Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan, Sivas Toplu Açilis Töreni’nde konustu

 

Erdoğan, Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmetle yad ederek başladı.

Terörle mücadele sırasında ve FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında şehit olan tüm Sivaslılara Allah’tan rahmet dileyen Erdoğan, şunları söyledi: 

"Yiğitlik Sivaslının mayasında vardır. Ben zannettim ki İsmet (Yılmaz) Bey şiir okutacak ama okumadı, onun için okumam lazım. Sivaslı bir şairimizin dediği gibi, ’İçini sevda yakmış, dışını ayaz / Baş eğmez haksızlığa delidir biraz / Dudağında bir türkü, elinde bir saz / Onun adına bizde Yiğido derler / Aç kalsa da etmez kullara eyvallah / Yiğitliği soyundadır evelallah / Akşamdan dediği, değişmez bir sabah / Onun adına bizde Yiğido derler’. Evet, Sivas’ın tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki Yiğidolara buradan selam ediyorum."

Sivas ile olan muhabbet, sevgi ve gönül bağlarının bambaşka olduğunu ifade eden Erdoğan, "Nitekim Sivas, 16 Nisan halk oylamasında yüzde 71’in üzerindeki ’evet’ oyuyla bize olan güvenini ve ülkesinin geleceğine sahip çıktığını dünya alem herkese ilan etti. Bu desteğiniz için de her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Ne diyor o güzel Sivas türküsünde, ’Siyah saçım dolam dolam / Boynun da kurbanın olam / Eğer başka yer seversen / Bu ellerde nasıl duram’. Biz Sivas ile birbirimizi öyle sevdik ki aramıza kimseyi sokmayız. Rabbim, muhabbetimizi daim kılsın." diye konuştu.

İYİ OYNAYAN KAZANSIN

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım bedeli 821 milyon lira olan 53 eserin ve hizmetin resmi açılışını yapacaklarını bildirerek, şu bilgileri verdi:

"Eğitimde 98 dersliği, iki adet 400 öğrenci kapasiteli pansiyonu, üniversitemizin kütüphane ve mimarlık fakültesi binalarını, Kredi ve Yurtlar Kurumumuzun merkezdeki 3 bin kişilik ve Şarkışla’daki 400 kişilik yurtlarını buradan resmen hizmete açıyoruz.

Diyanet İşleri Başkanlığımızın Kadı Burhaneddin Kur’an Kursu ve hizmet içi eğitim merkezinin resmi açılışlarını da bugün gerçekleştiriyoruz. Sporda 25 bin seyirci kapasiteli stadyumumuz 1,5 yıl önce açıldı. Müsabakalar oynanıyor, bugünse biz resmi açılışını yapmış oluyoruz. Biraz sonra da Sivasspor ile Başakşehir maçı var. Şimdi ne diyeyim? Yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal. Başakşehir’in kurucu başkanıyım. Eee Sivas da canım ciğerim. Herhalde şunu desem iyi olur; iyi oynayan kazansın. Yetişebilirsem şöyle bir uğrayacağım yoksa bu tür yurt içi müsabakalara girmiyorum."

AK Parti Sivas İl Kongresinin yapıldığı spor salonun 6 bin kişilik olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bu spor salonumuz da bugün resmen hizmete açıldı. 118 milyon liralık bu yatırıma çok iyi sahip çıkmalısınız. Sivasspor’un iddia sahibi olması en büyük arzumuzdur." ifadesini kullandı. 

Ahmet Ayık, Hamza Yerlikaya, Taha Akgül gibi Türk bayrağını dünyada gururla dalgalandıran, İstiklal Marşı ile salonları inleten Sivaslı güreşçilere teşekkür eden Erdoğan, "Açılışını gerçekleştirdiğimiz spor salonunda yapılacak ulusal ve uluslararası düzeydeki yarışmalardan da madalya haberleri bekliyoruz. Bu spor salonumuzun adını da buradan ilan ediyorum, spor salonumuzun ismi Taha Akgül olacak." dedi.

