaz. Az buçuk hesap bilen, ticaretten anlayan, eskilerin deyimiyle ’Ali okulunu’ bitiren herkes önündeki kağıtları okuyunca meselenin başka tür bir şey olduğunu anlar. Her ne kadar hesap uzmanı olduğunu iddia etse de bu zat okuduğunu da anlamıyor. Bu zatın genel müdürlüğü altında SSK’nın neden battığı iyice anlaşılıyor. Kasetle gelen dekontla gider. Bunu böyle bilin." 

HANGİ İKTİDAR TERÖR ÖRGÜTLERİNİN OYUNCAĞI OLMUŞ BİR MUHALEFET İSTER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, rakiplerin zayıflığından gururlanan bir parti olmadıklarını belirterek, "Türkiye gibi güçlü bir ülkenin ana muhalefet diğer adıyla ana hıyanet partisinin de belli bir kalibrenin, standardın üzerinde olması gerekir." diye konuştu.

"Hangi iktidar terör örgütlerinin oyuncağı olmuş bir muhalefet ister, hangi siyasetçi karşısında bu kadar zayıf bir rakiple mindere çıkmak ister?" diye soran Erdoğan, "CHP’nin içine düştüğü veya düşürüldüğü durum, CHP’li samimi kardeşlerim kadar bizi de üzüyor. Bu durum bizim yükümüzü daha da artırıyor." ifadelerini kullandı. 

Bir yandan Muş gibi uzun yıllar ihmal edilmiş illere hizmet götürürken diğer taraftan da bu tür işlerle uğraşmak zorunda kaldıklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Biz birileri gibi seçim öncesi Muş meydanında oy isteyip seçim sonrası aldıkları oyları bir avuç Cihangir elitine peşkeş çekenlerden olmadık. Biz Muş’u sadece seçim dönemlerinde hatırlayanlardan olmadık. Tüm Türkiye gibi Muş’a da gece gündüz hizmet götürdük." 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehre 15 yılda 9 milyar liradan fazla yatırım yapıldığını vurgulayarak, 3 bin 300 yeni dersliğin inşa edildiğini, Muş Alparslan Üniversitesi’nin kurulduğunu anımsattı.

Kentte yapılan 32 sağlık yatırımı ve bin 544 konut uygulamasına işaret eden Erdoğan, 2002 öncesi 16 kilometre olan bölünmüş yola, 114 kilometre daha bölünmüş yol ilave ettiklerini bildirdi.

Kente yapılan diğer yatırımlara ilişkin de bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları anlattı:

"AK Parti olarak önümüzdeki dönemde her alanda çalışmalarımıza hız vereceğiz. Bir taraftan kongrelerde içerideki yenilenme sürecini tamamlarken diğer taraftan da 2019’a hazırlanmalıyız. Son yaşadığımız hadiseler gelecek 1,5 yılın bizim açımızdan hiç de kolay geçmeyeceğini gösteriyor. Ülkemize yönelik saldırıların artığı bu dönemde birliğimizden, beraberliğimizden asla taviz vermeden mücadelemizi sürdüreceğiz. Hiç kimsenin aramıza girmesine müsaade etmeyeceğiz. Çevremizde yaşanan felaketler bu tür fitnelerin nelere yol açabileceğinin ispatıdır. Türkiye tökezlerse, unutmayın, emin olun, umudunu bize bağlamış yüz milyonlar, onlar da tökezler. Türkiye Kürt, Türk, Arap ayrımı yapmadan bölgesindeki tüm ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşan tek ülkedir. Son Irak depreminde olduğu gibi, kuzey Irak’taki kardeşlerimizin imdadına yine ilk biz yetiştik. Siyasi meselelerin komşuluk hukukumuzun önüne geçmesine asla izin vermiyoruz. Bu anlayışla Yemen’den Libya’ya, Suriye’den İran ve Mısır’a kadar kim dara düşmüşse daima kardeşlerimizin yanında olduk. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Tüm bu hizmetlerin kesintiye uğramaması için 2019 çok büyük bir önem taşıyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduranlardan 2019 öncesinde çok daha fazla çaba beklediğini vurgulayarak, kapı kapı dolaşmalarını istedi.

Erdoğan, konuşmasını salondakilerle "Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda" şarkısının sözleriyle tamamladı.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.