MEVLANA TÜNELİ’NİN BİRİNCİ KISMINDA IŞIĞI GÖRDÜK

Erdoğan, TOKİ’nin 512 konut, il özel idaresinin ise 108 milyon liralık yatırımla köylere asfalt yol, kilitli parke, içme suyu, tarım sulaması ve spor tesisleri inşa ettiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunların açılışını da buradan yapıyoruz. Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın Suşehri’nde yaptığı tabiat parkı ile merkezde kurduğu orman fidanlığı ve meteoroloji radarının resmi açılışlarını da gerçekleştiriyoruz. Ayrıca, diğer kurumlarımız tarafından yapılan çok sayıda yatırım var. Onları da resmen hizmete açıyoruz. Belediyelerimizin birçok hizmeti var.

Sivas Belediyemizin, şehrin trafik sorununun çözümüne önemli katkı sağlayacak olan Mevlana Tüneli’nin birinci kısmında ışığı gördük. Dolayısıyla tünelin tümüyle tamamlanıp hizmete girmesine az kaldı. İnşallah önümüzdeki yıl bu tüneli Sivaslıların hizmetine sunuyoruz, şimdiden hayırlı olsun. Sivas Belediyemizin Paşabahçe Mesire Alanı beşinci etap düzenlemesi, Yukarı Tekke Alt Geçidi, Gazi Lisesi Kavşağı Alt Geçidi ve Makine İkmal Tesislerinin resmi açılışlarını da buradan yapıyoruz."

İmranlı, Kangal, Koyulhisar, Ulaş belediyelerinin yatırımlarının resmi açılışlarının da yapıldığını aktaran Erdoğan, "33 milyon liralık bir yatırım olan Sivas İş Geliştirme Merkezinin resmi açılışını da bugün buradan yapıyoruz. Tüm bu eser ve hizmetlerin Sivas’a, Sivaslılara ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği geçen bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, belediyelerimizi, yüklenici firmalarımızı özellikle huzurlarınızla mimarı, mühendisi ve işçileriyle tebrik ediyorum." diye konuştu. 

Erdoğan, geçtiğimiz 15 yılda Sivas’a 20 katrilyon değerinde yatırım yapıldığını belirtti.

Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Projesi’nde teknik sebeplerle biraz gecikme olduğunu ifade eden Erdoğan, projeyi adım adım takip ettiğini, gecikmeye yol açanlardan bizzat kendisinin hesap soracağını söyledi.

Erdoğan, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın sadece Sivas ile bitmeyeceğini, buradan Erzincan, Erzurum ve Kars’a, oradan da Pekin’e, Demir İpek Yolu Hattına bağlanacağını anlatarak, Kars-Tiflis- Bakü Demiryolu’nu açtıklarını ve adım adım bu projeyi de hayata geçireceklerini anlattı. 

Sivas’ı tüm demiryolu ağlarının merkezine yerleştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, "Ülkemizin yük vagonlarının üretim merkezi olan Sivas’a bu yakışır. Türkiye Demiryolu Makineler Sanayi A.Ş’yi (TÜDEMSAŞ’) ülkemizin ihtiyaçları yanında ihracata yönelik olarak da güçlendiriyoruz. Ülkemizi dünyanın, Sivas’ı da ülkemizin en büyük ekonomileri arasına sokmakta kararlıyız. Bizim kimseden bir eksiğimiz yok. Tam tersine her alanda ziyadesiyle avantajlarımız var. Bunları değerlendirebilmemiz ancak bir, iri, diri, kardeş ve hep birlikte Türkiye olmamıza bağlı. Sivas’ın, tarihi misyonuna uygun şekilde bu büyük birlikteliğin lokomotifi olacağına inanıyorum." diye konuştu.

Alandakilerin Rabia işareti yapmaları üzerine "Maşallah, tuttu, tuttu." diyen Erdoğan, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bizi bölemeyecekler, ezanlarımızı susturamayacaklar, vatanımızı parçalayamayacaklar. Onun için Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkes’i, Gürcü’sü, Abaza’sı, Boşnak’ı ile tek milletiz." ifadelerini kullandı.

"Paralel yapı imiş, PKK imiş, ne olursanız olun. Cudi’de, Gabar’da, Kandil’de Bestler-Dereler’de tüm terör odaklarının olduğu yerlerde, inlerine gireceğiz. Girdik mi? Girdik." diyen Erdoğan, şu anda güvenlik güçlerinin hep birlikte en ücra köşeye kadar teröristleri kovaladığını söyledi.

HUZURLU, MÜREFFEH BİR GELECEK İNŞA EDECEĞİZ

Bu odakların halkın huzurunu ve refahını yok edemeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, "Yeter ki biz birbirimize inanalım. Biz birbirimizi ne için seviyoruz? Makam, para için mi? Biz birbirimizi yaradandan ötürü seviyoruz. Bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devletimiz yok. Orada bütünleştik, toplandık. Şimdi Türkiye olarak bir yandan kalkınma, büyüme, güçlenme gayretlerimizi sürdürürken diğer yandan da bölgemizde yaşananları görüyoruz. Suriye ve Irak’ta olanlar, terör bahanesiyle sergilenen vandallığı, yıkımı şiddeti, dökülen kanı asla unutmadık, unutmayacağız. Buralarda uygulamaya konan senaryoları, Fırat Kalkanı Harekatı’nda olduğu gibi evelallah ezip geçeceğiz. İnşallah daha fazlasını da yapacak, kendimizle birlikte tüm kardeşlerimiz için güvenli, huzurlu, müreffeh bir gelecek inşa edeceğiz." değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan, bölgede tüm bu mücadeleleri verirken önlerine Kudüs meselesinin çıktığını dile getirdi.

SEN KENDİN TEK BAŞINA BİR EMLAK MI ALIP SATIYORSUN?

Kudüs’ün kırmızı çizgileri olduğunu, Kudüs üzerindeki oyunlara asla müsade etmeyeceklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma ve büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı işte bunun son örneğidir. İslam dünyasının Kudüs konusundaki hassasiyeti bilindiği halde alınan bu karar bölgede zaten sürekli örselenen barışa, huzura, güvenliğe yönelik bir kışkırtmadır. 1980 yılında 478 sayılı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aldığı ve altında Amerika’nın imzası olan belgeye göre, İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etme kararı geçersizdir. Ey Trump, sen 1980’de alınan 478 sayılı bu kararı, tek başına nasıl yok farz ediyorsun? Senin böyle bir yetkin var mı? Sen kendin tek başına bir emlak mı alıp satıyorsun? Büyük bir devlete yakışan nedir? Barışı sağlamaktır, çatışmasızlıktır, karmaşa çıkarmak değildir. Bu kadar bu bölgedeki hassasiyetler bilindiği halde nasıl oluyor da böyle bir şey yapıyorsun? Buna yetkin yok. 1947’den itibaren zaten Filistin hep işgale uğramıştır. İsrail bir işgalci devlettir, İsrail bir terör devletidir. Ey Trump senin düştüğün bu yanlışa biz düşemeyiz. Biz beklerdik ki bu konuda böyle bir düşüncen varsa bunu bizimle paylaş. Şu anda Tayyip Erdoğan, Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanıdır. Bizimle bunu paylaşman gerekirdi."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Kudüs kararının ardından günlerdir hem İslam dünyası hem de Hristiyan dünyasının ileri gelenleri ile telefon görüşmeleri yaptığını söyledi.

KUDÜS VE FİLİSTİN MESELESİ YENİ DEĞİLDİR

Çarşamba günü İstanbul’da İslam İşbirliği Teşkilatını toplayacaklarını anımsatan Erdoğan, "Buradan inşallah bir sonuç bildirgesi açıklayacağız. Ondan sonra da etkinliklerimizi devam ettireceğiz. Trump’ın ’ben yaptım oldu’ demesiyle olmuyor. İstediğin kadar sen oraya büyükelçiliğini taşı, istediğin kadar İsrail orayı başkent ilan etsin. Ne olur biliyor musunuz? Sadece İsrail yaptıklarıyla kalır, Amerika’da aldığı bu adaletsizce kararıyla baş başa kalır. Bu hukuk tanımaz bir adımdır. Hukuk tanımaz bir kararı bizim kabul etmemiz mümkün değil. Çünkü Kudüs ve Filistin meselesi yeni değildir. İsrail yönetimi Müslümanların Kudüs’teki varlığını sınırlandırma ve sonlandırmaya yönelik kötü niyetini bölgeyi işgal ettiği 1947’den beri her fırsatta gösteriyor." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Kudüs’te Müslümanların Harem-i Şerif’e girişlerini engellemek için İsrail güvenlik güçlerinin yıllardır akla hayale gelmeyecek yollara başvurduğunu hatırlattı.

Çocuklar, kadınlar ve yaşlılar dahil tüm Filistinlileri baskıyla kendi topraklarından kaçırmaya yönelik bir politikanın insafsızca ve bilinçli olarak yürütüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ey Trump, Ey Netanyahu! Siz bunları yapsanız da biz sizin düştüğünüz bu acze, duruma düşmeyeceğiz. Biz çünkü daha vakur, onurluyuz. İspanya’dan Yahudiler sürüldüğü zaman, dünya onlara kapısını kaparken benim ceddim kapısını açtı ve onları burada ağırladı." diye konuştu.

Nereden sürülürlerse sürülsünler "el aman" dedikleri anda mazlumların kapısının Türkiye olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz böyle bir milletiz, böyle bir ecdada sahibiz. Eğer bizden buna seyirci kalmamız bekleniyorsa hiç kimse kusura bakmasın biz böyle bir ayıbı sırtımızda taşıyamayız. Bakın sinagoglarda biz hiçbir zaman ’orada böyle oluyor’ diye kalkıp da ülkemizde de karşıtı olsun istemedik ve istemeyiz. Tüm güvenlik güçlerimize ’Aman ha dikkatli olun’ hep bunu deriz. Niye? Çünkü biz inancımıza güveniyoruz onun için inanç hürriyetinden korkmayız. Biz düşüncemize güveniyoruz onun için düşünce hürriyetinden de korkmayız. Çünkü biz haklıyız onun için de güçlüyüz ama ABD, herhalde pazılarına güveniyor, ’Benim pazım var onun için güçlüyüm.’ Hayır değilsin. Çünkü haksızsın."

Müslümanların ilk kıblesi Kudüs’ün önemine işaret eden Erdoğan, "Kudüs, Peygamberimizin Miraç’a çıktığı kutsal mekandır. Çünkü Kudüs Hazreti Ömer’in ümmete emanetidir. Çünkü Kudüs ecdadımız Yavuz Sultan Selim’in bize emanetidir. Asırlarca Müslümanların gözbebeği olan bu mübarek beldeye sırtımızı dönmemiz kendimizi inkar etmemiz demektir. Biz Sultan Abdulhamit’i inkar edebilir miyiz? Onların hiçbir bedel kabul etmeksizin sahiplendikleri bu toprakları biz yok farz edebilir miyiz?" ifadesini kullandı.

Alandakilerin "Hayır" karşılığını vermesi üzerine Erdoğan, "Türk milleti aslını inkar eden haramzade olmamıştır, asla olmayacaktır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1972’de Mescid-i Aksa’yı ziyaret eden merhum tarihçi yazar İlhan Bardakçı’nın, şu hatırasını aktardı:

"Belki bu hatıra Kudüs’ü niçin sonuna kadar savunmamız gerektiğini anlamayanlara ibret olur. Mescid-i Aksa’nın avlusunda üzerinde artık lime lime olmuş Osmanlı askeri kaputuyla boyu 2 metreye yakın bir kişi adeta abide misali durmaktadır. Selamlaşmadan sonra bu kişi kendini şöyle tanıtır, 20. Kolordu 36. Tabur 8. Bölük 11. Ağır Makinalı Tüfek Takım Komutanı Onbaşı Hasan. Bu kahraman Osmanlı’nın bu mukaddes şehir İngiliz toplarıyla tahrip edilmesin diye Kudüs’ten çekilmek zorunda kaldığı 9 Aralık 1917’den beri oradadır. Kendisi şehirden en son ayrılan birliğin geride bıraktığı nöbetçi onbaşı."

Aradan geçen yarım asırı aşkın zamana rağmen Iğdırlı bu kahramanın görev yerini terk etmediğine ve orada beklediğine dikkati çeken Erdoğan, "Bu yiğit komutanının bir sözü üzerine yarım asır orada nöbet beklemişken biz koskoca Türk milleti olarak Allah’ın emrine, Peygamber Aleyhissalatu Vesselam’ın hatırasına, ecdadın emanetine nasıl sırtımızı dönüp ’Kudüs’ten bize ne’ diyebiliriz?" ifadesini kullandı.

KUDÜS ÖNEMLİ, HAYATİ BİR SEMBOLDÜR

Kudüs’ün Hristiyanlar için de kutsal olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Onun için ben Sayın Papa Hazretlerini de aradım, onunla da konuştum. Baktım ki o da aynı şeyleri bizimle düşünüyor. O da mesajlarını bu şekilde dünyaya açıkladı, yayımlıyor?" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs’te bazı kapıların üzerindeki yazıların yer aldığı bölümlerde hala kurşun deliklerinin görülebileceğini belirterek, "Bunlar Osmanlı, zarar görmesin diye şehri teslim ettiği halde sırf içlerindeki kini, husumeti, öfkeyi bastıramadıkları için oraları kurşunlayan işgalcilerin izleridir. Eğer Kudüs’ü sıradan bir şehir sananlar varsa çok yanılıyor. Kudüs diğer pek çok vasfının yanı sıra bir semboldür. Hem de öyle bir sembol ki dostu düşman, düşmanı dost yapar." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, İstiklal Marşı’nın şairi Mehmet Akif’in, şu anısını da anlattı:

"Tam bir asır önce Mehmet Akif, Avusturya’nın başkenti Viyana’dadır. O günlerde Almanya ve Avusturya ile Osmanlı aynı ittifakın içinde pek çok cephede birlikte savaşmaktadır. Bu ülkelerin karşısında da içlerinde İngilizlerin yer aldığı İtilaf Devletleri vardır. Mehmet Akif son Osmanlı askerinin Kudüs’ten çekildiği 9 Aralık’tan birkaç gün sonra Viyana sokaklarında gezerken bir anda şehirdeki tüm çanların çalmaya başladığını duyar, belli ki ortada fevkalade bir durum vardır. Hemen yoldan geçen bir Viyanalı’nın kolunu tutar ve çanların çalma sebebini sorar. Çok ilginçtir, aldığı cevap ibretliktir. ’İngiliz generali bugün Kudüs’e girdi, onu kutluyoruz.’ der. Bu İngiliz generalinin Yafa Kapısı’ndan Kudüs’ü girerken ’Haçlı Savaşları nihayet sona erdi.’ dediği de rivayet edilir. Kudüs işte böylesine önemli, hayati bir semboldü."

ALLAH’IN İZNİYLE YİNE BİZ OLACAĞIZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hz. Ömer’in Kudüs’ü fethettikten sonra sırf Hristiyanlara olan saygısından dolayı namazını oradaki din adamlarının teklifine rağmen Kıyamet Kilisesi’nde değil, avlusunda yani bugünkü bugünkü Hz. Ömer camisinin bulunduğu yerde kıldığını bildirdi. Bunun çok ince ve hassas bir davranış olduğunun vurgulayan Erdoğan, "Selahattin Eyyubi, asırlar süren işgalin ardından Kudüs’ü yeniden Müslümanlara kazandırdığında tahrip edilen Mescid-i Aksa’yı yıkıntılardan bizzat temizlemiştir." diye konuştu.

Erdoğan, Yavuz Sultan Selim’in burayı ziyaret ettiğine manevi önemine hürmeten şehrin Kudüs olan ismini Kudüs-ü Şerif olarak değiştirdiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:

"Kudüs’ün bugünkü tarihi bölümünü, surlarıyla, çarşılarıyla, çeşmeleriyle Kanuni Sultan Süleyman Han inşa ettirmiştir. Sultan Murat, şehirde edebe aykırı davranışlarda bulunulmasını yasaklayan bir ferman yayımlamıştır. Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülmecid’in de Kudüs’e çok önemli hizmetleri olmuştur. Kudüs, asırlarca Müslümanlar tarafından yönetilmesine rağmen hiçbir zaman diğer dinlerin mensuplarına kapatılmamış, herkesin ibadetini özgürce yerine getirmesi sağlanmıştır. Hatta Kudüs’teki farklı mezheplere bağlı Hıristiyanlar, aralarında anlaşamadıkları için şehirdeki en önemli klisenin anahtarı asırlardır Müslüman aileler tarafından muhafaza edilmektedir.

Bir bizim ecdadımızın Kudüs’ü nasıl yönettiğine bakın, bir de bugünkü zorbaların Kudüs’te ne yaptığına bakın. Kudüs’ü asırlarca barış ve huzur şehri olarak yaşatanlarla daha dün geldikleri Kudüs’te kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler dahil tüm Müslümanlara zulüm edenlerin farkı nedir biliyor musunuz? İşte, bu aradaki fark, bizim medeniyetimizin adeta bir özetidir."

Dün 14 yaşındaki bir çocuğun başına gelenleri anımsatan  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çocuğun gözlerinin kapatılarak 20’ye yakın İsrailli alçak terörist ne hale getirmişler. Bu ne vicdansızlıktır, bu ne kahpeliktir. 14 yaşında bir çocuk ve 20’ye yakın adeta terör estiren polis veya asker. Maalesef, Müslüman sıfatı taşıyıp da safları gayet açık olan bu mücadelede, hala zalimlerin yanında yer alanların olması bizi çok üzüyor." diye konuştu.

KUDÜS’ÜN YÜZÜ, ELBET BİRGÜN GÜLECEKTİR

Kötü örneğin asla örnek olamayacağının da altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz doğrunun, iyinin, güzelin, hakkın rızasına uygun olanın peşinde koşacağız. Bu mücadeleyi de zafere ulaşana kadar sürdüreceğiz. ’Sabreden kimse zafere ulaşacaktır’, unutmayın. Kudüs’ün ilk fatihi Hz. Ömer bizimdir, Kudüs’ü Haçlıların barbarlığından kurtaran Selahattin Eyyubi de bizimdir. Kudüs’ü üç kıta, yedi iklim devleti olan Osmanlı’ya katan Yavuz Sultan Selim Han da bizimdir. Kudüs’teki son nöbetçimiz Iğdırlı Hasan Onbaşı da bizimdir. Kudüs’ü içinde yaşadığı zulüm düzeninden kurtaracak olan Allah’ın izniyle yine biz olacağız."

Aşık Veysel’in "Uzun ince bir yoldayım" isimli şiirinin dizelerini okuyan Erdoğan, vatandaşlara "Gündüz gece yürümeye var mıyız?" diye sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bizler de kah ağlayarak, kah gülerek bize biçilen menzile yetişmek için gece gündüz gidiyoruz, gideceğiz. Önemli olan bizim için uzun ama dünya tarihine göre adeta deryada bir damla mesafesinde olan bu yolculuğu nasıl yaptığımızdır. Şahıs olarak, şehir olarak, ülke olarak, millet olarak, ümmet olarak, cümle insanlık olarak yaptığımız her güzel iş, bizimle beraber ilanihaye kalacaktır. Buna karşılık yapılan zulümler, çektirilen acılar, sergilenen haksızlıklar da aynı şekilde sonsuza kadar faillerinin yakasını bırakmayacaktır. 

Rabbimizden bizleri doğru yolda olan kullarından eğlemesini, gafletten, ihanetten, tembellikten muhafaza buyurmasını diliyoruz. Kudüs’ün yüzü, elbet birgün gülecektir. Bu kurtuluşta ne kadar çok payımız varsa, o kadar çok bahtiyar oluruz. Önce biz kendimizi her bakımdan güçlü, kuvvetli hale getireceğiz ki mazlumların kurtuluşuna da öncülük edebilelim. Bunun için hep birlikte gece gündüz çalışmamız gerekiyor. Şimdi sesleniyorum, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hanım kardeşlerim, gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Bu imtihan Allah’ın izniyle açılacak ve 2019’da Başkanlık Sistemi’ne var mıyız? Rabbim yar ve yardımcımız olsun."

Toplu açılış törenine Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Olimpiyat şampiyonu milli güreşçi Taha Akgül de katıldı.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.